İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/193 E. 2026/244 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/193
Karar No
2026/244
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/193 Esas KARAR NO : 2026/244

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/03/2025 KARAR TARİHİ : 10/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili sunduğu dava dilekçesi ile; ... Şirketi nezdinde ... numaralı Kara Taşıtları Kasko Poliçesi bulunan ve müvekkilinin adına tescilli ... plakalı aracın 21/11/2024 günü maddi hasarlı trafik kazası geçirdiğini, kaza tutanağına göre müvekkiline ait aracın 21/11/2024 tarihinde saat 21:55 sıralarında ... ili ... ilçesinde iki taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, eksper tarafından hazırlanan rapora binaen müvekkilinin dava konusu kaza neticesinde aracında oluşan hasarın KDV dahil 126.507,88 TL olduğunun tespit edildiğini, Sayın Mahkemenin alanında uzman Bilirkişiye tevdisi ile hasar rakamının açıkça belli olacağını, Yargıtay Kararları gereğince hasar hesaplamalarının temelinde iskontosuz ve KDV dahil gerçek zarar olması gerektiğini, Yargıtay yerleşik içtihatlarında da ( ‘Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.12.2010 tarih ve....E. ... K. Sayılı ilamında vurgulandığı üzere hukukumuzda GERÇEK ZARAR İLKESİ geçerlidir.’ . Yine aynı şekilde Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun ...E. ... K. Sayılı ilamında da ‘….Kısaca, tazminat miktarının belirlenmesinde, zarar görenin gerçek zararının esas alınması zorunlu olup; burada ilke, zarar doğurucu eylem, zarar görenin malvarlığında gerçekten ne miktarda bir azalmaya neden olmuş ise, zarar verenin tazminat borcu da, o miktarda olmalıdır.’ ) vurgulandığı üzere, zarar görenin mal varlığında gerçekte ne miktarda azalış olduğunun tespit edilmesi gerektiğini, ayrıca gerçek zararın hesaplanmasında KDV DAHİL hesaplamanın esas alınması gerektiğinden taleplerini hasar bedeline denk gelen KDV DAHİL bedelin tespitini talep etiklerini, nitekim emsal kararlarda da fatura olmasa dahi KDV bedelinin sigortacı tarafından karşılanması gerektiğinin açık olduğunu, “...gerçek zararı ödemekle yükümlü olarak, aracın onarımı yapılsın ya da yapılmasın, ONARIMA DAİR FATURA OLSUN YA DA OLMASIN HASAR BEDELİ ÜZERİNDEN HESAPLANAN KATMA DEĞER VERGİSİNİ DE (3065 SAYILI KDV KANUNU UYARINCA) ZARAR GÖRENE ÖDEMEK ZORUNDADIR.” (YARGITAY 17. HUKUK DAİRESİ E. 2016/16052 K. 2017/8418), dolayısıyla iskontosuz ve KDV dahil olarak hesaplanma yapılması gerektiğini, müvekkilinin aracında meydana gelen hasar miktarının da, bu açıklamalar ışığında ve hakkaniyetle tespit edilmesini Mahkemeden talep ettiklerini, 5684 sayılı yasanın 22/19 maddesinin 17.04.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6456 sayılı yasanın 43.Maddesi uyarınca değişikliğe uğradığını, "Sigorta eksperi ,sigortacı veya sigorta ettiren ya da sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler tarafından serbestçe tayin edilebilir." bu maddeye göre sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayanların eksper ataması ve hasarı tespit ettirebilmesinin mümkün olduğunu, 6102 sayılı TTK 1426.maddesi "Sigortacı, sigorta ettiren, sigortalı ve lehtar tarafından, rizikonun, tazminatın veya bedel ödeme borcunun kapsamının belirlenmesi amacıyla yapılan makul giderleri, bunlar faydasız kalmış olsalar bile, ödemek zorundadır" hükmünü getirdiğini, TTK 1426.maddesinin kanun koyucu tarafından getiriliş amacı maddeden açıkça anlaşılmakla birlikte iyi niyetle yapılan ve tazminatın belirlenmesine yönelik çalışmaların makul giderlerinin faydasız kalmış olsalar dahi sigortacının sorumluluğu altında olduğunun açıklandığını, ilgili kanun maddelerinde de açıkça belirtildiği gibi müvekkilinin aracında meydana gelen hasarın tespiti açısından ekspertiz raporu düzenletilmesinin zorunlu olduğunu, ilgili sigorta şirketleri TTK 1426.madde uyarınca iyi niyetle yapılan ve tazminatın belirlenmesine yönelik çalışmaların makul giderlerinin faydasız kalmış olsalar dahi sorumlu olduğunu, dolayısıyla müvekkilinin aracında meydana gelen gerçek hasarın tespiti için atamış olduğu ekspere ödenen 1.850,00 TL ücretin sigorta şirketinden alınarak müvekkiline ödenmesi gerektiğini, davalı sigorta şirketine 10/12/2024 tarihinde başvuruda bulunmuş olmalarına rağmen davalı sigorta şirketinin taleplerini zımni olarak reddettiğini, yine davalı sigorta şirketi ile dava şartı olarak arabuluculuk görüşmeleri gerçekleştirildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını bildirerek müvekkilinin maliki bulunduğu, kazaya konu ... plakalı araçta meydana gelen zarar nedeniyle; HMK 107 maddesi gereği belirsiz alacak davalarını fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ileride yapılacak bilirkişi tespiti sonucu ortaya çıkacak zarardan kaynaklı tazminat taleplerini artırmak üzere; şimdilik 10,00-TL alacaklarının davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, müvekkilinin aracında meydana gelen hasarın kayıt altına alınması için ekspere ödenen 1.850,00-TL eksper ücretinin yargılama giderinden sayılarak davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun madde 3 de yer alan tanımlar içerisinde tüketici ve tüketici işlemlerinin açıkça yer aldığını, davacının tüzel kişilik olmasının tüketici olmadığı anlamına gelmediğini, ayrıca tüketici işlemi kavramı kapsamında sigorta sözleşmelerinin de ayrıca ve açıkça belirtildiğini, ticari bir iş değil tüketici işleminin söz konusu olduğunu, müvekkili şirket nezdinde 29.12.2023-29.12.2024 vade tarihli ... numaralı “Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi” ile sigortalı ... plaka sayılı araç maliki, 21.11.2024 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle ... sayılı hasar dosyasının açıldığını, sigortalılarının kazaya karışan aracını kendi iradesiyle anlaşmasız servise teslim ettiğini ve 27.03.2025 tarihinde yapılan ihbara istinaden eksper atamasının müvekkili şirket tarafından yapıldığını, ortada sözleşme ilişkisinden kaynaklı bir maddi hukuk uyuşmazlığı söz konusu olduğu hususunda, ilgili kasko poliçesinin varlığını bir kısım olarak kabul edip, bir kısmını yok saymanın mümkün olmadığını, sözleşmenin bir bütün olduğunu ve gerek yargılama aşamasında tüm inceleme ve değerlendirmelerin ilgili genel şartlar ve sözleşme yani kasko poliçesi maddeleri esas alınarak yapılması gerektiğini, sözleşme iradesinin taraflar arasında oluştuğunu, gerek davacı tüketici gerekse davalı sigorta şirketi için tarafların sözleşme hükümleri ile bağlı olduklarını, dosya kapsamında aracı görerek değerlendirme ile rapor tanzim eden eksperin HMK madde 193 gereğince "hakem-bilirkişi" olduğunu, düzenlenen raporun yine HMK 193 gereğince "delil tespiti" mahiyetinde olduğunu, davalının sunmuş bulunduğu raporun araç görülmeden, hiçbir somut veriye dayanmayan bir görüş beyan ettiğini ve "hakem-bilirkişi" raporu karşısında delil mahiyetinde olmadığını, sigortalının poliçenin, teminat kapsamında yapılması gereken hususlara aykırı hareket ettiğini, poliçede muafiyetlerin bulunduğunu, sigortalının anlaşmalı özel servise aracını götürmediğini, tazminat talebine konu poliçenin ilk sayfası “Sigorta Konusu Araç Bilgileri” başlığı altında açıkça görüleceği üzere; sigortalılarının poliçede servis seçimini, müvekkili sigorta şirketinin anlaşmalı olduğu özel servis olarak yaptığını, sigortalılarının, poliçenin teminatları kapsamında aracını anlaşmalı servise götürmediğini, bu nedenle de poliçede belirtildiği üzere muafiyet uygulandığını, parça iskontosunun sözleşmede "Hasar onarım yeri" başlığı altında yer almakta herhalükarda servis iskontosu uygulanacağı hususunda anlaşma olduğunu ayrıca muafiyet klozunun da bulunduğunu bu nedenle ödemeye dayanak, hasar dosyası içeriğinde yer alan ve kaza sonrası hasarlı aracı gören, kaza sonrası ve tamirhanede yani yerinde tespitlerde bulunularak hazırlanan ekspertiz raporunun esas alınması gerektiğini, davacı tarafından sunulan raporun ise araç görülmeden, hasar ve tamirat ile ilgisi bulunmayan parçaların raporda yer aldığını ve anlaşma metni olan Kasko Poliçesinin maddeleri dikkate alınmaksızın hazırlandığını, başvuru sahibinin talebi kabul edilecek ise de müvekkili şirket adına kesilmiş bir yansıtma fatura dosyaya ibraz edilmediğinden, KDV hariç bedel üzerinden hüküm tesis edilmesi gerektiğini, Türk Ticaret Kanunu'nun 1426. maddesinde rizikonun veya sigortacının ödeme yükümlülüğünün kapsamının belirlenmesi için yapılan giderlerin, makul bir davranış olarak görülebilmesi koşulu ile sigortacı tarafından karşılanması gerektiğinin anlatıldığını, bu itibarla başvuran tarafça yapılan ekspertiz masrafının, TTK'nun 1426. maddesi kapsamında iyiniyetli ve makul bir gider olarak değerlendirilebilmesi mümkün değilken bu talebin kabul edilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafından delil olarak sunulmuş olan raporun ise Sigorta Eksperleri Atama Yönetmeliğinin Eksper Atanmasına ilişkin ilgili maddelerine göre somut olarak görevlendirildiğine dair ...üzerinden atama ile ilgili olarak dosyaya sunulmuş bir belgenin bulunmadığını bu nedenle bu raporun hukuken delil mahiyetinde olamayacağı gibi, ekspertiz ücretiyle ilgili olarak davalı sigorta şirketinin mevzuat gereği bir sorumluluğunun da bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile, davacı tarafın ticari işletmesi ile ilgili olmadıkça nispi ticari dava olarak değerlendirilemeyeceğini, haksız fiile ilişkin davaların ticari dava olmayıp genel mahkemelerin görevi alanı dahilinde olduğunu, davacı açısından da ticari işletmesiyle ilgili olmadığından ticari iş olarak da nitelendirilemeyeceğini, bu sebeple avans faizi talep edilemeyeceğini, yasal faiz talep edilebileceğini ayrıca olay tarihinden itibaren davalı müvekkili bakımından sorumluluğun bulunmadığını bildirerek TKHK md. 68 gereği özel dava şartı yokluğundan, zorunlu tahkim nedeniyle 6100 s.lı HMK md.115 kapsamında davanın usulden reddine, belirtilen taleplerinin kabul görmemesi halinde ise delilleri ve beyanları doğrultusunda, yürürlükte bulunan "Kasko Poliçesi Genel Şartlarının" ve sigortalıları ile müvekkili şirket arasında akdedilmiş bulunan "sözleşmenin (poliçenin)" davaya konu kısımlarına ilişkin maddelerinin sunduğu teminatlar kapsamında, "Zenginleşme Yasağı" ilkesi gözetilerek zararın somut olarak hiçbir delil ile ispatlanmamış olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Tarafların arasındaki uyuşmazlık; davaya konu trafik kazası nedeniyle davacıya ait ... plakalı araçta meydana gelen hasar bedelinin kasko poliçesi kapsamında talep edilip edilemeyecegi ve miktarına ilişkindir. Mahkememiz dosyasına trafik alanında uzman makine mühendisi bilirkişisi ... ve sigortacı bilirkişi ...tarafından sunulan 31.10.2025 tarihli bilirkişi raporunda; "Mahkemenizce tarafımıza tevdi edilen görev, dosya muhteviyatındaki bilgi, belge ve iddialar, tarafların beyanları, dava konusu trafik kazası tutanağı, arabada oluşan hasarın niteliği, aracın yaşı, modeli görmüş olduğu onarımın niteliği ve 2918 sayılı karayolları trafik kanunu, kasko poliçesi genel şartları göz önünde bulundurularak gerekçeleri raporumuzun inceleme ve değerlendirme bölümünde detaylı olarak belirtildiği üzere, sayın mahkemenizin de raporda mevcut değerlendirmelerimize iştirak etmesi halinde, 21-11-2024 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında  Davacı ... inşaat nakliyat şirketine ait ... plakalı ... marka2015 model otomobilin 21-11-2025 tarihinde karışmış olduğu çift taraflı kaza sonucu hasar gördüğü  ... plakalı ... marka aracın davalı ...A.Ş tarafından ... tarihli ... nolu genişletilmiş kasko poliçesiyle güvence altına alınmış olduğu  ... plakalı araçta oluşan hasarın 21-11-2025 tarihinde meydana gelen kaza ile uyumlu olduğu  Davacı tarafından talep edilen mevcut ekspertiz raporundaki hasar bedeline raporumuzda belirtilen gerekçelerle kısmen iştirak edilmeyerek yeniden hesaplandığı  Kaza sonucu ... plakalı ... marka araçta oluşan 81.179 +KDV = 97.415 TL hasar bedelinin davalı ... A.Ş ‘den kasko poliçesi kapsamında talep edilebileceği" yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Davacı vekili tarafından 03/02/2026 tarihli dava değer artırım dilekçesinde; bedel artırım taleplerinin kabulüne ve müddeabihin bedel artırım yolu ile arttırdıkları kısım ile dava dilekçesinde müvekkiline ait ... plakalı araçta meydana gelen kazadan dolayı gerçekleşen zararın tazminine konu talep ettikleri 10,00-TL alacaklarını bilirkişi raporu doğrultusunda 97.405,00-TL artırarak toplamda 97.415,00-TL maddi zararın, ihbar tarihinden 45 gün sonra olan 25/01/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, 21/11/2024 tarihinde davacının maliki olduğu ... plakalı araç ile ...plakalı aracın çarpışması neticesinde davaya konu kazanın meydana geldiği, ... plakalı araç yönünden davalı sigorta şirketi ile davacı arasında davaya konu kaza tarihini kapsar düzenlenmiş Kasko Sigorta Poliçesi bulunduğu, davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde davaya konu kaza nedeniyle davacıya ait araçta hasar oluştuğunun, kasko sigorta poliçesi kapsamında davacı tarafça davalıya başvuruda bulunulduğunun, zararın karşılanmadığının beyan edilerek bu davanın açıldığı, davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu beyan edilerek mahkememizin görevine itiraz edilmiş ise de tarafların kasko sigorta poliçesinin tarafları oldukları, tarafların şirket oldukları, sigorta poliçesinin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olduğu ve uyuşmazlığın sigorta hukukundan kaynaklı olduğu 6102 sayılı TTK'nun 4.ve 5.maddeleri kapsamında davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu, mahkememizin görevi yönünden yapılan itirazın yerinde olmadığı, davaya konu kaza nedeniyle davacıya ait araçta oluşan hasar miktarının ve davalının sorumluluğunun tespitinin teknik yönden değerlendirilmesi için bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verildiği, 31.10.2025 tarihli bilirkişi raporunda davacıya ait ... plakalı araçta meydana gelen hasar miktarının 97.415 TL olduğunun, araçta oluşan hasarın davaya konu kazayla uyumlu olduğunun, hasarın ve miktarının poliçe teminatı kapsamında olduğunun tespit edildiği, alınan raporun sunulan deliller ve dosya kapsamı ile birlikte değerlendirildiğinde mahkememizce denetime elverişli ve uygun bulunduğu, hükme esas alındığı, davacının 97.415 TL hasar bedeli talep edebileceği, davacı tarafından davalıya 10/12/2024 tarihinde başvuruda bulunulduğu, Kasko Sigortası genel şartlarının B.3/3.3.4 maddesi ve 6102 sayılı TTK'nun 1427.maddesinde tazminat ödeme borcunun herhalde ihbar tarihinden itibaren 45 gün sonra muaccel olacağının düzenlendiği, bu düzenlemeler kapsamında davacının 25.01.2025 tarihinde temerrüte düşmüş olacağı anlaşıldığından davanın kabulü ile 97.415,00 TL 'nin 25.01.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın kabulü ile 97.415,00 TL 'nin 25.01.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 6.654,42 TL karar harcından peşin olarak alınan 615,40 peşin harç ve 1.664,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 2.279,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.375,02 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvurma harcı, 615,40 TL peşin harç ve 1.664,00 TL tamamlama harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafından sarf edilen toplam 15.817,50 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 7-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede İSTİNAF YOLU açık olmak üzere karar verildi. 10/03/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/193, K. 2026/244, T. 10.03.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-193-e-2026-244-k-1fa4b3638884