İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/141 E. 2025/198 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/141
- Karar No
- 2025/198
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/141 Esas KARAR NO : 2025/198
DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) DAVA TARİHİ : 12/02/2025 KARAR TARİHİ : 14/02/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı dava dilekçesinde özetle; ... ... Bankası ... Şubesi'nin ... seri numaralı, 31/04/2025 keşide tarihli, keşide yeri İSTANBUL olan 50.000,00-TL, ... Bankası ... Şubesi'nin .... seri numaralı, 31,05,2025 keşide tarihli, keşide yeri İSTANBUL olan 50.000,00 -TL, ... Bankası ... Şubesi'nin .... seri numaralı, 31,06,2025 keşide tarihli, keşide yeri İSTANBUL olan 65.000,00 -TL ve .... Bankası .... Şubesi'nin .... Seri numaralı, 31,07,2025 keşidetarihli, keşide yeri İSTANBUL olan 70.000,00 -TL bedelli çeklerin zayi nedeniyle iptali ile birlikte; söz konusu çekin ödenmesinin engellenmesi için, öncelikle ödeme yasağı konulması yönünde tedbir kararı verilmesini, söz konusu çeklerin, .... tarafından şirket muhasebesi ...'a teslim edilmiş olduğunu, ancak kısa bir süre sonra yapıları rutin muhasebe kontrolü sırasında çekin kaybolduğunun tespit edildiğini, durum fark edilir edilmez, çekin bulunduğu alanlarda detaylı bir arama yapılmış olduğunu ve muhasebe personeli ... tarafından geçmiş tür işlemlerin incelendiğini, çekin bulunamadığını ve bu çekin kötü niyetli kişilerce ele geçirilerek haksız bir şekilde kullanılmasından endişe duyulduğunu be nedenle çeklerin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İstem; 6102 sayılı TTK.nun 818/s maddesi delaletiyle 757 ve devamı maddeleri kapsamında düzenlenen zayi nedeniyle çek iptaline ilişkin çekişmesiz yargı işidir. Çekin iptali hususu TTK'nın 818/1-s maddesi atfıyla TTK'nın 757 ve 758. maddelerinde düzenlenmiştir. 6102 Sayılı TTK' nın 757. maddesinde; "(1) İradesi dışında poliçe elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatabın poliçeyi ödemekten menedilmesini isteyebilir. (2) Mahkeme, ödemeyi meneden kararında muhataba, vadenin gelmesi üzerine poliçe bedelini tevdi etmeye izin verir." Aynı Kanunun 758. maddesinde; "(1) Poliçeyi eline geçiren kişi bilindiği takdirde, mahkeme, dilekçe sahibine iade davası açması için uygun bir süre verir. (2) Dilekçe sahibi verilen süre içinde davayı açmazsa, mahkeme, muhatap hakkındaki ödeme yasağını kaldırır." Yine aynı Kanunun 759. maddesinde; "(1) Poliçeyi eline geçiren kişi bilinmiyorsa, poliçenin iptaline karar verilmesi istenebilir. (2) İptal isteminde bulunan kişi, poliçe elinde iken zıyaa uğradığını inandırıcı bir şekilde gösteren delilleri mahkemeye sağlamak ve senedin bir suretini ibraz etmek veya senedin esas içeriği hakkında bilgi vermekle yükümlüdür. " şeklinde düzenlenmiştir. Bu nitelikteki davanın mutlak olarak çek hamili tarafından açılması gerektiği gerek yasadaki düzenlemeler ve gerekse de Yargıtay kararları ile belirgindir. Davanın istemde bulunan sıfatı nedeniyle dinlenebilir (mesmu) olmaması halinde çekişmesiz yargı koluna dahil olan ve mutlak olarak reddi mucip bir istemin ele alınarak karar verilmesi Anayasa'nın 141/4 maddesindeki dava ve usul ekonomisi kurallarına uygun olduğu gibi 6100 sayılı HMK'nun 320.maddesinde mahkemenin mümkün olan hallerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar vereceği düzenlemesi de nazara alındığında somut olayın belirginliğine bağlı olarak hakim duruşma açmama yönündeki takdir hakkını kullanabilecektir. Yargıtay ...Hukuk Dairesinin ... E. .... K sayılı kararında; "Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, iptali istenen çeklerin keşidecisinin davacı olduğu, çek iptali davası açma hakkının hamile tanındığı, keşideci tarafından çekin kaybı nedeniyle çek iptali davası açılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanmasına," şeklinde karar verilmiştir. TTK.'nun 818/1-s maddesinin yollaması ile aynı kanunun 757/1 maddesine göre, çek iptali davası açma hakkının yetkili hamile ait olduğu, her ne kadar davacı mahkememize açmış olduğu dava ile dava dilekçesinde belirttiği 4 adet çekin iptalini talep etmiş ise de; dava dilekçesi ve dilekçe ekinde sunulan belgelerden açıkça anlaşıldığı üzere, davacının, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın .... ihbar numaralı dosyasına vermiş olduğu ifade tutanağında "... Tekstil-... isimli şahıs firmasında çalıştığı, patronu ....'in kendisine başka bir firmaya vermek üzere 4 adet çek teslim ettiği, bu çeklerin arkasına ...'in kendi cirosunu yaparak imza attığı, çekleri önce masaya sonra cebine koyduğu ancak çekleri kaybettiği" şeklinde beyanda bulunduğu, davaya konu iptalini talep ettiği çeklerin hamili olmadığı, davacının yetkili hamilin çalışanı olduğunu açıkça beyan ettiği, çek üzerinde herhangi bir şekilde hak sahibi olmayıp çekleri .... Tekstil-... adına taşıdığı esnada kaybettiği, bu nedenle HMK'nın 114/1-d maddesi uyarınca davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı, davanın hasımsız olduğu da gözetilerek usulden reddine tensiben karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının davasının HMK'nın 114/1-h maddesi ve HMK 115. maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, 2-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra DAVACIYA İADESİNE, 5-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince davacının talebi halinde gerekçeli kararın TEBLİĞİNE, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacının yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde karar verildi. 14/02/2025
Katip ... ¸e-imza
Hakim ... ¸e-imza