İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/165 E. 2025/170 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/165
- Karar No
- 2025/170
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/165 Esas KARAR NO : 2025/170 Karar
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle Rücuen) DAVA TARİHİ : 21/02/2025 KARAR TARİHİ : 25/02/2025 G. K. YAZILDIĞI TARİH : 25/02/2025 Davacı tarafından mahkememizde açılan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Dava dışı ......'a ait ...... plaka sayılı aracın, davacı ..... Sigorta A.Ş tarafından ..... no poliçeli kasko sigortası ile teminat altına alındığını, 14.10.2023 tarihinde davalı sürücü ...... 'ın sevk ve idaresindeki ..... plaka sayılı araç ile seyir halinde iken kasko sigortalı ...... plaka sayılı araca çarptığını, iş bu kaza neticesinde yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olup kasko sigortalı ...... plaka sayılı aracın hasara uğradığını, kazanın oluşumunda kaza tespit tutanağında da görüleceği üzere davalı sürücünün 2918 sayılı KTK'nın 56/1-c maddesini ihlal ettiği ve %100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kasko sigortalı araçta meydana gelen hasar, eksper tarafından incelenmiş olup araçta meydana gelen hasarın KDV dahil 198.612,97 TL olduğunun tespit edildiğini, buna istinaden kasko sigortalı aracın onarımı yapılmış olup aracın onarımını yapan ..... Otomotiv Anonim Şirketinin ...... numaralı faturasına istinaden 198.612,96 TL ödeme yapıldığını, iş bu tutarın 175.441,45 TL'si ...... Otomotiv'e, 23.171,51 TL'sinin tevkifat olarak ilgili vergi dairesine ödendiğini, ödenen meblağ ile, Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. Maddesi "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder" hükmü uyarınca müvekkili şirket, sigortalının haklarına halef olduğunu, müvekkili sigorta şirketi ödeme yaptığı 198.612,96 TL'nin tahsili için kazada %100 kusurlu ..... plaka sayılı aracın malikine, sürücüsüne ve ZMMS temin eden sigortacısına gidildiğini, ...... plaka sayılı aracın ZMMS sigortacısı tarafından sigortalısının %100 kusuruna ve poliçe limitine binaen 120.000,00 TL tahsil edildiğini, iş bu ödeme sonrası müvekkili sigorta şirketinin karşılanmayan bakiye hasar bedeli olan 78.612,96 TL ve ödeme tarihinden itibaren işlemiş faiz olan 20.000,00 TL olmak üzere toplam 98.612,96 TL'nin tahsili için davalılar aleyhine Küçükçekmece İcra Dairesi ..... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını ancak davalı borçlular tarafından borcun tamamına haksız şekilde itiraz edildiğini, belirtilen sebepler ve mahkemece resen dikkate alınacak nedenlerle, davanın kabulü ile Küçükçekmece İcra Dairesi ...... Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin devamına, haksız olarak itiraz edilen rakam üzerinden %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Küçükçekmece ..... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 21/02/2025 Tarih, ...... Esas, ..... Karar sayılı gönderme kararı üzerine dosya mahkememize tevzi edilmiş olduğu anlaşıldı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: 6100 sayılı HMK madde 138 uyarınca dava şartları ve ilk itirazlar dosya üzerinden karar verilebileceği dikkate alınarak, mahkememizce öncelikle dava şartları incelenmiştir. Dava, davacının üçüncü kişiye ödediği paranın halefiyet esasınca rücuen tahsili istemine ilişkindir. Dava konusu; Davacı sigorta şirketine Genişletilmiş Kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olan ...... Plakalı aracın karıştığı maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklı olarak oluşan hasarın davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalıya ödenmesi sonucunda bu hasar tazminatının tahsili amacıyla davalı borçlu hakkında başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali mahiyetinde olduğu görülmüştür. Başkasına ait bir borç nedeniyle alacaklıyı tatmin eden kişinin, onun haklarını kanunda belirtilen durumda ve tatmin ettiği oranda kendiliğinden elde etmesine ardıllık (halefiyet) denir. Dönme (rücu) hakkı ise, başkasına ait borcu yerine getiren kişinin malvarlığında vücut bulan kaybı gidermeyi amaçlayan tazminat niteliğinde bir istem hakkıdır. Bir borcu yerine getiren kimsenin alacaklının haklarına halef olabilmesi için halefiyetin kanunda açıkça öngörülmüş bulunması gerekir. Kanunda açıkça öngörülmediği sürece bir halefiyetin doğması mümkün değildir. Halefiyet kanunda belirtilmiş belirli durumlarda doğar. Kanunda açıkça öngörülmediği sürece bir halefiyetin doğması mümkün değildir. Halefiyette, rücu hakkını kullanan kişi alacaklının yerine geçer ve aynen alacaklının konumuna sahip olur. TBK 61. maddesinde; "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. TTK.m.1472 hükmü; "(1) Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir. (2) Sigortalı, birinci fıkraya göre sigortacıya geçen haklarını ihlal edici şekilde davranırsa, sigortacıya karşı sorumlu olur. Sigortacı zararı kısmen tazmin etmişse, sigortalı kalan kısımdan dolayı sorumlulara karşı sahip olduğu başvurma hakkını korur." şeklindedir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.3.1944 tarih ve 37 E. - 9 K. Ve 3.7.1944 tarihli kararında bu husus "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır. Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... Esas, ...... Karar, 07/12/2021 tarihli "Davalıya ait aracın sicil kaydında ticari amaçla yazması, aracın kullanım amacının ticari olması ve şehirler arası yük taşımacılığı işinde kullanılması; yukarıda şartları yazıldığı şekliyle davayı ticari dava yapmaz. Arabanın kullanım amacının ticari - yük nakli olması, mahkemenin görevini belirleyemez. Yine esnaf işletmesi olup da, ticari amaçlı yük taşımacılığı yapılması ve yine aracın sicil kaydında da ticari amaçla yazması da mümkündür. Burada asıl olan tacir olunup olunmamasıdır. Bizim yargılamamızda bu husus yoktur. Bu nedenle ticari ilişkinin karşı tarafı olan gerçek kişi davalının tacir sayılmasının mümkün olmadığı, uyuşmazlığın TTK da düzenlenen bir konudan kaynaklanmadığı gibi özel bir düzenleme ile uyuşmazlığın ticaret mahkemelerinin görev alanında bulunduğu belirtilmediği için davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması" gerekçesiyle verilen görevsizlik kararı, İstanbul BAM ...... Hukuk Dairesi'nin ..... Esas, ..... Karar, 23/03/2023 Tarihli kararı ile, "Türk Ticaret Kanunun 3. maddesinde ise, ” Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir.” düzenlenmiştir. Bir hukuki işlemin veya fiilin TTK'nın kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen bu kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bir hukuki işlemin veya fiilin olması gerekir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığı, davacının tacir olan ticari şirket olduğu ancak davalının tacir olduğuna dair dosyada delil bulunmadığı, yapılan araştırmaya göre vergi kaydı ve diğer kayıtlara göre esnaf faaliyeti kapsamında kaldığı, bu haliyle uyuşmazlığın haksız fiile dayalı tazminat davası olduğu anlaşıldığından, davanın genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekçesi ile kabul edildiği görülmüştür. Somut olayda; Davacı tarafın davalıya rücu hakkının doğduğu ve zarar görenin haklarına halef olduğu, halefiyet ilkesi gereği halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise o hakka sahip olacağı, netice itibariyle dava dışı sigortalının ne hakkı varsa bunların davacı şirkete geçmesiyle davacı şirketin de hukuken dava dışı sigortalı yerine geçtiği; uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklı oluşan hasardan kaynaklı dava dışı sigortalıya ödenen bedelin davalıdan rücuen tazmin talebine ilişkin olduğu ve halefiyete bağlı açılan davalarda görev hususunun davacının haklarına halef olduğu kişi ile davalı arasındaki ilişki baz alınarak değerlendirileceği; bununla birlikte davanın mutlak ticari dava olmadığı gibi davacının haklarına halef olduğu dava dışı sigortalı .....'ın gerçek kişi olduğu ve kazaya karışan sigortalı aracın da hususi olduğu; ayrıca, davalıya ait aracın sicil kaydında ticari amaçla yazması, aracın kullanım amacının ticari olması davayı ticari dava yapmaz. Arabanın kullanım amacının ticari olması, mahkemenin görevini belirleyemez. Yine esnaf işletmesi olup da, ticari amaçlı nakil yapılması ve yine aracın sicil kaydında da ticari amaçla yazması da mümkündür. Burada asıl olan her iki tarafın tacir olunup olunmamasıdır. Bizim yargılamamızda bu husus yoktur. (İstanbul BAM 37. Hukuk Dairesi'nin 2022/2198 Esas, 2023/847 Karar, 23/03/2023 Tarihli ilamı) HMK' nın 114/1-c maddesi uyarınca görev dava şartıdır ve aynı kanunun 115.maddesine göre mahkemeler dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Bu durumda davaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeniyle mahkememizin görevsizliğine ve mahkememiz yargı çevresinde (Bakırköy Ticaret Mahkemelerinin yargı sınırlarının Küçükçekmece Adliyesi yargı sınırlarını da kapsaması sebebiyle) bulunan kazanın gerçekleştiği yerin bağlı olduğu Küçükçekmece Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın, dava şartı olan 6100 Sayılı HMK'nın 114/1-c maddesinde düzenlenen görev yönünden usulden reddi ile MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE, 2-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde, dosyanın ve eklerinin yetkili ve görevli mahkeme olan KÜÇÜKÇEKMECE NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde, dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine, 4-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 2. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde, dava dosyasının re'sen ele alınarak, açılmamış sayılmasına karar verilmesine, bu hususun taraflara ihtaratına, (Gerekçeli hükmün tebliği ile ihtaratına) 5- 6100 Sayılı HMK nın 331/2.nci maddesi 1. cümlesi uyarınca, bu dava dosyasına ilişkin harç ve yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkemede değerlendirilmesine, 6-Dava dosyasının kesinleşmesi üzerine, iki (2) haftalık yasal süre içerisinde, taraflardan herhangi birinin, ilgili mahkemeye dava dosyasının gönderilmesini talep etmemesi halinde, ilgili dava dosyasının mahkeme Yazı İşleri Müdürü tarafından mahkeme hakiminin önüne getirilmesine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi. 25/02/2025
Başkan ..... ¸e-imzalı Üye ..... ¸e-imzalı Üye ..... ¸e-imzalı Katip ..... ¸e-imzalı