İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/1207 E. 2026/275 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/1207
Karar No
2026/275
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/1207 KARAR NO : 2026/275

DAVA : Ticari Şirket (Şirkete Özel Denetçi Tayin Edilmesi) DAVA TARİHİ : 25/12/2025 KARAR TARİHİ : 25/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Şirkete Özel Denetçi Tayin Edilmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, ortaklık sıfatı ve pay durumu ticaret sicil kayıtlarıyla sabit olduğunu, müvekkilinin seçimli olarak genel kurulu toplamak üzere ----Noterliğince 15.08.2024 tarihinde ----- yevmiye numarasıyla tanzim olunan ihtarname ile davalı şirket müdürlerine çağrıda bulunduğunu, çağrı ile ilgili ihtarname müdürlerden ----- için 16.08.2024 tarihinde e-tebligat adresine,------ için ise 17.08.2024 tarihinde muhtara teslim edildiğini, ihtarname içeriğinde; Genel Kurul Toplantısının sağlıklı ve bilgiye dayalı şekilde yapılabilmesi amacıyla, toplantı öncesinde son 10 yıla ait şirket mali kayıt ve tablolarının, yönetim kurulu karar defterleri dahil tüm defterlerin, --- ile şirketiniz arasındaki ticari ilişkileri gösterir mali tabloları, bağımsız denetime esas banka kayıtlarının incelemeye hazır bulundurulması gerektiği açıkça bildirildiğini, toplantıdan önce ortakların incelemesine sunulmak üzere hazır edilmesi talep edildiğini ayrıca, söz konusu Genel Kurul Toplantısında görüşülmesini ve gündeme eklenmesini talep ettikleri hususların ihtarnamede ayrıntılı şekilde belirtildiğini, anılan ihtarnameye, ----- tarafından ----. Noterliği'nin ------ Yevmiye Numaralı ve 28.08.2024 Tarihli İhtarnamesi ile cevap verildiğini ve genel kurulun çağrılacağı bildirildiğini, ancak davalı tarafından müvekkiline gönderilen cevabi ihtarname göz önünde tutulduğunda aradan geçen uzun süreye rağmen davalı şirket müdürleri tarafından genel kurulu toplamak üzere herhangi bir girişimde bulunulmadığını, bu gelişmeler üzerine, -----Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- sayılı dosyası ile "Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması)" talepli dava açıldığını ve anılan dosya kapsamında "Davalı şirketin 2022-2023 yılına ilişkin Olağan Genel Kurul toplantısının yapılması için genel kurulu toplantıya çağrılmasına ve gündemin hazırlanması konusunda gerekli işlemleri yapmak üzere" kayyım atandığını, bu kapsamda, davalı şirketin 30.09.2025 tarihinde gerçekleştirilen olağan/olağanüstü genel kurul toplantısında; toplantı tarihine kadar şirket yönetimi tarafından gerçekleştirilen iş ve işlemlere ilişkin olarak taraflarınca yöneltilen tüm sorulara herhangi bir somut açıklama yapılmaksızın ve belgelendirme sunulmaksızın cevap verildiği görüldüğünü, ayrıca yapılan inceleme ve tespitler neticesinde, şirket yönetiminde yer alan ortakların, davalı şirket ile aynı faaliyet alanında faaliyet gösteren ve dava dışı olan ------- unvanlı şirketler bünyesinde de faaliyet yürüttükleri, başka bir ifadeyle aynı alanda faaliyet gösteren birden fazla şirkete sahip oldukları tespit edildiğini, bu hususların 30.09.2025 tarihli Genel Kurul Toplantı Tutanağı ile sabit olup, anılan tutanak mahkemeye sunulduğunu, davalı şirket ile anılan dava dışı şirketler arasında para alışverişi bulunduğu bizzat beyan edilmiş olmasına rağmen; söz konusu para aktarımlarına ilişkin tutarların, işlem tarih ve sebeplerinin belgelendirilmediği, bu işlemlere dair herhangi bir hesap dökümü sunulmadığı ve diğer pay sahipleri bakımından denetlenebilir hale getirilmediği açıkça görüldüğünü, buna ek olarak, davalı şirketin tüm banka hesaplarına erişim yetkisinin yalnızca, dava dışı şirketlerin hissedarı/yöneticisi olan----- bulunduğu, diğer pay sahiplerinin ise şirket hesaplarına ilişkin bilgi alma ve denetim imkanından fiilen yoksun bırakıldığı tespit edildiğini, yine, davalı şirketin mevcut ortaklık yapısında miras yoluyla hissedar olan ortakların da bulunması hususu gözetildiğinde; şirketin geçmiş yıllara ilişkin kayıt ve işlemlerinin incelenmesi yönündeki taleplerinin reddi yönünde oy kullanılması, davalı şirketin mali yapısının ve geçmiş dönem işlemlerinin şeffaflıktan uzak olduğunu açıkça ortaya koymakta olduğunu, incelenmesi talep edilen söz konusu harcamaların, şirket menfaatleriyle bağdaşmamaktadır. Özellikle dava dışı şirketler ile davalı şirket arasındaki para transferlerinin incelenmesi halinde açıkça ortaya çıkacağı üzere; harcamaların piyasa koşullarına aykırı şekilde gerçekleştirildiği, şirket yöneticileriyle ilişkili kişi ve şirketlere ödemeler yapıldığı ve söz konusu işlemlerin şirketin ticari faaliyetleriyle doğrudan bir ilgisinin bulunmadığı yönünde somut ve ciddi şüpheler mevcut olduğunu, bu kapsamda, özel denetim müessesesinin, pay sahipliği haklarının etkin ve fiilî biçimde korunabilmesi açısından zorunlu bir hukuki araç olduğunu, mevcut bilgi ve belgelerle şirketin uğradığı zararın tam ve sağlıklı şekilde tespiti mümkün olmadığını, bu nedenle, şirketin defter ve kayıtlarının alanında uzman bir özel denetçi tarafından incelenmesi gerektiğini, işbu talebin, dürüstlük kuralına uygun olup, pay sahipliği haklarının korunması ve şirket faaliyetlerinde şeffaflığın sağlanması amacını taşımakta olduğunu, taraflarınca, hakim olunabilindiği kadarıyla harcamalar nedeniyle şirketin ve dolayısıyla ortakların zarara uğratıldığı yönünde ciddi şüpheler bulunduğundan, TTK m. 438 uyarınca özel denetim yapılması talep edildiğini, ancak özel denetim taleplerinin Genel Kurul tarafından haksız ve hukuka aykırı şekilde reddedildiğini, anılan talebin, herhangi bir somut gerekçe ortaya konulmaksızın, yalnızca soyut ve açıklamadan yoksun ifadelerle, genel kurul çoğunluğu tarafından reddedildiğini, genel kurul toplantı tutanağı, bu hususu açık ve tereddüde yer bırakmayacak şekilde ortaya koymakta olduğunu tüm bu nedenlerle açmış oldukları davanın kabulü ile---- 2022-2023 dönemine ilişkin harcamalarının, dava dışı ----- şirketleri ile olan cari hesabının, tespit edilen harcamalar nedeniyle şirketin ve ortakların zarara uğratılıp uğratılmadığının tespiti amacıyla TTK md. 439 uyarınca “özel denetçi” atanmasına, Özel denetçinin görev ve yetkilerinin mahkemece belirlenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı şirkete usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilmiş, şirket vekili katıldığı ön inceleme duruşmasında özetle; şirketin 2022-2023 yılı genel kurul toplantısı kayyım gözetiminde yapıldığını, pay sahiplerine bilgi alma ve inceleme hakları kullandırıldığını, davacı tarafın iddiaları gerçeği yansıtmadığını, TTK'nın 439. Maddesindeki şartlar oluşmadığından davanın reddini talep etmiştir. Mahkememizce; ------ Ticaret Sicil Müdürlüğünden davalı şirketin tüm ticaret sicil kayıt örnekleri ile şirket ortaklarını ve paylarını gösterir belge örnekleri, en son genel kurul toplantı tutanak örnekleri ve bu kurullarla ilgili sicil kayıt örnekleri ile----- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ------ sayılı dosyası UYAP üzerinden celp edilerek incelenmiştir. Dava; davalı şirkete özel denetçi atanması istemine ilişkindir. TTK'nin "1. GENEL KURULUN KABULÜ" başlıklı 438. Maddesi; "(1) Her pay sahibi, pay sahipliği haklarının kullanılabilmesi için gerekli olduğu takdirde ve bilgi alma veya inceleme hakkı daha önce kullanılmışsa, belirli olayların özel bir denetimle açıklığa kavuşturulmasını, gündemde yer almasa bile genel kuruldan isteyebilir. (2) Genel kurul istemi onaylarsa, şirket veya her bir pay sahibi otuz gün içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden bir özel denetçi atanmasını isteyebilir." hükmünü, "2. GENEL KURULUN REDDİ" başlıklı 439. Maddesi ise; "(1) Genel kurulun özel denetim istemini reddetmesi hâlinde, sermayenin en az onda birini, halka açık anonim şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahipleri veya paylarının itibarî değeri toplamı en az birmilyon Türk Lirası olan pay sahipleri üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinden özel denetçi atamasını isteyebilir. (2) Dilekçe sahiplerinin, kurucuların veya şirket organlarının, kanunu veya esas sözleşmeyi ihlal ederek, şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıklarını, ikna edici bir şekilde ortaya koymaları hâlinde özel denetçi atanır." hükmünü haizdir. Yukarıya alıntılanan kanun maddelerinden anlaşıldığı üzere, T.T.K.'nun 438 inci maddesinin birinci bendine göre; önceden bilgi alma ve incelemc hakkının kullanılmış olması halinde ve TTK'nun 439 uncu maddesinin ikinci bendine göre; dilekçe sahiplerinin, kurucuların veya şirket organlarının, kanunu veya esas sözleşmeyi ihlal ederek, şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıklarını, ikna edici bir şekilde ortaya koymaları halinde özel denetçi atanacaktır. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; davacı şirket ortağını temsilen vekilinin, genel kurul toplantısının yapıldığı tarih olan 30/09/2025 tarihinde gündemin 4. maddesinin görüşülmesi sırasında özel denetime ilişkin talepte bulunduğu, ancak talebin oyçokluğu ile reddedildiği, özel denetçi atanabilmesi için öncelikle davacının genel kurulda bilgi alma ve inceleme haklarını kullanmaları gerektiği, pay sahibi olan davacının genel kurulda bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmasına rağmen bilgi alamaması durumunda özel denetçi atanmasının mümkün olduğu, oysa davacı ortağın bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmak istediklerine ilişkin taleplerini genel kurula usulünce sunmadan önce, doğrudan özel denetçi talebinde bulundukları, dolayısıyla işbu davanın açılması için gereken ön koşulun henüz gerçekleşmediği anlaşılmakla HMK'nın 114/2 ve 115. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.TTK'nin 440/2. maddesi uyarınca denetçi atanması talebinin kabulü veya reddine ilişkin verilen kararlar kesindir. Bu nedenle davanın usulden reddine dair kesin olarak karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.

HÜKÜM (Yukarıda açıklanan nedenlerle): 1-)Davanın REDDİNE, 2-)Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL harcın dava açılırken alınan peşin harçtan mahsusu ile bakiye 116,60 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 4-)Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-)Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı TTK'nın 440/2 maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Atıf: İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/1207, K. 2026/275, T. 25.03.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-12-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-1207-e-2026-275-k-b0749282b798