İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/126 E. 2026/204 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/126
Karar No
2026/204
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/126 Esas KARAR NO : 2026/204

DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 20/02/2025 KARAR TARİHİ : 10/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Müvekkili şirket ile davalı arasında taşıma sözleşmesine dayalı ticari iş ilişkisini bulunduğunu, müvekkilinin davalıya vermiş olduğu taşıma hizmeti neticesinde navlun ücreti alacağı için düzenlenen ... no.lu 1.430,00 USD bedelli fatura borcunun ödenmemesi üzerine davalı şirket aleyhine ... İcra Müdürlüğü'nün .. Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu belirtmiş olup, davanın kabulüne, davalının icra takibine itirazının iptali ile takibin devamına, davalı hakkında alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri, yasal vekalet ücreti ve her türlü masrafın davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Müvekkili şirketin yerleşim yerindeki icra daireleri olan ... İcra Müdürlüğünün yetkili olduğunu, yetkili icra dairesinde başlatılmış geçerli icra takibi bulunmadığını, davacının iddiaları ve taleplerinin haksız olduğunu, davacının faturadan kaynaklı icra takibi başlatmışsa da müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığından, davacının iddialarının reddi gerektiğini, davacının davasını ispat edemediğini, icra takibine dayanak faturaya konu hizmetin alınmadığı gibi, faturanın davacıya müvekkili şirket tarafından iade edildiğini, müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını, yapılacak bilirkişi incelemesi ile bu hususun açıklığa kavuşturulacağını, davacı tarafından fatura düzenlenmiş olmasının, müvekkili şirket tarafından hizmetin alındığı anlamını da taşımayacağını, zira, faturanın, tek başına mal veya hizmet verildiğini, mali hususların olması gerektiği gibi yerine getirildiğini kanıtlamaya yeterli olmadığını, davacı şirketin faiz ve faiz oranı talepleri ile icra inkar tazminatı taleplerinin haksız olduğunu belirtmiş olup, davanın öncelikle yetkisizlik nedeniyle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, davacı aleyhine, ret olunacak miktarın %20'sinden az olmamak koşuluyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce tarafların bildirdiği deliller toplanmış, icra dosyasının UYAP kayıtları, bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, taşıma sözleşmesi kapsamında düzenlenen faturaya dayalı ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı ve miktarı hususunda toplanmaktadır. Davaya konu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasının UYAP kayıtları dosyamız arasına alınıp incelendiğinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlular aleyhine 208.000,00-TL sözleşme, 138.200,33-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 346.200,33 TL'lik ilamsız takipte bulunduğu, ödeme emrinin borçlu ...'a 07/06/2022 tarihinde, borçlu Mehmet Yalçın'a 02/06/2022 tarihinde tebliğ olduğu, davalı borçlular vekili 03/06/2022 havale tarihli dilekçesi ile borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğu ve süresi içerisinde itirazın iptali davası açıldığı görülmüştür. Mahkememizin 17/06/2025 tarihli celse ara kararı gereğince dosyamız rapor hazırlanmak üzere mali müşavir ve taşıma hukukçu bilirkişilerine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından ibraz edilen 07/12/2025 tarihli raporda özetle; " A- Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden; Davacı şirketin 2022-2023- 2024 ve 2025 yıllarına ilişkin defteri kebir ve yevmiye defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, Davalı şirketin 2022-2023-2024 ve 2025 yıllarına ilişkin defteri kebir ve yevmiye defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, B- Davacı Alacağı Yönünden: Raporumuzun Genel Değerlendirme bölümünde detaylı bir şekilde açıklandığı üzere; davacının alacağına yönelik tanzim etmiş olduğu 19.06.2023 tarih ve ... seri numaralı e-faturanın taşıma belgeleri (Emtia Satış Faturası, Gümrük Çıkış Beyannamesi ve Konşimento) ile uyumlu olduğu, ... Gümrük Müdürlüğü nezdinde tanzim edilen gümrük çıkış beyannamesine istinaden davacının organize etmiş olduğu taşıma için tahsis edilen konteyner ile davalıya ait emtianın Türkiye'den ihracı için çıkış işleminin yapıldığı ve diğer sair belgelere istinaden (nakliyenin taşımanın bir aşamasında iptal edildiğini gösterir belge olmadığı da dikkate alınarak) davacının organize ettiği taşıma işini yapılmış olduğu, navlun alacağına hak kazandığı, C- FAİZ: davacı/alacaklı takip öncesinde faiz talebinde bulunmadığı için taleple bağlılık kuralı gereği bu konuda değerlendirmenin yapılmadığı, Sayın Mahkeme'nin kısmen ya da tamamen Davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip tarihinden sonrasında yabancı para (USD) anapara alacağı için 3095 s.k m.4/a maddesi kapsamındaki “. şmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır. (3095 Sayılı Kanun m. 4/a)...” faizi isteyebileceği,..." sonuç ve kanaatine varılmaktadır. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)’nun 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. TTK'nın 5/1. Maddesine göre de, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın tüm ticari davalara asliye ticaret mahkemesi bakmakla görevlidir. Ancak TTK'nın 5/2. Maddesinde ise, bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebileceği düzenlenmiştir. TTK'nın 5. maddesi uyarınca Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesi ... tarih ... sayılı kararıyla kurulan mahkemeler Türk Ticaret Kanunundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilmiştir. Somut olayda, uyuşmazlık deniz taşımacılığından kaynaklanmakta olup 6102 sayılı TTK 'nın Beşinci Kitap; Deniz Ticareti bölümünde düzenlenmesi nedeniyle, uyuşmazlığın çözümünde TTK’nın 5. Kitabında düzenlenen deniz ticaretine ilişkin hükümler uygulanacağından Mahkememizin görevsiz olması nedeniyle dosyanın görevli ihtisas mahkemesi olan İstanbul 17. Asliye Ticaret (Denizcilik İhtisas) Mahkemesine gönderilmesi gerektiği anlaşılmış, görevle ilgili düzenlemelerin kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle taraflarca ileri sürülmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği nazara alınarak dava dilekçesinin HMK 114/1-c, HMK 115/2 maddesi uyarınca görev yönünden usulden reddine ve mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiş, davanın görevli ihtisas mahkemesi olan İstanbul 17. Asliye Ticaret (Denizcilik İhtisas) Mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye göre; 1-Dava dilekçesinin HMK 114/1-c , 115/2 mad uyarınca görev yönünden usulden reddine ve mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Karar kesinleştiğinde ve HMK 20 md uyarınca 2 haftalık süre içinde talep halinde dosyanın görevli İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, 3-Harç, vekalet ücreti, arabuluculuk gideri, yargılama giderleri konusunda görevli mahkemece karar verilmesine, 4-Kararının kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi için başvurulmadığı taktirde harç ve yargılama gideri konusunda ek karar yazılmasına, Dair verilen karar davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliyesi ( İstinaf Mahkemesi ) nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usülen anlatıldı.10/03/2026

Katip Hakim ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/126, K. 2026/204, T. 10.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-126-e-2026-204-k-eec3c8427f97