İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/22 E. 2026/188 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/22
- Karar No
- 2026/188
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/22 Esas KARAR NO : 2026/188 Karar
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 11/01/2025 KARAR TARİHİ : 12/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVACI İDDİASI VE TALEP: 11.12.2022 tarihinde sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen araç seyir halinde iken YAYA ...'e çarpması neticesinde trafik kazası meydana geldiği, bu kaza nedeniyle müvekkili olduğu ... yaralandığı. zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğu, Plakası tespit edilemeyen araç sürücüsü 2918 sayılı K.T.K.‘nın ilgili maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğu. Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında Plakası tespit edilemeyen araç ... Hesabı'nın sorumluluğunda olduğu. Müvekkili tarafından davalıya başvuru yapıldığı davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı. Müvekkili olduğu ..., söz konusu trafik kazası nedeniyle, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nden 30/04/2024 tarihinde alınan maluliyet raporuna göre %7 oranında malul kaldığı. 50 TL Sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere şimdilik toplam 50 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkile ödenmesine, Yapılacak yargılama nedeniyle oluşacak yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep etmiştir. DAVALI CEVABI :11.12.2022 tarihinde plakası tespit edilemeyen aracın ile yaya konumundaki davacıya çarpması sonucu meydana geldiği iddia edilen trafik kazası neticesinde, davacının yaralanması nedeniyle uğradığını iddia ettiği sürekli iş göremezlik zararının tazmini amacıyla müvekkil kurum ... Hesabı’na başvurduğu ve kurum nezdinde ... numaralı hasar dosyası açıldığı, Öncelikle usule ilişkin itirazlarımızın kabulünü, Davanın müvekkil kurum bakımından husumet yokluğu nedeniyle dava şartı eksikliğinden reddini, Tüm taleplerin reddini, Aksi halde dahi, kusur, maluliyet durumu ve tazminat miktarı yönünden bilirkişi incelemesi yapılmasını, SGK ve ceza dosyası evraklarının celbini, Faiz talebinin reddini ve her halde yasal faiz uygulanmasını, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ..., İl Sağlık Müdürlüğü tarafından gelen bilgi ve belge kayıtları dosya içerisine alınmıştır. Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan 02/02/2026 tarihli raporunda; ... oğlu ...doğumlu ...’in 11.12.2022 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması 20.02.2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre, 1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği hakkında rapor hazırlanmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, trafik kazasından kaynaklı sürekli iş görememezliğe dayalı tazminat davasına ilişkindir. Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 6098 sayılı Borçlar Kanunu 49. Maddesi; Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür hükmünü amirdir. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Düzenlemesi mevcuttur. Haksız fiil sorumluluğunun ortaya çıkabilmesi için gerekli olan ikinci koşul, zarara sebebiyet veren hukuka aykırı fiilin, fail tarafından kusurlu olarak yapılmış olmasıdır. Kusur, hukuk düzeninin kurallarının bilerek ve isteyerek yada ihmal sebebiyle ihlal edilmesi gerekecektir.Kusurun kanunlarımızda tanımı yapılmamıştır. Uygulama ve öğretide kabul görmüş tanıma göre; kusur, hukuk düzenince kınanabilen davranıştır. Kınamanın nedeni, başka türlü davranma olanağı varken ve zorunlu iken, bu şekilde davranılmayarak, bu tarzdan sapılmış olmasıdır. Kısacası; kusur, genel tanımıyla, hukuk düzeni tarafından bir davranış tarzının kınanması olup; bu kınama, o davranışın belirli koşullar altında bireylerden beklenen ortalama hareket tarzından sapmış olmasından kaynaklanır. Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir fiil bulunmalı, bu fiil bir zararın doğması neden olmalı, zarara neden olan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi fiilden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişilerin maddi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararın haksız fiili ile gerçekleştiğinin diğer söylemle zarar ile haksız fiil arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1.maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. O halde zarar verenin, zarar görenin durumunun haksız fiilden önceki duruma getirilmesi ve maddi kaybının tam olarak giderilmesi esastır. Yapmış olduğu haksız fiille zarar veren işletenin verdiği zararı eksiksiz olarak gidermesi gerektiğinden, gereği yapılması zorunlu olan sigorta poliçesi ile işletenin sorumluluğunu üstlenen sigortacının da meydana gelen zarardan, dava dışı davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olması nazara alınarak tamamından sorumlu olacağı açıktır Davacı vekili dava dilekçesi ile, 11.12.2022 tarihinde sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen araç seyir halinde iken davalı ...'e çarpması neticesinde trafik kazası meydana geldiği, müvekkilinin malul kaldığından bahisle sürekli iş göremezlik tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan kusur oranında tahsilini talep ettiği anlaşılmıştır. Dosya davacının sürekli iş göremezlik oranının tespiti için ATK ... İhtisas dairesine gönderilmiş ve ... tarihli ve ... Karar numaralı maluliyet raporunda özetle; ... oğlu 03.01.1970 doğumlu ...’in 11.12.2022 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması 20.02.2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre, "Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu" tespit ve rapor edilmiştir. Bu durumda hükme esas alınan ATK raporu doğrultusunda sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Bu dava sebebi ile alınması gereken 732,00-TL karar harcından peşin alınan 615,40 -TL harçtan eksik kalan 116,6-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Yürürlükte bulanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 50-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacının yaptığı yargılama giderinin kendi üzerine bırakılmasına, 5-Arabuluculuk sürecinde tarafların anlaşamaması nedeni ile devletçe karşılanan arabulucu ücreti 3.600,00-TL 'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep etmeleri halinde iadesine, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda 5235 sayılı Kanun'un 33-(1), 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-(1) ve devamı maddeleri uyarınca, gerekçeli kararın usulen taraflardan her birine tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre dahilinde, Mahkememize dilekçe ile başvurmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı 12/03/2026
Katip ¸E-İmzalıdır
Hakim ¸E-İmzalıdır