İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/20 E. 2026/246 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/20
- Karar No
- 2026/246
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/20 Esas KARAR NO : 2026/246 Karar
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 08/01/2025 KARAR TARİHİ : 02/04/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, TALEP: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... Orman Ürünleri Emlak ve Tic. Ltd. Şti ile satıcı ... arasındaki araç alım satım işlemi sonrasında satıştan evvel araçta var olduğu bildirilmeyen ayıp sebebiyle ortaya çıkan tekeffül sorumluluğuna dair taleplerinden ibaret dava olduğunu, davacı şirket yetkilisi ...'nin .... .com” adlı internet sitesi üzerinden davalı tarafından satışa çıkarılan araca ilişkin ilanı görerek beğendiğini ve ... tarafından özellikle söz konusu aracın beğenilmesinin sebebi aracın herhangi bir hasar kaydının bulunmadığına ilişkin satıcı açıklamaları olduğunu, dava konusu aracın satın alınmadan önce ekspertiz raporu alındığını ve satıcının vermiş olduğu bilgilerle örtüştüğü için taraflar anlaşarak aracın satışı gerçekleştiğini, 23.02.2023 tarihinde araç 1.290.000.-TL bedel ile davacı tarafından satın alındığını, dava konusu aracın 11.03.2023 tarihinde trafik kazası geçirdiğini daha sonra tramer kayıtlarında aracın daha önce 51.000.-TL hasar kaydı olduğunun tespit edildiğini, davacı şirket yetkilisinin satın aldığı araç için satıcılarla derhal iletişime geçtiğini ve ayıplı malın ayıp oranında indirilmesini bu talebinin kabul görememesi halinde ise aracın misliyle değişimini talep ettiğini, davalı taraf davacı şirketi başından savdığını, hiçbir şekilde geri dönüş yapılmadığını, satın alınan aracın davalı tarafından vaat edilen özellikleri taşımaması sebebiyle sonradan ortaya çıkan ayıp sebebiyle satış bedelinden indirim yapılması gerektiğini, sayın Mahkeme res’en dikkate alınacak hususlar ve fazlaya dair tüm hakları saklı kalmak kaydıyla; davanın kabulü ile davalının sattığı maldaki ayıpları gizlemiş olması sebebiyle, satış bedelinin ayıp oranında indirilmesine, dava konusu araçtaki varlığı sonradan öğrenilen hasar kaydının araçta yarattığı, tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artırmak üzere şimdilik 50.000.TL zararın işleyecek faiziyle birlikte tazmine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalı şirkete tahmiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı taraf sunduğu dava cevap dilekçesinde özetle; Satımı yapılan araçla ile ilgili davalı yönelik isnat edilen iddiaların tamamen asılsız olduğunu, davalının ikinci el araç alım satım işleri ile iştigal ettiğini, davalının herhangi bir hasarlı aracı hasarsız olarak hiçbir zaman satışa konu etmediğini, nitekim “.... com” isimli internet sitesi incelendiğinden davalı araca ilişkin hasar ve tramer kayıtlarını detaylı olarak bildirdiğini, davalının aracı almadan önce ekspetiz raporu aldığını ve aynı usulde sattığını, dolayısıyla davalı aracı aldıktan ve sattıktan sonra herhangi bir gizli ayıbın varlığını da bilmesinin mümkün olmadığını, yalnızca satış esnasında herhangi bir problem olmadığını bildiğini ve ekspertiz raporunu gördüğünü, davalının aracına ilişkin ciddi alıcı olması halinde dilerse müşteri aracı dilediği ekspertiz firmasına götürerek dilediği incelemeyi yaptırma ve aracı almama hakkına sahip olduğunu, kabul anlamına gelmemekle beraber, hal böyle iken araçtaki ayıbın gizli olduğuna yönelik iddialar mesnetsiz kaldığını, alıcının ekspertiz raporunda belirtilen kayıtları gördükten sonra aracın tamirde bakılması veyahut aracı almama hakkına sahip iken gerekli dikkat ve özeni göstermediğini, hal böyle iken davalı satıcı olarak kendisine düşen görevleri yerine getirmesine rağmen sorumlu tutulması hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, yine önemle belirtmek gerekir ki davaya konu araç ikinci el araç olup evvel ekspertiz raporu alındığını, hal böyle iken davacı tarafın dava dilekçesinde iddia edilen ayıpla ilişkin bilgi sahibi olmaması mümkün olmadığını, zira karşı yan tacir olup davaya konu araç hakkında bilgi sahibi olmamasının mümkün olmadığını, davacının satıcı olarak üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmiş olduğunu, alıcının ekspertiz raporu almasını sağladığını, detaylı olarak alınmış olan ve tüm detayları belirtilen ekspertiz raporuna rağmen gerekli dikkate ve özeni yerine getirmeyen alıcının uğramış olduğu zararları davalıdan talep etmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, bu nedenle davalı haksız ve kötü niyetli olarak ikame edilen işbu davanın tüm talepler yönünden reddinin talep edildiğini, davacının davasını ispatlayamamış olması ve kusurun kendisinden kaynaklanması, aynı zamanda yasal süre içinde davalıya bildirme yükümlülüğünü yerine getirmediğinden zaman aşımı nedeniyle davanın reddine, davanın esas yönünden reddini, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır. Dava, taraflar arasındaki araç satım sözleşmesine konu araçta ayıp olduğu iddiasına ilişkin TBK 219 ve 127/2 maddesi uyarınca satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme hakkını seçmiş olduğu anlaşılmaktadır. Küçükçekmece Arabuluculuk Bürosunun ... Numaralı dosyasında; 21/06/2023 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı. Uyuşmazlık, Davacının 23/02/2023 tarihli satım sözleşmesine konu aracın ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıp nedeni ile bedel indirim şartlarının oluşup oluşmadığı, davacının bu nedenle zararının doğup doğmadığı doğdu ise miktarının ne olduğu hususunda toplandığı anlaşılmıştır. Dosyanın bilirkişiye verildiği, bilirkişi tarafından hazırlanan 08/04/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; "Davacı tarafın satın aldığı 48.KD.505 plaka sayılı araç gizli ayıplı olduğu kanaatine varılmıştır. Davalı taraf gizli ayıplı ... plaka sayılı aracı davacıya ayıpsız diye sattığı için bu satıştan dolay %100 kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Davacı tarafın talep edebileceği tazminat miktarı 40.000 x %100 = 40.000.-TL olduğu kanaatine varılmıştır. -Her ne kadar Sayın Mahkemenin talebi üzerine kusur oranları belirtilmiş ise de, 6754 sayılı bilirkişi kanunun 6. Maddesi kapsamında bilirkişilik Daire Başkanlığı tarafından 07.09.2020 tarihli Bilirkişilerin Uyacağı Rehber İlkeleri ve Bilirkişi Raporlarında Bulunması Gereken Standartları içeren yazının 27. Maddesi kusur oranının Normatif bir değerlendirme ile mümkündür ve sadece hakim yetkisindedir." şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Dosyanın ek rapor aldırılmak bilirkişiye verildiği, bilirkişi tarafından hazırlanan 08/07/2025 tarihli bilirkişi ek raporunun sonuç kısmında özetle; "Davacı tarafın satın aldığı ... plaka sayılı araç gizli ayıplı olduğu kanaatine varılmıştır. Davalı taraf gizli ayıplı ... plaka sayılı aracı davacıya ayıpsız diye sattığı için bu satıştan dolay %100 kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Davacı tarafın talep edebileceği tazminat miktarı 40.000 x %100 = 40.000.-TL olduğu kanaatine varılmıştır. Her ne kadar Sayın Mahkemenin talebi üzerine kusur oranları belirtilmiş ise de, 6754 sayılı bilirkişi kanunun 6. Maddesi kapsamında bilirkişilik Daire Başkanlığı tarafından 07.09.2020 tarihli Bilirkişilerin Uyacağı Rehber İlkeleri ve Bilirkişi Raporlarında Bulunması Gereken Standartları içeren yazının 27. Maddesi kusur oranının Normatif bir değerlendirme ile mümkündür ve sadece hakim yetkisindedir." şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Dosyanın davacının iddiası, davalının savunması ve tüm dosya kapsamına göre yukarıda bahsi geçen uyuşmazlık konusunun çözümü bakımından satım sözleşmesin konu aracın ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıbın gizli/açık ayıp niteliğinde olup olmadığı, ayıp oranında indirim şartları ile tazminat şartlarının oluşup oluşmadığının tespiti için GÜNSÜZ olarak re'sen seçilen ... Üniversitesinde öğretim görevlisi olarak görev yapan iki Makina Mühendisi bilirkişisi vasıtasıyla inceleme yapılmasına karar verildiği, dosyanın bilirkişi heyetine verildiği, bilirkişi tarafından hazırlanan 04/03/2026 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; "Yargıtay yerleşik kararlarına göre satıcının araçtaki ayıpları satıştan önce alıcıya açıklaması gerekir. Ancak dava konusu olayda davalı satıcının davacı alıcıya araçtaki hasarın açıklanmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle araç davalı tarafından davacıya gizli ayıplı olarak satılmıştır. Yargıtay yerleşik kararlarında belirtildiği üzere ayıplı araçlardaki değer kaybının belirlenmesinde NİSPİ METOT uygulanmaktadır. Buna göre dava konusu ... plakalı, 2021 model ... marka /model aracın; Satış tarihindeki hasar kayıtsız ve hasarsız halinin piyasa değerinin: 1.280.000,00 TL olduğu, Satış tarihinde, hasar kayıtlı ve onarım görmüş halinin piyasa değerinin; 1.230.000,00 TL olduğu tespit edilmiş olup araçtaki değer kaybı 1.280.000,00 - 1.230.000,00 = 50.000,00 TL'dir. Dava konusu ... plakalı, 2021 model ... marka /model aracın, satış esnasında hasar kaydının olmasından ve onarım görmüş bir araç olmasından dolayı, değer kaybının, satış tarihi itibarıyla 50.000,00 TL olacağı görüş ve kanaatine varılmıştır. Dava konusu aracın davalı tarafından davacıya gizli ayıplı olarak satıldığı, Davacının davalıdan talep edebileceği değer kaybının satış tarihi itibariyle 50.000,00 TL olduğu " şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporları HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir. Talep, TBK 127/2 maddesinde düzenlenen satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme hakkını seçmiş olduğu anlaşılmaktadır. TMK madde 6 ve HMK madde 190 uyarınca ispat yükü davacı üzerindedir.
6098 sayılı TBK’nın 227. Maddesi uyarınca satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hallerde alıcı: “1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme. 2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme. 4. İmkan varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme” seçimlik haklarından birini kullanabilir. Alıcının genel hükümlere göre uğradığı diğer zararlar için tazminat isteme hakkı saklıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 23/1-c maddesi; "Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır." şeklinde düzenlenmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 223/2. Maddesine göre ise, alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. Öğretide ayıp satılanda, vadedilen niteliklerin bir diğer ifade ile bulunması gereken bir özelliğin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bir kusurun ya da eksikliğin bulunması ya da dürüstlük kuralı gereğince ondan beklenen lüzumlu vasıfları taşımaması hali olarak tanımlanmakta ve maddi, hukuki ya da ekonomik ayıp şeklinde sınıflandırılmaktadır. Maddi ayıp bir malda madden hata bulunmasıdır (örneğin malın yırtık, kırık, bozuk, lekeli olması gibi). Hukuki ayıp malın kullanımının hukuken sınırlandırılmış olmasıdır (malın üzerinde rehin, haciz, intifa hakkı gibi kısıtlamalar bulunması gibi). Ekonomik ayıp ise malın iktisadi vasıflarında eksiklik olmasıdır(Yargıtay HGK'nın 24.05.2017 tarih, 2017/19-1633 E.- 2017/1013 K. Sayılı kararı). Satıcının ayıba karşı tekeffül borcunun doğabilmesi için ayıbın sözleşmenin kurulduğu anda mevcut olması, ayıbın önemli olması, alıcının sözleşmenin kurulduğu anda ayıbın varlığından haberdar olmaması ve en nihayetinden alıcının kendisine düşen muayene ve ihbar yükümlülüklerini yerine getirmiş olması gerekir. Aksi halde satılan, alıcı tarafından mevcut haliyle kabul edilmiş sayılır. 6098 sayılı TBK 231. Maddesi "Satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def’i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz. Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz." düzenlemesini içermektedir. Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; bilirkişi raporuna göre; davacı tarafın satın aldığı ... plaka sayılı araç gizli ayıplı olduğu bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir. Ayıp miktarının oranına ilişkin tarafların itirazları dikkate alınarak birden fazla rapor alınmış olup 03/03/2026 tarihli rapor ile 02/01/2024 tarihli raporun aynı yönde olduğu anlaşılmakla bu raporlarda belirlenen değer dikkate alınmıştır. Her ne kadar davalı tarafça zamanaşımı itirazında bulunulmuş ise de aracın gizli ayıplı olması ve süresinde ayıp ihbarında bulunulması, TBK 231. Maddesinde öngörülen zamanaşımı süresinin geçmediği, gizli ayıptan satıcının sorumlu olduğu anlaşılmakla zamanaşımı itirazının reddine karar verilmiştir. Davacının TBK 127/2 maddesinde düzenlenen satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme hakkını seçtiği Makina Mühendislerinden oluşan heyet raporu ile de aracın gizli ayıplı olduğu ve ayıp miktarının 50.000-Tl olduğunun tespiti karşısında davasını ispatladığı anlaşılmakla açılan davanın kabulüne, taraflar arasındaki 23/02/2023 tarihli araç satım sözleşmesine konu aracın ayıplı olması nedeni ile ayıp miktarı olarak belirlenen 50.000,00-TL nin sözleşme bedelinden indirilerek, davacı tarafından fazla ödenen 50.000,00-TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1-AÇILAN DAVANIN KABULÜNE, -Taraflar arasındaki 23/02/2023 tarihli araç satım sözleşmesine konu aracın ayıplı olması nedeni ile ayıp miktarı olarak belirlenen 50.000,00-TL nin sözleşme bedelinden indirilerek, davacı tarafından fazla ödenen 50.000,00-TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 3.415,50-TL ilam harcın davacı tarafından yatırılan 853,88-TL peşin harcından mahsubu ile bakiye 2.561,62-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL başvuru harcı, 853,88-TL peşin harç ve 87,50-TL vekalet harcı, olmak üzere toplam 1.556,78-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 26.525,00-TL toplam yargılama giderlerinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına) 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili hazineye irat kaydına, 7-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/04/2026
Katip ... ¸e-imzalı
Hakim .... ¸e-imzalı