İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/236 E. 2026/516 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/236
- Karar No
- 2026/516
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/236 Esas KARAR NO : 2026/516 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 09/02/2018 KARAR TARİHİ : 10/06/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde sürücüsü ... ... ' ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile 3 şeritli ... -... karayolundan sağ şeritte ... ... istikametine seyrederken direksiyon hakimiyetini kaybederek orta şeride girmesi sonucunda ... ... ' ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ön kısımlarına kendi aracının ön kısımlarına çarpması, daha sonrasında da ... ... ' ün sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ön kısımlarına aracının sağ kısımlarına çarpması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza tespit tutanağında... plakalı aracın sürücüsünün asli kusurlu bulunduğunu, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, söz konusu kaza sonrasında aracın direksiyon simidinin yerinden çıktığını, direksiyon çubuğunun göğsüne saplandığını, müvekkilinin vücudunda kırıklar meydana geldiğini, kaza sonrasında defalarca platin takıldığını, müvekkilinin yüksek oranda özürlü kalmasının ihtimalinin yüksek olduğunu, kaza sonrasında müvekkilinin eşi, annesi, kayınvalidesi ve araçta bulunan iki çocuğun da ağır şekilde yaralandığını, müvekkilinin uzman dalış eğitmeni ve uzman sanayi dalgıcı olarak görev yaptığını, bu nedenlerle uzun süre çalışamayacak durumda kalan müvekkili lehine BK. M. 76. Gereğince mahkememizce takdir edilecek miktarda geçici ödemeye hükmedilmesine, müvekkilinin alacağının tahisliinin imkansız hale gelmemesi için mümkünse teminatsız olarak, ... .... adına kayıtlı olan ... plakalı aracın üzerine ve davalılar ... ... adına kayıtlı taşınmazlar ve araçlar üzerine ihtiyati haciz konulmasına, geçici iş göremezlik nedeniyle ... TL sürekli iş göremezliği nedeniyle ... TL olmak üzere toplam ... TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilie ile müvekkiline ödenmesine, ... TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işyeleycek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ... ve ... ... ' un müştereken ve müteselsilen tahsili ile birlikte müvekkiline ödenmesine, HMK 329. Maddesi gereğince davalıların müvekkili tarafından tarafına ödenecek vekalet ücretini de ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıların üzerine yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... ... ve ... ... vekilinin mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle: ... tarihinde meydana gelen trafik kazasında müvekkili ... ... ’un sahibi olduğu, diğer müvekkili ... ... ’ ın sevk ve idaresinde olan ... sayılı plakalı araç seyir halindeyken ani teker patlaması şeklindeki teknik arıza nedeniyle kaza meydana geldiğini, dava konusu kazanın oluşumunda müvekkillerinin hiçbir kusuru ve ihmalinin bulunmadığını, dava yetkili mahkemede açılmadığını ve yetki itirazında bulunduklarını, müvekkillerinin taşınır ve taşınmaz malları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verildiğini ve Yerleşik Yargıtay karaları ve hukuk kurallarına aykırı bu karardan dönülmesini arz ve talep ettiklerini, olay sonrasında tutulan kaza tespit tutanağını kabul etmediklerini, olay yerinde tanıklarının mahalde dinlenmesini ve keşif yapılarak bilirkişi raporu alınmasını ve kaza ile ilgili olarak ceza soruşturmasının beklenmesini talep ettiklerini, kazaya karışanlardan ... sayılı plakalı araç sürücüsünün ifadesinde davacının ... sayılı plakalı aracı sollamaya çalıştığını, davacının çok hızlı şekilde araç kullandığını ve yavaşlamadığını, fren izinin dahil bulunmadığını, davacının aracında 5 kişilik yer olmasına karşın 6 kişilik yolculuk yaptıklarını, müvekkili ... ... ' ın kaza sonrasında ağır şekilde yaralandığını, 30 gün yoğun bakımda kaldığını, kabul anlamına gelmemekle tazminat miktarının fahiş olduğunu, bu nedenlerle yetki itirazının kabulü ile dosyanın yetkili ... Nöbetçi Asliye Hukuk (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) Mahkemesi’ne gönderilmesine, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizden verilen ... tarih ve ... /... Esas - ... /... Karar sayılı kararı Antalya BAM ... . Hukuk Dairesinin ... tarih ve ... /.... Esas - ... /... Karar sayılı ilamıyla kaldırılmakla dosya mahkememiz yukarıdaki esasına kaydedilmiştir. Mahkememizce konusunda uzman bilirkişilerden ve ATK'den raporlar aldırılmış, raporlar mahkememizce serbestçe değerlendirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, TBK 49 vd. maddelerine dayalı haksız fiil niteliğindeki trafik kazası nedeniyle kusurlu olduğu belirtilen işleten-sürücü ve ZMMS aleyhine açılan maddi tazminat ile sigorta şirketi dışındaki işleten - sürücü aleyhine açılan manevi tazminat istemine ilişkindir. Antalya BAM ... . HD.'nin ... /... Esas, ... /... Karar sayılı kaldırma kararı ile; "Bu durumda mahkemece; dosya kapsamı ve davacının tüm tedavi evrakları eklenmek suretiyle yukarıda gösterilen mevzuata uygun olacak şekilde ve özellikle davacının göğsünde meydana geldiğini iddia ettiği yaralanmada dikkate alınarak, maluliyet raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla istinaf denetimine elverişli biçimde Adli Tıp Kurumu Üst Kurulundan rapor temin edilerek oluşacak sonuca göre istenen tazminatın takdiri gerekir. Mahkemece bu yöndeki eksiklik giderilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın kaldırılması..." gerekçesi ile mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Davalı ... ... ... tarihinde vefat etmesi sonrası davacı vekili tarafından ... tarihli celsede ... yönünden davanın takip edilmediğinini beyan edilmesi üzerine, eldeki davadan ... aleyhine açılan dava tefrik edilmiş ve mahkememizin .../... esas numarası üzerinden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Kaldırma akrarı sonrasında ATK ... ... . Üst kurulundan kaldırma kararı uyarınca ... tarih ve ... karar numaralı raporu alınmış, ATK raporunda özetle; "SONUÇ: ... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler ... Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde; Mevcut belgelere ve İlgili İhtisas Kurulunda yapılan muayenesine göre; ... oğlu, ... doğumlu, ...’ın ... tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının; 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik kapsamında değerlendirilmesinde; Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, Tablo 3.8a ve Tablo 3.8b'ye göre özür oranı %5, Tablo 3.9'a göre özür oranı %10, Balthazard formülüne göre özür oranı %15, Tablo 3.2'ye göre tüm vücut özür oranı %8 olarak tespit edildiğine göre; 1. Kişinin tüm vücut engellilik oranının %8 (yüzdesekiz) olduğu, 2. İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği, 3. Başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 2 (iki) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği oy birliği ile mütalaa olunur..." şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. maddesinde, "işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur", aynı yasanın 85/1 maddesinde, "bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı" aynı yasanın 85/son maddesinde ise, "işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, "sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder" şeklinde ifade edilmiştir. Yukarda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu , öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd). 2918 Sayılı Kanunun 90. maddesinde "zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır." düzenlemesi mevcuttur. 6098 sayılı TBK 54.maddesinde de bedensel zararlar "bedensel zararlar özellikle şunlardır: 1-Tedavi giderleri, 2-Kazanç Kaybı, 3-Çalışma gücünün azalmasından yada yitirilmesinden doğan kayıplar, 4-Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar" olarak belirtilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlıklardan en önemlisi kazadaki kusur oranlarına ilişkindir. Mahkememizce aldırılan her iki kusur raporunda kazaya karışan her iki sürücünün kusursuz olduğu, davalı tarafın aracının lastiğinin patlamasının kazaya sebebiyet verdiği tespit edilmiştir. Yargıtay 17. HD E. 2019/6131 K. 2020/3789 saylı davamıza emsal kararında aynen şu ifadelere yer vermiştir: "2918 sayılı KTK'nun 85/1. maddesinde; bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenen ölmesi veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın işleteninin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı düzenlemesine; aynı yasanın 86/1. maddesinde ise; işletenin, mücbir sebebten veya zarar görenin ya da üçüncü kişinin ağır kusurundan, zararlı sonucun ileri geldiğini ispat etmesi şartıyla sorumluluktan kurtulacağı düzenlemesine yer verilmiştir. Bilindiği gibi teknik arızalar çoğu kez aracın periyodik bakımının zamanında ve gereği gibi yapılmamış olmasından ileri gelir ki; bu da araç sahibi ve işleten için bir kusur teşkil eder. Teknik arıza kural olarak umulmayan bir hal olup önceden sezilemez ve önlenemez niteliği kanıtlanmadıkça bu hal bakım kusuru oluşturmaktadır. Bu hali 2918 sayılı K.T.K.'nun 86/1 maddesinde işleteni sorumluluktan kurtaran nedenlerden biri olan mücbir sebep değil, umulmayan hal olarak kabul edip,araçta kazayı etkileyen bir bozukluk olarak nitelendirmek gerekmektedir. Çünkü genellikle bu nitelikteki teknik arızaları önlemek ve karşı koymak mümkündür. Mücbir sebep sayılmayan teknik arızalar toplumda yarattığı devamlı tehlike alanı ve doğuracağı ağır zararlar nedeniyle işletenin aracın bakımından dolayı göstermesi gereken objektif özeni aşar nitelikte olmalıdır. Bu nedenle işleten ya da (eylemlerinden sorumlu tutulduğu) araç sürücüsü gibi kimselerin aracı 3. kişilere zarar vermeyecek şekilde ihtimamla kontrol ve bakım altında tutmaları gerekir. Teknik arıza önlenememişse, işletmede bir eksiklik, hata, bozukluk ve düzensizlik var demektir. Yargıtay'ın teknik arıza konusundaki yerleşik içtihadı da bu doğrultudadır. Somut olaya bakıldığında; ... tarihli Adli Tıp Kurumu raporuna göre; davalının maliki olduğu araç sürücüsü dava dışı ... ... ’un, lastiğin patlaması nedeniyle, aracın kontrolünü kaybetmesi neticesinde kazanın meydana geldiği görülmektedir. O halde, mahkemece, dava konusu aracın periyodik bakım ve tamirlerine ilişkin tüm belgelerin gerekirse taraflardan da sorularak bulunduğu yerlerden getirtilmesinden sonra, dosyanın İTÜ ya da Karayolları Genel Müdürlüğü gibi kuruluşlardan seçilecek bilirkişi heyetine tevdii ile kaza tespit tutanağı, ... tarihli Adli Tıp Kurumu raporunun da irdelendiği, aracın işletilmesiyle ilgili olarak davalının ve dava dışı sürücünün bakımsızlıktan (teknik arızadan) kaynaklanan öngörülebilir işletme kusurunun bulunup bulunmadığı, işletme kusuru varsa bu olgunun kazaya etkisi, dolayısıyla, olaydaki kusur oranlarının belirlenmesi yönünden ayrıntılı ve gerekçeli, denetime açık şekilde rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir." Yukarıdaki emsal karar da nazara alınarak her ne kadar dava dışı sürücü ...'ın kazada etkili herhangi bir kural ihlalinin bulunmadığı tespit edilmiş ise de; aracın bakımsızlığı ve yetersizliği nedeniyle lastiğin patlamış olması ve bu durumun da kazaya sebebiyet vermesi yönelik İTÜ kusur raporuna itibar edilerek davalı tarafın kaza nedeniyle davacı tarafa karşı sorumlu olduğu kanaatine mahkememizce varılmıştır. Mahkememizce alınan yeni maluliyet raporu uyarınca kaldırma kararına esas kararın tüm taraf vekilleri tarafından istinaf edildiği ve bu suretle usulü kazanılmış hak oluşmayacağı ve karar tarihine en yakın tarihteki asgari ücret üzerinden zararın tespiti gerekeceği kabul edilmiş ve aktüer bilirkişiden rapor alınmıştır. ... tarihli aktüer bilirkişi raporunda özetle; "... SONUÇ: a) Yargıtay 4. H.D.'nin güncel içtihatları çerçevesinde, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu, progresif rant metodu, %10 artırım ve iskonto hesabı kullanıldığı; davacının iyileşme süresinin 6 ay ve maluliyet oranının %8 olduğunun kabul edilerek hesaplama yapıldığı; hesaplanan zarardan kusur indirimi yapılmadığı; b) Davacının kaza tarihinden rapor tarihine kadar elde ettiği muhtemel gelirlerinin TÜİK verileri üzerinden belirlendiği; detaylı hesaplama tablolarının ve TÜİK verilerinin işbu rapora eklendiği; c) Davacının işbu rapor tarihi itibariyle uğradığı, ➢ Geçici iş göremezlik zararının ... TL; ➢ Sürekli iş göremezlik zararının ... TL olduğunun hesaplandığı; ➢ Bakıcı gideri zararının dava konusu olmaması nedeniyle hesaplanmadığı; d) Geçici iş göremezlik zararının hangi teminata dahil edileceği hususunda hukuki takdirin yukarıda 3 no’lu başlıkta alıntılanan gerekçelerle Sayın Mahkemeye bırakıldığı; ➢ Geçici iş göremezlik zararının ZMSS sağlık giderleri teminatına dahil olduğunun kabulü halinde; bu zararın ZMSS sağlık giderleri teminatı limitini aşmadığı; sürekli iş göremezlik zararının ise ZMSS sakatlık teminatı limitini (... TL) aştığı; ➢ Geçici iş göremezlik zararının sakatlık teminatına dahil olduğunun kabulü halinde ise; hesaplanan sürekli iş göremezlik zararının bu teminat limitini tamamen doldurduğu, davalı sigorta şirketinin geçici ve sürekli iş göremezlik zararlarının toplamından sorumluluğun ZMSS sakatlık teminatı limiti olan ... TL ile sınırlı olacağı..." şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür. Somut olay yukarıdaki açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde; meydana gelen kaza sonucu yaralanan davacının uğradığı zarar nedeniyle davalı araç işletenin ve sigorta şirketinin davacıya karşı sorumlu olduğu kanaatine mahkememizce varılmakla, mahkememizin bu kabulü doğrultusunda; hüküm kurmaya ve denetime elverişli oluşa ve yasaya uygun, kusur, maluliyet ve aktüer bilirkişi raporları sonucu davacının kaza nedeniyle davacının uğradığı maddi zarar, geçici iş göremezlik zararı ... TL ve sürekli iş göremezlik zararı ... TL olarak bulunmuş ve bu miktar üzerinden artırılan maddi tazminat davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 09/01/2025 gün ve 2022/14422 esas, 2025/314 karar sayılı ilamı ile 07/10/2025 gün ve 2023/12431 esas, 2025/13675 sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere, geçici iş görmezlik zarar kaleminin sürekli sakatlık teminat limiti içinde değerlendirilmesi gerekir. Mahkememizce geçici ve sürekli iş görmezlik tazminatı toplamı üzerinden sigorta şirketinin sürekli sakatlık teminat limiti dahilinde sorumluluğuna karar verilmesi gerekmiştir. Manevi tazminat davası yönünden değerlendirme: TBK 56. Maddede Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir, düzenlemesi öngörülmüştür. Hakimin manevi zarar adı ile zarar görene verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin Duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370) Yukarıdaki kanun maddesi, emsal içtihat ve açıklamalarda belirtilen ilkeler çerçevesinde davacı lehine takdiren ... TL manevi tazminata karar vermek gerekmiştir. Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde maddi tazminat davasının kabulüne, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne kısmen reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; 1-Davacının maddi tazminat davasının kabulü ile; ... TL geçici iş göremezlik zararı ve ... TL sürekli iş göremezlik zararı toplamı ... TL maddi tazminatın davalı ... ... Kooperatifi açısından (poliçe limiti ... TL ile sınırlı kalmak kaydı ile) dava tarihinden, davalı ... açısından kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; ... TL manevi tazminatın kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ... TL harçtan peşin olarak yatırılan ... TL peşin, ... TL ıslah ve ... TL tamamlama harcı olmak üzere genel toplam ... TL'nin mahsubu ile eksik kalan ... TL harcın davalılardan müteselsilen (davalı ... Kooperatifi şirketinin sorumluluğunun ... TL ile sınırlı tutulmasına) tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davacı tarafından dava açılışta yatırılan ve sonradan tamamlanan genel toplam ... TL harcın davalılardan müteselsilen (davalı ... Kooperatifi şirketinin sorumluluğunun ... TL ile sınırlı tutulmasına) alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafca maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin yapılan davetiye, posta masrafı, bilirkişi ücreti, vb. yargılama gideri toplamı ... TL'nin; davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan ... TL'sinin davalılardan müteselsilen (davalı ... Kooperatifi şirketinin sorumluluğunun ... TL ile sınırlı tutulmasına) alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Manevi tazminat talebi yönünden, davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan ... TL vekalet ücretinin; davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine, 7-Maddi tazminat talebi yönünden, davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen (davalı ... Kooperatifi şirketinin sorumluluğunun ... TL ile sınırlı tutulmasına) alınarak davacıya verilmesine, 8-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra taraflara iadesine, Dair verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede Antalya Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/06/2026
Katip ... e-imza
Hakim ... e-imza