İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/277 E. 2025/893 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/277
- Karar No
- 2025/893
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2025/277 Esas KARAR NO: 2025/893 DAVA: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/03/2025 KARAR TARİHİ: 21/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil .------ile dava dışı ----- arasında,-------- binası 2. etap yapım işi mahallerinde bulunan konferans salonu anahtar teslim yapım işleri" konulu bir eser sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye göre müvekkil, anahtar teslim olarak konferans salonunun yapım işinden sorumlu olacağını yine sözleşmeye göre müvekkil, işyeri teslim tarihinden itibaren 45 gün içerisinde edimi ifa etmek zorunda olduğunu, müvekkil ise işbu sözleşmeyi imzaladıktan sonra sözleşmeye konu konferans salonunu anahtar teslim olarak yaptırmak üzere davalılar ----- yetkilisi ve sahibi olduğu ----- eser sözleşmesi yaptığını bu sözleşme de ------tarihinde imzalandığını imzalanan bu sözleşmede de edimin 45 gün içinde yerine getirileceği belirlendiğini. sözleşmede, işin zamanında bitirilmemesi halinde gecikilen her gün için ------- gecikme cezası uygulanacağı, en az 10 gün süreli ihtar yapılması halinde de ayrıca protesto çekmeye gerek kalmaksızın sözleşmenin feshedileceği hükmü bulunduğunu, davalı taraf ---- tarihinde imzalanan sözleşme gereğince işi 45 gün içinde teslim etmesi gerekirken bu süre içerisinde işi tamamlayamadığını davalı taraf, sözleşmeden kararlaştırılan 45 günlük süre içerisinde işi bitirememesi sonrası, müvekkil ve davalı taraf arasında --------tarihinde ek sözleşme imzalandığını, ek sözleşmede bahsedilen havalandırmacıların (mekanik ve elektrikçiler) işi, ------tarihinde tamamlanmış ve davalıların işi bitirmek üzere 10 günlük süresi başladığını. 10 günlük süre geçmesine rağmen davalılar işi yine tamamlamadıklarına müvekkil ve müvekkilin babası ve müvekkil adına işlem yapmaya yetkili ergün sivri tarafından yazılı ve sözlü olarak uyardıklarını, ---- tarihinde dahi işin yani konferans salonunun en fazla %15-%20'lik bir bölümünün tamamlandığı, tamamlanan kısımların da ayıplı olarak yapıldığı ortaya çıktığını işin eksik ve ayıplı yapıldığı, sunulan videolarda davalı ----- da kabul edildiğini, yapılan tespitten sonra müvekkilinin kartal 23. noterliği'nden ------- numaralı ihtarnameyi gönderdiğini, . ihtarname ile verilen sözleşmeden kaynaklı bu ek 10 günlük süre içerisinde de davalı taraf işi tamamlamamış ve sivas bilim ve teknoloji üniversitesi şantiye alanını terk edip sözleşme ile yerine getirmeyi taahhüt ettikleri yani yüklendikleri işi tamamlamadan bırakıp gittiklerini. davalıların borcunu ifa etmemesi sebebiyle müvekkilimizin uğradığı her türlü maddi zarardan davalı taraf sorumlu olduğunu, müvekkil ------- kendisi yapmak, konferans salonunu tamamlamak zorunda kaldığını, müvekkilinin işi tamamlamak için en az 531.780 tl ekstra piyasaya ödemeler yapmak zorunda kaldığını ayrıca davalılara da işin yapımı başlamadan önce ve işin yapımı sırasında toplam 1.457.000 tl ödeme yapıldığını davalı taraf, sözleşmeden kaynaklı yerine getirmesi gereken edimi yerine getirmediğini, fakat müvekkilden aldığı bu 1.457.500 tl'yi de iade etmediğini. davalıların kusurlu davranışları ve borcunu ifa etmemesi sebebiyle müvekkilimizin uğradığı zararın tazmini gereklidir. davalı taraf, müvekkilden tahsil ettiği paralar için fatura düzenlemediğini. müvekkilimin kdv gideri ve normal ticari iş gideri fatura ile ispatlanamadığı için müvekkil kdv ve gelir vergisi olarak ayrıca zarara uğradığını arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulüne, fazlaya ilişkin dava, ıslah, talep artırım haklarımız saklı kalmak kaydı ile; müvekkilimin sözleşmeden kaynaklı olarak davalı tarafa yaptığı ödeme miktarı olan 1.457.500 tl'nin şimdilik 100 tl'sinin davalı taraftan müşterek ve müteselsilen alınarak müvekkile iadesine karar verilerek tazminine, sözleşmenin yerine getirilmemesi nedeniyle, müvekkil tarafından işin tamamlanması gerektiği için piyasaya yapılan toplam 531.780 tl'nin şimdilik 100 tl'sinin davalılardan müşterek ve müteselsilen tazminine, sözleşmedeki 45 günlük süre içinde iş tamamlanmadığı için işlemiş olan gecikme cezasının şimdilik 100 tl'sinin davalılardan müşterek ve müteselsilen tazminine, davalı tarafa ödenen 1.457.500 tl için davalı tarafın fatura düzenlememesinden ötürü müvekkilin fazladan sorumlu olduğu kdv ve gelir vergisi zararları için şimdilik 100 tl'sinin davalılardan müşterek ve müteselsilen tazminine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA:Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddiaları gerçeği yansıtmadığını, öncelikle ------ açısından husumet itirazımız bulunduğunu. söz konusu sözleşmeler ---- imzalandığını davacı tarafından bahsedilen ----- kapsamında taraf olarak yer almadığını taraflar arasında herhangi bir sözleşmesel ilişki bulunmamakta olup, söz konusu şirketin davada yer alması hukuki anlamda dayanağa sahip olmadığını müvekkil tarafından işbu dava konusu olan "sivas bilim ve teknoloji üniversitesi idari hizmet binası 2. etap konferans salonu yapım işi" için gerekli çalışmaları başlatmış ve büyük ölçüde tamamlamıştır. davacının iddia ettiği gibi işin %15-20 oranında tamamlanmadığı hususu gerçeği yansıtmadığını dosyaya da davacı tarafından sunulmuş olan ek sözleşmede " davalılar, ek sözleşmenin imzalandığı tarihte, konferans salonunun yapımında çalışmakta olan havalandırmacılar (mekanik ve elektrikçiler) işini bitirdikten sonra en geç 10 gün içerisinde işi bitirip anahtar teslimi yapacak, " maddesi yer aldığını havalandırmacılar işlerini bitirip resmi bir teslimat yapmadıkları için müvekkil için başlayacak olan 10 günlük süre hiç başlayamadığını geriye kalan yapılacak işler de havalandırmacılar işlerini teslim etmediği için müvekkil tarafından yapılamayacak işler olduğu için tamamlanamadığını söz konusu durumdan davacı da haberdar olduğunu, müvekkil davacının iddia ettiği 1.457,000 tl tutarındaki ödemeyi aldığını kabul etmekle birlikte söz konusu ödemeleri satın alınan malzemelerin ve işçilerin ödemesi için kullanıldığını müvekkilimin, sözleşme kapsamındaki ödemelerin tamamlanmaması ve bu sebeple iş ilişkilerinin sekteye uğratılması nedeniyle maddi ve manevi zarara uğraması söz konusu olduğunu. ayrıca, müvekkilimin çalıştığı kişilerle olan ilişkileri üzerine yapılan müdahaleler, iş güvencesini ciddi şekilde tehdit etmektedir. davacının müvekkilden habersiz müvekkilin çalıştığı demirci vs işçilerle olan ilişkilerine müdahale etmesi müvekkilin iş ilişkilerinin bozulmasına sebep olduğunu davacı tarafın işi tamamlamak için yaptığı harcamaların da müvekkile yüklenmesi hukuka aykırı olduğunu müvekkilin elinde olmayan sebeplerden gerçekleşen durumlar sebebiyle müvekkilden bağımsız oluşan zararların müvekkile fatura edilmesi kabul edilemeyeceğini, Davacı tarafın sözleşmeye aykırılıktan kaynaklanan gecikme cezası ve diğer tazminat talepleri dayanaksızdır, fahiş olduğunu Müvekkil, sözleşme gereği tüm işlerini kayıt altına almış ve yasal yükümlülüklerini yerine getirdiğini Müvekkil dışında gelişen olaylar müvekkile mal edilemeyeceğini Davacının vergisel zarar iddiası hukuki dayanaktan yoksun olduğunu tüm bu nedenlerle açılan Davanın REDDİNE, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasıdır. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.----- yazı cevabında; davacı----- gerçek kişi ticari işletme kaydı, sicil kayıtlarımıza göre ortağı olduğu kollektif, komandit ve limited şirket kaydı bulunamadığı gibi tek pay sahibi olduğu anonim şirket kaydı da bulunamadığı, İstanbul defterdarlığı yazı cevabında;davalı .------elektronik kayıtlarının tetkiki neticesinde, ----tarihi itibarıyla mükellefiyet kaydı olduğu ve ------- tarihinde Re'sen Terk ettirildiği davalının, 2. Sınıf tacir kapsamında işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu ve vergiden muaf olmadığı ayrıca ödevlinin müdürlüğümüze vermiş olduğu son ---- gayri safi hasılatının. 63.907,04-TL olduğu ------ yazı cevabında; davacı ----- numarası ile -----tarihinde------ kayıt olduğu ve bu kaydının halen devam ettiği, davalı ----- sicil numarası ile ----------kayıt olduğu ve bu kaydını -----tarihinde kapattığı tespit edildiği, ----- yazı cevabında; davacı ------ dosyası ve bilgisayar kayıtları tetkikinde; ----- tarihi itibariyle ---------- faaliyet kodunda gerçek usulde ticari kazanç yönünden Dairemizde kayıtlı ve faal mükellef olduğu Mükellefin, V.U.K. 178. Madde kapsamında 2. sınıf tüccar sınıfına dahil olduğu, işletme hesabına göre defter tuttuğu tespit edilmiştir. Mükellefin -------dönem yıllık gelir vergisi beyannamesinde Dönem İçinde Elde Edilen Hasılat tutarının ---- olduğu, şişli vergi dairesi yazı cevabında; davalı----------- faaliyetiyle mükellefiyet tesis ettirdiği, --------terk olduğu Mükellefin V.U.K. 177. Madde kapsamında 1. sınıf tüccar sınıfına dahil olduğu, bilanço hesabına göre defter tuttuğu, en son verdiği ----- yıllık brüt satış hasılatının 407.410.000,00 TL olduğu hususları tespit edilerek mahkememiz bildirilmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı ve davalı --------- işletme esasına göre defter tuttuğu ve tacir vasfı bulunmadığı anlaşılmıştır. Somut olayda mutlak ticari davanın söz konusu olmadığı ve Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesi uyarınca davanın Asliye Hukuk Mahkemesi görev alanına girdiği anlaşılmıştır. Bu nedenle, mahkememiz görevsizdir. Görev, dava şartlarından olduğundan ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 115/1. maddesi uyarınca her aşamada resen gözetilmesi gerektiğinden, mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın, dava şartı yokluğu sebebi
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın 115/2. Maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden REDDİNE, 2-Taraflardan birinin, karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli----- Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, 3-Yasal süre içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin iş bu kararın tebliği ile İHTARINA, 4-Dava dosyasının talep üzerine gönderilmesi halinde yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalılar vekiline ( e duruşma sistemi üzerinden ) gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile---------- Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/11/2025