İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/171 E. 2026/310 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/171
- Karar No
- 2026/310
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/171 Esas KARAR NO : 2026/310
DAVA : Ticari Şirket (Şirkete Özel Denetçi Tayin Edilmesi) DAVA TARİHİ : 20/02/2025 KARAR TARİHİ : 13/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Şirkete Özel Denetçi Tayin Edilmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı ... ....... San. ve Tic. A.Ş.’nin davalı ... Yatırım Holding A.Ş.'nin pay sahibi olduğu, paylarının itibari değerinin yasada tanımlı 1.000.000.TL'nin üzerinde olduğu, beheri 500.TL itibari değerde 18.145,36 adet pay sahibi olan şirketin, 20.11.2024 tarihinde gerçekleşen Genel Kurul'da "Özel Denetçi" talebinde bulunmuş olduğu, bu talebin genel kurul toplantısında Ek Madde olarak oylanarak reddedildiği, davacı şirket tarafından, davalı şirketin 2023 yılı için 20.11.2024 tarihinde gerçekleştirilen Olağan Genel Kurul toplantısına katılım sağlanarak, okunan faaliyet raporuna itiraz edildiği, bağımsız denetçiye ve yönetim kuruluna cevaplanması için sorular sorulduğu, ancak soruların genel kurulda cevaplanmadığı, soruların yazılı olarak yönetim kurulunca cevaplanacağı belirtilerek oylamaya devam edildiği, davacı şirket tarafından da muhalefet şerhi düşülerek, red oyu kullanıldığı, Davalı şirket tarafından gönderilen Üsküdar .... Noterliği'nin 17.12.2024 tarihli ...... yevmiye numarasına kayıtlı bildirim ile davacı şirket sorularına cevap verildiği ancak davacı şirketin sorularına cevap verilmediği gibi davacı şirketin, ortaklıktan çıkarılmakla, zararları tazmin ettirmekle vb. bir anlamda tehdit edildiği, cevap yazısında, müvekkil şirketin sorularına cevap verildiği belirtilmekte ise de, gerçekte cevap mahiyeti ve somut veri içermeyen yazı içeriğinde sadece birkaç soruya cevap verilmiş, bir çok soru için "genel kurulda bilgi verilmiştir.", "bağımsız denetim raporunda açıklandığı görülmektedir." şeklinde somut bir veri içermeyen aydınlatma vasfı da olmayan cevaplar verildiği, davacı Şirket tarafından Yönetim Kurulu ve Bağımsız Denetim Şirketi tarafından cevaplanması için sorulan ancak cevaplanmayan soruların cevaplarının bulunması için belirtilen hususlarda tespit yapmak üzere özel denetçi atanması gerektiği, yönetim kurulunun bu zamana değin hiçbir aşamada genel kurula iştirakler/ bağlı ortaklıklar ya da fiilen geliştirdiği hakim şirket- bağlı şirket ilişkileri bağlılık raporu sunmamış ve detaylı bilgi vermemiş olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 439 ve ilgili maddeleri uyarınca belirtilen hususların açıklığa kavuşturulması/ sorulan soruların cevaplarının bulunması/tespiti için davalı ... Yatırım Holding A.Ş.'ye özel denetçi atanmasını talep ve dava etmiştir. Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı Şirketin organizasyon yapısı içinde periyodik olarak iç denetimi ve dış denetimi yapılmakta, ayrıca 26/9/2011 tarihli ve 660 no'lu Kanun Hükmünde Kararname uyarınca Kamu Gözetim Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu özel izni ile faaliyette bulunan Bağımsız Denetim kuruluşu tarafından denetlenmekte, her faaliyet yılı sonunda yapılan olağan genel kurul toplantısı öncesi bilanço, gelir tablosu vs. diğer tüm finansal tablolar ile birlikte Bağımsız Denetim Raporu da ortakların incelemesine sunulmakta, genel kurulda denetçi kuruluş yetkilisi tarafından haziruna okunmakta ve soruları cevaplanmakta olduğu, Yönetim kurulunun ...’yi gerek sevk ve idare ederken gerek temsil ve ilzam ederken her türlü iş ve işleminde kamuya, devlete yarar sağlaması, doğru bilgi akışı, şeffaflık, ortakların haklarının korunması ve Uluslararası Muhasebe Standartları ile uyumlu şekilde denetim yapılmasını sağlamakta olduğu, Davacının, dilekçesinde hiçbir somut delil ortaya koyamamış ve daha önceki genel kurul iptal davalarında sunduğu reddedilen iddialarının dışında bir hususa dayanamadığı, Davacının, Müvekkil şirkette yalnızca %0,33 oranında pay sahibi olduğu, Şirketin diğer pay sahipleri arasında bankalar, halka açık şirketler ve bağımsız denetime tabi başkaca birçok şirket bulunduğu, davalı şirkette yalnızca %0,33 oranında hissedar olan Davacı'dan başka bu talepte bulunan pay sahibi olmaması da Davacı'nın talebinin hiçbir somut delile dayanmadığının kanıtı olduğu, dava konusu olayda şartlar gerçekleşmemiş olduğundan Davacı'nın özel denetim yapılması ve özel denetçi atanmasına ilişkin talebinin mesnetsiz olduğunucbeyanla davanın reddini talep etmiştir DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Dava ; Dava, TTK'nın 438 ve devamı maddelerinde düzenlenen özel denetçi atanması istemine ilişkindir. 27.01.2026 tarihli Bilirkişi Raporunda özetle; "Davalı şirketin TTK m. 64/3, VUK m. 182 hükümlerine göre bilanço esasına tabi olduğu, ticari defter açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yaptırıldığı, Davacının TTK m. 439/1 çerçevesinde özel denetçi atanmasını talep etmeye yetkili olduğu, Huzurdaki davanın süresinde ikame edildiği, Davacının bilgi alma ve inceleme hakkını (genel kurulda) kullandığı, bir başka deyişle ön koşulu sağladığı, Özel denetim istenen konular ile bilgi talebinde bulunulan konuların aynı olduğu, Davacı’nın dava dilekçesinde, özel denetimin hangi pay sahipliği haklarının kullanımı için gerekli olduğunu ortaya koymadığı, Özel denetimin konusunu belirli olayların oluşturduğu, Davacının sorduğu soruların (biri hariç) “belirli olay” kapsamında mütalaa edilebileceği, Somut uyuşmazlıkta davacının, davalı şirket yöneticilerinin hangi davranış yükümlülüğünü ihlal ettiklerini ve bunun ne tür bir zarara sebebiyet verdiğini ikna edici bir şekilde ortaya koyamadıkları" görüş ve kanaatlerini mahkememize bildirmişlerdir. Sermaye şirketleri arasında yer alan anonim şirketlerde karar alma organları genellikle çoğunluk pay sahiplerinin menfaatleri doğrultusunda kararlar aldıkları için kanun koyucu bu durumu dengelemek üzere pay sahiplerine birtakım haklar tanımıştır. Özel denetçi isteme hakkı da tanınan bu haklar arasındadır. Ayrıca anonim şirketlerde her pay sahibinin genel kurula katılma, konuşma ve öneride bulunma, oy kullanma, sermaye artırımında rüçhan hakkını kullanma, ortaklıkta kalma ve payını devretme gibi hakları bulunmaktadır. Pay sahiplerinin bu haklarını bilinçli bir şekilde kullanması için bu hususlarla ilgili yeterli bir bilgiye sahip olması gerekmektedir. İşbu sebeple Türk Ticaret Kanunu 437. Maddesinde pay sahiplerinin bilgi alma ve inceleme hakkı düzenlenmiştir. Özel denetçi isteme hakkı da pay sahiplerine tanınan bu bilgi alma ve inceleme hakkının devamı olarak nitelendirilebilir. Özel denetim isteme hakkı, TTK'da “Pay sahibinin kişisel hakları” başlığı altında “Bilgi alma ve inceleme hakkı” (m. 437) takiben düzenlenmiştir (m. 438) BK'da ise özel denetim, “Pay sahipliğinden doğan ortaklık hakları” genel başlığı altında, “genel kurula katılma hakkı” ve “oy hakkı”ndan sonra gelen “denetim hakları” çerçevesinde “bilgi alma hakkı” ile birlikte düzenlenmiştir. Pay sahipliğinden doğan bir hak olması nedeniyle özel denetim isteme hakkı,esas sözleşme veya genel kurul kararı ile ortadan kaldırılamaz veya kısıtlanamaz. TTK m. 438/1 uyarınca her pay sahibi, payının türünden bağımsız olarak, genel kurula özel denetim talebinde bulunma hakkına sahiptir. Bu, pay sahibinin bireysel hakkıdır. Pay sahibi, bu bireysel hakkını kullanabilmek için bilgi alma ve inceleme hakkını önceden kullanmış olmalıdır. Ayrıca, özel denetim isteme hakkının her bir pay sahibine ait bireysel bir hak niteliğinde olması, genel kurulda bu istemin kabul edilmesi durumuna özgüdür. Eğer genel kurul bu talebi reddederse, o takdirde pay sahibinin bu bireysel hakkı azınlık hakkına dönüşür. Başka bir deyişle, pay sahibi özel denetim talebinde bulunmuş, ancak bu talep genel kurul tarafından reddedilmişse, bu durumda sadece azınlık mahkemeden özel denetçi atanmasını isteyebilir (TTK m. 439/1). Dilekçe sahiplerinin, kurucuların veya şirket organlarının, kanunu veya esas sözleşmeyi ihlal ederek, şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıklarını, ikna edici bir şekilde ortaya koymaları hâlinde özel denetçi atanır. (TTK m. 439/11) Mahkeme, şirketi ve istem sahiplerini dinledikten sonra kararını verir. Mahkeme istemi yerinde görürse, istem çerçevesinde inceleme konusunu belirleyerek bir veya birden fazla bağımsız uzmanı görevlendirir. Mahkemenin kararı kesindir (TTK m. 440/1-11). Özel denetçi talebi pay sahibinin bilgi edinme hakkının bir uzantısıdır. Her ikisinin de amacı pay sahibinin bilgi edinme ve kontrol haklarını daha efektif kullanmalarını sağlamak ve bu yolla pay sahiplerinin haklarının (örneğin sorumluluk davası veya genel kurul kararlarının iptali) kullanımını kolaylaştırmaktır. Özel denetçi talebi bilgi edinme ve inceleme hakkının sonuca ulaştırmadığı durumlarda ikincil ve son araçtır. Özel denetçi talebinin ikincilliği TTK md. 438'den kaynaklanmakta olup şahsa, esasa ve usule ilişkin hususları kapsamaktadır. Özel denetçi talebi müessesinin ikincil nitelikte bir hukuki yol olması noktasında kanun koyucu katı bir biçimde genel kurulda önceden bilgi edinme ve inceleme hakkının kullanılıp kullanılmadığını aramaktadır. Bir başka ifadeyle pay sahibinin özel denetçi talebinde bulunabilmesi için öncelikle genel kuruldan bilgi talep edip inceleme hakkını kullanarak zamansal ve maddi olarak daha ekonomik olan yönteme başvurması gerekmektedir. TTK'nın özel denetime ilişkin düzenlemeleri talebin zamanı hakkında açık bir düzenlemeye yer vermemektedir. Ancak anonim şirketlerde pay sahibi olmanın gereği pay sahipleri özel denetçi taleplerini prensip itibarıyla tıpkı diğer pay sahipliği haklarında olduğu gibi olağan veya olağanüstü genel kurulda ve genel kurul toplantısı süresince kullanabilirler. Bilgi edinme ve inceleme hakkında olduğu gibi bu hak her ne kadar genel kurulda kullanılabilirse de genel kurul öncesinde pay sahiplerinin özel denetim taleplerini yönetim kuruluna iletmeleri de mümkündür. Ancak her iki durumda da bilgi edinme hakkının önceden kullanılmış olması zorunludur. Öte yandan bu hak genel kurul öncesinde kullanılmış olsa da talep hakkında karar sadece genel kurulda verilebilir. Yukarıda da belirtildiği üzere pay sahibinin talebi üzerine Mahkemece özel denetçi tayin edilebilmesi kanunda aranan şartların gerçekleşmesine bağlıdır. Mahkemenin özel denetçi tayin edebilmesi için aranan maddi koşulların başında pay sahiplerinin genel kurulda daha önceden bilgi edinme ve inceleme haklarını kullanmış olmaları gelmektedir. Bu noktada genel kurulun olağan veya olağanüstü toplanmış olmasının bir önemi yoktur. Özel denetçi talebi müessesesinin ikincil bir hukuki yol karakterine sahip olmasının gereği olarak pay sahibi bu hakkını kullanmadan doğrudan Mahkemeden özel denetçi tayin edilmesini talep edemez. Genel kurulda bu konuda talepte bulunma, mahkemeye başvuru için tüketilmesi gerekli bir aşamadır. Bilgi edinme hakkının genel kurulda kullanılmış ancak bilgi verilmemiş olması halinde de bu koşul gerçekleşmiş sayılır. Özel denetçi talebinin ikincil nitelikte olmasının bir başka sonucu da özel denetim talep edilen konu veya konular ile bilgi edinme ve inceleme hakkı kapsamında genel kurulda yöneltilen sorular arasında birebir örtüşme olmasa da konu bakımından ayniyet olmasının gerekliliğidir.Son olarak Özel denetimin konusu “belirli olgular” ile sınırlı olduğundan şirketin bütün işleyişi hakkında bilgi istenemez. Özel denetim sadece şirketin iç ilişkileriyle ilgili belirli hususlarda bilgi edinilmesine hizmet eden bir araçtır. O nedenle genel nitelikte örn. Bilançonun değerlendirilmesi, faaliyet raporunun denetlenmesi, pazar durumunun araştırılması gibi hususlarda özel denetim talep edilemez. Özel denetim pay sahibini ilgilendiren gerçekleri tespit eden (fact finding mission) bir araç olup, şirketin büyük bir faaliyet alanının belki bir eksiklik bulunulabileceği düşüncesiyle denetimine yani bir anlamda balık avlamaya (fishing expedition) uygun bir araç değildir. Özel denetim talep edilirken genellemelerden kaçınılmalı özel denetime konu olgular bireyselleştirilmeli örn. bilançonun veya faaliyet raporunun tamamı değil ilgili bölümünün denetimi talep edilmelidir. Bunların dışında bir diğer koşul ise TTK m. 439/2 gerekçesinde açıkça ifade edildiği üzere mahkemece azlığın talebi üzerine özel denetçi atanabilmesi için, TK m. 438'deki koşulların somut olayda var olup olmadıklarının incelenmesidir. Gerçekten de hükmün gerekçesinde açıkça “mahkemenin, azlığın talebi üzerine özel denetçi atayabilmesi için, 438'inci maddedeki koşulların somut olayda var olup olmadıklarını incelemesinin yanında, ikinci fıkrada yer alan koşulu da araması gerekir” ifadesine yer yer verildiğinden genel kurulun özel denetim istemini reddetmesi ve akabinde azlık pay sahibinin/pay sahiplerinin TTK m. 439/1'e istinaden mahkemeden özel denetçi atanması talebinde bulunması üzerine mahkemece, TTK m. 438'deki koşulların (yani ön koşul ile maddi koşulların) somut olayda var olup olmadığının incelenmelidir. Somut olayda;Davalı şirketin 6102 sayılı TTK m.64/3, VUK m.182 hükümlerine göre Bilanço esasına tabi olduğu, ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Davacının, davalı şirkette beheri 500.TL itibari değerde 18.145,36 adet paya sahip olduğu yani azlık sıfatını haiz olduğu tespit edildiğinden, TTK m. 439/1 çerçevesinde özel denetçi atanmasını talep etmeye yetkili olduğu görülmektedir. Öte yandan davacının huzurdaki davayı 20.02.2025 tarihinde (yani özel denetim talebinin genel kurulca reddedildiği tarih olan 20.11.2024 tarihinden itibaren üç aylık hak düşürücü süre içerisinde) ikame ettikleri, bu sebeple huzurdaki davanın süresinde ikame edildiği görülmektedir. Davacılar tarafından özel denetim talep edilen hususların “belirli” olup olmadıkları ve “ticari sır” veya korunmaya değer şirket menfaati” teşkil etmedikleri her bir husus bakımından bilirkişi heyeti raporunda usulüne uygun şekilde ayrı ayrı değerlendirildiği dikkate alınarak yukarıda belirtilen ilkeler çerçevesinde davacı vekilinin talepleri değerlendirildiğinde Bilirkişi heyet raporunda tespit edilen sorular ile sınırlı olmak şartı ile sınırlı olmak şartı ile özel denetçi atanması gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur. HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile; a) Bilirkişi heyet raporunda tespit edilen sorular ile sınırlı olmak şartı ile YMM Adanan AY'ın TTK'nın 440/2.maddesi uyarınca özel denetçi olarak ATANMASINA, b)Özel denetçiye 20.000 TL ücret takdirine, ücretin ileride davalı şirketten tahsil edilmek üzere şimdilik davacı tarafından 2 haftalık kesin süre içerisinde Mahkeme veznesine DEPO EDİLMESİNE, c)Özel denetim masrafı olarak 5.000,00-TL masrafın ileride davalı şirketten tahsil edilmek üzere şimdilik davacı tarafından 2 haftalık kesin süre içerisinde Mahkeme veznesine DEPO EDİLMESİNE, d) TTK'nın 441.maddesi uyarınca; -Özel denetim, amaca yararlı bir süre içinde ve şirket işleri gereksiz yere aksatılmaksızın yapılması, -Özel denetçinin, şirketin özel denetimin sonuçlarına ilişkin görüşünü alması, -Özel denetçinin sır saklamakla yükümlü olduğu hususlarının özel denetçiye ihtar EDİLMESİNE, e) TTK'nın 441.maddesi uyarınca; - Yönetim kurulu, şirketin defterlerinin, yazışmaları dâhil yazılarının, kasa, kıymetli evrak ve mallar başta olmak üzere, varlıklarının incelenmesine izin vermesi, -Kurucular, organlar, vekiller, çalışanlar, kayyımlar ve tasfiye memurları önemli olgular konusunda özel denetçiye bilgi vermekle yükümlü oldukları hususlarının ihtar EDİLMESİNE, f)TTK'nın 442.maddesi uyarınca ,Özel denetçinin, incelemenin sonucu hakkında, şirketin sırlarını da koruyarak, mahkemeye ayrıntılı bir rapor vermesinin İSTENİLMESİNE, g)Özel denetçi tarafından sunulan raporun TTK'nın 442/2.maddesi uyarınca önce davalı şirkete TEBLİĞİNE ve raporun özel denetçi tarafından doğrudan Uyap portalından gönderilmemesi ve ön büroya verilmeyerek Mahkeme kalemine teslim edilmesi hususunda özel denetçiye ihtarat YAPILMASINA ve Mahkeme kalemi tarafından özel denetçi raporunun TTK'nın 442/2.maddesi uyarınca itiraz olması halinde Mahkemece bu konuda karar verildikten sonra UYAP sistemine TARANMASINA, Ayrıca özel denetçi raporunun fiziki olarak dosyada muhafaza edilmeyerek Mahkeme kasasında muhafaza EDİLMESİNE, 2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL harçtan peşin alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile kalan 116,6- TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafça yatırılan 615,40- TL peşin harç ve 615,40- TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.230,8- TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Davacı tarafça yapılan 37.357,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara İADESİNE, Dair yapılan inceleme sonunda TTK'nın 440/2.maddesinin son cümlesi uyarınca KESİN olarak oybirliğiyle karar verildi. 13/03/2026
Başkan ...... ¸e-imzalıdır Üye ....... ¸e-imzalıdır Üye ..... ¸e-imzalıdır Katip ....... ¸e-imzalıdır