İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/234 E. 2026/480 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/234
- Karar No
- 2026/480
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/234 Esas KARAR NO : 2026/480
DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 26/03/2025 KARAR TARİHİ : 01/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile dava dışı asıl borçlu ...arasında 26/02/2019, 24/12/2020 ve 18/11/2022 tarihlerinde imzalanan Genel Kredi Sözleşmeleri kapsamında kredi kullandırıldığını, davalı ...'in bu sözleşmeleri müteselsil kefil sıfatıyla imzalayarak asıl borçlunun müvekkil bankaya olan doğmuş ve doğacak borçlarını temin ettiğini, kredi koşullarına aykırılık ve borcun ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edildiğini, ... 18. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile hesap kat ihtarnamesinin keşide edildiğini, buna rağmen borcun ödenmemesi üzerine ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine genel haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, itirazın haksız ve kötüniyetli olduğunu, dava şartı olan arabuluculuk başvurusunun da anlaşmazlıkla sonuçlandığını ileri sürerek; davalının itirazının iptali ile takibin 1.896.008,68 TL asıl alacak üzerinden devamına ve alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Dava dilekçesi ve duruşma günü davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmamıştır. Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların;genel kredi sözleşmesinden kaynaklı kefil aleyhine alacaklı olunduğu iddiası ile başlatılan icra takibine itirazın iptali isteminden ibaret olduğu anlaşıldı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Davalı borçlunun, işbu davaya konu icra takibine vaki itirazını, taraflar arasında akdedilen 30/06/2026 tarihli protokol çerçevesinde geri aldığı sabit olmakla, davanın konusunu oluşturan itirazın iptali talebinin konusu kalmamıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331. maddesi uyarınca, görülmekte olan bir davada, taraflar arasında dava konusu hakkında sonradan uyuşmazlığın ortadan kalkması hâlinde, mahkemece davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmektedir. Dava dosyası kapsamında, taraflar arasındaki hukuki ilişki ve alacağın miktarının tespiti amacıyla dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, 26/11/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı kefil...'in taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmeleri gereğince 2.500.000,00 TL azami kefalet limiti dahilinde sorumlu olduğu, davalıya gönderilen hesap kat ihtarnamesinin tebliğ edilemeyip "tanınmıyor" şerhi ile iade edildiği, bu nedenle temerrüdün icra takip tarihi olan 09/12/2024 tarihinde oluştuğu, bu çerçevede davacı bankanın takip tarihi itibariyle toplam 1.836.569,57 TL alacaklı olduğu, davalı kefilin Genel Kredi Sözleşmesi'nde çek/depo sorumluluğuna ilişkin açık bir hüküm bulunmaması nedeniyle gayrinakdi (çek) borcundan sorumlu tutulamayacağı yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Ne var ki, yargılamanın devamı sırasında taraflar arasında 30/06/2026 tarihli protokol imzalandığı, davalı vekilinin 30/06/2026 tarihli beyan dilekçesi ile bu protokolü dosyaya sunduğu ve protokol gereğince davalı borçlunun icra takibine yönelik itirazından vazgeçtiğini bildirdiği; 01/07/2026 tarihli celsede davacı vekilinin de, taraflar arasında düzenlenen protokol gereği borçluların icra dosyasındaki itirazlarından vazgeçeceklerini, bunun karşılığında vekâlet ücreti, yargılama gideri ve icra inkâr tazminatı talebinin bulunmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır. Somut olayda, davalının icra takibine yönelik itirazını protokol gereği geri çekmiş olması karşısında, itirazın iptaline karar verilmesini gerektirir bir uyuşmazlık kalmadığından, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Öte yandan, davacı vekilinin 01/07/2026 tarihli celsede, taraflar arasındaki protokol gereğince icra inkâr tazminatı talebinde bulunmadığını açıkça beyan etmiş olması karşısında, talep edilmeyen icra inkâr tazminatı hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Yargılama gideri ve vekâlet ücretine gelince; taraflar aralarındaki protokol gereğince birbirlerinden yargılama gideri ve vekâlet ücreti talep etmediklerini beyan etmiş olduklarından, bu hususlarda taraflarca herhangi bir talepte bulunulmadığı anlaşılmakla, yargılama giderleri ve vekâlet ücreti konusunda ayrıca hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Konusuz kalan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Talep edilmediğinden icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 732,00 TL maktu karar harcının peşin alınan 32.729,09 TL harçtan mahsubu ile geri kalan 31.647,09 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 4-İstenilmediğinden davacı yararına vekalet ücreti ve yargılama gideri takdirine yer olmadığına, 5-Arabuluculuk ücreti 4.600,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/07/2026
Katip e-imzalıdır.
Hakim e-imzalıdır.