İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/143 E. 2026/414 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/143
- Karar No
- 2026/414
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/143 KARAR NO : 2026/414
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/02/2025 KARAR TARİHİ : 03/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 19/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ; TALEP: Davacı vekili dava dilekçesi ile davalı ...'in müvekkil şirketten teslim aldığı .... gram .... ayar altın için 125.541,64 TL altın bedeli ve 4.528,12 TL işçilik bedeli ile ... gram .... ayar altın için 115.821,56 TL altın bedeli ve 3088,57 TL işçilik bedeli olmak üzere toplam 249.032,30 TL tutarındaki faturayı imzalayarak ödeme yükümlülüğü altına girdiğini, davalının fatura bedelini ödemediğini ve TTK 21/2 maddesi uyarınca faturaya süresinde itiraz etmediğini, Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ...sayılı dosyası üzerinden başlatılan ilamsız icra takibine davalı vekili tarafından 27.12.2023 tarihinde itiraz edildiğini, davalının itirazlarının haksız ve kötü niyetli olduğunu, 30/11/2024 tarihinde Bakırköy Arabuluculuk Bürosu'na... ve ... numaraları ile başvurulduğunu, 23.01.2025 tarihinde arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığını, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, asıl alacağa avans faizi işletilmesini, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile davanın görevsiz mahkemede açıldığını ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari nitelikte olmadığını, bu nedenle görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu belirterek görevsizlik kararı verilmesini talep ettiğini, ayrıca davanın yetkisiz mahkemede açıldığını ve müvekkilinin yerleşim yerinin Karşıyaka/İzmir olması sebebiyle yetkili mahkemelerin Karşıyaka Adliyesi olduğunu ifade ederek yetkisizlik kararı verilmesini istediğini, dava konusu olayda hak düşürücü sürenin dolduğunu ve zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu vurguladığını, müvekkilinin 01.07.2014 tarihinde davacı şirkette işe girdiğini ve 2016 yılı sonuna kadar pazarlama elemanı olarak çalıştığını belirttiğini, müvekkilinin davacı şirketin altınlarını yurtdışındaki alıcılara teslim etmekle görevlendirildiğini ve bu hizmet karşılığında maaş ile prim aldığını açıkladığını, müvekkilinin 12.10.2016 tarihinde ..../... altın götürmek üzere görevlendirildiğini ancak burada silahlı bir soyguna maruz kaldığını ve altınlar ile kişisel eşyalarının yağmalandığını, müvekkilinin canını zor kurtararak yerel polise başvurduğunu fakat yağmacıların bulunamadığını beyan ettiğini, yaşanan bu vahim olay sonrasında müvekkilinin işten çıkarıldığını ancak SGK kayıtlarında 22.08.2016 tarihinde usulsüz şekilde çıkış yapıldığını fark ettiğini bildirdiğini, davacı şirketin müvekkilinin olayda kusuru olmadığını bildiğini ve aradan geçen 9 yıldan fazla sürede herhangi bir girişimde bulunmadığını ifade ettiğini, müvekkilinin söz konusu zarardan hukuken sorumlu tutulamayacağını ve kendisinin de bu vahim olayın bir mağduru olduğunu savunduğunu, haksız fiili gerçekleştiren soyguncuların verdiği zararın müvekkiline yüklenmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın öncelikle usulden, mümkün olmazsa esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, İİK 67. Maddesine dayalı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas Sayılı dosyası ile Karşıyaka Vergi Dairesi, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü, Beşiktaş Vergi Dairesi, Mecidiyeköy Vergi Dairesi, İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği, Pamukkale Vergi Dairesi, Yenibosna Vergi Dairesi, Bağcılar Sosyal Güvenlik Müdürlüğü müzekkere cevapları dosyamız arasına alınmıştır. 05/12/2025 tarihli bilirkişi raporunda; davacının 249.032,30 TL tutarındaki alacağı için başlattığı icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine huzurdaki itirazın iptali davasının açıldığı, davacı tarafın 2016, 2017, 2018, 2019, 2020, 2021, 2022 ve 2023 yıllarına ait ticari defterlerinin incelendiği, davalının olay tarihinde ticari işletmesinin bulunmadığını beyan ederek defter sunmadığı, davacı şirketin 2016, 2017, 2018, 2019 ve 2021 yıllarına ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının zamanında yapıldığı için lehine delil teşkil ettiği, 2020 yılı yevmiye defteri kapanış tasdiki ile 2022 ve 2023 yıllarına ait defteri kebir ve envanter defterlerinin sunulmaması nedeniyle bu yıllara ait defterlerin delil niteliği hakkındaki takdirin mahkemeye bırakıldığı, davacının davalıya 12.10.2016 tarihli ... seri numaralı ve 249.032,30 TL tutarında fatura düzenlediği, faturanın teslim eden kısmında ..., teslim alan kısmında ise ... isimlerinin ve imzalarının bulunduğu, fatura içeriğinde muhtelif altın ve işçilik bedelinin yer aldığı, davalı tarafından faturaya karşı sekiz günlük yasal sürede herhangi bir itiraz belgesi sunulmadığı ve davacının ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibarıyla davalının 249.032,30 TL tutarında borçlu olduğu kanaatine varıldığı tespit edilmiştir. Dosyadaki tüm bilgi ve belgelerin bir arada değerlendirilmesi sonucu; Davacı taraf davalının kendisinden teslim aldığı ... gram .... ayar altın ile .... gram .... ayar altın bedelleri ve işçilik ücretleri karşılığı toplam 249.032,30 TL bedelli faturayı imzalayarak teslim aldığını, fatura bedelinin ödenmemesi üzerine Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itirazı ile eldeki davanın açıldığını ileri sürmüştür. Davalı vekili ise davalının davacı şirkette çalıştığını, davacı şirket adına yurt dışına altın götürdüğünü, 12.10.2016 tarihinde Brüksel'de silahlı saldırı ve yağma olayına maruz kaldığını, taşımakta olduğu altınların bu olay sırasında çalındığını, olay nedeniyle davacının zararından sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Davalı vekili tarafından zamanaşımı def'inde bulunulmuş ise de dava konusu alacak bakımından uygulanması gereken zamanaşımı süresinin on yıl olduğu, eldeki davanın 14.02.2025 tarihinde açıldığı anlaşılmakla zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamında mevcut davalı tarafından imzalanmış olan fatura incelendiğinde davalının toplam 249.032,30 TL bedelli altın ve işçilik alacağını kabul ederek ödeme yükümlülüğü altına girdiği anlaşılmıştır. Davalının söz konusu faturaya karşı yasal süresi içerisinde itiraz ettiğine yahut fatura bedelini ödediğine ilişkin herhangi bir belge ve delil dosyada bulunmamaktadır. Mahkememizce yargısal denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi raporunda da davacının davalıdan 249.032,30 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davalı vekili tarafından ileri sürülen davalının davacı şirket adına yurt dışına altın götürdüğü, 12.10.2016 tarihinde ...'de silahlı saldırı ve yağma olayına maruz kaldığı, taşımakta olduğu altınların bu olay sırasında çalındığı yönündeki savunmalar ise soyut iddia niteliğinde olup dosya kapsamındaki herhangi bir delille doğrulanmamıştır. Nitekim davalı tarafça anılan 12.10.2016 tarihli olaya ilişkin yabancı ülke makamlarınca düzenlenmiş tutanak, soruşturma veya kovuşturma evrakı ve herhangi bir belge bulunmadığı anlaşılmıştır. SGK kayıtları incelenmiş olup davalı vekili tarafından ileri sürülen yağma olayının gerçekleştiği iddia olunan tarih itibariyle davalının davacı şirkette çalışmadığı, çalışmasının yaklaşık iki ay önce sona erdiği anlaşılmıştır. Davacı vekili tarafında da davalının işçi sıfatıyla değil komisyoncu olarak faaliyet gösterdiği beyan edilmiştir. Bununla birlikte 16.08.2026 tarihinden sonra davacı şirket adına yurt dışına altın götürmek üzere görevlendirildiğine ilişkin dosya kapsamında delil bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle davalı vekilinin anılan savunmaları soyut iddia niteliğindedir. Kaldı ki davalı tarafından imzalanmış fatura bulunması karşısında davalının bedeli ödemekle yükümlü olduğu anlaşılmış olup davalının ileri sürdüğü olayların mevcut borç ilişkisini ortadan kaldırdığı veya sona erdirdiği de ispatlanamamıştır. Bu itibarla davacının dava konusu alacağını ispatladığı davalının ise borcun bulunmadığına veya sona erdiğine ilişkin savunmalarını ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın kabulüne ilişkin yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; DAVANIN KABULÜNE, 1-Davalının Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin 249.032,30 TL olarak devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, 2-Asıl alacağın % 20'si üzerinden hesap edilen 49.806,46 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Alınması gerekli 17.011,40 TL harçtan peşin alınan 3.007,69 TL peşin harcın mahsubu ile 14.003,71 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 615,40- TL başvuru harcı, 3.007,69 TL peşin nispi harç, 87,50-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 3.710,59- TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yatırılan tebligat, müzekkere gideri, Bilirkişi ücreti toplamı 7.301 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun ... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 8-Taraflarca yatırılıp harcanmayan masrafın karar kesinleştiğinde iadesine, 9-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK 394/5 ve 341/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 03/06/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır
"iş Bu Evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununun 5. Madde Uyarınca Güvenli Elektronik İmza İle İmzalanmış Olup, 22. Madde Uyarınca Da Islak İmza İle İmzalanmayacaktır."