İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/18 E. 2026/269 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/18
Karar No
2026/269
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/18 Esas - 2026/269 T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/18 ESAS KARAR NO : 2026/269 HAKİM : KATİP :

DAVACI : ... - VEKİLİ : Av. DAVALI : 1- ... VEKİLİ : Av. DAVALI : 2- ... - VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 07/01/2025 KARAR TARİHİ : 13/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 27/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; Müvekkilinin 26.08.2024 günü saat 11:00 sıralarında Nevşehir ilinden Kayseri iline doğru Ürgüp bağlantı noktasında davalının kullanmış olduğu... plakalı kamyonetiyle, Ürgüp istikametinden Avanos istikametine giden müvekkilinin kullandığı sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobile sol yandan çarptığını, meydana gelen kazada müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, akabinde birtakım tedaviler görmesine rağmen sakat kaldığını, davalı ... Sigorta A.ş. sigortalısı... plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı KTK m. 52/1.a; “Aracın hızını, kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken azaltmamak” kuralını ihlal ettiğini, bu nedenle kusurlu olduğunu, her ne kadar trafik kaza tespit tutanağında müvekkiline de kusur atfedilse de müvekkilinin tamamen kusursuz olduğunu, Müvekkilnin Mega Metal adlı iş yerinde üretim bölüm sorumlusu olduğunu, maaşının asgari ücretin 2 katından fazla olduğunu, ayrıca uzun yıllardır metal sektöründe üretim bölümünde çalışan birisinin daha doğrusu bir ustanın ne kadar gelir elde edeceği ile ilgili gerekli yerlerden ve ticaret odası ile ilgili sendikalardan ücret araştırması taleplerinin olduğunu, müvekkilinde meydana gelen sağlık sorunları ve iyileşme sürecinin devam ettiğini, bu aşamadan sonra yapılacak olan hastanın ve yakınlarının yol giderleri, hastane dışından alınan ilaç bedelleri, döner sermayeye veya yardım vakfına ödetilen paralar, tedavi görülen hastanede yapılamayan ve hasta yakınları tarafından ivedi yerine getirilen birtakım tahliller için ödenen ücretlerden de müteselsilen sorumlu olan davalıların sorumlu olduklarını, tedavi giderlerinin sosyal güvenlik kurumlarından biri tarafından ödenmiş olmasının veya kişinin devlet ve üniversite hastanelerinde ücretsiz tedavi görmesinin, fazladan yapılması olası(belgeli-belgesiz) birtakım ek harcamaların tazminat sorumlularından istenmesine engel olmadığını, kazaya bağlı olarak meydana gelen bedensel zararlar ve ilerde yapılması zorunlu tedavi giderlerinin “gerçekleşmiş zarar” niteliğinde olduğundan, buna ilişkin zararın uzman bilirkişiye hesaplatılarak hüküm altına alınması gerektiğini, konuya ilişkin Yargıtay Kararı ilamının mevcut olduğunu, kaza nedeniyle müvekkilinin Nevşehir Devlet Hastanesi'nde ve Kayseri Şehir Hastanesi’nde tedavi gördüğünü, tedavisi ve iyileşme sürecinin halen devam ettiğini, davalının 65597249 numaralı Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olan 50 AAE 632 plakalı aracın 26.08.2024 tarihinde karışmış olduğu trafik kazası sonucunda müvekkilinin kalıcı ve geçici olarak iş göremezliğe uğradığını, meydana gelen bedensel zararın sigorta şirketince karşılanması için sigorta şirketine 01.10.2024 tarihli dilekçe ile başvurulduğunu, ancak hiçbir şekilde müvekkilinin zararının karşılanmadığını, 01.10.2024 tarihinde arabuluculuğa başvurulduğunu, ancak anlaşma sağlanamadığını belirterek fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik kalıcı iş göremezlik tazminatı olarak şimdilik 200,00 TL, geçici iş göremezlik tazminatı olarak şimdilik 200,00 TL, tedavi sebebi ile tedavi giderleri ve tüm iyileşme sürecinde yapılan her türlü masraflar (SGK tarafından karşılanmayan ya da SUT kapsamı dışında olan ve müvekkil tarafından karşılanan) için şimdilik 50,00 TL, bakıcı gideri için 50,00 TL olmak üzere toplamda 500,00 TL maddi tazminatın sorumlu olan davalılardan (sigorta şirketinden poliçe limitleri dahilinde) alınarak müvekkiline ödenmesine, hükmedilecek maddi tazminatlara olay tarihinden itibaren yasal faizin işletilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinden özetle; Davacı tarafın iddiasının ve taleplerinin haksız, hukuka ve gerçeğe aykırı olduğunu, öncelikle davanın reddini talep ettiklerini, davacı tarafça diğer davalı sigorta şirketine karşı arabuluculuk başvurusu yapılmışsa da müvekkiline karşı arabuluculuk başvurusunda bulunulmadığını, bu nedenle dava şartının tamamlanmadığını, davacı tarafın işbu davayı HMK’nun yetki kurallarına aykırı olarak yetkisiz mahkemede açtığını, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, bu nedenle yetkisiz mahkemede açılan davaya ilişkin olarak yetkisizlik kararı verilmesini, davacı tarafın dava dilekçesindeki talepleri belirlenebilir olmasından dolayı belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, bu nedenle hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden ret kararı verilmesi gerektiğini, her ne kadar meydana gelen kazada müvekkilinin fren yaptığını, korna ve selektör ile uyarıda bulunmuşsa da söz konusu kazanın meydana geldiğini, kazanın gerçekleşmesinde müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, müvekkilin tam ve asli kusurlu olduğuna itiraz ettiklerini, kazaya ilişkin olarak müvekkili tarafından şikayette bulunulduğunu, ölüm gereçekleşmesi nedeniyle kamu tarafından da soruşturma yapıldığını, iddianame düzenlenerek Ürgüp 2. Asliye Ceza Mahkemesi 2025/42 E. Sayılı dosyası ile kovuşturma aşamasına geçildiğini ve halen devam ettiğini, müvekkilinin aracının sağ ön yolcu koltuğunda oturan Şevki Şahin isimli kişinin de davacı asilin aracının ani şekilde yola çıktığını belirttiğini, müvekkilinin fren yaptığını ancak karşı aracın ani çıkması nedeniyle duramadığını belirttiğini, araçta yolcu olarak bulunan ... isimli kişinin de aynı şekilde beyanda bulunduğunu, her ne kadar davacı tarafın kaza tespit tutanağına dayanarak müvekkili Yusuf'un kavşaklara yaklaşırken aracın hızını azaltmamak kuralına uymadığından bahisle tam kusurlu olduğunu iddia etse de bu iddiası gerçek dışı olduğunu, Müvekkilinin elinden gelen dikkat ve özeni gösterdiğini, kazanın gerçekleşmemesi için yapabileceği her şeyi yaptığını, keşif taleplerinin olduğunu, keşif sonrasında tanıklarının da dinlenerek dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesini talep ettiklerini, davacının maluliyet durumuna ilişkin adli tıp kurumundan rapor alınması gerektiğini, dosyada davacının iş günü kaybının maluliyetinin olduğuna ilişkin herhangi bir rapor bulunmadığını, ayrıca kaza ile meydana gelen yaralanma arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi gerektiğini, davacının yaralanmasının hastane kayıtları olan epikrizlerde ve genel adli muayene raporlarında yer alması gerektiğini, aksi takdirde davacının daha önce vücudunda meydana gelen trafik kazası ile ilgisi olmayan arazların alınacak engel oranını gösterir rapora yansıması ihtimali olduğunu, bu şekilde müvekkilinin haksız şekilde fakirleşeceğini davacının ise sebepsiz şekilde zenginleşeceğini, SGK tarafından bir ödeme yapılıp yapılmadığını tespitinin yapılması gerektiğini, tedavi giderleri ve geçici iş görmezlik giderlerinin SGK tarafından karşılanması gerektiğini, davacının iddialarını kabul etmemekle birlikte, müvekkiline ait aracın sigortasının bulunması nedeniyle iş dava neticesinde tazminata hükmedilecek olması halinde, ... plakalı aracın sigorta poliçesi kapsamında diğer davalı sigorta şirketinin de sorumlu olması ve davalı sigorta şirketinden tahsil edilmesi gerektiğini belirterek dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, aksi halde yetkisiz mahkemede açılan iş bu davanın usulden reddine karar verilerek İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunun tespitine, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Sigorta şirketi vekilinin cevap dilekçesinden özetle; Davanın yetkisiz mahkemede ikame açıldığını, açılan davanın yetkisizlik kararı verilerek İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesi gerektiğini, belirsiz alacak davası açmada başvuranın hukuki yararı bulunmadığını, davacı tarafından dava şartı yerine getirilmediğini, eksik evrakla başvuru yapıldığını, zarar gören kişilerin sigorta kuruluşuna eksik belge ile başvurmaları halinde, sigorta kuruluşu aleyhine doğrudan doğruya dava yoluna gitme hakları bulunmadığını, davacı tarafından taleplerinin dikkate alınmayarak başvuru şartı yerine getirilmeden davanın açıldığını, bu durumda müvekkili şirket tarafından ödeme yapılamamasının sebebinin davacı tarafından eksik evrak ile başvuru yapılmış olması olduğundan davanın usulden reddini talep ettiklerini, davacıların maluliyet oranının adli tıp kurumu marifetiyle şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit edilmesi gerektiğini, davacı tarafından maluliyeti gösterir herhangi bir sağlık kurulu raporu bulunmadığı gibi iyileşme süresi beklenmeksizin işbu davayı açtıklarını, davacı tarafından maluliyete ilişkin herhangi bir sağlık kurulu raporu sunulmadığını, kaza tarihinin 26.08.2024 olduğundan iyileşme süresi tamamlanmadan başvuru yapıldığını, kazanın meydana gelmesinden 1 yıllık süre geçmeden sağlık kurulu raporu bulunmaksızın dava açıldığını, davacının iyileşme süresinin tamamlanmadığını, işbu dava nezdinde bulunan bilgi ve belgeler ile davacının güncel durumunu tayin edebilmenin mümkün olmadığını, dosyaya sunulan sağlık kurulu raporu bulunmaması, Yönetmelik’in alt ekstremiteye bağlı arazları düzenleyen ekinde arazın kalıcı hale geldiğinin tespit edilebilmesi için asgari 12 ay geçmesi şartına uymamakta olup söz konusu rapor Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’e uygun bulunmadığını, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatı trafik poliçesi teminatı kapsamında olmadığından davacının taleplerinin reddi gerektiğini, davacının talebine konu geçici iş görmezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatı Trafik Sigortası Genel Şartları A.5.b maddesi gereği, sağlık gideri teminatı kapsamında olduğunu ve sağlık gideri teminatının ise SGK’nın sorumluluğunda bulunduğunu, sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğunun 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98 inci maddesi hükmü gereğince sona erdiğini, davacıların güncel SGK hizmet dökümünün dosyaya sunulmasına ve geçici iş göremezlik süresi boyunca maaş almaya devam ettiğinin tespit edilmesi durumunda geçici iş göremezlik tazminatı taleplerinin reddi gerektiğini, buna ilişkin Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2015/12236 Esas, 2018/6068 Karar ve 18.06.2018 tarihli ilamının mevcut olduğunu, tedavi giderleri için belge sunulmadığından denetime elverişli bir bilirkişi raporu ile giderlerin belirlenmesi gerektiğini,Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 28.03.2019 tarihli 2016/9080 Esas ve 2019/3789 Karar sayılı ilamı, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 28/02/2019 tarihli 2016/4476 Esas , 2019/2293 Karar sayılı ilamlarının mevcut olduğunu, ayrıca raporda belirlenen tutarın tahmini bir tutar olduğunu, Yargıtay kararlarında belirtildiği gibi iyileşmenin sonunda hangi masraf için hangi miktarda harcama yapıldığı tek tek gösterilerek denetime elverişli gerekçeli bir rapor alınması gerektiğini, başvuru sahibi tarafından tedavi gideri ve ulaştırma gideri altında talep edilen masraflara ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadığını ve yapılan giderlere ilişkin belge sunulmadığından tedavi ve ulaştırma gideri taleplerinin reddi gerektiğini, aksi takdirde bilirkişiden denetime elverişli rapor alınmasını talep ettiklerini, uyuşmazlığa konu kazada davacıların müterafik kusuru bulunması nedeniyle her halükarda olası tazminattan indirim yapılmasını talep ettiklerini, uyuşmazlığa konu kaza sonrası motosiklette sürücü konumunda bulunan Davacı ...'ın kaza tespit tutanağına göre koruyucu tertibat kullanıp kullanmadığının belirsiz olduğunu, KTK’ nın 78. Maddesine göre; “Sürücülerin ve yolcuların, araçların sürülmesi sırasında koruyucu tertibat kullanmaları zorunludur.” şeklinde olduğunu, kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu iddialarının kabul edilemeyeceğini, soruşturma ve kovuşturma dosyalarının celp edilerek uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının tespiti gerektiğini, davacıların faize ilişkin taleplerinin reddi gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin temerrüde düşmediğinden işbu davanın reddi gerektiğini, belirterek davacının maddi tazminata ilişkin talebini açık bir şekilde belirtmesi için süre verilmesine, işbu süre içerisinde eksiklik giderilmezse davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, yetkisiz mahkemede açılan işbu davanın usulden reddine karar verilerek İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunun tespitine, HMK 115 maddesi gereği dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, davacının SGK’dan geçici iş göremezlik ödemesi alıp almadığının kesin ve net olarak tespit edilmesi, ödeme alınması durumunda mükerrer ödemeye mahal vermemek için davacının taleplerinin reddine, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatına ilişkin taleplerinin teminat dışı olması nedeniyle reddine, davacının müterafik kusuru dikkate alınarak tazminat tutarında indirim yapılmasına, Muaccel bir alacağın doğmadığı dikkate alınarak müvekkil şirketin yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklı kalıcı iş göremezlik, geçici iş göremezlik, tedavi gideri ve bakıcı gideri tazminatı istemine ilişkindir. Yargılama devam ederken celse arasında davacı vekilinin UYAP üzerinden sunduğu 12/03/2026 tarihli dilekçesiyle; davadan feragat ettiklerini, karşı taraftan herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını beyan ettiği görülmüş, vekâletnamesinde ise feragate ilişkin özel yetki bulunduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun feragate ilişkin 307 ve devamındaki maddelerine göre; feragat, davacının, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmaksızın talep sonucundan kayıtsız-şartsız vazgeçmesidir. Hükmün kesinleşmesine kadar yapılabilen feragat, kesin hüküm gibi sonuç doğurur. Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Yukarıda yazılı yasal düzenlemeye göre; davanın, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikteki davalardan olduğu, davacı vekilinin talep sonucundan kayıtsız, şartsız ve tamamen vazgeçtiği, feragat sebebiyle davacı tarafın davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerinden sorumlu olduğu dikkate alınarak aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-HMK'nın 307-312. maddeleri uyarınca davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 2- Harçlar Kanunun 22. Maddesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcının 2/3' üne isabet eden 488,00-TL karar ve ilam harcının, davacı tarafından yatırılan 615,40-TL peşin harçtan mahsubu ile artan 127,40-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacı tarafa iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama harç ve giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı ... tarafından yargılama boyunca yapılan; 420,00 TL tebligat ücreti, 340,00 TL posta ücreti toplamı olan 760,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak iş bu davalıya verilmesine, 5-Davalı sigorta sigorta şirketi tarafından yapılmış bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden A.A.Ü.T. 6/1 maddesi uyarınca taktir olunan 500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

7- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

8-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştikten sonra yatıran ilgili tarafa iadesine,

Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 13/03/2026

Katip ¸E-imzalıdır

Hakim ¸E-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/18, K. 2026/269, T. 13.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-18-e-2026-269-k-482e190679c2