İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/128 E. 2026/332 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/128
- Karar No
- 2026/332
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/128 Esas - 2026/332
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2025/128 KARAR NO : 2026/332
DAVA : Marka ... Kararı İptali- Hükümsüzlük, DAVA TARİHİ : 28/03/2025 KARAR TARİHİ : 13/07/2026 Yazıldığı tarih : 14/07/2026 İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: "Davacı ... ... Ltd. Şti.’nin uzun yıllardır Türkiye’de ve dünyada gayrimenkul geliştirme ve işletme alanında faaliyet gösteren, ödüllü projeleri ve yaygın tanınırlığı bulunan bir şirket olduğunu, tüm faaliyet ve projelerinin “...” markası altında yürütüldüğünü, bu markanın kamuoyunda davacı ile özdeşleştiğini, bu itibar ve bilinirliğe rağmen davalılardan ... Tic. A.Ş. tarafından ... başvuru numarası ile “... ...” ibareli markanın tescili için başvuruda bulunulduğunu, bu başvuruya ... asli unsurlu davacı markalarına benzerlik ve karıştırılma ihtimali gerekçesiyle itiraz edildiğini, ancak ...’nun ve devamında ....’nun itirazı reddettiğini, bu kararların hukuka aykırı olduğunu, ... kararında “...” kelimesinin ayırt edici gücünün düşük olduğu ve kalan unsurların farklılığının karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırdığı yönündeki tespitin hatalı olduğunu, zira markada esas vurgunun “...” ibaresinde bulunduğunu, Türkçe anlamının değil kelimenin marka olarak yarattığı izlenimin esas alınması gerektiğini, davalı şirketin ....’te davacı ile bağlantılı ... AVM’ye bitişik bir projede faaliyet yürüttüğünü ve başvurulan markanın bu bağlamda davacının sektördeki itibarından yararlanma amacı taşıdığını, özellikle ...’te ilgili tüketici çevresinin markaları ilişkilendirmesinin kaçınılmaz olduğunu, davalının 36., 37. ve 19. sınıflardaki hizmet ve mallar için yaptığı başvurunun aynı ticari alanda bulunduğunu, ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali doğurduğunu, ... ibaresinin markanın asli unsuru ve ayırt edici bölümü olduğunu, davalı markasındaki “...” ibaresinin bu algıyı değiştirmeye yeterli olmadığını, davacı markalarının kazandığı itibarın bu şekilde istismar edilmesinin haksız rekabet ve haksız yararlanma teşkil edeceğini ileri sürmektedir. Bu nedenlerle, SMK m.6/1 kapsamında karıştırılma ve ilişkilendirilme ihtimalinin mevcut olduğunu, ... kararının hukuka aykırı bulunduğunu belirterek söz konusu kararın iptalini, “... ...” başvurusunun reddini; tescil edilmişse markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkine karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı şirket Vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Müvekkili adına 20.02.2023 tarihinde ... başvuru numarası ile “...” ibareli marka başvurusunda bulunulduğunu, başvurunun 19, 35, 36 ve 37. sınıflarda yayımlandığını ve ... tarafından tesciline karar verildiğini, Kurumun bu kararına karşı yapılan itirazın da ....u'nca reddedildiğini, söz konusu idari kararların usul ve yasaya uygun olduğunu, hukuka aykırılık taşımadığını, karıştırılma ve iltibas iddialarının yersiz olduğunu, “... ” ibareli markanın ayırt edici nitelikte bulunduğunu, “...” kelimesinin ticari ve günlük hayatta yaygın kullanılan, ayırt ediciliği zayıf bir ibare olduğunu, bu nedenle davacının markaya ilişkin iddialarının dayanaksız olduğunu, tescil edilmiş bir marka hakkının hükümsüz kılınmasına yönelik kötü niyetli bir girişim niteliği taşıdığını, müvekkil şirketinin dava konusu markayı fiilen kullandığını, marka üzerinden tanıtım ve faaliyet yürüttüğünü, markanın sektörde bilinirliğe ulaştığını, bu fiili kullanımın da hükümsüzlük talebine engel oluşturduğunu, ... kararının iptali talebinin ve dava konusu markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine ilişkin reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını davanın reddini talep etmiştir. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davalı firmanın ... başvuru sayılı markası ile davacı firmanın itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı (kullanım ispatına tabi olupta MARKA İŞLEM DOSYASINA sunulan delil ve belgelere göre bu mesnet markaları açısından kullanım ispatının yerine getirilip getirilmediği- sadece ... Kararının iptali yönünden değerlendirme yapılacaktır ), davacı tarafın SMK 6/5 maddesine göre tanınmışlık , SMK 6/6 maddesine göre unvan isim ve diğer fikri hak iddiası , SMK 6/9 maddesine göre davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddialarına yönelik itirazlarının nihai olarak reddi konusunda verilen ... ... sayılı ... Kararının iptalinin , davalı markasının tescili halinde ise hükümsüzlüğü gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 28.01.2025 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 28.03.2025 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ... ...'nun ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "...." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki .... kararına karşı, başvurunun .... sayılı "...." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesi ve 6769 s. SMK'nın 6/5, 6/6, 6/9 bentleri uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. Yukarıda belirtilen genel ilkeler çerçevesinde yapılan değerlendirme sonucunda, "...." ibaresinin Türkçe karşılığının "ilk, önemli, birinci kalite, başlıca, asıl, esas" ve benzeri anlamlara geldiği ve bu anlamı itibariyle markasal ayırt edici niteliği çok düşük bir ibare olması, dolayısıyla, başvuru konusu markaya ayırt edicilik açısından bütünsel bakılması gerektiği, markaların "..." ibaresi dışında ihtiva ettikleri tüm unsurlarla birlikte bütünüyle bıraktıkları izlenim dikkate alındığında ilgili tüketicilerin başvuru ile itiraz gerekçesi markaları bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceği kanaatine varılmış ve markalar ilişkilendirilme ihtimali dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer bulunmamıştır. Bu itibarla, markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Md. 6/1 gerekçeli itiraz yerinde bulunmadığından kullanım ispatı talebinin değerlendirilmesine gerek görülmemiştir. Öte yandan 6769 Sayılı SMK'nın 6/5 maddesi ..... hükmünü içermektedir. Somut olayda, başvuru ile itiraz gerekçesi markalar karıştırılmaya yol açabilecek derecede benzer görülmediğinden, başvurunun tescili halinde 6769 sayılı SMK'nın 6/5 maddesinde belirtilen koşulların ortaya çıkmayacağı kanaatine varılmış ve tanınmışlık gerekçeli itiraz haklı bulunmamıştır. SMK m. 6/6 gerekçeli itiraz ise hükümde yer alan şartların varlığı ispatlanamadığından kabul edilmemiştir. Başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönündeki iddianın somut delillerle ispatlanamadığı tespit edilmiş, ayrıca markalar arasındaki benzerlik iddiası, tek başına kötü niyetin kabulü için yeterli görülmediğinden (....) kötü niyet gerekçeli itirazın da reddi gerekmiştir. Sayılan nedenlerle işbu itirazın reddi gerekmiştir. KARAR: İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir. " ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını,fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. (9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.", Madde 19 /2" 6 ncı maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir. İtiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda itiraz reddedilir. İtiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması hâlinde itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak incelenir." Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. Yargıtay’ın yerleşik kararlarında da belirtildiği üzere, farklı sınıf ve/veya alt gruplarda yer alan mal veya hizmetlerin benzer olup olmadığının tespitinde, bahse konu mal veya hizmetlerin hitap ettiği tüketici kesiminin özellikleri dikkate alınmak suretiyle; Bu mal veya hizmetlerin benzer ihtiyaçları giderip gidermediği, Dağıtım kanallarının ve satış yerlerinin aynı olup olmadığı, İkame imkanlarının bulunup bulunmadığı, birbirlerini tamamlayıcı niteliklerinin bulunup bulunmadığı, Benzer markaları bu farklı sınıf ve alt gruplardaki mal veya hizmetler üzerinde gören tüketicilerin herhangi bir şekilde markalar arasında veya marka sahibi işletmeler arasında bir bağlantı kurup kurmayacağı hususları göz önünde tutulan kıstaslar arasındadır. SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ; Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin farklı mal ve hizmetlerde kullanılması amacıyla yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir. Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde başkasının başvuru markası dolayısıyla şayet taraf markaları aynı/benzer mal/hizmet içermiyorsa ve bu marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir. SMK 6/6 madde kapsamına, kişilik haklarından isim hakkı ile fotoğraf üzerindeki hak, FSEK kapsamında telif hakları ve sınaî haklar olan marka, tasarım, patent, faydalı model, coğrafi işaret, ticaret unvanı, işletme adı girer. Marka ve ticaret unvanı da sınaî mülkiyet hakkı olarak maddenin koruma kapsamına alınmıştır. Ancak sınaî mülkiyet hakları kapsamında korunacak bir markadan veya ticaret unvanından söz edebilmek için “tescil” şarttır. Örneğin bir ticaret unvanına dayanarak başkasına ait marka tescilinin engellenmesi isteniyorsa bu ticaret unvanının ticaret sicilinde tescilli olması gerekmektedir. Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır. Kullanılmama def'i; 10/01/2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU'nda 6/1 maddesine göre marka başvurularında, 25.nci maddeye göre hükümsüzlük davasında ve de 29.ncu maddesindeki tecavüz davalarında iltibasa dayalı itiraz gerekçesi mesnet marka ( ya da markaları) yönünden kullanılmama def'i imkanı getirilmiştir. Buna göre kendisine ispat yükü düşen taraf ileri sürdüğü davaya konu başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde mesnet (dayanak) marka/markaların kapsamındaki mal veya hizmetler bakımından markasını Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğunu ispatlamalıdır. Aksi takdirde itiraz yapılmamış veya açmış olduğu davasını da ispat edememiş sayılması sonucu ortaya çıkacaktır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı başvuru Markası Davacı Markaları .... (...) ... ..... (19/ 35 /36/ 37 sınıf) 12.01.2026 tarihli bilirkişi heyet raporunda Özetle ; 1)SMK md. 6/1 kapsamında dava konusu ... sayılı, 19/ 35/36/ ve 37/ Sınıf mal ve hizmetlerde tescili talep edilen “... ” ibareli davalı markasının mal ve hizmet sınıflarının tamamının; davacının itiraza mesnet " ....," sayılı tescilli markalarının 35. Sınıf mal ve hizmetlerinin kapsamında, davacının itiraza mesnet " ...." sayılı tescilli markalarının 36.Sınıf mal ve hizmetlerinin kapsamında, davacının itiraza mesnet “....,” sayılı tescilli markalarının 37. Sınıf hizmetlerin kapsamında, davalının 19.sınıf mal ve hizmetleri davacının itiraza mesnet “...” sayılı tescilli markalarının 35.Sınıf mal ve hizmetlerinin kapsamında birebir AYNI MAL/HİZMET niteliği taşıdığı, 2) Davacının itiraza mesnet Davacının .... sayılı “...” esaslı markaları ile davalının ... sayılı başvuru markası arasında çok düşük görsel benzerlik olmakla beraber, işitsel ve kavramsal açılardan yüksek düzeyde benzerlik bulunduğu, 3)Bu nedenle taraf markalar arasında; 1 nolu sonuç kısmında belirtmiş olduğumuz mal ve hizmetler bakımından 6769 S. SMK m.6/1 anlamında iltibas tehlikesi oluşabileceği , bu nedenle başvuru markasının, davacının “...” ibareli tescilli markalarıyla benzerlik düzeyi itibariyle, birebir ayniyet taşıyan 19/35/36/37. Sınıfa konu mal ve hizmetler bakımından ... karar iptal ve hükümsüzlük şartlarının bulunduğu, 4)Kullanım ispatı talebi edilen mesnet markalar açısından; Nihai takdiri Sayın Mahkeme'de olmak üzere; her bir tescilli sınıf kapsamında yer alan mal ve hizmetler bakımından yeterli ve ayrı ayrı kullanım ispatının oluşmadı, 5) SMK'nın m. 6/5 koşullarının bulunma 6)SMK'nın m. 6/6'nin koşullarının bulunmadığı, 7)Davacının SMK md. 6/9 Kötü niyet iddialarına ilişkin Takdirin Sayın mahkemeye ait olduğu, Yönündeki tespit ve değerlendirmeleri " şeklinde; Bu kez kullanım ispatına konu olmayan ve 08.07.2020 tarhnde tescil edlmş .... sayılı davacı markalarının kapsadığı emtalar ile dava konusu ... başvuru sayılı markanın kapsadığı emtiaların tablo halinde yan yana karşılaştırılması yapılarak ek rapor alınmasına gidilmiştir. 10.03.2026 tarihli EK raporda ise"1. Dava konusu ... sayılı başvuru markasının 19./ 35./ 36./ 37./sınıfa konu mal ve hzmetlernn tamamı; davacının itiraza mesnet “....“ sayılı tescilli markalarının 35. Sınıf mal ve hizmetlerinin kapsamında, davacının itiraza mesnet "....” sayılı tescilli markalarının 36.Sınıf mal ve hizmetlerinin kapsamında, davacının itiraza mesnet “....,” sayılı tescilli markalarının 37. Sınıf hizmetlerin kapsamında, davalının 19.sınıf mal ve hizmetler davacının itiraza mesnet “....” sayılı tescilli markalarının 35.Sınıf mal ve hzmetlernn kapsamında brebr AYNI MAL/HİZMET niteliğinde olduğu, 2. Sonuç olarak; somut olayda emta benzerlğ /türdeşliği şartının gerçekleşmiş olduğu; taraf markalarının bütüncül değerlendrlmes neticesnde ise görsel açıdan benzerlik taşımadığı, İşitsel ve kavramsal açıdan ise orta düzeyde benzerlk taşıdığı, bu nedenle markaların ortalama dikkat düzeyne sahip tüketiciler nezdinde aynı seri markaya ait olduğu, bağlı işletmeler arasında ekonomk bir ilişki bulunduğu veya aynı ticari kaynaktan çıktığı yönünde br algı oluşturmasının muhtemel olduğu dolayısıyla taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, 3. Bu nedenle taraf markalar arasında; 1 nolu sonuç kısmında belrtmş olduğumuz mal ve hizmetler bakımından 6769 S. SMK m.6/1 anlamında iltibas tehlikesinin oluşabileceği , bu nedenle başvuru markasının, davacının “...” barel tescilli markalarıyla benzerlik düzeyi itbariyle, birebir ayniyet taşıyan 19/35/36/37. Sınıfa konu mal ve hizmetler bakımından ... karar iptal ve hükümsüzlük şartlarının bulunduğu 4. SMK md. 6/1 kapsamında kullanım ispatı talep edilen markalar bakımından; dava konusu ... sayılı, 19./ 35./ 36./ 37./sınıfa konu mal ve hizmetlerin tamamının iraza mesnet “.... “ sayılı tescil markalarının 35. Sınıf mal ve hizmetleri kapsamında, davacının itraza mesnet “.... sayılı tescilli markalarının 36.Sınıf mal ve hizmetlerinin kapsamında, davacının itiraza mesnet “...., “ sayılı tescilli markalarının 37. Sınıf hzmetleri kapsamında, davalının 19.sınıf mal ve hizmetler davacının itiraza mesnet “...” sayılı tescilli markalarının 35.Sınıf mal ve hizmetlerinin kapsamında birebir AYNI MAL/HİZMET niteliğinde olduğu, 5. Davacının kullanım ispatı talep edilen itiraza mesnet .... sayılı “...” esaslı markaları ile davalının ... sayılı başvuru markası arasında çok düşük görsel benzerlik olmakla beraber, işitsel ve kavramsal açılardan yüksek düzeyde benzerlik bulunduğu, 6. Bu nedenle taraf markalar arasında; 4 nolu sonuç kısmında belirtmiş olduğumuz mal ve hizmetler bakımından 6769 S. SMK m.6/1 anlamında iltibas tehlikesinin oluşabileceği , bu nedenle başvuru markasının, davacının “...” barel tescilli markalarıyla benzerlik düzeyi itibariyle, birebir ayniyet taşıyan 19/35/36/37. Sınıfa konu mal ve hizmetler bakımından ... karar iptal ve hükümsüzlük şartlarının bulunduğu, 7. Kullanım ispatı taleb edilen mesnet markalar açısından; Nihai takdir Sayın Mahkeme’de olmak üzere; her bir tescilli sınıf kapsamında yer alan mal ve hizmetler bakımından yeterli ve ayrı ayrı kullanım ispatının OLUŞMADIĞI, " şeklinde ifade edilmiştir. GEREKÇE: Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; Davalının " ...." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait " ... ....." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu; Diğer yönden taraf markaları arasında emtia benzerliği de oluştuğu bilirkişi heyeti kök raporu sayfa 6 ve devamında ; ek raporda ise 4 ve devamı sayfalarda görüldüğü; İltibas oluşturan mesnet markaların bazıları kullanım ispatına da tabi olmadığı ek raporda da gösterildiği; İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar/hizmetler için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davalının "...." ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının" ... ....." ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı; diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının " ... ....." ibareli tescilli markalı mallarından/hizmetinden satın almak/yararlanmak isterken davalının " ...." ibareli başvuru markalı malı/hizmeti satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşayabilecekleri , ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar / hizmetler algısı da oluşabileceği; taraf marka işaretleri benzediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunduğu kanaati oluştuğu; Diğer yönden ; SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulu oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ; Davacı tarafın başvuru üzerinde SMK 6/6 maddesi anlamında ticaret ünvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiası kanıtlanmadığı; Dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı; Ancak bu durumlar yukarıda açıklanan iltibası ortadan kaldırmadığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1- Davanın KABULÜNE, 2- Dava konusu .... 'nın ... sayılı ... kararının iptaline 3- Dava konusu ... başvuru sayılı marka tescilli olduğundan hükümsüzlüğüne sicilden terkin edilmesine, karar kesinleştiğinde ... ya müzekkere yazılmasına, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcından peşin alınan 615,40 TL'nin düşümü ile bakiye 116,60 TL'nin davalılardan eşit tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 5-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine, 6-Davacının yaptığı; 15.000 bilirkişi ücreti, 265,00 tebligat ücreti, 116,60 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 15.381,60 TL yargılama giderinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine, 7-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine Dair verilen karar davacı vekili ile davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, davalı firma yetkilisinin yokluğunda 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı.13/07/2026
Katip .... E imza
Hakim .... E imza