İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/58 E. 2026/224 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/58
Karar No
2026/224
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/58 KARAR NO : 2026/224

DAVA : İtirazın İptali (Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/05/2023 KARAR TARİHİ : 23/03/2026

Mahkememizin ... Esas ... K. sayılı kararının İstanbul Bölge Adliye mahkemesi 37. Hukuk Dairesinin ... Esas ... K. sayılı kararı ile kaldırıldığı, mahkememizin görevli olduğunun belirlendiği anlaşılmakla dosya mahkememizin yukarıda belirtilen sırasına kaydedildi, dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı borçlunun beyanına güvenen müvekkilinin kendi hesabı olan ... Bankası ... Şubesi ...IBAN hesabından davalı ...'nın ... Bankası ... Şubesinde ... nolu hesabına 3 sefer de toplam 100.000-EURO para transferi gerçekleştirdiğini, borcun kendisine ödenmesini isteyen müvekkilinin aylarca oyalandığını, akabinde ... 11 İcra Dairesi ... Es sayılı dosyası üzerinden 100.000-EURO takip yapıldığını, takip talebinde yıllık %3,50 TBB - Mevduat Euro Kamu Banka değişen oranlarda faizi ile talep edildiğini, fiili ödeme tarihindeki Efektif Kur Üzerinden Tahsili Talep Edildiğini, borçlu tarafından 14.02.2023 tarihinde verilen itiraz dilekçesi ile borca ve ferilerine itiraz edildiğini, davalının itirazı haksız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkili borçluya banka kanalıyla borç verdiğini ve ödeme evraklarına borç olarak verildiğinin yazıldığını, davalının borca yaptığı haksız itirazın iptaline, takibin devamına, %20 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini, davalarının kabulü ile davalı borçlunun ... 11. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyasında ileri sürdüğü itirazlarının iptaline ve duran icra takibinin devamına, davalının %20 icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine ayrıca yargılama giderleri ile ücreti vekalet ödemesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Davacı yan tarafından müvekkili aleyhine ikame edilen dava ile müvekkil ...'dan 100.000- EURO alacağı olduğu ileri sürüldüğünün, davacı yanın dava dilekçesinde müvekkil aleyhinde ileri sürdükleri iddialar somut vakıalara aykırıdır ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, bu bağlamda Davacı yanın tüm talepleri haksız ve yersiz olduğu, taraflarınca kabulü mümkün olmadığını, davacı yan, müvekkille 100.000- Euro borç verdiği ve geri alamadığı iddiası ile ... 11. İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile takip başlattığını, müvekkil bu durum üzerine aleyhine yapılan bu icra takibine haklı olarak itiraz ettiğini ve takibi durdurduğunu, müvekkil ile davacı arasında ticari bir ilişki bulunduğunun ve aralarındaki bu ticaretten ötürü ödeme yaptığı tarihte davacının müvekkile 250.000-Euro borcu bulunduğunun, davacı asıl olarak borcuna mahsuben 100.000- Euro ödeme yaptığını ve halen müvekkile 150.000- Euro tutarında bakiye borcu bulunduğunu, davacı tarafından toplamda 100.000- Euro gönderilerken kötü niyetli olarak işlem açıklamasına borç ibaresi yazıldığını, müvekkile olan bakiye borcunun ödememesi nedeniyle taraflar arasında husumet meydana geldiğini, bu durum üzerine asıl borçlu kendisi olan davacı, ödemiş olduğu 100.000- Euro'yu da haksız bir şekilde müvekkilinden talep ettiğini, haksız ve yersiz davanın reddine yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Celp edilen Vergi Dairesi kayıtlarından; davacı ...’ın; ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün ... vergi kimlik numaralı mükellefi Tasf.Hal... ŞTİ'nde %51, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün ... vergi kimlik numaralı ... Şirketi'nde %100 ve ... Şirketi'nde %100 hissesi ve bu şirketlerde yöneticiliği bulunduğu, davalının ise; ... Vergi Dairesi'nin ... vergi kimlik numaralı mükellefi ... Şirketi'nde %100, ... Vergi Dairesi'nin ... vergi kimlik numaralı ... Şirketi'nde %100 ve ... vergi kimlik numaralı ... Şirketi'nde %25 hissesi ve bu şirketlerde yöneticiliği ... vergi kimlik numaralı Tasf. Hal. ... A.Ş. de yönetim kurulu üyeliği bulunduğu anlaşılmıştır. Dava konusu olan ... 11. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklı davacı tarafından borçlu davalı aleyhine, 100.000,00-EUR asıl alacak için adi takip yoluyla icra takibi başlatıldığı, dosyanın derdest olduğu anlaşılmıştır. Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde Dava, ... 11. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında itirazın iptaline ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Somut olayda davacı, davalıya ... ve 26/04/2022 tarihlerinde borç açıklamasıyla farklı miktarlarda üç kez banka havalesi yolu ile borç para gönderdiğini, davalı tarafça bu paranın ödenmediğini, davacının paranın tahsili amacıyla giriştiği icra takibine borçlunun itiraz ettiği, davacı itirazın bu nedenle iptalini talep etmiştir. Uyuşmazlık, davacı tarafından davalı hesabına "borç" açıklamasıyla gönderilen bedellerin iadesinin talep edilip edilemeyeceği, ispat külfetinin yer değiştirip değiştirmediği, usulüne uygun şekilde başlatılmış bir takip bulunup bulunmadığı, özel dava şartlarının mevcut olup olmadığı, dava şartlarının mevcut olması halinde ise TBK'nın 392. maddesi uyarınca süre verilmediği iddiasının TMK'nın 2. maddesine aykırı olup olmadığı konularından ibarettir. 01/09/2023 tarihinde yürürlüğe giren 03/01/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5'inci maddesinden sonra gelmek üzere eklenen ; "Madde 5/A - (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. 6235 Madde 18/A ; " Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." 6100 sayılı HMK'nın dava şartlarının İncelenmesi başlığını taşıyan 115. Maddesi "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez." şeklinde düzenlenmiştir. Somut olayda, dava dilekçesi ve ekleri incelendiğinde; 7455 sayılı yasanın 31. Maddesi ile değişik TTK'nın 5/A maddesinin 1. Fıkrası uyarınca, 01/09/2023 tarihinden itibaren konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak düzenlendiği ve davanın 10/05/2023 tarihinde açıldığı, dava dilekçesinde ve görevsizlik kararının verildiği tarihten sonra arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunun belirtilmediği anlaşıldığından, davanın 6325 sayılı yasasının 18/A maddesinin 2. Fıkrası uyarınca usulden reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın usul yönünden REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre tahsili gereken harç 732,00 TL olduğundan peşin alınan 26.678,73 TL harcın mahsubu ile bakiye 25.946,73 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından posta ve tebligat masrafı olarak yapılan 534,25 TL yargılama giderinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesap ve takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-Gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy çokluğu ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 23/03/2026

BAŞKAN ... (KARŞI OY) ÜYE ...

ÜYE ...

KATİP ...

KARŞI OY

KARŞI OY: 6325 sayılı Kanun'un uygulanmasındaki amaç ve hak arama hürriyeti birlikte değerlendirildiğinde dava şartının incelendiği tarihte yargılamanın başka bir husus araştırmaya gerek olmaksızın esastan sonlandırılmasının mümkün olduğu durumlarda - arabuluculuk dava şartının yerine getirilip getirilmediğine ilişkin dava şartının bu aşamada re'sen dikkate alınması hak arama hürriyetinin bir unsuru olan mahkemeye erişim hakkı ile bağdaşmayacağından - davanın esasına girilerek karar verilmesi gerektiği kanaatindeyim .Bu nedenle değerli çoğunluk görüşüne katılmıyorum. 23/03/2026

BAŞKAN ...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/58, K. 2026/224, T. 23.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-58-e-2026-224-k-2d2a7b590ce7