İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/213 E. 2026/264 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/213
Karar No
2026/264
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/213 Esas KARAR NO : 2026/264 DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) DAVA TARİHİ : 22/03/2022 KARAR TARİHİ : 01/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı -------- davalı --------- Şirketi'nde 1.666.700.-TL ortak olduğunu, diğer ortakların ise dava dışı --------- ve dava dışı -------- olduğunu,-------- 7.933.300.-TL, --------- 400.000.-TL sermayeleri olduğunu, davacı -------- ile dava dışı ------- arasında 17-25 Aralık süreci ve 15 Temmuz darbe girişimi sonrası fikir ayrılıklarının meydana geldiğini, bu fikir ayrılıklarının derinleşerek husumete dönüştüğünü, bu sebeple davacı ------- davalı -------- Şirketi'nin mali kayıtlarından ve işlemlerinden uzak tutulmaya başlandığını, şube açılışı yapılırken dahi bilgi verilmediğini, şirkete ait yeni şubelerin açılışının fiziken yapılarak tescil ve kararların açılıştan sonra yapıldığını, davacı -------- davalı -------- Şirketi'nde idari işlerden sorumlu olduğunu; ancak yıllardır davalı şirketin mali işleyişine ilişkin bilgi alamadığını, davacı--------- davalı şirketin işleyişinden endişe ettiğini ve şirketin işleyişinin müzakere edilmesini talep ettiğini, bunun üzerine şirketin hakim ortağı dava dışı --------- tarafından şirketin olağanüstü genel kurul toplantısında herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin şirketteki görevine son verildiğini, şirketi temsil ve ilzam yetkisinin kaldırıldığını, şirket müdürlerinin şirketin ortağı olan davacı -------- sorularına cevap vermediklerini, şirketin durumuna ilişkin kendisini tam olarak bilgilendirmediklerini, davacı ------- davalı -------- Şirketi'nin 22.12.2021 tarihli olağan genel kurulunda bu duruma itiraz ettiğini, şirketin 2020 yılı bağımsız denetim raporunun hazırlanması için --------Ş. ile çalışılmasına karar verildiğini, -------Ş. yetkilisi -------- davalı şirket ile bağlantılı olan ---------- Şirketi'nin pay defterinde, 30.03.2021 tarihinden 20.05.2021 tarihine kadar, şirketin %25 hissedarı olarak kayıtlı olduğunu, bu konuyla ilgili olarak davacı ---------- mahkemeye başvurduğunu, --------- E. sayılı dava dosyasında konuyla ilgili bilirkişi raporunun bulunduğunu, 2021 yılı denetim raporunun hazırlanması için seçilen ----------Ş.'nin yönetim kurulu başkanı -------- şirketin SMMM'si olduğu ve önceki dönem denetçi firması ---------Ş. yetkilisi --------- öz yeğeni olduğunu, -------- sayılı soruşturma dosyasında davalı şirketin hakim ortağı dava dışı --------- tarafından grup şirketlerinde gayrı resmi ikinci bir kasa hesabı tutulduğunu, muvazaalı mali işlemler yapıldığının tespit edilmiş olduğunu, bu gerekçeyle --------- D. İş sayılı dosyasında bu gayrı resmi hesapların tutulduğu bilgisayarlara el koyma kararının alındığını, davalı --------- Şirketi'nin dava dışı --------.Ş. nezdinde bulunan hisselerini, dava dışı --------- şirket müdürü ---------- imzasıyla bedelsiz olarak devir aldığını ve davalı -------- Şirketi'ni 13.000.000.-TL zarara uğrattığını, ---------- sayılı soruşturma dosyasında bu konunun yer aldığını ve bu gerekçeyle --------- E. sayılı dava dosyasıyla dava açıldığını, tüm bu nedenlerle dürüstlük kuralına aykırılık oluşturan davalı ---------- Şirketi'nin 22.12.2021 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan tüm kararların; TTK'nın 449. maddesi uyarınca yürütülmesinin geri bırakılmasını, davalı --------- Şirketi'nin 22.12.2021 tarihli olağan genel kurulunda alınan; ikinci kez erteleme talebinin reddi ile gündem konularına geçilmesi, 2021 yılı müdürler kurulu faaliyet raporu ile bilanço gelir-gider tablosu hesapları ve denetçi raporunun tasdiki, 2021 yılı çalışmalarından dolayı müdürler kurulunun ibrası kararının, karın ortaklara dağıtılmaması kararının, ---------Ş.'nin bağımsız denetçi olarak atanması ile davacı ---------- davalı ---------- Şirketi'ne özel denetçi atanması talebinin reddine ilişkin kararın iptaline ve TTK'nın 449. maddesi uyarınca davalı ---------- Şirketi'ne özel denetçi atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmektedir. Davalı vekili 09.05.2022 tarihli dilekçesinde özetle; davalı --------- Şirketi'nin ortaklarının dava dışı --------, dava dışı --------- ve davacı --------- olduğu, 2005 yılında perakende sektöründe faaliyet göstermek amacıyla kurulduğunu, davalı şirketin hisselerinin %79,3'ünün ---------, %64'ünün ---------, %16,6'sının ise davacı -------- ait olduğunu, dava dışı --------- Şirketi'nin üretim yaptığını, davalı --------- Şirketi'nin ise 88 şube ile bu üretimin satışını yaptığını, davalı--------- Şirketi'nin 2015 yılından itibaren bağımsız denetime tabi olduğunu, davalı şirketin 2019 yılı olağan genel kurul toplantısı öncesindeki tüm toplantılarında; şirketin bilançoları, kar-zarar hesapları vb. tüm alınan kararların davacı --------- lehte oyuyla, oybirliğiyle alındığını, davacı -------- 2019 yılı Ekim ayında ani bir kararla diğer ortaklara şirketten ayrılmak istediğini ilettiğini, bunun normal olduğunu; ancak yapılan görüşmelerde davacı --------- makul görülemeyecek taleplerde bulunduğunu, bu nedenle diğer ortaklar tarafından kendisine olumlu yanıt verilmediğini ve ortaklığın devam etmesi gerektiğinin kendisine bildirildiği, bundan sonra davacı --------- şirket içinde huzursuzluk çıkarmaya başladığını, dava açmak için delil oluşturmak amacıyla anlaşılmaz tavır ve davranışlar içine girdiğini, bu tavrı yüzünden zorunlu olarak 03.01.2020 tarihli olağanüstü genel kurul kararıyla şirketteki müdürlük görevine son verildiğini, müdürlük görevinden alınmış olmasına rağmen şirket ortağı olması nedeniyle şirket hakkında talep ettiği tüm bilgilerin kendisine verildiğini, davacı --------- 03.06.2020 tarihinde --------- E. sayılı dava dosyası ile davalı ---------- Şirketi'nin ortaklığından ayrılma ve ortaklık payının ödenmesi amacıyla dava açtığını, bu davanın mahkemece reddedildiği, davacının istinaf başvurusunun --------- Dairesi tarafından kabul edildiği ve yargılamanın halen ---------- E. dosyası ile devam ettiğini, bunu takiben davacı ---------- huzurdaki dava ile davalı şirketin 2021 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan kararların iptal edilmesi amacıyla dava açtığını, davacı --------- şirketin kuruluşu olan 2005 yılından 2020 yılına kadar davalı şirkette müdürlük yaptığını, davalı ---------Şirketi'nde alınan tüm kararlara katıldığını; ancak ortaklıktan ayrılma kararı aldıktan sonra kendi onayladığı kararları dahi sorgular hale geldiğini, bunun nedeninin ise ortaklıktan ayrılmak için davalı şirketin işleyişini zora sokmak ve şirket faaliyetlerine zarar vermek olduğunu, bunun dürüstlük kuralına uymadığını, huzurdaki davada şirket ortağı --------- davalı olmadığını, davacı --------- şirketin 2019 yılı ticari defter ve kayıtlarının, mali tablolarının denetimi için 2020 yılında --------- Şirketi'nin görevlendirilmesi kararının iptali için ---------- E. dosyası ile dava açtığını, davacı --------- davalı -------- Şirketi hakkında aylık olarak düzenli bilgi verildiğini, davacı tarafından davalı şirketin finansal tablolarının gerçeği yansıtmadığı iddiasına delil olacak somut veriler sunulmadığını, davacı ---------- davalı şirketin finansal tablolarının hangi kısmının gerçeği yansıtmadığına ilişkin somut deliller ortaya koymadığını, davacı -------- davalı ----------- Şirketi'ndeki ortaklığından ayrılmak ve ortaklık payının ödenmesini sağlamak amacıyla açtığı davada, şirketin karar alma sürecini tıkamak sureti ile haksız kazanç elde etmek olduğunu ifade ederek, davalı --------- Şirketi'nin 2021 yılı olağan genel kurulu kararlarının yasaya uygun olması, davacı ---------- davalı şirkette fiilen bulunmaya devam ederek davalı ---------- Şirketi ile ilgili her türlü bilgi ve belgeye ulaşabilmesi nedeniyle işbu huzurdaki davanın reddini talep etmektedir.

DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE:Dava hukuki niteliği itibari ile ; davalı şirketin 22/12/2021 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların hükümsüzlüğün tespiti ve iptaline ilişkindir. Davalı şirketin 22/12/2021 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların hükümsüzlüğünün tespiti ve iptali koşullarının oluşup oluşmadığı, bu kapsamda alınan kararın kanuna, esas sözleşmeye, iyiniyet kurallarına aykırı olup olmadığı, davacının genel kurulun ertelenmesi talebinin reddinin usule uygun olup olmadığı, davalı şirkete özel denetçi atanması koşullarının oluşup oluşmadığı şeklinde, olduğu belirlendi. Dosya konusunda uzman bilirkişiye verilerek, rapor alınmıştır. Bilirkişi raporunda ;Davalı --------- Şti.'nin davacı-------- 2020 yılı bilanço/gelir tablosunda sorguladığı kalemlere ilişkin olarak ilgili hesap yılına ilişkin mali tablolar, detay mizan ve bağımsız denetim raporunu vermek haricinde ne kapsamda bir bilgilendirme yaptığını gösteren delil bulunmadığı; 22.12.2021 tarihli genel kurul toplantısında “gerekli bilgilendirme yapılmış olması yanında” denildiği fakat bu bilgilendirmenin içeriğinin açıklanmadığı; davaya cevap dilekçesinde de bu konuda bir açıklama yapılmadığı ve sadece davacıya finansal tabloların teslim edildiği belirtil cihetle; davacı--------- dürüst hesap verme ölçüsüne uygun (“herkes tarafından kabul edilebilir biçimde akıllarda soru işareti bırakmayacak şekilde) açıklama yapılmadığının kabul edilebileceği , davacıya 22.11.2021 tarihli genel kurul toplantısında teslim edilen 2020 yılına ilişkin Bağımsız Denetim Raporu'nu düzenleyen ---------Ş. yetkilisi ---------- davalı ---------- Şti. ile bağlantılı olan --------- Şirketi'nin pay defterinde 30.03.2021 tarihinden 20.05.2021 tarihine kadar şirketin %25 oranla hissedar olarak kayıtlı olmasının da söz konusu bağımsız denetim raporunun davranışsal olarak bağımsızlığı tarafsızlığı tartışma konusu edilebilecek bir kişi tarafından düzenlendiği izlenimini doğurduğu, bu itibarla, davalı -------- Şti. 'nin 22.12.2021 tarihli genel kurul toplantısında davacının ikinci erteleme talebinin reddedilmesi ve toplantıya devam edilerek 2020 yılı hesaplarının onaylanması ve kâr dağıtmama konularında karar alınmasının TK md.420/2'ye ve MK md.2'ye aykırı düştüğü ve toplantıda alınan kararları sakatladığı; 22.12.2021 tarihli genel kurul toplantısında davalı şirketin 2021 yılı hesap ve işlemlerinin bağımsız denetimi için ---------Ş.'nin görevlendirilmesi konusunda; bu şirketin yetkilisi ---------- ile daha önceki -bağımsızlığı tartışmalı- --------Ş. Yetkili -------- arasında akrabalık ilişkisinin tespiti halinde (dava dosyasında delil yoktur), --------Ş.'nin davalı şirkete bağımsız denetçi olarak tayin edilmesinin ahlâka aykırı düşüp düşmeyeceği noktasında takdirin Muhterem Mahkemenize ait bulunduğu; davalı şirketin mali tablolarının heyetimizce incelenmesi neticesinde tespit edilen “şirketin faaliyet gösterdiği sektör ortalamaları ile karşılaştırıldığında gerek kısa gerekse uzun vadeli “yükümlülüklerinin karşılanması kapasitesinin arttırılması için gerekli tedbirlerin alınması gerekliliği”, “şirketin faaliyet gösterdiği sektör ortalamaları ile karşılaştırıldığında kârlılık oranlarının düşük olduğu şirket varlıklarının daha verimli kullanılması ve sermaye yapısının güçlendirilmesi için gerekli politikaların uygulanması ihtiyacı” hususları karşısında davalı şirkette müdürlerce TTK md.626 uyarınca tüm özen gösterilerek risklerin erken teşhisi ve yönetimi noktasında gerekli aksiyonun alınmadığının söylenebileceği ve bu durumun şirkete ve şirket ortaklarına zarar vereceği; kâr payı dağıtmayan davalı şirketin gerekli tedbirleri almayıp kısa ve/veya uzun vadeli yükümlülüklerini karşılamada sıkıntıya düşmesi durumunda ortakların paylarının değerinin düşeceği; diğer taraftan, davalı şirketin çoğunluk ortağı ve müdürler kurulu başkanı olan --------- hakkında savcılık/mahkeme- bilirkişi raporlarıyla saptanan usulsüzlükler/hukuka aykırılıklar karşısında davacının *016,6 ortak olduğu davalı --------- Şti.'nde ---------- hesabına ---------- no.lu kasa hesabından yapılan çıkışlar, bunların muvazaalı işlem olup olmadığı, ---------- hesabında ---------- ait gözüken borç bakiyesi, ------- hangi sebeple şirketten borçlanma yaptığı ve faizini ödeyip ödemediği, ikinci kasa hesabı olup olmadığının, bordrosunda kayıtlı olmayan kişilere hangi adlar altında ne gibi ödemeler yapıldığının, şirketin tüm mali işlemlerinin resmi belge ve defterlerine gerçeğe uygun olarak yansıtılıp yansıtılmadığının, mevcut riskler ve gelecek projeksiyon açısından değerlendirilmesi için özel denetçi marifetiyle denetime tabi tutulmasını istemekte meşru menfaati bulunduğu dikkate alınarak, davalı --------- Şti.'ne özel denetçi atanmasının uygun olacağı, şeklinde raporunu sunmuştur. Şirketler hukuku konusunda uzman bilirkişi ve mali müşavir bilirkişiden dava konusu uyuşmazlık konusu hakkında rapor aldırılmıştır.Mahkememizce alınan 21/03/2023 tarihli alınan bilirkişi raporunda özetle; Davalı --------- Şti.'nin azınlık (9012) ortağı olan davacı--------- 18.11.2021 tarihli genel kurul toplantısında 12 madde halinde muhtelif bilgi-belge taleplerini aktardığı; bu bağlamda özellikle davalı şirketin 2020 yılı bilanço/gelir tablosundaki “reklâm harcamaları”, “yönetim giderleri”, “tedarikçi firma hesapları” kalemlerine itiraz ettiği; -------- ve --------- hesaplarının detaylarını görmek istediği; çeşitli firma isimleri vererek bu firmalara ne gibi ödemeler yapıldığına dair sözleşmeleri ve hesap detaylarını talep ettiği; şirket bordrosunda gözükmediği halde şirket e-posta adreslerini kullanan kişilere ne sıfatla ne kadar ödeme yapıldığına dair detay bilgi istediği ve TTK md.420/1 uyarınca erteleme talebinde bulunduğu; davalı ---------- Şirketi'nin davacı -------- 2020 yılı bilanço/gelir tablosunda sorguladığı kalemlere ilişkin olarak ilgili hesap yılına ilişkin mali tablolar, detay mizan ve bağımsız denetim raporunu vermek haricinde ne kapsamda bir bilgilendirme yaptığını gösteren delil bulunmadığı; verilen detay mizana davacı tarafça “tek sayfalık ve ana hesap kodlarının detaylarını içermeyen” bir belge olduğu için itiraz edildiği; işbu dava konusu 20.12.2021 tarihli genel kurul toplantısında “gerekli bilgilendirme yapılmış olması yanında” denildiği fakat bu bilgilendirmenin içeriği açıklanmadığı; davaya cevap dilekçesinde de bu konuda bir açıklama yapılmadığı ve sadece davacıya finansal tabloların teslim edildiği belirtildiği cihetle; davacı --------- dürüst hesap verme ölçüsüne uygun (“herkes tarafından kabul edilebilir biçimde akıllarda soru işareti bırakmayacak şekilde) açıklama yapılmadığının kabul edilebileceği; davacıya 18.11.2021 tarihli genel kurul toplantısında teslim edilen 2020 yılına ilişkin Bağımsız Denetim Raporu'nu düzenleyen --------Ş. yetkilisi -------- davalı --------- Şirketi ile bağlantılı olan -------- Şirketi'nin pay defterinde 30.03.2021 tarihinden 20.05.2021 tarihine kadar şirketin 9625 oranla hissedar olarak kayıtlı olmasının da söz konusu bağımsız denetim raporunun davranışsal olarak bağımsızlığı/tarafsızlığı tartışma konusu edilebilecek bir kişi tarafından düzenlendiği izlenimini doğurduğu; bu itibarla, davalı -------- Şirketi'nin 20.12.2021 tarihli genel kurul toplantısında davacının ikinci erteleme talebinin reddedilmesi ve toplantıya devam edilerek 2020 yılı hesaplarının onaylanması, ibra, kâr dağıtmama konularında karar alınmasının TK md.420/2'ye ve MK md.2'ye aykırı düştüğü ve toplantıda alınan kararları sakatladığı; 20.12.2021 tarihli genel kurul toplantısında davalı şirketin 2021 yılı hesap ve işlemlerinin bağımsız denetimi için --------Ş.'nin görevlendirilmesi konusunda; bu şirketin yetkilisi --------- ile daha önceki -bağımsızlığı tartışmalı----------Ş. Yetkili ------- arasında akrabalık ilişkisinin tespiti halinde (dava dosyasında delil yoktur), ---------Ş.'nin davalı şirkete bağımsız denetçi olarak tayin edilmesinin ahlâka aykırı düşüp düşmeyeceği noktasında takdirin Muhterem Mahkemenize ait bulunduğu; davalı şirketin mali tablolarının heyetimizce incelenmesi neticesinde tespit edilen “şirketin mali yapısında bozulma”, “kısa vadeli yükümlülüklerini karşılama kapasitesinin sınırlılığı”, “şirketin uzun vadeli borçlarını ödeme kapasitesinin de sektör ortalamalarının altında olması” hususları karşısında davalı şirkette müdürlerce TTK md.626 uyarınca tüm özen gösterilerek risklerin erken teşhisi ve yönetimi noktasında gerekli aksiyonun alınmadığının söylenebileceği ve bu durumun şirkete ve şirket ortaklarına zarar vereceği; kâr payı dağıtmayan davalı şirketin gerekli tedbirleri almayıp kısa ve/veya uzun vadeli yükümlülüklerini karşılamada sıkıntıya düşmesi durumunda ortakların paylarının değerinin düşeceği; diğer taraftan, davacı-------- ve dava dışı --------- birlikte ortak bulundukları -dava dışı- -------- Şirketi ile dava dışı --------- Şirketi nezdinde savcılık/mahkeme bilirkişi raporlarıyla saptanan usulsüzlükler/hukuka aykırılıklar ile ---------- davalı şirketin de çoğunluk ortağı ve müdürler kurulu başkanı olması karşısında, davacının % 12 ortak olduğu davalı --------- Şti.'nden --------- ortak olduğu diğer şirketlere para transferleri olup olmadığı, davalı --------- Şti.'nin --------- ve --------- hesaplarının detaylarının, reklâm harcamalarının, genel yönetim giderlerinin ve tedarik ilişkilerinin, ikinci kasa hesabı olup olmadığının, bordrosunda kayıtlı olmayan kişilere hangi adlar altında ne gibi ödemeler yapıldığının, şirketin tüm mali işlemlerinin resmi belge ve defterlerine gerçeğe uygun olarak yansıtılıp yansıtılmadığının mevcut riskler ve gelecek projeksiyonu açısından değerlendirilmesi için özel denetçi marifetiyle denetime tabi tutulmasını istemekte meşru menfaati bulunduğu dikkate alınarak, davalı --------- Şirketi'ne özel denetçi atanmasının uygun olacağı; şeklinde kanaat bildirilmiştir. Mahkememizce alınan 07/08/2024 tarihli alınan bilirkişi ek raporunda özetle; Ticari Defterlerinin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: davalı şirketin 2020 yılına ilişkin ticari defterlerinin GIB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine uygun tutulduğu, Dava konusu 20.12.2021 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararlara ilişkin olarak: TTK md.420/2'de düzenlenen “dürüst hesap verme ölçüsü ne riayet edilmediği ve davacının TTK md.420/2 uyarınca ileri sürdüğü “finansal tabloların müzakeresinin tekrar geri bırakılması” talebinin genel kurul tarafından reddedilmesinin ve toplantıya devam edilip 2020 hesaplarının onaylanması, ibra, kâr dağıtmama konularında karar alınmasının hem TTK md.420/2'ye hem MK md.2'ye aykırı düştüğü yolundaki 21.03.2023 tarihli Kök Rapor'da serdedilen görüşte değişiklik olmadığı; buna karşılık, Mahkemenizce yukarıdaki görüşe itibar edilmediği takdirde; heyetimize ibraz edilen dava dosyası içeriğinde davalı şirketin 2020 yılı mali tablolarının gerçeği yansıtmadığına dair veri bulunmadığından, 20.21.2021 tarihli genel kurul toplantısında alınan (1), (2) numaralı kararlar bakımından iptal edilebilir bulunmadığı; (5) numaralı karara ilişkin olarak davacının butlan iddiasının son tahlilde heyetimizce dayanaklı görülmediği, mamafih nihai takdirin Mahkemenize ait bulunduğu; Özel denetçi tayini istemi bakımından: (6) numaralı genel kurul kararının iptal edilebilir bulunduğu fakat TTK md.438'deki “belirli olay” kriteri dikkate alındığında “hangi belirli olaylar için özel denetim talep edildiği” somutlaştırılması gerektiği; şeklinde görüş bildirilmiştir.Mahkememizce alınan 09/02/2025 tarihli alınan bilirkişi ek raporunda özetle; TTK md.420/2'de düzenlenen “dürüst hesap verme ölçüsü"ne riayet edilmediği ve davacının TTK md.420/2 uyarınca ileri sürdüğü “finansal tabloların müzakeresinin tekrar geri bırakılması” talebinin genel kurul tarafından reddedilmesinin ve toplantıya devam edilip 2020 hesaplarının onaylanması, ibra, kâr dağıtmama konularında karar alınmasının hem TTK md.420/2'ye hem MK md.2'ye aykırı düştüğü yolundaki 21.03.2023 tarihli Kök Rapor'da serdedilen görüşte değişiklik olmadığı; Muhterem Mahkemeniz TTK md.420/2 bakımından heyetimiz ile aynı görüşte olmadığı Takdirde; heyetimize ibraz edilen dava dosyası içinde davalı şirketin 2020 yılı mali tablolarının gerçeği yansıtmadığına dair somut veri bulunmadığından ve heyetimize verilen görev davalı şirketin 2020 yılı mali tablolarının gerçeği yansıtıp yansıtmadığına dair inceleme yapmak olmadığı için, yaptığımız incelemenin sınırları içinde 2020 yılı hesaplarının oy çokluğuyla tasdikine dair kararın iptalini gerektirecek somut bir tespitte bulunulamadığı; eğer 2 nolu genel kurul kararı iptal edilmezse, o takdirde ibraya ilişkin 3 nolu genel kurul kararının iptali için de sebep bulunmayacağı; 2 nolu genel kurul kararı iptal edilmese bile 4 nolu kâr dağıtmama kararının öz kaynağın yeterli olması, ilâve yatırım /geleceğe yönelik farklı bir proje ve somut bir gerekçe sunulmaması nedeniyle kanuna, ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı olup iptal edilebilir bulunduğu; davacının 02.09.2024 tarihli dilekçesi ekinde sunduğu deliller -------- ile ---------Ş. arasında ---------Ş.'nin bağımsızlığını şüpheye düşürecek derecede yakın bir ilişki bulunduğu kanaatini uyandırdığından, ---------Ş.'nin davalı şirkete denetçi seçilmesine dair dava konusu 6 no.lu genel kurul kararının ahlâka aykırılık gerekçesiyle butlan ile sakat kabul edilebileceği; Özel denetçi tayini istemi bakımından; davacının 2020 hesap yılına ilişkin 18.11.2021 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantı Tutanağı'na 12 madde halinde yazdırdığı hususlar TTK md.438'deki “belirli olay” kriteri ışığında tekrar incelendiğinde, 12 maddelik min 1,2,3,4,5,11nci maddelerinde yer alan hususların belirli olay kriterine uygun düşebileceği, buna karşılık TTK md.439/2'deki “zarar” koşulunun yerine gelmemiş sayılabileceği; şeklinde kanaat bildirilmiştir. TTK 445 maddesi uyarınca TTK 446 maddesinde belirtilen kişiler kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kurallarına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine karar tarihinden itibaren 3 ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinde iptal dava açabilirler. TTK 446 maddesinde iptal davası açabilecek kişiler düzenlenmiş toplantıda hazır bulunupta karara olumsuz oy veren bu muhalefetini tutanağa geçirten, toplantıda hazır bulunsun bulunmasın olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın çağrının usulüne göre yapılmadığının gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini, ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri , yönetim kurulu, kararların yerine getirilmesi kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri iptal davası açabilir. Somut uyuşmazlıkta davalı şirketin ticaret sicil müdürlüğünden gelen kayıtlara göre ; 10/07/2020 tarihli ito yazısına göre 25/12/2005 tarihinde kurulduğu, sermayesinin 10.000.000-TL olduğu, ortakların ------- , --------, --------- , yetkililerin -------- , ---------, --------- olduğu görülmüştür.---------- davaya konu genel kurul toplantısında davalı şirkette % 16.6 ortak bulunan davacı ---------- genel kurul toplantısında alınan 2020 yılı müdürler kurulu faaliyet raporu ile bilanço gelir gider hesaplarının ve denetçi raporuna yönelik şüpheli görülen konular nedeni ile 1,2,3 numaralı karara 4 numaralı kar dağıtılmamasına ilişkin karara , 5 numaralı kararı ve 6 numaralı karara temsilcisi vasıta ile muhalefet ettiği ve muhalefet şerhini tutanağa yazdırdığı , 3 ay yasal süre içerisinde iptal ve hükümsüzlüğe ilişkin davasını görevli ve yetkili mahkemede genel kurul kararının iptali talep edilmiştir. Genel kurul toplantısında 1,2,3 nolu karar yönünden TTK 420/2 maddesine istinaden düzenlenen dürüst hesap verme ölçüsüne riayet edilmediği ve davacının TTK 420/2 maddesi uyarınca ileri sürdüğü finansal tabloların müzakeresinin tekrar geri bırakılması talebinin genel kurul tarafından red edilmesinin ve toplantıya devam edilip, 2020 hesaplarının onaylanması, ibra, kar dağıtmama konularında karar alınmasının TTK 420/2 maddesine hem de TMK 2 maddesine aykırı düştüğü, bu nedenle iptal edilebilir nitelikte bulunduğu görülmüştür. 4 nolu karar yönünden kar payının dağıtılmamasına ilişkin karar yönünden yapılan değerlendirmede kar payı ortağın en önemli mali hakkıdır. Kar payı sadece net dönem karından ve bunun için ayrılmış yedek akçelerden ve serbest yedek akçelerden dağıtılabilir. 6102 sayılı TTK kanunun 519/2-c hükmüne göre kar payı ödendikten sonra ifadesinden hareket ederek öğretide --------- pay sahiplerinin yıllarca kar payından yoksun bırakılamayacağının % 5 kar dağıtım zorunlu hale geldiğini, artık her a.ş her yıl en az % 5 oranında kar dağıtmak zorunda oldu doktrinde kabul edilmiştir. Yargıtaya göre şirket ortaklar kurulu taahhuk eden kazanç üzerinde dilediği gibi tasarruf yetkisine sahip değildir, ortaklar kurulu bilançoya göre ortaya çıkan kazancı dağıtmaktan keyfi bir şekilde sarfı nazar edemez. Kar payı dağıtılmamasını uygun olup olmadığı konusunda ispat yükü davalı şirkettedir. Şirket defterleri üzerinde yapılan mali incelemede, şirketin fon kaynaklı kar elde edebildiği, öz kaynaklarının yeterli olduğu, ilave yatırım geleceği yönelik farklı bir proje somut bir gerekçe de sunmayan davalı şirketin kar dağıtımını yapılmaması yönündeki kararın yasaya ve ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğu kaanatine varılarak 4 nolu kararın iptaline ilişkin karar vermek gerekmiştir. Gündemin 5. Maddesinde 2021 yılı hesap ve işlemlerin TTK ve diğer ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde denetimi için ---------Ş 'nin seçilmesine ilişkin kararın-------- olumsuz oyuna karşılık olumlu oylarıyla karar verildiği ve iş bu karar içinde davacı ortak vekilinin muhalefet şerhini tutanağa geçirttiği görülmüştür. Davacı tarafın iddiası kapsamında ---------Ş 'nin yetkilisi --------- ile daha önceki bağımsız denetim şirketi olan ---------ş yetkilisi olan ---------- arasında akrabalık ilişkisi bulunduğuna dair dosyaya -------- ve --------- ait vukuatlı aile kayıt tablosu celp edilmiştir. Nüfus kayıt tablosuna göre -------- ile --------- annesi olan --------- kardeş oldukları ve dolayısıyla --------- ile --------- yeğeni olduğu bu durumda --------Ş 'nin yetkilisi ile ---------- Şirketinin yetkilisi arasında akrabalık ilişkisi bulunduğu, 26/12/2012 tarih -------- sayılı resmi gazetede yayınlanan bağımsız denetim yönetmeliğinin hükümlerine göre yönetmeliğin 20. Maddesinde denetim kuruluşu ve denetçilerle ilgili hükümler yer almış , dosyaya celp edilen belgeler doğrultusunda bağımsızlığın korunmasına ilişkin 22. Maddesinde belirtilen hususlara aykırı olduğu, davalı şirketin mali tablolarını denetleme noktasında tarafsızlığa ilişkin şüphenin bulunduğu bu nedenle gündemin 5. Maddesinin dürüstlük kuralına aykırı sayılabileceğinden 5. Maddenin butlan ile malul olduğunun tespitine dair kanaat oluşmuştur. Olağan genel kurul toplantısında gündemin 6. Maddesinde alınan özen denetçi tayin talebinin reddine ilişkin kararın değerlendirilmesinde; özel denetçi tayinine ilişkin talep TTK 438.maddesinde düzenlenmiştir. TTK 439/2 maddesinde ise özel denetçi tayin şartı düzenlenmiştir. TTK 430/2 maddesine göre dilekçe sahiplerinin kurucuların veya şirket ortaklarının kanunu veya esas sözleşmeyi ihlal ederek şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıklarını ikna edici bir şekilde ortaya koymaları halinde özel denetçi atanır hükmü kapsamında dosyada yaptırılan mali incelemeye göre; TTK 439/2 maddesinde aranan " şirket organlarının kanunu ve esas sözleşmesi ihlal ederek, şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıklarını ikna edici bir şekilde ortaya konulması şartı somut olayda gerçekleştiği kabul edilebilir, çünkü davalı şirketin çoğunluk ortağı ve müdürler kurulu başkanı -------- hakkında savcılık ve mahkeme raporları ile saptanan muhtelif usulsüzlükler ve hukuka aykırılıkların olduğu, bu hususların ayrıca özel denetçi tarafından araştırılmasının gerektiği ve bu hali ile şirketin zarara uğratılıp uğratılmadığının tespitinin mümkün olabileceğinin özel denetime başvurmayı haklı kılan maddi vakalar ancak özel denetim tarafından anlaşılabilecektir, ayrıca bağımsız denetçi yönünden alınan kararda iptaline karar verilmiş olması, davalı şirketin TTK 420/2 maddesindeki dürüst resim kurulana aykırı davranılmış olması nedeniyle özel denetçi tayinin reddine dair 6 numaralı kararın kanuna iyi niyet kurallarına aykırı olduğu, kanaatine varılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

G.D. : Ayrıntısı gerekçeli kararda yazılacağı üzere; Davanın kabulü ile davalı ----------Şti'nin 22/11/2021 tarihli genel kurul toplantısında alınan 1,2,3,4 nolu kararların iptaline, 5 numaralı genel kurul kararının butlan ile malül olduğunun tespitine, 6 numaralı kararın iptaline, 2-Alınması gerekli 732,00-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30- TL nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından dava açılırken harç olarak yatırılan 161,40 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından sarfedilen 4.285,00-TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Dair, Davacı Vekilinin ve Davalı Vekilinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.01/04/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2022/213, K. 2026/264, T. 01.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-213-e-2026-264-k-ba4b1e95457d