İlk Derece Mahkemesi · Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/16 E. 2026/219 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/16
Karar No
2026/219
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO:

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : 1- VEKİLİ : DAVALILAR : 2- 3- DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZMA TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; 02.06.2024 tarihinde ... adına kayıtlı, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile Konya ili ... ilçesi ... Mahallesi ... Sokak istikametinde park halindeyken yola katılmak istediği esnada aracının sol ön yan kısmıyla aynı istikamette seyir halinde olan davacı müvekkil ... adına kayıtlı, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... marka 2014 model, 173.728 kilometrede olan ... plaka sayılı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kazanın ... plaka sayılı aracın sürücüsü ... yolu ve gelen araçları kontrol etmeden birden yola katılmak istemesi ile tam kusuru nedeniyle gerçekleşmiş olup, kaza sonucu müvekkil ... 'nin ... plaka sayılı aracında maddi hasar meydana geldiği, müvekkilin kazanın gerçekleşmesinde herhangi bir kusurunun bulunmayıp davalı araç sürücüsünün kazaya kusurlu hareketi ile sebebiyet verdiği, bu nedenle davalıların ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda müvekkil nezdinde doğan maddi zararları tam olarak tazmin etme yükümlülüğü bulunduğu, davacı müvekkilinin kaza tarihine kadar aracın tüm bakımlarını zamanında ve yetkili serviste yaptırdığını, kaza gerçekleşene kadar geçen süreçte aracın herhangi bir parçası değişmediği gibi kaporta ve boyasında herhangi bir kusur, çizik dahi olmadığı gibi kaza sonucu araçta bazı parçalarının tamir edildiğini, bu nedenlerle 02.06.2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 107 uyarınca toplanacak delillere göre (tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere) davacı müvekkile ait ... plakalı araçta meydana gelen değer kaybını kapsayan maddi tazminat tutarının davalı ... Sigorta A.Ş. sigorta şirketinden sigorta limitleriyle sınırlı kalmak kaydıyla temerrüt tarihinden itibaren işletilecek değişen oranlarda ticari/avans faizi, diğer davalılardan olay tarihinden itibaren işletilecek değişen oranlarda ticari/avans faizi yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle müşterek ve mütesilsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Katılım Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf; ... plakalı aracın müvekkil şirket nezdinde, Motorlu Kara Nakil Vasıtaları Mecburi Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ( Trafik ) ile sigortalı olduğundan bahisle tazminat talep ettiğini, davacı tarafın, araçta meydana gelen değer kaybı miktarının bilinemediğini ileri sürdüğünü ancak davadan önce yapılan başvuru sonrası hasar dosyasının açıldığını, dosyada hesaplamanın yapıldığını, davacı vekiline davadan evvel 50.000,00 TL değer kaybı tazminatı, davacı tarafa 21.11.2024 tarihinde ödendiğini, bu halde tutar davacı tarafından bilinebilir durumda olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak kabulünü talep ettiğini, HMK m:107 gereği davanın '' belirsiz alacak davası'' olarak açılabilmesi için alacağın değerinin belirlenmesinin mümkün olmamasının gerekmediğini, işbu sebeple davanın usulden reddinin gerektiğini, bu nedenlerle haksız ve hukuka aykırı davanın reddini, yargılama gideri ve ücreti vekâletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın trafik kazası nedeniyle oluşan varsa bakiye değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli zararının tazmini hususunda olduğu görülmüştür. Sigorta Bilgi Gözetim Merkezine, Türkiye Sigortalar Birliği Müdürlüğüne ve ... Sigorta Aş'ye yazılan müzekkerelere cevap verildiği görülmüştür. Mahkememizin 11/02/2025 tarihli tensip zaptı ile dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiştir. Mahkememize sunulan 11/04/2025 tarihli sigorta eksper ve adli trafik kusur bilirkişisi HEYET raporunda özetle; ... Plakalı Otomobil Sürücüsü ... ” bu kazanın oluşumunda 2918 sayılı KTK nun asli kusurlardan Madde-67 (Manevraları düzenleyen genel şartlara uymamak) Asli kural ihlali olup 100 (yüzde yüz) oranında kural ihlalinin olduğu; ... plakalı Otomobil Sürücüsü ...” ise bu kazada herhangi bir kural ihlalinde bulunmadığını 40.00 (Yüzde Sıfır) olduğunu, hasar tutarının 134.483,28 TL * KDV - 161.379,94 TL KDV'li olduğu , (Davalı şirketçe ödenen hasara dair dekontu görülemediğinden bakiye hesaplanamamıştır.) değer Kaybı tutarının 30.000,00 TL olduğu (Davalı şirketçe varsa yapılan ödemeye ait dekont görülememiştir.) araç mahrumiyet bedelinin 9.450,00 TL olduğunu bildirir rapor sunulduğu görülmüştür. Mahkememize sunulan 12/06/2025 tarihli sigorta eksper bilirkişisi EK raporunda özetle; Hasar tutarının 134.483,28 TL * KDV - 161.379,94 TL KDV'li olduğu , (Davalı şirketçe ödendiği belirtilen 129.323,71 TL dikkate alındığında 32.056,23 TL bakiye kaldığı, değer Kaybı tutarının 30.000,00 TL olduğu (Davalı şirketçe yapıldığı belirtilen 50.000 TL dikkate alındığında bakiye bulunmadığı), ZMM poliçe limitinin 200.000,00 TL olduğunu, araç mahrumiyet bedelinin 9.450,00 TL olduğunu bildirir rapor sunulduğu görülmüştür. Mahkememize sunulan 29/09/2025 tarihli sigorta hasar bilirkişisi raporunda özetle; Dava konusu ... Plakalı aracın toplam değer kaybı bedelinin 70.000,00 TL olarak hesaplandığı, bu değer kaybı bakiyesinden davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin, ödediği 50.000,00 TL nın mahsubu ile 20.000,00TL kaldığı, bu bakiyeden de ... Sigorta A.Ş.nin ... numaralı ZMMS limitleri dahilinde sorumlu olduğu, davalı ... ve ... müştereken ve müteselsilen sorumluluğu bulunduğu, dava konusu ... Plakalı aracın onarımdan kaynaklanan araç mahrumiyeti süresinin 7 gün, günlük araç kirasının 2.300,00 TL olup toplam araç mahrumiyeti tutarının 16.100,00 TL olarak tespit edildiği, 1.539,61 TL amortisman ve yakıt tasarrufu düşüldükten sonra kalan rakamın 14.560,39 TL olacağı, bu tutardan poliçe teminatlarında olmadığından davalı ... ve ... sorumluluğunun bulunduğunu bildirir rapor sunulduğu görülmüştür. Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu 26/01/2026 tarihli dava değer arttırım dilekçesinde özetle; Değer kaybı bedelinden doğan tazminat alacağı olarak 19.900,00 TL+100,00 TL= 20.000,00 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden (teminat limiti ile sınırlı olarak) temerrüt tarihinden itibaren ve diğer davalılar ... ve ... yönünden olay tarihinden itibaren işletilecek değişen oranlarda ticari/avans faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya hükmen ödenmesine karar verilmesini, mahrumiyet bedelinden doğan tazminat alacağı olarak 14.460,39 TL+100,00 TL= 14.560,39 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek değişen oranlarda ticari/avans faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte davalı sigorta şirketi dışında kalan; diğer davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya hükmen ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklı oluşan varsa değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin tazminine ilişkindir. Mahkememizin davaya bakmaya görevli ve yetkili olduğu anlaşılmıştır. 2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Davalılar kazaya karışan karşı aracın zorunlu trafik sigortacısı, araç işleteni ve sürücüsü olup davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı ve araç mahrumiyet zararı gerçek zarar kalemleri arasında bulunmakta olup, davalı trafik sigortacısı bu zararlardan (değer kaybı yönünden) poliçe teminat limiti dahilinde sorumludur. Trafik kazaları dayanağını 2918 sayılı KTK'dan alan haksız fiil niteliğinde olaylardır. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde etken olan hususlarda olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekir. Yargıtay .HD'nin ... E- ... K sayılı 15/03/2018 tarihli kararı -ve benzer nitelikte diğer birçok kararında da- vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir. Sonuç olarak haksız fiilin türü olan trafik kazalarına olayın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan kanun hükümlerinin uygulanması, davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanununun 90. maddesi gereğince genel hükümlerin esas alınması gerekir. İlk alınan bilirkişi raporundaki belirlemelerin dosyadaki verilerle uyuşmadığı, hasar bedeli, aracın hasar gören yerleri, aracın rayiç değeri (kaza öncesi ve sonrası) ve sigorta tarafından yapılan değer kaybı ödemesi de gözetildiğinde yapılan hesaplamaların gerçekçi olmadığı değerlendirilmekle bu hususta yeni bir bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiştir. 29/09/2025 tarihli bilirkişi raporunun olayın oluş ve şekline uygun olup hüküm kurmaya elverişli olduğu, davalı tarafın kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu değerlendirilerek yapılan hesaplama uyarınca değer kaybı ve araç mahrumiyet zararının aşağıdaki hüküm uyarınca tazminine dair karar vermek gerekmiştir. Davalı sigorta şirketi yönünden limit dahilinde davanın kabulüne karar verilmiştir. Sigorta Şirketinin Temerrüt Tarihine İlişkin Değerlendirmede; 2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte trafik sigortasını yapan sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. 2918 sayılı KTK'nın 99/I. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Kazanın ihbar edilmesiyle, zararın miktarını belirlemek sigortanın sorumluluğundadır. Davalı ZMMS sigorta şirketine yapılan başvurudan itibaren davalı sigorta şirketinin 8 iş günü sonunda yani 26/11/2024 tarihinde temerrüde düşmüş olması nedeni ile bu tarihten itibaren tazminat miktarından sorumlu olmasına karar verilmiştir. ARABULUCULUK ÜCRETİ YÖNÜNDEN; Kaza tarihinde ve poliçenin düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik:14/04/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru bulunduğu hallerde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulamayacağının düzenlemesine göre; Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması nedeniyle, arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir. 6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacı sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmıştır. Nitekim Yargıtay HD'nin ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; Konya BAM . HD ... esas ... karar sayılı ilamlarında da aynı yönde değerlendirme yapılmıştır. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile; a) Davacının 02/06/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle uğradığı 20.000,00-TL bakiye değer kaybı bedeli maddi zararının; DAVALI ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ'nden kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı (kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu) olmak üzere, temerrüt tarihi olan 26/11/2024 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte, DAVALILAR ... ve ...'dan kaza tarihi olan 02/06/2024 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte ve tüm davalılardan TAHSİLDE TEKERRÜR OLMAMAK KAYDIYLA MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, b) Davacının 02/06/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle uğradığı 14.560,39- TL araç mahrumiyet bedeli maddi zararının, DAVALILAR ... ve ...'dan kaza tarihi olan 02/06/2024 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.360,82-TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 615,40-TL peşin harçlar ve 590,00-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 1.155,42-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, (Davalı sigorta şirketinin (20.000,00/34.560,39) oranına isabet eden 668,64-TL'den müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, diğer davalıların tamamından sorumlu olduğuna,) 3-Hazine tarafından karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından karşılanan 615,40-TL başvurma harcı, 615,40-TL peşin harç, 590,00-TL tamamlama harcı, 3.895,00-TL posta ve tebligat gideri, 9.500,00-TL bilirkişi ücreti gideri, 87,50-TL vekalet harcı gideri olmak üzere toplam 15.303,30-TL nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketinin (20.000/34.360,39) oranına isabet eden 8.907,52-TL'den diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, diğer davalıların tamamından sorumlu olduğuna,) 5-Davacı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 34.560,39-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, (Davalı sigorta şirketinin (20.000/34.560,39) oranına isabet eden 20.000,00-TL'den diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, diğer davalıların tamamından sorumlu olduğuna,) 6-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda miktar itibari ile kesin olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 12/03/2026

Katip Hakim

Atıf: Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/16, K. 2026/219, T. 12.03.2026, www.arakarar.com/karar/konya-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-16-e-2026-219-k-d04d173c7927