İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/134 E. 2026/192 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/134
Karar No
2026/192
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/134 Esas KARAR NO : 2026/192

DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/02/2025 KARAR TARİHİ : 26/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP:Davacı vekili tarafından sunulan 26/02/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinirn 2022 yılında ...'da kendi arsası üzerine inşaat yapmaya karar verdiğini, davalı ... ve ona ait ... ile bir eser sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin projedeki tüm binaların anahtar teslim şekilde tamamlanmasını ve 2023 yılı Ekim ayının son gününde teslim edilmesini öngördüğünü, işin resmi bedelinin 750.000 Euro olarak belirlendiğini, tarafların gerçek iradesi ve aralarındaki anlaşmaya göre proje bedeli aslında 965.000 Euro olduğunu, davalının bu bedelin bir kısmını elden almak istediğini, bu nedenle sözleşmede yazan 750.000,00 Euronun yanısıra kalan 215.000,00 Euro’nun nakit olarak şahsın kendisine verilmesini talep ettiğini, 750.000,00 Euroluk kısım için şirket tarafından ... ülkesinde faturalar kesildiğini ve ödendiğini, 215.000 Euro’nun ise şirket hesaplarına karıştırılmadan haricen ...’ın şahsına ödenmesi talep edildiğini, ek mutabakatta açıkça belirtildiğini, bu ödemenin de yapıldığını, davalının işi belirlenen sürede tamamlayamadığını, müvekkilinin zarara uğradığını, icra takibi başlatıldığını, takibe itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, bu nedenlerden dolayı;Öncelikle ... 46. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ...D.İş ve ...K. sayılı ihtiyati haciz kararını tamamlayan dosyanın ve ihtiyati haczin tatbik edildiği, itirazın iptaline konu ... 19. İcra Dairesi'nin ...E. sayılı dosyasının celbini, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulü ile davalının borca itirazının iptalini ve takibin 207.500,00 Euro üzerinden devamına, haksız olarak ve kötüniyetle likit, muayyen borca itiraz eden davalı - borçlu aleyhine alacağın % 20’den aşağı olmamak kaydı ile icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan 24/04/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile müvekkilinin davacının arsasına proje yapmak için anlaştıklarını ve müvekkilinin projeyi yaparak teslim ettiğini, davacı tarafça proje teslim alındığını, kiraya verildiğini, işin gecikmesi durumunda, davacının sorun olmayacağını belirttiğini, projede tarafların, kanalizasyon, kanal bağlantısının yapılması için, davacı kanalizasyon bağlantılarını yaptıracağı konusunda karşılıklı anlaştıklarını, daha sonra proje yapılırken arsa zemininde su çıktığını ve davacı tarafça kanalizasyon yani kanal bağlantısı kasti olarak geciktirildiğini, davacının müvekkiline eksik ödeme yaptığını ve borcu bulunduğunu, bu nedenlerden dolayı; iddia edilen taraflar arasındaki sözleşmenin ...'da yapıldığını, taşınmazın bulunduğu yer yetkili olduğunu, Alman Mahkemelerinin yetkili olduğunu, yetki yönünden itirazı kabul etmez ise dava dilekçesi ile sunulan imzasız sözleşmeyi kesinlikle kabul etmediklerini ve hiç bir hukuki geçerliliği bulunmadığını, yetki yönünden ve usul ve esas yönünden de davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. DELİLLER: ... 19. İcra Dairesi ... Esas sayılı icra dosyası, 30.12.2022 tarihli inşaat sözleşmesi, 30.12.2022 tarihli ek mutabakat, Banka ödeme dekontları, Davacı vekili tarafından davalıyi gönderilen ihtarname, 23.10.2024 tarihli hisse devir sözleşmesi, ... 46. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin...Değişik iş sayılı dosyası, ... Bölge Mahkemesi'nin 06/10/2025 tarih, ... sayılı 12/01/2026 kesinleşme tarihli ilamı, ... Ticaret Odası kayıtları, Vergi Dairesi kayıtları, Bilirkişi raporu, Arabuluculuk Anlaşmama Tutanağı ve tüm dosya kapsamı. ... 46. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...D.iş... Karar sayılı dosyanın incelenmesinde; ihtiyati haciz talep eden ... tarafından karşı taraf ... hakkında taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklı 207.500,00-Euro alacağa ilişkin ihtiyati haciz talebi hakkında İhtiyati haciz talebinin, ihtiyati haciz isteyen tarafından, karşı taraf borçlunun veya üçüncü kişilerin muhtemel zararları karşılığı olarak 378.687,50-TL nakdi teminat yatırıldığı veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu aslı ibraz edildiği takdirde İİK'nun 257. ve devamı maddeleri uyarınca karşı tarafın taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine 7.573.750,00-TL borcu karşılayacak şekilde ihtiyati haciz konulmasına karar verildiği, karşı tarafça ihtiyati hacze karşı yapılan itirazın reddine karar verildiği, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu hakkında İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi'nin 12/06/2025 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı ilamıyla ihtiyati hacze itirazın kabulü ile Mahkemece verilen ihtiyati haczin kaldırılmasına kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır. ... 19. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... tarafından borçlu ... hakkında yapılan 207.500,00-Euro ödemenin iadesinden kaynaklı icra takibi başlatıldığı, borçlu davalı tarafça takibe yapılan süresinde itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve davacı tarafça itirazın iptali davasının süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişiler ..., ... ve ... tarafından hazırlanan 05/01/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Taraflar arasında ...tarihinde ‘...’ ve 30.12.2022 tarihinde ‘Ek Mutabakat’ sözleşme akdedildiği görülmüştür. Davacı ... Dava dışı ... şirketine 09.01.2023-25.01.2024 tarihleri arasında toplam 734.170,53 Euro tutarında ödeme yaptığı görüldüğünü, Davacının, Davalı ...’a 21.02.2023-27.10.2023 tarihleri arasında toplam 9 adet 207.500,00 Euro tutarında ödeme yaptığı, taraflar arasında imzalanan Uygulama Süresi başlıklı, Sözleşme - m.4’ te, kararlaştırılan en son teslim tarihinin, 31.10.2023 tarihi olduğu, bu durumda temerrüt başlangıç tarihinin ise 01.11.2023 tarihi olduğu; öte yandan dosyasına sunulu belgelerden, taraflar arasında düzenlenmiş bir teslim tutanağı bulunmamakla birlikte, Davacı - Vekili tarafından gönderilen 02.10.2024 tarihli ihtarnamede, dava konusu taşınmazların, en geç 11.10.2024 tarihinde tesliminin ihtar edilmesine karşılık Davalı-Yüklenici-vekili tarafından gönderilen 20.01.2025 tarihli ihtarnamede ise dava konusu taşınmazların 11.10.2024 tarihinde teslim edildiği beyanında bulunduğu; bu durumda teslim tarihinin, hangi tarih olabileceği hususunun takdirinin ise Sn. Mahkemeye ait bulunduğu, Dosyasına sunulu belgelerden, meydana gelen gecikmeler nedeniyle, Davacı - İş Sahibine yöneltilebilecek herhangi bir kusur tespit edilememiş olup, meydana gelen gecikmelerin ise tamamen Davalı - Yüklenici’den kaynaklandığı, öte yandan, teslim tarihi belirlenemediğinden, gecikme süresi de tespit edilememiştir. Bu durumda geç teslim kaynaklı tazminat tutarı da hesaplanamamakla birlikte, Sözleşme Cezası başlıklı, m.9’ da ise gecikilen her bir gün için ceza bedelinin; ara teslim tarihine göre, ilgili alt hizmetin sözleşme bedelinin, % 0,1’ i ve başlangıç - bitiş tarihlerine göre toplam net sözleşme bedelinin, % 0,1’ i olarak kararlaştırıldığı ( toplam ceza bedeli, net sözleşme bedelinin % 5’ ile sınırlandırılmıştır ), dosyaya sunulu belgeler arasında, taraflar arasında düzenlenmiş bir teslim tutanağı bulunmadığı için, imalat sürecinde tespit edilen bir kısım eksik ve ayıpların, teslim anında bulunup bulunmadığı tespit edilememiş ( bulunması halinde tutanağa bağlanması veya teslim alınmaması gerektiği değerlendirilmiştir ), dolayısıyla teslim anında bulunmadıkları varsayılan eksik ve / veya ayıplı imalatlara ilişkin herhangi bir hesaplama da yapılamadığı, Gerek Alman Mahkemesi dosya içeriği tam anlaşılamadığından gerekse de bunun haricinde davalının davacıyı zarara uğratma amacıyla iyiniyetli olmayan davranışlarda bulunup bulunmadığı tespit edilemediğinden tüzel kişilik kavramının arkasına saklanılarak dürüstlük kuralına aykırı davranıldığının söylenilemediği; Mahkemece tüzel kişilik kavramının arkasına saklanılarak dürüstlük kuralına aykırı davranıldığı, kendisine tanınan hakkın kötüye kullanılarak üçüncü kişilerin zarara uğratıldığı tespit edilir ise davalı gerçek kişinin tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisinden kaynaklı sorumlu olabileceği görüşü bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava davacı tarafından davalı aleyhine açılan taraflar arasındaki inşaat (eser) sözleşmesi ek mutabakatı kapsamında yapılan ödemelerin iadesine yönelik başlatılan icra takibine yapılan itirazın istemine ilişkindir. Davacı taraf davalının yetkilisi olduğu şirket ile aralarındaki eser sözleşmesi akabinde yapılan mutakabatla sözleşme bedelinin bir kısmı olan 207.500.00-Euro davalının şahsi hesabına ödendiğini, ancak sözleşme gereği inşaat süresinde ve eksiksiz bitirilmediğinden müvekkil tarafından çekilen ihtarnamelerin karşılıksız kaldığını, geç teslim, temerrüt, eksik ve ayıplı iş bedelinden doğan tazminat ve müvekkilin mahrum kaldığı kar alacağına ilişkin başlattıkları icra takibine yönelik borçlu davalı yönünden davalının tüzel kişilik perdesinin kaldırılması sonrası sorumluluğu bulunduğundan icra takibine yapılan haksız itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, istinaf dairesi tarafından ihtiyati haciz kararının kaldırıldığını ancak biz Darmstadt Bölge Mahkemesi kararını sunduklarını buna istinaden ihtiyati haciz talebimizi kabulünü talep etmiştir. Davalı taraf taraflar arasındaki sözleşme konusu işin davacının kanalizasyon bağlantısını yaptırmaması nedeniyle geç teslim edildiği, bunda müvekkilinin kusuru olmadığı, dava konusu sözleşmeye konu iş bitirilip davacı taraf teslim edildiğini, davacı tarafça taşınmazın kiraya verildiğini, davacının hem projeyi teslim alıp hem ödediği parayı geri istediğini, bu nedenle haksız davanın ve ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı tarafın ihtiyati haciz talebi hakkında daha önce İstanbul 46. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...D.iş...Karar sayılı dosyasında, ihtiyati haciz talep eden ... tarafından karşı taraf ... hakkında taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklı 207.500,00-Euro alacağa ilişkin ihtiyati haciz talebi hakkında İhtiyati haciz talebinin, ihtiyati haciz isteyen tarafından, karşı taraf borçlunun veya üçüncü kişilerin muhtemel zararları karşılığı olarak 378.687,50-TL nakdi teminat yatırıldığı veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu aslı ibraz edildiği takdirde İİK'nun 257. ve devamı maddeleri uyarınca karşı tarafın taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine 7.573.750,00-TL borcu karşılayacak şekilde ihtiyati haciz konulmasına karar verildiği, karşı tarafça ihtiyati hacze karşı yapılan itirazın reddine karar verildiği, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu hakkında İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi'nin 12/06/2025 tarih,... Esas,... Karar sayılı ilamıyla ihtiyati hacze itirazın kabulü ile Mahkemece verilen ihtiyati haczin kaldırılmasına kesin olarak karar verildiği anlaşılmış, davacı tarafın Mahkememizde tekrar talep ettiği ihtiyati haciz talebi hakkında Mahkememizin 10/10/2025 tarihli ara kararı ile davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, davacı tarafa bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu sonucunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi'nin 18/02/2026 tarih... Esas, ...Karar sayılı ilamıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 24/02/2025 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır. Dava konusu ihtilaf taraflar arasında eser sözleşmesi kapsamında tarafların sözleşmeden kaynaklı edim ve yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, bunda kaynaklı davacının zararı olup olmadığı, davalının tüzel kişilik perdesinin aralanması suretiyle veya sebepsiz zenginleşme nedeni ile davacının talep ettiği alacak kaleminden sorumlu olup olmadığı, varsa sorumlu olduğu miktarın tespiti hususlarından kaynaklıdır. Mahkememizin 27/06/2025 tarihli ön inceleme tutanağının 3 numaralı ara kararı ile; Davalı tarafın yetkiye yönelik itirazının dava konusunun taraflar arasındaki ek mutabakat kapsamında yapılan ödemeden kaynaklı tüzel kişilik perdesinin aralanması nedeniyle şirket ortağının şahsen sorumluluğuna dayalı olması ve ödemelerin davalının Türkiye'deki hesabına yapılmış olması ve davalının Türkiye'de de ikametgahının olması nedeniyle eldeki davaya bakmaya Mahkememiz yetkili olduğundan davalı tarafın Alman Mahkemeleri'nin yetkili olduğuna yönelik itirazlarının reddine karar verilmiştir. Mahkememizin 26/03/2026 tarihli celsesinde dava şartları yönünden yeniden yapılan inceleme kapsamında dava konusu taraflar arasındaki 30.12.2022 tarihli inşaat sözleşmesi ve 30.12.2022 tarihli ek mutabakat kapsamında Mahkememizin 27/06/2025 tarihli celsesinin 3 nolu ara kararından vazgeçilmesine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur. HMK'nın 115/1 maddesi gereğince Mahkemeler dava şartının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. HMK'nın 114/1-1 maddesi gereğince "Türk Mahkemelerinin yargı hakkının bulunması" dava şartları arasında sayılmıştır. Somut olayda davacı taraf ile davalının 23/10/2024 tarihinde hisselerini devretmeden önce hissedarı ve yetkilisi olduğu ...şirketi arasında 30.12.2022 tarihli inşaat sözleşmesi yapıldığı ve bu sözleşme gereği sözleşme bedelinin KDV dahil 750.000-€(Euro) olarak belirlendiği, akabinde davacı taraf ile aynı şirket arasında muvazaalı olarak vergi yükünden kaçmak amacıyla davacı ile dava dışı ... şirketi arasında 30.12.2022 tarihli ek mutabakatın yapıldığı, ek mutabakatın davacı ile dava dışı .... şirketi eski yetkilisi davalı ... arasında imzalandığı ve mutabakatın asıl inşaat sözleşmesinin eki mahiyetinde olduğu ve asıl sözleşmeye atıfta bulunarak yapıldığı ve bu mutabakat gereği asıl sözleşme bedeline ilaveten dava konusu yapım işi için davacı tarafından dava dışı ... şirketi eski yetkilisi olan davalı ...'a elden ödeme şeklinde 215.000-€(Euro) ödeme yapılmasının kararlaştırıldığı ve söz konusu ek ödemenin davalı ...'ın Türkiye'deki banka hesaplarına belirlenen ödeme takvimi kapsamında gönderildiği sabit olup, davacı tarafça söz konusu bu ek mutabakat kapsamında yapılan ödemelerin sözleşme gereği inşaatın süresinde ve eksiksiz bitirilmediğinden bahisle iadesine yönelik başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemiyle eldeki dava açılmış olup, dava konusunun 30.12.2022 tarihli ek mutabakat kapsamında dava dışı ... şirketi eski yetkilisi olan davalı ...'a elden yapılan ödemenin iadesine ilişkin olduğu ancak bu ödemenin temel dayanağının davacı ile davalının eski yetkilisi olduğu dava dışı ... şirketi arasında 30.12.2022 tarihli inşaat sözleşmesine istinaden yapıldığı ve davanın asıl dayanağının bu sözleşme olduğu, 30.12.2022 tarihli inşaat sözleşmesinin Diğer Hususlar başlığı altında yer alan 14. maddesinin son cümlesine göre; "Yetkili mahkemenin, inşaat yerinin bulunduğu bölgedir." şeklinde taraflar arasında yetki şartı belirlendiği, bu durumda 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 1. maddesi uyarınca yabancılık unsuru taşıyan özel hukuka ilişkin işlem ve ilişkilerde bu kanunun uygulanacağı, ''Yetki anlaşması ve sınırları'' başlıklı 47. maddesinde ise; ''Yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hâllerde, taraflar, aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşabilirler. Anlaşma, yazılı delille ispat edilmesi hâlinde geçerli olur.'' düzenlemesine yer verildiği, dava konusu sözleşmenin 14. maddesinin son cümlesinde yer alan yetki sözleşmesi, taraflar arasındaki uyuşmazlığın borç ilişkisinden doğması, yabancılık unsuru taşıması ve uyuşmazlığın Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine ilişkin olmaması nedeniyle MÖHUK 47. maddede aranan koşullarının sağlandığı açık olup, davacı tarafça eldeki dava, ödemenin eski şirket yetkilisinin hesabına yapıldığından bahisle dava dışı ... şirketi eski yetkilisi olan davalı ...'a yöneltilmiş ve davalının tüzel kişilik perdesinin aralanması suretiyle borçtan şahsen sorumlu olduğu ileri sürülmüş ise de eldeki davanın temel dayanağının 30.12.2022 tarihli inşaat sözleşmesi olması, ilave ödemeye dayanak ek mutabakatın iş bu asıl sözleşmeye atfen yapıldığı ve asıl sözleşmenin eki mahiyetinde olduğu bu haliyle davacının tüzel kişilik perdesinin aralanması sebebine dayalı Türkiye Mahkemelerinde talepte bulunabilmesi için 30.12.2022 tarihli inşaat sözleşmesi ve eki niteliğinde aynı tarihli ek mutabakattan kaynaklı ihtilaflara ilişkin asıl sözleşmenin 14. maddesindeki yetki şartı gereği inşaatın bulunduğu bölgedeki Mahkemede açacağı veya açtığı dava sonucunda verilecek kararın Türk Mahkemeleri tarafından tanınması ve tenfizinden sonra dava dışı ...şirketi eski yetkilisi olan davalı ...'a yönelik tüzel kişilik perdesinin aralanması sebebine dayalı sorumluluk davası açabileceği, eldeki dava açısından talebin ek mutabakat kapsamında yapılan ödemenin iadesine yönelik olması yapılan açıklamalar kapsamında sözleşmedeki yetki şartı gereği ek mutabakat kapsamında yapılan ödemeye ilişkin inşaatın bulunduğu bölgedeki Mahkemede açılmış bir dava verilmiş bir karar ile bu kararın tanınması ve tenfizine dair Türk Mahkemelerince verilmiş bir karar bulunmadığı bu nedenle davacı tarafın eldeki davada tüzel kişilik perdesinin aralanması sebebine dayanmasının mümkün olmadığı davanın taraflar arasındaki 30.12.2022 tarihli inşaat sözleşmesi ek mutabakatı kapsamında yapılan ödemenin sözleşmenin belirlendiği şekilde yerine getirilmemesi nedeniyle sözleşmeye aykırılıktan kaynaklı bedel iadesine yönelik olması, asıl sözleşmedeki milletlerarası yetki şartı gereği 5718 sayılı MÖHUK 47. maddesi uyarınca, yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde, taraflar, aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşabileceği şeklinde yasal düzenleme kapsamında davanın ancak yabancı mahkemenin kendisini yetkisiz sayması veya Türk mahkemelerinde yetki itirazında bulunulmaması halinde yetkili Türk mahkemesinde görüleceği açık olup, benzer hususta İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi'nin 24/05/2021 tarih, ...Esas,...Karar sayılı ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi'nin 07/04/2025 tarih, ...Esas... Karar sayılı içtihatlarında da milletlerarası yetki şartının geçerli olduğu yönünde karar verildiği göz önüne alındığında, yapılan tüm açıklamalar ve belirtilen yasal düzenlemelere göre somut olayda taraflar arasındaki yetki sözleşmesi geçerli olup tarafları bağladığından ve davalı tarafça süresinde yetki itirazında bulunduğundan dolayı davacı tarafça açılan davanın, taraflar arasında düzenlenen sözleşmedeki yetki şartı uyarınca uyuşmazlığın çözümünde sözleşmenin ifa yeri (Offenbach /Almanya) mahkemesinin yetkili olduğu anlaşılmakla MÖHUK 47. maddesi uyarınca Mahkememizin uyuşmazlığı çözmeye yetkili olmaması nedeniyle HMK'nın 114/1-a maddesi uyarınca "Türk Mahkemelerinin yargı hakkının bulunması" dava şartı yokluğundan usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-. Davacı tarafça açılan DAVANIN, taraflar arasında düzenlenen sözleşmedeki yetki şartı uyarınca uyuşmazlığın çözümünde sözleşmenin ifa yeri (Offenbach /Almanya) mahkemesinin yetkili olduğu anlaşılmakla MÖHUK 47. maddesi uyarınca Mahkememizin uyuşmazlığı çözmeye yetkili olmaması nedeniyle HMK'nın 114/1-a maddesi uyarınca "Türk Mahkemelerinin yargı hakkının bulunması" dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, 2- Davacı tarafça yatırılan peşin harçtan alınması gereken 732,00-TL karar harcının mahsubu ile fazla yatırılan 96.741,85-TL peşin harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 3- Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin haksız çıkan davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 4- Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5- Davalı vekili yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince maktu 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6- Davacı tarafça yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan ve karar kesinleştikten sonra davacı tarafa resen iadesine, Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/03/2026

Başkan ... e-imza* Üye ... e-imza* Üye ... e-imza* Katip ... e-imza*

*Bu evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/134, K. 2026/192, T. 26.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-134-e-2026-192-k-00fc11cd7de4