İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/189 E. 2026/74 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/189
- Karar No
- 2026/74
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/189 Esas KARAR NO : 2026/74
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/02/2024 KARAR TARİHİ : 26/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacın Dava Dilekçesinde Özetle; Davacı ve davalı arasında kur farkından kaynaklanan cari hesap borcunu tahsil amacıyla Bakırköy ... İcra Mü .... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, borca itiraz ettiği tarihten sonraki tarihlerde haricen ödeme yaptığını, davalı tarafından; 25.08.2023 tarihinde 100.000-TL (3.498,45 EURO / TCMB 1 TL=28.5841 EURO), 22.09.2023 tarihinde 100.000-TL (3.455 EURO / TCMB 1 TL-28.9436 EURO), 06.11.2023 tarihinde ise 115.838,14-TL (3.785,08 EURO /TCMB 1 TL-30.6039 EURO) davacının banka hesabına ödendiğini ,. Sonuç ve talep olarak; Davanın kabulünü, itirazın iptali ile takibin devamını, icra dosyası bakiye borcunun fiili ödeme tarihindeki TCMB döviz kurlarına göre denmesini, alacağın %20 'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalının Cevap Dilekçesinde Özetle; Davalı ile davacı arasındaki kumaş alımını içeren ticari ilişkinin 30.08.2020 tarihinde başlayıp 16.12.2022 tarihindeki son kumaş alışverişinde sonlandırıldığını, son alışverişte davacı şirketten toplamda: 19.650.000.TL karşılığı kumaş alındığını ve bu tutarın tüm karşılığının ödendiğini, kur farkından kaynaklanan cari hesap borcunu tahsil amacıyla açılan davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir. Sonuç ve talep olarak: davanın esastan reddini, davacı aleyhine alacağın %20 'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE; Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Bakırköy ... İcra Dairesi'nin .... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 22.344,63EURO cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir .... 'e tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle;Davacı tarafından, davalı aleyhine, Bakırköy ... İcra Dairesi ... esas sayılı dosyası ile 25.08.2023 tarihinde 22.344,63.Euro tutarında icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından 04.09.2023 tarihli dilekçe ile itiraz edildiği, Taraflar arasında 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 89.maddesi' hükümlerine göre akdedilmiş yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığı buna mukabil taraflar arasındaki ticari ilişkinin, açık hesap şeklinde yürütüldüğünün anlaşıldığı, Usul yönünden incelenen davacı ... ve davalı .... 'e ait 2020 dönemi yasal defterlerinin fiziki olarak tutulduğu, noter açılış onayı ve yevmiye defteri kapanış noter onayının usulüne uygun ve zamanında yaptırıldığı, ibraz edilen 2021-2022-2023 dönemi defter-i kebir ve yevmiye defterinin, e-defter olarak tutulduğu, beratlarının zamanında ve usulüne uygun oluşturulduğu, fiziki olarak tutulan, envanter defteri açılış noter onayının zamanında ve usulüne uygun yaptırıldığı, Hesap ve kayıt yönünden incelenen davacı ... yasal defterlerine göre, davalının, icra takip tarihi (25.08.2023) itibariyle (422.973,26.TL) 2023 sonunda (31.12.2023) ise (207.135,12.TL) tutarında borçlu olduğu, hesap ve kayıt yönünden incelenen davalı Ekinteks yasal defterlerine göre ise, davacının, icra takip tarihi (25.08.2023) itibariyle (215.838,14.TL) alacaklı olduğu, 2023 sonunda ise (31.12.2023) herhangi bir borç/alacağının (0,00) kalmadığı, Yasal defterler arasındaki bakiye farkının, toplam 207.135,12.TL olduğu, farkın (0,07.TL) tutarındaki kısmının kayıtlardaki küsuratlardan kaynaklandığı, farkın (30.758,40.TL) tutarındaki kısmının, davalı tarafından davacıya düzenlenen 05.05.2023 tarih ... no.lu “Reklamasyon” açıklamalı KDV Dahil 30.758,40.TL tutarındaki iade faturasından kaynaklandığı, farkın (176.376,65.TL) tutarındaki kısmının, davalı tarafından davacıya düzenlenen 20.07.2023 tarih ... no.lu “Kur Farkı İade” açıklamalı KDV Dahil 176.376,65.TL tutarındaki iade faturasından kaynaklandığı, farkın ana kaynağı teşkil eden söz konusu iki faturanın yalnızca davalı yasal defterlerinde kayıtlı olduğu, buna mukabil davacı yasal defterlerine kaydedilmediği; ... no.lu faturaya karşı, davacı tarafından yasal süre içerisinde itiraz edildiği, öte yandan, ... no.lu faturaya karşı, yasal süre içerisinde itiraz edildiğine ilişkin dosya kapsamı içerisinde herhangi bir belgenin olmadığı, Mutabakatsızlığa konu ... no.lu iade faturasının, davacının, davalıya düzenlediği 30.06.2023 tarih ... no.lu KDV Dahil 176.376,65.TL tutarındaki “Kur Farkı Gelirleri” açıklamalı faturaya istinaden düzenlendiği, diğer yandan, davalının cevap dilekçesinde, davacı tarafa herhangi bir "kur farkından kaynaklanan cari hesap borcu" bulunmadığını beyan ettiği, dosyaya ibraz ettiği, 07.03.2022 tarihli “Sözleşme” başlıklı belgeye göre; siparişlerin ödeme şeklinin, sipariş tesliminden sonra %70 Euro karşılığı nakit, kalan %30 karşılığı sipariş tesliminden sonra kur farksız Türk Lirası ödemeli vadeli çek ve nakitle ödenmesi hususunda tarafların anlaştıkları, bir kısım e-posta yazışmalarında da bu durumun zikredildiği, fakat ödeme şekli %70 euro, %30 TL olarak uygulansa bile, taraflar arasında yabancı yönünden borç/alacak durumunun tespit edilmesine engel bir durum teşkil etmediği, İhtilafa konu, 31.03.2023 tarih ..... no.lu KDV Dahil 30.758,40.TL tutarındaki “Reklamasyon” açıklamalı faturanın, davacının hangi faturasına istinaden düzenlendiğinin belirsiz olduğu, bu konuyla alakalı davalının cevap dilekçesinde, davacıdan satın alınan kumaşlarda ortaya çıkan kalite sorunundan kaynaklandığını beyan ettiği, bu beyanına ilişkin cevap dilekçesi ekinde sundukları davacı ile aralarında geçen e- posta ve whatsaap uygulaması üzerinden yapılan yazışmalar incelendiğinde, yazışmalardaki ifade ve görseller üzerinden bir tespit ve değerlendirmenin yapılabilmesinin teknik uzmanlık gerektirdiği, davalının bahsettiği kalite sorunun, ürünlerin ayıplı olduğuyla alakalı olması durumunda, hangi ayıplı ürün, ne miktarda, hangi tarihte ve hangi faturayla alındığı hususlarının belirsiz olduğu, Yasal defterlerin Türk Para birimine göre tutulması zorunluluğu sebebiyle TL yönünden tespit yapılmış bulunmakla birlikte, düzenlenen faturalar ve taraflar arasındaki ticaret göz önüne alındığında, yabancı para yönünden borç/alacak durumunun tespit edilmesi, gerektiği, buna ilişkin davacının incelemeye ibraz ettiği hesap özetine göre, davalının icra takip tarihi (25.08.2023) itibariyle (18.950,04.Euro) ve (31.12.2023) tarihinde ise (11.644,43.Euro) tutarında borçlu olduğu ve bu durumda, davacının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 99.maddesi16 hükmüne göre fiili ödeme günündeki rayiç üzerinden Türk Lirası karşılığını talep edebileceği, öte yandan davalının incelemeye ibraz ettiği hesap özetinde, yabancı para yönünden borç/alacak takibi yapılmadığı, dolayısıyla taraflar arasındaki yabancı para borç/alacak durumuyla alakalı mukayese yapma olanağının bulunmadığı, Davacı yasal defter kayıt ve belgeleri dikkate alınarak haklı olduğuna ve Bakırköy ... İcra Dairesi ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın (11.644,43.Euro-fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığı) tutarındaki alacak yönünden iptali halinde, takip talebi sonrası faiz talebine ilişkin; icra takibi sonrası davalı tarafından yapılan ödemelere isabet eden faiz tutarı düşülerek takip talebi tarihinden (25.08.2023) dava tarihine (26.02.2024) kadarki kamu bankalarınca Euro üzerinden açılan 1 yıla kadar vadeli döviz tevdiat hesaplarına uygulanan azami faiz tutarının 304,35.Euro (Fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığı) olabileceği, davacının talep ettiği icra inkar tazminatının kabulü halinde, 2004 Sayılı İcra İflas Kanunu 68.maddesine'” göre; 3.790,01.Euro tutarında (18.950,04.Euro X %20) (Fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığı) olabileceği, diğer yandan, davalının itiraz noktalarının, tam olarak tespit ve değerlendirmesinin, yapılabilmesi için, şayet davacı ile aralarında yabancı para yönünden borç alacak durumunu gösteren ve davacı hesap özeti ile karşılaştırılabilinir bir hesap özetinin ibraz edilmesi durumunda nihai bir kanaate varılabileceği şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi ... 'in bilirkişilik görevini bırakması nedeniyle dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir .... 'e bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle;Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacının davalıya düzenlediği 176.376,65.-TL tutarlı kur farkı faturası ile davalının davacıya düzenlediği 30.758,40.-TL tutarlı reklamasyon faturası hususlarında olduğu, Taraflara ait 2020-2021-2022 ve 2023 Yılı ticari defterlerin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil ettiği, Davacı ... ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre; davacı şirketin davalı şirkete ait cari hesaplarını 120.01.E0001 ve 120.30.E0001 hesap kodlarıyla 2 ayrı alıcılar hesabında tuttuğu, 120.30.E0001 kodlu EUR kur’u değerlemesi yapılan alıcılar hesabı verilerine göre; 24.08.2023 takip tarihinde, davacının davalıdan 630.291,81.-TL karşılığı 22.344,63.-EUR alacaklı olduğu yine 120.01.E0001 kodlu Türk Lirası tutulan alıcılar hesabında 24.08.2023 tarihinde davacının davalıya 107.318,55.-TL borçlu olduğu, bu iki hesabın virmanı neticesinde 24.08.2024 takip tarihinde; davacının davalıdan (630.291,81-107.318,55=) 522.973,26.-TL cari hesap alacağının olduğu, Davacı şirketin 120.30.E0001 hesap koduyla tuttuğu ve davalıdan alacaklı olduğu, alıcılar hesabında ayrıca EUR hesabı kullandığı ve 2022 yılı başlangıcında davacının 2.882.404,59.-TL karşılığı 19,9708 EUR kur’undan 144.330,95.-EUR alacaklı olduğu, Davacının 120.01.E0001 hesap koduyla tuttuğu ve davalıya borçlu olduğu 107.318,55.-TL tutarı takip talebinde davacıdan olan alacağından düşmediği, daha önce alınan bilirkişi raporunda da davalı lehine olan 107.308,55.-TL tutarın irdelenmediği, (bkz; davalı defterlerinde 2022 açılışın 2.775.083,98.-TL alacak bakiyesi verdiği, davacının 120.30.E0001 kodlu hesabının 2022 açılışın 2.882.409,59.-TL borç bakiyesi 120.01.E0001 kodlu hesabın 2022 kapanışın 107.318,55 alacak bakiyesi verdiği, (2.882.409,59- 107.318,55=) hesapların virmanıyla davacının davalıdan 2.775.091,04.-TL alacaklı olacağı (7,06.-TL irdelenmemiştir) Davacı şirketin 120.01.E0001 hesap koduyla tuttuğu ve davalıya borçlu olduğu alıcılar hesabında EUR hesabı kullanmadığı, 2022 yılı başlangıcında davacının davalıya 107.318,55.-TL borçlu olması nedeniyle davalı lehine oluşan kur farkının re’sen hesaplanması gerektiği, bu durumda yine davacı defter verilerinden hareketle 2022 başında davacının davalıya 19,9708 EUR kur’undan 107.318,55/19,9708=5.373,77.-EUR borçlu olduğunun kabulünün gerektiği, Bu durumda 24.08.2024 takip tarihinde davacının davalıdan 522.973,26.-TL karşılığı (22.344,63- 5.373,77=)16.970,86.-EUR alacaklı olduğu, Davalı şirket ticari defterleriyle dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre; 24.08.2023 takip tarihinde davalının davacıya 315.838,14.-TL cari hesap borcunun olduğu, Davacı tarafından düzenlenen ancak davacı tarafından Bakırköy .... Noterliği 18.05.2023 tarih, ... Yevmiye numaralı ihtarname eşliğinde davalı şirkete geri gönderilen 05.05.2023 tarih, .... numaralı ... nolu faturaya istinaden düzenlenen 30.758,40.TL bedelli reklamasyon faturasının davalı şirkete iade edildiği, tarafların ticari defterlerine göre davacı tarafından düzenlenen ilk reklamasyon faturasının davalı tarafından 31.03.2023 tarihinde aynı bedelle davacı adına düzenlendiği, davacı tarafından bu faturaya 12.04.2023 tarihinde .... numaralı iade faturası düzenlense de davacının düzenlediği ilk reklamasyon faturasının davacı tarafından TTK 21/2 hükümlerine uygun bir şekilde 8 gün içerisinde itiraz edilmediği, hem TTK 21/2 hükümleri hem whatsapptan sunulan deliller hem de taraflar arasındaki yoğun alışverişin tekstil ürünlerine ilişkin olması bir arada değerlendirildiğinde davacının bu faturaya ilişkin itirazının yersiz olduğu kanaatine ulaşıldığı, Davacı tarafından davalı adına düzenlenen kur farkı faturası irdelendiğinde; davacının davalıya daha önce de kur farkı faturaları düzenlediği bu faturaların davalı tarafından ödendiği yine 07.03.2022 tarihli sözleşmeye göre sipariş alınan fatura ödemelerinin %70’inin EUR karşılığı peşin kalan %30’unun ise sipariş tesliminden sonra kur farksız Türk lirası ödemeli vadeli çek ve nakitle ödeneceği belirlense de; her iki tarafın defter ve belgelerinde de davacı tarafından düzenlenen faturalara %70 peşin ödeme yapılmadığı gibi davalı tarafından kalan %30 borca karşılık çek verilip hesapların kapatılmadığı, davalının sürekli davacıya borçlu olduğu, oysa anlaşmaya göre davacı tarafından gönderilen ürünlerin karşılığında düzenlenen faturaların %70 karşılığı EUR karşılığı peşin olarak ödenmesi ve %30’unun da o günkü kur üzerinden hesaplanarak 90 günlük çek verilerek kapatılması gerektiği, bu durumda davalının ödemeye ilişkin edimlerini yerine getirmediği ve taraflar arasında cari hesaba yönelik ticari ilişki olduğunun belirlendiği, ayrıca davacı şirket tarafından davalı adına düzenlenen 30.06.2023 tarih, .... numaralı 176.376,65.-TL tutarlı kur farkı faturasına karşılık 20.07.2023 tarih ... no.lu “Kur Farkı İade” açıklamalı KDV Dahil 176.376,65.TL tutarındaki iade faturası düzenleyerek itiraz ettiği ancak bu itirazında TTK 21/2 hükümleri doğrultusunda 8 gün içerisinde yapılmadığının anlaşıldığı, Bu nedenler taraflar arasındaki cari hesap kayıtlarının re’sen düzenlenmesi gerektiği, Davacı şirket ticari defterlerine göre; 24.08.2023 takip tarihinde davacının davalıdan 522.973,26.-TL karşılığı (22.344,63-5.373,77=)16.970,86.-EUR alacaklı olduğu davalı tarafından düzenlenen 30.758,40.TL karşılığı 1.470,72.-EUR (20.9138.- 31.03.2023 tarihli TCMB efektif satış kuru üzerinden değerlendirilmiştir.) reklamasyon bedelli düşüldükten sonra davacının 24.08.2023 takip tarihinde davacıdan (522.973,26-30.758,40) (16.970,86-1.470,72) 492.214,86.-TL karşılığı 15.500,14.- EUR alacağının olduğu, Davalı şirket ticari defterlerine göre; 24.08.2023 takip tarihinde davalının davacıya 315.838,14.-TL cari hesap borcunun olduğu, davacı tarafından düzenlenen 176.376,65.-TL bedelli kur farkı faturasının davalı borcuna eklendiğinde davalının davacıya 24.08.2023 takip tarihinde (315.838,14+176.376,65) 492.214,79.-TL borçlu olduğu (0,07 kuruş irdelenmemiş olup EUR tutarları davacı ticari defterlerinden alınmıştır) Davacı şirket tarafından takipten sonra dava tarihinden önce davalı tarafından ödenen 10.738,53.-EUR' un takip tutarından düşülmesi neticesi davacının davalıdan (15.500,14-10.738,53) 4.761,61.-EUR alacağının olacağı, Tüm bu nedenlerle; Davalı şirket tarafından, Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... Esas Sayılı dosyasına edilen itirazın; 24.08.2023 takip tarihinden itibaren, 4.761,61.-EUR cari hesap alacağı üzerinden iptali, asıl alacağa Kamu Bankalarınca EUR Mevduatlarına Fiilen Uygulanan Azami Yıllık Faiz oranı üzerinden işleyecek faiz ile birlikte tahsil talebi ve icra inkar tazminatı hükmünün Mahkemeye ait olduğu şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).Dosya kapsamında her iki tarafın BA-BS beyannamelerinin birbiriyle uyumlu olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafından davalıya düzenlenen faturalara, davalının yasal süre içerisinde yapmış olduğu itiraz bulunmamaktadır. Her iki tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla defterler hükme esas alınmıştır. Davalı şirketin BA formalarında da faturaların kaydedildiği, buna göre içeriği kabul edildiği gibi resmi kuruma bildirilen beyannamenin delil niteliğini de haiz olduğu sabittir. BA/BS formları resmi makama bildirilen belge olup delil niteliğini haizdir. Kaldı ki davacı ticari defter ve belgeleriyle de alacak ispatlanmıştır. Takibe veya davaya konu faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olması halinde veya davalının bağlı olduğu Vergi Dairesi BA formları ile bildirilmiş olması halinde fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğinin kabulü gerekir. (Y.19. HD. 2015/12329 Esas-2016/6138 Karar ve 2014/11846 Esas ve 15110 Karar sayılı ilamları da bu yöndedir.) HMK'nın MADDE 222. maddesinde; "(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucu tarafların itirazlarını karşılar nitelikte, denetime ve hüküm kurmaya elverişli ek bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere her iki tarafın BA-BS formlarının birbiriyle örtüştüğü, davalı firmanın ilgili faturalara 6102 sayılı TTK’nun 21/2 maddesi hükmüne göre 8 gün içinde itiraz etmediği görülmüş olup “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren (8) sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır” hükmü bulunmaktadır. Davalı TTK’.nun m.21/2 hükmüne göre süresinde itiraz etmemiştir. Bu nedenle faturanın içeriğini kabul etmiş sayılmaktadır. Usulüne uygun tutulan her iki taraf defterinde de uyuşan miktara göre davacının talep edebileceği toplam alacağın 4.761,61 EURO olduğu anlaşılmıştır. Gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kısmen kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine hükmedilen alacağın takip tarihindeki kurun TL karşılığının %20'si üzerinden hesaplanan icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Reddedilen kısım yönünden yasal koşulları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine dair karar verilmiştir ve aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalının Bakırköy .... İcra Dairesi'nin .... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazının 4.761,61 EURO asıl alacak üzerinden İPTALİNE, asıl alacak yönünden takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince devlet bankalarınca 1 yıl vadeli EURO cinsi mevduatlara uygulanan en yüksek mevduat faizi uygulanarak takip talebindeki diğer koşullar ile DEVAMINA, fazlaya dair talebin REDDİNE 2-Hükmedilen alacağın takip tarihindeki kurun TL karşılığının %20'si üzerinden hesaplanan 28.096,73-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Yasal koşulları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 4-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 9.596,44 TL ilam harcından peşin alınan 3.377,88 TL harcının mahsubu ile bakiye 6.218,56 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 5-Davacı tarafından sarf edilen 427,60 TL Başvuru Harcı, 3.377,88 TL Peşin Harç, olmak üzere toplam 3.805,48 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.120,00 TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 1.280,03 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydedilmesine, 7-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.120,00 TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 1.839,96TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydedilmesine, 8-Davacı tarafından sarf edilen 11.00,00TL bilirkişi ücreti, 220,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 11.220,00 TL den kabul red oranına göre hesaplanan 4.603,20 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davacı üzerine bırakılmasına, 9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 10-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 11-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair, tarafların yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/01/2026
Katip ... e-imzalıdır.
Hakim ... e-imzalıdır.