İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/249 E. 2026/193 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/249
- Karar No
- 2026/193
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/249 Esas KARAR NO : 2026/193 Karar DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/03/2025 KARAR TARİHİ : 04/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle;Müvekkilinin davalı şirkete elektrik abonesi olduğunu, ... ili ... ilçesinde medikal alanda faaliyet gösteren ticari işletmenin sahibi olduğunu, davalının ... tarihli bir “Kaçak/Usulsüz Elektrik Tespit Tutanağı”na dayanarak, müvekkil aleyhine kaçak elektrik kullanımı ve eksik tahakkuk iddiasında bulunduğunu ve bu gerekçeyle müvekkiline ... TL borçlandırıldığını, söz konusu tespit tutanağının tek taraflı olarak düzenlendiğini, müvekkilinin imzasını içermediğini, herhangi bir bağımsız teknik rapora dayanmadığını, tespitte “ölçüm devresi uçları kesilmiş, ekran gelmiyor” gibi yorum içeren teknik açıklamalar yapıldığını, ancak kaçak kullanım olduğu yönünde somut ve objektif bir tespit orataya konmadığını, müvekkilin inelektrik hizmetinin kesileceği yönündeki baskılar ve borçlandırma sebebiyle, hizmetin devamı için bu meblağı ... tarihinde iradesi dışında ödemek zorunda kaldığını, bu ödemenin hukuki dayanaktan ve teknik temelden yoksun olduğunu, sebepszi zenginleşme niteliğinde olduğunu, taraflar arasında ... /... numaralı dosya ile Antalya Arabuluculuk Bürosu nezdinde başlatılan zorunlu arabuluculuk süreci, ... tarihli son tutanakla sonuçsuz kaldığını, bu nedenlerle davalı tarafından haksız olarak tahsil edilen ... TL’nin şimdilik ... TL’sinin, ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesini, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle;... tarihli kaçak elektrik tutanağından da görüleceği üzere davacı tarafın kaçak elektrik kullanarak müvekkili kurumu zarara uğrattığını, ... tarihli kaçak elektrik tutanağında ".... sayaç ayar sonucuna istinaden "Klemens ile kapak arasından ölçüm devresi uçları kesilmiş ekran gelmiyor." şeklinde tespitte bulunarak davacının ölçüm devresi uçlarının kesilerek sayaçtan elektrik geçmesine sebep vermeyerek, dağıtım sistemine müdahale ederek elektriğin sayaçtan geçmesini engelleyerek kaçak elektrik kullandıklarının sabit olduğunu, müvekkili şirketin davacıya baskı uygulamadığını, müvekkili kurumun sebepsiz zenginleştiği iddiasının hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun iş bu davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce taraflar adına tacir araştırması için ilgili kurum ve kuruluşlara müzekkere yazılmış, Antalya Ticaret ve Sanayi Odasının yazı cevabında mükellef hakkında herhangi bir kayda rastlanılmadığı bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava; davalı kurum tarafından haksız tahsil edildiği iddia edilen paranın davacıya iadesi istemli alacak davası olduğu anlaşıldı. Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. 6100 Sayılı HMK'nın 114/c maddesi uyarınca mahkemelerin görevi dava şartı olup, 115. maddesi uyarınca mahkeme dava şartlarının varlığını res'en araştırmakla yükümlüdür. Dava şartı hususu, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Ticaret Mahkemelerinin iş sahası ve hangi davalara bakacağı 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren, 6102 sayılı TTK'nın 5. Maddesinde belirtilmiş olup, 4. madde de hangi davaların ticari dava sayılacağı düzenlenmiştir. Buna göre; her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın madde de belirtilen nedenlerden doğan davaların ticari dava sayıldığı açıklanmıştır. Kanunda sayılan bu davalara mutlak ticari dava denilir. Mutlak ticari davaların yanında nispi ticari davalarda mevcuttur. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için, her iki tarafın tacir olması ve her iki tarafın ticari işletmesine uyuşmazlığın kaynaklanıyor olması, bu iki unsurun birlikte bulunması gerekmektedir. 6102 sayılı TTK'da değişikli yapan ve 01/07/2012 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6335 sayılı kanunun 2. maddesiyle, 6102 sayılı TTK'nın 5. maddesinin 3. fıkrası değiştirilmiş ve Asliye Ticaret Mahkemesiyle Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olarak düzenlenmiştir. Tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda; davanın alacak davası davası olduğu, dosya kapsamına alınan müzekkere cevaplarına göre davalının tacir olduğuna dair dosyada evrak bulunmadığı, bu davanın TTK'nın 4. maddesinde sayılan dava türleri arasında yer almadığından mutlak ticari dava olarak da nitelendirilemeyeceği, görev ile ilgili düzenleme kamu düzenine ilişkin olup taraflarca ileri sürülmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği, HMK'nın 114. maddesi uyarınca görev hususunun dava şartı niteliğinde olduğu nazara alınarak Mahkememizin davaya bakmakla görevli olmadığı, dava konusu uyuşmazlığın çözüm yerinin genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşıldığından davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda açıklanacağı üzere; 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE, 2-Davaya bakmaya Antalya Asliye Hukuk Mahkemesi'nin GÖREVLİ OLDUĞUNA, 3-6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra iki haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli ANTALYA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE, Varsa artan gider avansının dosyasına AKTARILMASINA, İki haftalık süre içinde dosyanın gönderilmesi için talepte bulunulmaması halinde mahkememizce re'sen davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğine, 4-6100 sayılı HMK'nın 331. maddesi gereğince harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemeye gönderilmesi halinde görevli mahkemece değerlendirilmesine; davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi halinde dava açılmamış sayılacağından yargılama giderlerinin mahkememiz dava dosyası üzerinden KARARA BAĞLANMASINA, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/03/2026
Katip ... ¸e-imza
akim ... ¸e-imza