İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/302 E. 2026/75 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/302
Karar No
2026/75
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/302 Esas KARAR NO : 2026/75

DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 07/04/2025 KARAR TARİHİ : 26/01/2026 KARARIN YAZILMA TARİHİ : 27/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde ÖZETLE; Davalının müvekillerine olan kredi borcunu ödemediğini, açılan icra takibene de haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini talep etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde ÖZETLE; Müvekillerince ihtarname ile kendilerine bildirilen borcu ödediklerini, daha sonra banka tarafından tek taraflı yapılan hesaplama ile ödenmiş olan önceki bildirimle uyuşmayan bakiye alacak talep edildiğini buna ilişkin temerrüt tarihlerininde yanlış hesaplandığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava konusu uyuşmazlığın taraflar arasındaki kredi sözleşmelerinden kaynaklanan icra takibine ilişkin itirazın iptali, alacağın mevcut olup olmadığı, yapılan ödemelerden sonra bakiye borç bulunup bulunmadığı bulunuyor ise davacının iddia ettiği miktarda olup olmadığı, talep edilen faizin sözleşme ve kanuna uygun olup olmadığı hususlarına ilişkin olduğu anlaşıldı. Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bakırköy Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile alacaklı davacı tarafından borçlu aleyhine 27.869,64 TL asıl alacak, 1.226,23 TL ihtar masrafı, 5.044,84 TL işlemiş faiz, 252,24 TL %5 gider vergisi olmak üzere toplam 34.392,95 TL toplam alacağın tahsili için takip yapıldığı davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan ilamsız icra takibine ilişkin hazırlanan ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiği, borçlunun süresinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu, işbu itiraza yönelik İİK nun 67.Maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü süre içinde 07/04/2025 tarihinde itirazın iptali davasının açıldığı tespit olunmuştur. İş bu dava 6100 sayılı TTK'nun 5/A maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuğa tabi olup, davacı tarafından başvurulan arabuluculuk süreci, anlaşmama ile sonuçlanmıştır. Bu kapsamda davacı tarafından TTK'nun 5/A maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk dava şartının da yerine getirildiği anlaşılmıştır. Somut olayda; davacı banka ile davalı asıl borçlu arasında Kredi Çerçeve Sözleşmesinin tanzim ve imza edilmiş olduğu, davacının taksitli kredili mevduat hesabı ve taksitli ticari kredi kullandığı, ihtarname düzenlenerek tebliğ edildiği görülmüştür. Mahkememizce davacı bankanın asıl alacak ve feri alacak taleplerinin hesaplanması uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi marifetiyle inceleme ve hesaplama yaptırılmış ve dosyaya sunulan 25/12/2025 tarihli bilirkişi raporu içerik ve sonuç olarak bilimsel ve dosya kapsamına uygun görülmüş ise de davalı tarafından farklı tarihlerde icra takip dosyasına yapılan ödemeler neticesinde dosyanın infazen kapatıldığına ilişkin 05/12/2025 tarihli tensip tutanağının bulunduğu, ödemelere ilişkin tahsil harcının ve cezaevi harçlarının 16/12/2025 tarihi itibariyle ödendiği görülmekle dosyanın infazen kaptıldığı tespit olunmuştur. Bu hali ile itirazın iptali davasında takibe konu miktarın tamamının yargılama aşamasında ödenmiş olması ve icra dosyasınında infazen kapatılmış olması nedeniyle davanın konusuz kaldığı görülmektedir. Dava devam ederken davanın konusuz kalması halinde artık esas hakkında yargılama yapılmasına ve karar verilmesine gerek kalmaz. Bu durumda Mahkemece davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulması gerekir. 6100 sayılı HMK'nin 331/1. maddesinde "Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, hakim, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder." düzenlenmesine de yer verildiği ve yapılan yargılama neticesinde davalının davanın açılmasına sebebiyet verdiği anlaşılmaktadır. Bu minvalde yargılama giderleri davalı üzerine bırakılmıştır. Dava dilekçesinde mevcut bir diğer talep olan icra inkar tazminatı hususunda yapılan incelemede ; Yargıtay Daireleri ile Hukuk Genel Kurulunun istikrar kazanmış uygulamalarına göre; itirazın iptali davalarında 2004 sayılı İİK’nın 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için; (i) usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, (ii) borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, (iii) alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve (iv) davasında haklı çıkarak icra inkâr tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise, yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (Yargıtay HGK'nın 08/02/2022 tarihli ve 2018/(18)5-1119 E., 2022/92 K. sayılı kararı). Somut olayda alacağın likit olması ve yapılan itiraz neticesinde davacının alacağına kavuşmasının engellenmesi dikkate alınarak asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın Konusuz kalması nedeniyle Karar Verilmesine Yer olmadığına 2-Dava konusu nakdi alacak tutarlarının likit olması ve itirazın haksız olması nedeniyle İ.İ.K 67/2 maddesi uyarınca kabul edilen asıl alacak tutarlarının %20si üzerinden hesaplanan 5.573,92 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacı tarafa verilmesine, 3-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.349,38.-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 615,40.-TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 1.733,98.-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 615,40.-TL başvurma harcı ve 615,40.-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafından dosyada 8.000,00 TL bilirkişi ücreti 372,50 TL posta gideri olmak üzere yapılan toplam 8.372,50.-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-Davalı tarafından dosyada yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 34.392,95-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 8-Davacı tarafından dosyaya yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleşince ve HMK 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, 9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.140,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad KAYDINA,

Dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen kararının, gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstanbul BAM ‘ne İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 26/01/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim .... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/302, K. 2026/75, T. 26.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-302-e-2026-75-k-fdaab2d8f735