İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/169 E. 2026/516 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/169
Karar No
2026/516
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/169 Esas KARAR NO : 2026/516

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/03/2025 KARAR TARİHİ : 12/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı firma arasında ticari ilişki mevcut olduğunu, faturaya dayalı cari hesap alacağının davalı tarafından ödenmemesi ve davalı ile yapılan tüm görüşmelerin neticesiz kalması sebebi ile 19.12.2024 tarihinde ... 27. İcra Müdürlüğü'nün...E. sayılı dosyası ile cari hesap alacağı ilamsız icra takibine konu edildiğini, davalının 30.12.2024 tarihli dilekçesi ile hiçbir somut gerekçe göstermeksizin icra takibine itiraz ettiğini ve takip durdurulduğunu, işbu itirazın iptali davası açılmadan önce dava şartı gereği taraflarınca arabuluculuk başvurusunda bulunulmuş olup ... Arabuluculuk Bürosu ...Başvuru Dosya Numaralı ... Arabuluculuk Dosya Numaralı dosyasından düzenlenen 20.01.2025 tarihli anlaşmama tutanağı aslı ekte sunulduğunu, davalı ile müvekkili şirket arasındaki ticari ilişki kapsamında çeşitli faturalar düzenlendiğini ve cari hesap işletildiğini, ekte 2024 yılı itibari ile müvekkili davalı şirkete ait cari hesap ekstresi sunulmakta olduğunu, icra takibi itibari ile müvekkili şirketin davalıdan 149.400 TL alacağı mevcut olduğunu, davalı şirket tarafından hiçbir somut gerekçe gösterilmeksizin salt takibi sürüncemede bırakmak gayesi ile takibe itiraz edilerek, takip durdurulduğunu, taraflara ait ticari defter ve kayıtlar ile vergi dairesi kayıtları, BA-BS formları incelendiğinde davalının takibe itirazının haksız ve mesnetsiz olduğu açıkça tespit edilebileceğini, HMK 329. Maddesi kapsamında davalı aleyhine vekalet ücreti ve disiplin para cezasına hükmedilmesini, izah edilen ve resen gözetilecek sebeplerle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile; davalının haksız ve kötü niyetli olarak ... 27. İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline ve takibin devamını, alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsilini, davalı şirket aleyhine takip çıkışı tutarının %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, HMK’nın 329. Maddesinin uygulanmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır. DELİLLER VE GEREKÇE Davacının davasının, itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava konusu uyuşmazlığın, davacı tarafından davalı aleyhine ... 27. İcra Dairesinin ...Esas sayılı takip dosyasında cari alacağa dayalı başlatmış olduğu icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın haklı olup olmadığı, davacının davalıdan cari hesap alacağının bulunup bulunmadığı, varsa alacak miktarının ne kadar olduğu hususlarından kaynaklandığı anlaşıldı. Taraf vekillerine müvekkillerinin ticari defterlerini dosyaya ibraz etmek üzere kesin süre verilmiş, kesin sürenin sonuçları usulüne uygun ihtar edilmiş, davacı taraf ticari defterlerini dosyaya ibraz etmiş, davalı taraf ticari defterlerin dosyaya ibrazdan kaçınmıştır. Uyuşmazlığa ilişkin mali müşavir bilirkişi tarafından tanzim edilen 12.02.2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı tarafın dava konusu yıla ilişkin tutulması gereken ticari defterleri e-defter ortamında tutulduğu, envanter defterinin kağıt ortamında tutulduğu, açılış kayıtlarının 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun aradığı esas ve koşullar kapsamında usule uygun olduğu tespit edildiğini, ticari defterlerin sahibi lehine delil niteliğine haiz olup sayın mahkemenin takdirinde olduğu, davalı ile davacı arasında mal ve hizmet alım ve satımına ilişkin herhangi bir sözleşme ibraz edilmemekle; davacı davalıya Restoran hizmeti altında yiyecek ve içecek hizmeti satışında bulunduğu, bu satışlara ilişkin düzenlenen faturalar aylar itibarı ile dönemsel olarak ticari defterlere kayıt edildiği, davalı kurum ticari defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediği, incelemenin tek taraflı davacı ve alacaklı kurumun ticari defterleri üzerinden yapıldığı, davacının davalıdan 149.400.TL dava tarihi itibarıyla alacağı olduğu tespiti yapılmış olmakla, takdiri sayın mahkemeye ait olmak üzere taraflar arasındaki mal ve hizmet alışı ilişkisinden dolayı tek tarafın defter kayıtları ile alacağın tespitinin yapıldığı, dava dosyasının tetkiki ile dosya münderecatında mevcut davacı ve davalı yanlara ait BA-BS formlarının tetkiki neticesinde; davacının bağlı olduğu Vergi Dairesinden gelen BA formlarında davacı düzenlediği faturaları ticari defterlerine kaydettiği halde Bs formu marifetiyle Vergi Dairesine bildirmediği tespit edildiğini, davalı kurum tarafından davacıdan satın aldığı mal ve hizmetlerin faturalarını bağlı bulunduğu vergi dairesine Ba formu marifetiyle bildirdiği tespit edildiği, dava dosyasında davaya konu alacağın her iki tarafında ticari defter kayıtlarının birbirini tamamlaması esas olması prensibiyle muhasebe bilgi üreten bir sistem olduğundan, üretilen bilgilerin güvenilir olması temel koşul olduğu, bu konu ise bilgilerin belgelendirilmesi ile ilgili olduğunu, muhasebe bilgilerin bir taraftan ona gereksinim duyan birey, gruplara yararlı olabilmesi diğer taraftan da muhasebe kayıtlarının geçerliliğinin kanıtlanabilmesi ve mali tablo ile raporların objektif olarak hazırlanabilmesi belgelere dayandırılmasına bağlı olduğu, davacının davalıdan yiyecek, içecek ve hizmet satımı nedeniyle 149.400.00 TL alacaklı olduğu yönünde görüş bildirildiği anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde, "mahkeme ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir" hükmü bulunmaktadır. Ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delil niteliğindedir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de, ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bu durumda her iki tarafın ticari defterlerinin de incelenmesi zorunludur. Ancak karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defteri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden, verilen kesin süreye rağmen defterlerini ibraz etmediği takdirde mahkeme karşı taraf defterindeki kayıtların doğru olduğunu kabul edebilir. Bu açıklamalar ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde, mahkemece taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup davacı defterleri üzerinden yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporu ile talep edilen alacağın varlığı kanıtlanmıştır. Davalı, defterlerini sunmayarak, davacının ticari defter kayıtlarının HMK 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığını tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan, sunulmayan ticari defterlerinde davacının alacaklı olduğuna dair kayıtları mevcut olduğu halde sunulmadığını ve bunun sonucunda davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine değil oluşturduğunun kabulü gerekir.( Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Daires... Esas... Karar) Ayrıca Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 23.03.2017 tarihli, ...E.,... K. sayılı kararının da belirtildiği üzere davalının faturayı BA formuyla ilgili Vergi Dairesine bildirmesi faturaya konu malların davalıya teslim edildiğine dair bir karine oluşturacak olup daha sonra düzeltme beyannamesi verilmesi davacı yararına oluşan bu karineyi ortadan kaldırmayacaktır. Bu karinenin aksini ispat külfeti ise davalıya aittir.( Yargıtay 11. Hukuk Dairesi ...Esas ... Karar) Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının ticari defterlerini ibraz etmekten kaçındığı, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil niteliğini haiz olduğu, dava konusu icra takibine dayanak faturaların taraflarca bağlı oldukları vergi müdürlüklerine BA BS formları ile beyan edildiği, bu durumda davacının davalıdan olan alacağının sübut bulduğu davalının likit olan alacağa haksız olarak itiraz ettiği anlaşılmakla davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; Davacının davasının KABULÜNE, Davalının ... 27. İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın İPTALİNE, Takibin kaldığı yerden devamına, Alacak likit ve itiraz haksız olduğundan asıl alacağın %20'sine karşılık gelen 29.880,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 10.205,51- TL nispi karar harcının, 1.804,38-TL peşin harçtan mahsubu ile noksan kalan 8.401,13-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan toplam 7.615,00-TL yargılama gideri ile 1.804,38-TL peşin harç, 615,40-TL başvuru harcı toplamı 10.034,78-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi üzerine davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 12/06/2026 Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/169, K. 2026/516, T. 12.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-169-e-2026-516-k-55cb0bfd319d