İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/236 E. 2025/453 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/236
- Karar No
- 2025/453
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/236 KARAR NO : 2025/453
.... DAVA : Marka Hakkına Tecavüzün Tespiti, Men'i ile Tazminat DAVA TARİHİ : 02/06/2025 KARAR TARİHİ : 05/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/11/2025 Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka Hakkına Tecavüzün Tespiti, Men'i ile Tazminat istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dilekçeleriyle özetle, ... sayılı “...” markasının müvekkili adına tescilli olduğunu, işlenmiş ve işlenmemiş doğal taşlar, bu taşların satışı ve döşenmesi gibi işlerde faaliyetini sürdürdüğünü, davalı tarafça müvekkiline ait markanın birebir aynı isimle kullanılarak ...." isimli web sitesinde "doğal taşlardan yapılan çeşitli ürünlerin” satışa sunulduğunu, davalı tarafın, müvekkiline ait "..." markasını, müvekkilinin izni ve muvafakati olmaksızın, kendi web sitesinde kullanarak bu marka ile satış yaptığını ve hizmet sunduğunu, davalı yanın bu marka ile müvekkil şirket ile benzer mal ve hizmet alanında faaliyet gösterdiğini, bu durumun müvekkili markasına tecavüz oluşturduğunu, davalı yanın bu kullanımıyla haksız kazanç sağladığını, müvekkilinin tanınmışlığını, güvenilirliğini, kalitesi gibi ticari varlığını olumsuz etkilediğini, davalı yanın eylemlerinin aynı zamanda haksız rekabet oluşturduğunu, maddi tazminat talebi yönünden yoksun kalınan kazancın 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 151. Maddesi'nin 2. Fıkrasının (b) bendi gereğince "Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç" yöntemine göre hesap edilmesini talep ettiklerini, müvekkili şirkete ait markaya yönelik tecavüzün uzun süredir devam ettiğini, davalı yanca aktif olarak kullanılan ....web sitesi ekran görüntülerinin ekte sunulduğunu belirterek, ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, müvekkili markasına yönelik tecavüzün tespitine, tecavüz teşkil eden fillerin önlenmesine ve durdurulmasına davalının "...." web sitesi kullanımının durdurulmasına, 10.000,00 TL manevi ve 1.000,00 TL maddi tazminatın değişen oranlarda avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının markasının büyük harflerle kalın puntoyla ve siyah renkli ''...'' şeklinde bir kelime markası olduğunu, müvekkilinin ürünlerinde marka olarak bile kullanmadığını, yalnızca web sitesi ismi olarak kullandığını işaretin ...+yazıdan oluştuğunu, bu yazının renklerinin ise mavi ve kırmızı olduğunu, işaret dikkatli incelendiğinde, ... unsurunun ön planda yer aldığını ve kelime renklerinin farklı olduğunun anlaşılacağını, söz konusu ... unsurunun ayırt edici niteliğinin yazıya göre ağır bastığını, sonuç olarak her ne kadar işitsel ve kavramsal benzerlik yer alsa da, davacının markası ile müvekkilinin markasının görsel olarak birbirinden farklı olduğunu, davacının markası ile müvekkilinin kullandığı marka fonksiyonundaki işaret arasında SMK 7/2-b bendi uyarınca karıştırılma ihtimalinin varlığından söz edilemeyeceğini, SMK 7/2-b bendindeki koşulları sağlamayan bir işaretin SMK 29 kapsamında gerçekleştirdiği fiilin tecavüz sayılmasının da mümkün olmayacağını, davanın haksız olduğunu ifade ederek reddine karar verilmesini istemiştir. Davanın açılmasını müteakip davaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını ve bilirkişi raporları alınmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. GEREKÇE : Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalının markasal kullanımlarının, davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz edip etmediği, tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. İNCELEME VE DEĞERLENDİRMELER; Marka hakkına tecavüz sayılan haller; 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. Maddesinde düzenlenmektedir. Kanunun 29/1-a maddesinde 7. maddeye atıf yapılarak, bu maddede sayılan hallerin tecavüz halleri olduğu belirtilmekte, daha sonra marka hakkına tecavüz sayılan diğer haller sıralanmaktadır. Bu durumda, marka hakkına tecavüz sayılan fiiller incelenirken 29. maddeyle 7. maddenin birlikte dikkate alınması gerekir. 6769 sayılı Kanunun 7/2-a maddesi ile 29/1-b maddesi hükümleri uyarınca, tescilli markanın “aynı”sının, tescilli olduğu “aynı” mal veya hizmet için kullanılması marka hakkına tecavüz sayılan fiillerdendir. Kanunun her iki madde hükmünde de, aynı mal ve hizmetler için aynı markanın izinsiz kullanımı yoluyla tescilli markanın taklit edilmesi hali düzenlenmiştir. Aynılık, tescilli marka ile piyasada kullanılan işaretin özdeş, farksız, tıpa tıp taklit, aynen veya bire bir kopya olmalarını ifade eder. Aralarında küçük de olsa farklılık bulunan markalar aynı sayılamazlar. Ancak markaların farklı büyüklükte olması veya sözcük markalarının yazı karakterinin, renginin farklılaştırılması aynı olma durumunu etkilemez. Kanunun 7/2-b maddesinde ise tescilli marka ile karıştırılma ihtimali yaratılmak suretiyle meydana getirilen tecavüz hali düzenlenmektedir. Bu ihlal halinde, tescilli marka ile aynı ya da benzer markanın aynı ya da benzer mal veya hizmetlerde kullanımı söz konusudur. Karıştırılma ihtimalinin değerlendirilmesinde öncelikle markaların ortalama tüketici nezdinde bıraktıkları genel intiba ve global etki dikkate alınarak benzer olup olmadıkları değerlendirilmeli, markaların benzer olmaları halinde ise bu kez markanın tescil kapsamında bulunan mal veya hizmet ile tescilsiz markanın kullanıldığı mal veya hizmetin benzer lup olmadığı ve bu durumda karıştırılma ihtimalinin bulunup bulunmadığı incelenir. Karıştırılma ihtimalinin varlığı için kural olarak hem işaretlerin hem de mal ve/veya hizmetlerin benzer olması gerekir. Markanın ve mal ve hizmetlerin benzer olup olmadığı incelemesi, markaların ilgili piyasadaki ortalama tüketici nezdinde bıraktıkları genel intiba ve global etki dikkate alınarak değerlendirilmeli, markaların benzer olmaları halinde ise markanın tescil kapsamında yer alan mal ve hizmet ile ihlal iddiasında bulunulan markanın kapsadığı mal ve hizmetin benzer olup olmadığı ve ortaya çıkacak duruma göre markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunup bulunmadığı incelenmelidir. (....) Bu durumda, tescilli bir markanın aynısı ya da benzerinin aynı ya da benzer mal veya hizmetler için kullanımı halinde marka hakkına tecavüz ortaya çıkacaktır. Haksız rekabet; 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 54. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. 6762 sayılı eski TTK'nin aksine yeni TTK'da haksız rekabetin tanımı yapılmamıştır. Yeni TTK m. 54 f.2'de "Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." biçiminde haksız rekabet oluşturan fiiller genel olarak belirtilmiştir. TTK m. 55’de ise başlıca haksız rekabet halleri örnekseme metodu ile belirtilmiştir. Madde düzenlemesinde belirtilen başlıca haksız rekabet halleri; “dürüstlük kurallarına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar (kötüleme, avantaj sağlama, hakkı olmayan unvanları, meslek, derece ve sembolleri kullanma, karıştırılmaya neden olma, karşılaştırma ya da üçüncü kişiyi benzer yollarla öne geçirme, tedarik fiyatının altında fiyatla satışa sunma yoluyla aldatma, gerçek değer hakkında yanıltma, karar verme özgürlüğünü sınırlama, nicelik ve nitelikte yanıltma, hukuki işlemlere ilişkin kamuya yapılan ilanın açık olmaması, tüketici kredilerine ilişkin açık beyanda bulunmamak, yanıltıcı sözleşme formüllerini kullanmak), sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek, başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanmak, üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek, iş şartlarına uymamak, dürüstlük kurallarına aykırı işlem şartlarını kullanmak” olarak belirtilmiştir. TTK m.55 f.1 (a) bendinin dördüncü alt bendi ise "Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak" şeklindedir. Markalar arasında karıştırılma ihtimalinin varlığı incelenirken öncelikle aşağıda belirtilen faktörler dikkate alınır: İnceleme konusu markaların benzerlik derecesi. İnceleme konusu markalar kapsamında bulunan mal ve hizmetlerin benzerlik derecesi. Önceki markanın ayırt edici gücünün ve tanınmışlığının derecesi. İnceleme konusu mal ve hizmetlerin tüketicilerinden oluşan ortalama tüketici kitlesinin bilinç ve dikkat düzeyi. Karıştırılma ihtimali, incelenen vakayla ilgili tüm faktörler dikkate alınarak, genel (bütünsel) olarak değerlendirilmelidir. Ortalama tüketici, markayı bütün olarak algılar ve markanın detaylarını değerlendirmeye girişmez. Bu bütünsel değerlendirmede, markaların ihtiva ettikleri ibare ve şekillerin anlam ve ayırt edicilik gücü, bu ibare ve şekillerin marka örneği üzerinde konumlandırılış şekli, boyutları, ön planda ya da geri planda kullanımları bu genel intiba ve global etkiyi belirleyen önemli hususlardır. Buna göre, ilgili mal ya da hizmetler için jenerik bir anlamı bulunmayan, özgün ve ayırt edicilik gücü yüksek ibare ve şekiller ile marka örneğinde diğer unsurlara göre ön plana çıkarılan işaretlerin markasal algıya etkisinin daha yüksek düzeyde olacağı, bu tür işaretlerin orta düzeydeki tüketiciler nezdinde doğrudan, ilk bakışta ve refleks olarak dikkati çekeceği ve hatırda kalacağı muhakkaktır. 6769 sayılı SMK hükümleri yönünden bir marka hakkına tecavüzden bahsedebilmek için, tecavüze neden olduğu iddia edilen işaretin kullanımının markasal fonksiyon icra edecek şekilde gerçekleşmiş olması ve bu kullanım sonucunda orta düzeydeki tüketicinin de ürünün menşei konusunda yanılgıya düşme ihtimalinin mevcut olması gerekir. Markanın temel fonksiyonu, piyasadaki bir mal ya da hizmeti diğerlerinden ayırmak, bu suretle ürünün menşei konusunda tüketicileri bilgilendirme olduğuna göre, tecavüz iddiası ileri sürülen kullanımın da işaretin bu fonksiyonuna uygun şekilde gerçekleşmiş olması gerekir. Bu nedenle, bir işaretin kullanımının tescilli bir marka hakkına tecavüz ettiğinden bahsedebilmek için, işaretin tescilli marka ile benzer olması yeterli olmayıp öncelikle işaretin piyasada marka olarak kullanılması, ayrıca bu kullanımın tescilli marka ile aynı ya da benzer mal ve hizmetler üzerinde gerçekleşmesi gerekir. Ancak bu tür bir kullanım sonucunda ve işaretin kullanımı ile tescilli marka arasında karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkması halinde bir marka tecavüzünden söz edilebilecektir. İşaretin Kullanımı Yönünden İnceleme “...” ibarelerinin.... web sitesinde ve bu web sitesinden link verilen sosyal medya hesaplarındaki kullanımı yukarıda detaylı şekilde incelenmiştir. Web sitesinin yukarıda açıklanan içeriği ve sunulan ürün görsellerine göre, web sitesinde doğal taştan mamul bileklik, kolye, telefon kılıfı, takı setleri ve çeşitli süs eşyalarının reklam ve pazarlaması yapılmaktadır. Web sitesinde reklam ve pazarlaması yapılan bu ürünler üzerinde herhangi bir marka kullanımına rastlanmamıştır. Buna rağmen, internet sitesinin başlık ve künye bölümlerinde “...” ibareleri ile “A” logosunun kullanıldığı, bu kullanım şekli itibariyle, “...” ibareleri ile “A” logosu, bu web sitesi üzerinden yürütülen faaliyetlerin ve sunulan hizmetlerin menşeine işaret edecek şekilde, başka bir ifade ile bu web sitesi üzerinden sunulan hizmetleri piyasadaki diğer benzer hizmetlerden ayırt edecek nitelikte ve markasal fonksiyon icra edecek şekilde kullanıldığı, işaretin web sitesi üzerinden reklam ve pazarlaması yapılan bileklik, kolye, telefon kılıfı gibi ürünler üzerinde bizzat kullanılmadığı fakat sadece web sitesinin başlık, antet ve künyesinde kullanıldığı dikkate alındığında, bu kullanım biçimi itibariyle bir mal (eşya) markası olarak değil fakat bir hizmet markası olarak kullanıldığı, işaretin kullanıldığı hizmetlerin ise “doğal taştan mamul bileklik, kolye, telefon kılıfı, takı setleri ve çeşitli süs eşyalarının internet ortamında bir araya getirilerek müşterilere sunulması hizmetleri” olduğu, İşaretlerin (Markaların) Benzerliği; Markalar/işaretler arasındaki karıştırılma ihtimalinin incelenmesinde, markaların kavramsal, işitsel ve görsel açılardan sahip oldukları benzerlik düzeyi ve bu yönlerden orta düzeydeki tüketiciler nezdinde sahip oldukları bütünsel algı dikkate alınarak, markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimalinin bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Davacı adına tescilli olan ... sayılı marka, büyük harflerle standart yazı karakterinde yazılmış olan “...” ibarelerinden oluşmaktadır. Dava konusu olan .... web sitesindeki kullanımda ise 8 köşeli yıldız figürü içindeki “A” logosuyla birlikte “...” ibareleri markasal fonksiyon icra edecek şekilde kullanılmıştır. Davalı kullanımlarında “A” logosuna da yer verilmiş olsa da her iki markada da ortalama tüketici nezdinde marka olarak algılanacak nitelikteki asli unsuru “... / ...” ibareleri oluşturmaktadır. Burada kullanılan “.... başkentinin adı olması, “....” ibaresi ise doğrudan ürünün cins ve çeşidini gösteren bir ibare olması nedeniyle, bu ibarelerin her birinin tek başına ayırt edici niteliği bulunmamasına rağmen, “...” şeklinde birlikte ve bir bütün olarak kullanımları itibariyle ayırt edici nitelik kazandığı, Bu durumda, davacı adına tescilli olan ... sayılı markanın asli markasal unsurunu oluşturan “...” ibareleri ile davalı kullanımlarında asli markasal unsur olan “...” ibareleri kavramsal ve işitsel yönlerden birebir aynı ibareler olduğundan, aynı ya da benzer mal ve hizmetlerde marka olarak kullanılması halinde ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, davalı kullanımlarında yer verilen “A” logosunun ise markaya karıştırılma ihtimalini ortadan kaldıracak düzeyde bir farklılık kazandırmadığı, Mal ve Hizmetlerin Benzerliği; Davacı adına tescilli bulunan ... sayılı “...” markasının "Sınıf 19: Doğal taşlar (işlenmiş, işlenmemiş). Sınıf 35: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için malların doğal taşlar (işlenmiş, işlenmemiş) bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir). Sınıf 37: Doğal taşların döşenmesi hizmeti. " bakımından tescilli olduğu, .... web sitesindeki kullanımların ise “doğal taştan mamul bileklik, kolye, telefon kılıfı, takı setleri ve çeşitli süs eşyalarının internet ortamında bir araya getirilerek müşterilere sunulması hizmetleri” için gerçekleştiği, Davacı markasının tescil kapsamında bulunan “doğal taşlar” ile “bunların bir araya getirilerek müşterilere sunulması ve döşenmesi hizmetleri”, ait olduğu 19 ve 37. sınıflardan da anlaşıldığı gibi, esas olarak inşaat sektöründe kullanılan ve inşaat sektörünün ihtiyaçlarına yönelik mal ve hizmetlerdir. Dava konusu olan .... web sitesinde reklam ve pazarlaması yapılarak sanal ortamda bir araya getirilerek satışa sunulan ürünler ise “doğal taştan mamul bileklik, kolye, telefon kılıfı, takı setleri ve çeşitli süs eşyalarından” oluşmakta, “...” ibaresi bu takı, aksesuar ve süs eşyalarının bir araya getirilerek müşterilere sunulması hizmetleri için marka olarak kullanılmaktadır. Bu durumda, davacı markasının tescil kapsamında bulunan 19, 35 ve 37. sınıflardaki mal ve hizmetlerle dava konusu kullanımların gerçekleştiği hizmetler, tamamen farklı ihtiyaç ve tüketici gruplarına yönelik olan, farklı ihtiyaçları karşılayan, üretim ve sunum şekli ve ortamı tamamen farklı olan mal ve hizmetlerdendir. Bu nedenle, bahse konu mal ve hizmetlerin aynı ya da benzer mal ve hizmetlerden olmadığı, bu tespit ve değerlendirmeler çerçevesinde, ...+... ibareli markasının ....web sitesindeki kullanımlarının davacı adına tescilli bulunan ... sayılı “...” markası ile karıştırılma ihtimali bulunmadığı, Netice itibariyle, Davalıya ait olduğu belirtilen .... web sitesinin başlık, antet ve künye bölümlerinde ve ayrıca sosyal medya hesaplarında, ...+... ibareli işaretin “doğal taştan mamul bileklik, kolye, telefon kılıfı, takı setleri ve çeşitli süs eşyalarının internet ortamında bir araya getirilerek müşterilere sunulması hizmetleri” için, orta düzey tüketiciler nezdinde markasal fonksiyon icra edecek şekilde kullanıldığı; Dava konusu web sitesinde markasal nitelikte kullanılan ...+... işaretinin davacı adına ... sayı ile tescilli olan ... markası ile karıştırılacak derecede benzer olmasına rağmen, işaretin kullanıldığı “doğal taştan mamul bileklik, kolye, telefon kılıfı, takı setleri ve çeşitli süs eşyalarının internet ortamında bir araya getirilerek müşterilere sunulması hizmetlerinin” davacıya ait .... sayılı markanın tescil kapsamında bulunan 19, 35 ve 37. sınıflardaki mal ve hizmetlerle aynı ya da benzer olmadığı, bu nedenle dava konusu kullanımlarla davacı markası arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı, dolayısıyla davalıya ait ....web sitesindeki kullanımların davacı adına tescilli markadan doğan haklara tecavüz ve/veya haksız rekabet teşkil etmediği sonuçlarına ulaşılmış aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Davanın reddine, Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Davalı şirket kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 55.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalı şirkete verilmesine, Davalı şirketin yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), Dair, davacı vekili ve davalı şirket vekilinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ....yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.05.11.2025
Kâtip Hâkim ... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır