İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/405 E. 2025/841 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/405
Karar No
2025/841
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/405 Esas KARAR NO : 2025/841

DAVA : İstirdat (Araç Kiralamadan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/06/2025 KARAR TARİHİ : 05/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Araç Kiralamadan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 13.10.2022 tarihinde imzalalanan ... numaralı ... sözleşme kapsamında müvekkili şirketin kendi işyerinde kullanılması için araç kiralaması gerçekleştirildiğini, davalı şirketten kiralanmış olan ... plakalı aracın müvekkili şirket çalışanı ... tarafından kullanıldığını, 02.08.2024 tarihinde trafik kazası gerçekleştiğini, ... plaka numaralı araçta maddi hasar meydana geldiğini, taraflar arasındaki araç kiralama sözleşmesi uyarınca hasar tutarının sigorta şirketi tarafından ödenmesi gerektiğini, ancak sigorta şirketi tarafından ödeme gerçekleştirilmediğini, sigorta şirketinin ödeme yapmaktan imtina etmesi nedeniyle hasarın müvekkili şirkete faturalandırıldığını ve icra takibi başlatıldığını, sehven itiraz süresinin kaçırılması nedeni ile haciz işlemi uygulandığını, müvekkili tarafından icra tehdidi altında ödeme gerçekleştirilmek zorunda kalındığını, arabuluculuk görüşmeleri anlaşamama şeklinde tamamlandığını, arz ve izah çalışılan sebeplerden ötürü; müvekkili aleyhine davalı tarafından başlatılan ... 36. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı icra takibi kapsamında müvekkilinin banka hesaplarına, taşınır ve taşınmazlarına haciz işlemi uygulandığını, 482.397,00 TL ödeme yapılarak dosyanın kapatıldığı, müvekkilinin icra baskısı altında yapmak zorunda kaldığı ödemenin müvekkiline ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte iade edilmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle, davanın kabulü ile, icra baskısı alında ödenen 356.689,30 TL’nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Asliye Ticaret Mahkemesinin bu davada görevli olmadığını ve görev itirazlarının bulunduğunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 4. maddesi kira ilişkisinden kaynaklanan tüm uyuşmazlıklara konu davalar ve bu davalara karşı açılacak davalarda görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunu, kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda görevli mahkemenin HMK’nin 4. maddesi uyarınca Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunu, taraflar arasında 13.10.2022 tarihli Uzun Dönem Operasyonel Kiralama Sözleşmesi imzalandığını, 02.08.2024 tarihinde araç kiralama sözleşmesi kapsamında davacı şirkette kiralanan ... plakalı araçta meydana gelen trafik kazası sonucu oluşan hasarın, ... Sigorta tarafından poliçe kapsamında karşılanmadığını, taraflar arasındaki araç kiralama sözleşmesinin 7. maddesi (g) bendi ''Kaza, Hasar ve Sorumluluk' başlıklı 9. maddesi (b) ve (c) bendinde ... (Kasko Genel Şartları) kapsamı dışındaki hasarların kiracı tarafından ödeneceğini, araç kiralama sözleşmesi kiraya verenin sorumluluğunun yalnızca olağan ve rutin periyodik bakımlarla sınırlı olduğunu, Kasko Genel Şartları kapsamı dışında kalan hasarların kiracı tarafından karşılanacağını, müvekkilinin sözleşmeden doğan haklarını kullanarak hasar bedelini davacı şirkete faturalandırması ve icra takibi başlatması hukuka uygun olduğunu, davacı şirketin sigorta şirketinin ödeme yapmamasından kaynaklanan sorumluluğu müvekkiline yüklemeye çalışmasının ve icra takibinin haksız olduğu iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, takibin müvekkili şirketçe düzenlenen faturaya ve taraflar arasındaki kiralama sözleşmesine dayandığını, müvekkilinin tahsil ettiği alacağın sözleşmeden doğan haklı bir alacak olduğunu, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca kiracı sıfatıyla davacı şirkete faturalandırılması mümkün olduğunu, arz ve izah edilen nedenlerle; davanın reddine, icra dosyasına ödenen tutarın davalı taraftan tahsiline karar verilmesine yer olmadığına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ; Taraflar arasında imzalanan 13.10.2022 tarihli ... numaralı Araç Kiralama Sözleşmesi, ... 36. İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyası, fatura suretleri, arabuluculuk tutanağı celp edilmiş, incelenmiştir. Dava, araç kiralama sözleşmesi kaynaklanan cebri icra baskısı altında ödenen hasar bedeli alacağının istirdadı istemine ilişkindir. Taraflar arasında araç kiralama sözleşmesinin - akdi ilişkinin - varlığı noktasında ihtilaf yoktur. Araç kiralama sözleşmesi uyarınca kiralanan ... plakalı araç, davacı - kiracı şirket tarafından kira sözleşmesi kapsamında kullanıldığı sırada kiracı şirket çalışanı ... sevk ve idaresinde 02/08/2024 tarihinde trafik kazası gerçekleşmiş, araçta maddi hasar meydana gelmiştir. Davacı, taraflar arasında akdedilen araç kiralama sözleşmesi uyarınca kiralanan araçta meydana gelen hasardan dava dışı sigortacısının sorumlu olduğunu ileri sürerek cebri icra baskısı altında ödemek durumunda kaldığı hasar bedelinin istirdadını talep etmektedir. Davalı, taraflar arasında imzalanan araç kiralama sözleşmesinin 7/g-h. ve 9/b-c. maddeleri uyarınca hasardan davacı - kiracı şirketin sorumlu olduğunu savunmaktadır. Uyuşmazlığın temeli, taraflar arasında imzalanan ve varlığı tartışmasız olan araç kiralama sözleşmesi uyarınca meydana gelen hasardan kimin sorumlu olduğu noktasında toplanmaktadır. Hemen belirtmek gerekir ki, taraflarlar arasında imzalanan ve varlığı tartışmasız olan 13.10.2022 tarihli araç kiralama sözleşmesinde; sözleşmenin konusunun 3. maddede davalı kiralayan tarafından araçların davacı kiracıya kullanılması için teslim edileceği bunun karşılığında davacının - kiracının sözleşmede belirtilen kira bedellerini davalı kiralayana ödemekle yükümlü olduğu kararlaştırılmış, sözleşmede davacı kiracı başkaca bir edim üstlenmediğinden uyuşmazlığın salt kira sözleşmesinden kaynaklandığı, öte yandan araç kiralama sözleşmesinin 7/g-h. maddesinde kiralanan araçlara yönelik bakım, onarım ve hasarlarla ilgili durumların düzenlendiği, yine araç kiralama sözleşmesinin 9. maddesinde kiralanan araçların kaza, hasar ve sorumlulukları ile ilgili özel düzenlemelerin bulunduğu tespit edilmiştir. O halde, davaya konu alacak bakımından ve uyuşmazlığı çözümü için mutlak suretle taraflar arasındaki araç kiralama sözleşmesinin 7. ve 9. maddelerine - hükümlerine bakılacaktır. Zira, araç kiralama sözleşmesinde, kiralanan araçların bakım onarım ve hasar ile araçların kaza hasar ve sorumluluk noktasında taraflarca özel hükümler kabul edilmiştir. Bu çerçevede, uyuşmazlığın kira sözleşmesinden kaynaklandığı, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalarda Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır (Emsal bkz. İSTANBUL BAM 35 HD. ... E. ... K) Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir ve görev hususu kamu düzenine ilişkindir. Görev itirazı taraflarca her zaman ileri sürülebileceği gibi, Hâkim tarafından da yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülmese dahi resen nazara alınması zorunludur. 6100 s. HMK'nın m. 4/1-a gereğince kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalara bakmak görevi Sulh Hukuk Mahkemelerine ait olduğundan işbu davada Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlığın temelinin araç kiralama sözleşmesi olduğu, davacının kira özleşmesinden doğan alacağını dava konusu ettiği, araçta oluşan hasar bedelinden kimin neden sorumlu olduğu noktasında mutlak suretle taraflar arasındaki araç kiralama sözleşmesi hükümlerinin incelenmesi, tartışılması ve değerlendirilmesi gerekeceği, bu suretle araç kiralama sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlığın çözümünde 6100 sayılı HMK 4/1-a. maddesi uyarınca Sulh Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan HMK.'nın 114/1-c. ve 115/2. maddeleri uyarınca mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: (Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere); 1-6100 sayılı HMK 114/1-c. ve HMK 115/2. madde hükümleri uyarınca mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE. Görevli mahkemenin SULH HUKUK MAHKEMESİ olduğunun tespitine, 2-HMK.nın 20. maddesi uyarınca taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak talep etmesi halinde dava dosyasının görevli İSTANBUL (NÖBETÇİ) SULH HUKUK MAHKEMESİNE tevzi edilmek üzere hukuk mahkemeleri tevzi bürosuna gönderilmesine, 3-HMK'nın 20. maddesine göre kararın kesinleşme tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli Mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde Mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine, 4-Harç, yargılama gideri, vekalet ücreti ve arabuluculuk ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararından tebliğinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 05/12/2025

Katip

Hakim

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/405, K. 2025/841, T. 05.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-405-e-2025-841-k-bf3b031816e4