İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/1262 E. 2026/364 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1262
- Karar No
- 2026/364
- Karar Tarihi
T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/1262 Esas - 2026/364 T.C. ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2025/1262 KARAR NO: 2026/364
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ :
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/10/2025 KARAR TARİHİ : 02/06/2026 K.YAZIM TARİHİ : 17/06/2026
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı .... San. ve Tic. Ltd. arasında, müvekkil şirketin son projesi kapsamında .... Makine Şasesi üretim ve kurulumu için anlaşmaya varıldığını, davalının iki hafta içerisinde makine şasesini teslim, kurulum, devreye alma ve eğitimini üstlendiğini, müvekkil şirketin ise işin karşılığı olan 326.000-TL'nin belirli yüzdesini siparişte, geri kalanını ise işin tesliminde ödemeyi kabul ettiğini, müvekkil şirketin sözleşme şartlarına göre 09.05.2025 tarihinde 230.000-TL tutarında ödeme yapmasına rağmen, davalının 2 hafta içerisinde makine şasesini teslim etmeyerek temerrüde düştüğünü, bu nedenle müvekkil şirketin sözleşmeden dönerek, yerine getirmiş olduğu edimin iadesi ile menfi zararının ve kazanç kaybının tazminini talep etme zorunluluğunun doğduğunu, müvekkil şirketin Sincan .... Noterliğinin 03.10.2024 tarih ve..... yevmiye numaralı ihtarnamesini çekerek, şasenin teslim edilmemesinin müvekkil şirketin işlerini aksatarak maddi zarara uğrattığını, makinenin sözleşme şartlarına uygun olarak teslim edilmesini, aksi halde gecikme nedeniyle uğradığı zararın veya yapılan ödemelerin iadesi için yasal yollara başvuracağını bildirdiğini, noter vasıtası ile ihtarname çekilerek temerrüt sağlanmasına karşın davalı şirketin herhangi bir cevap veyahut yazılı bildirimde bulunmadığını ve mevcut durumda herhangi bir düzelme olmadığını, bu nedenle müvekkil haklarını alma adına öncelikle Ankara Arabuluculuk Bürosuna başvurduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, bunun üzerine müvekkil şirketin sözleşmeden dönme nedeniyle yaptığı ödemenin iadesi ile menfi zarar ve kazanç kaybının tahsili için işbu davayı açma yoluna gittiğini, TBK.'nın seçimlik haklar başlıklı 125. maddesine göre temerrüde düşen borçlunun, verilen süre içinde borcunu ifa etmemesi durumunda alacaklının borcun ifasını ve gecikme sebebiyle tazminat isteme hakkına sahip olduğunu, alacaklının ayrıca borcun ifasından ve gecikme tazminatı isteme hakkından vazgeçtiğini hemen bildirerek, borcun ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini isteyebileceğini veya sözleşmeden dönebileceğini, müvekkil şirketin de, davalının sözleşme kapsamındaki edimini yerine getirmemesi nedeniyle sözleşmeden dönme seçimlik hakkını kullanarak menfi zararını ve kazanç kaybının karşılanmasını istediğini, menfi zararın, fiili zarar ve kaçırılan fırsatlardan oluştuğunu, sözleşmenin kurulması için yapılan giderler, sözleşmenin geçerliliğine güvenilerek başka şirket ile sözleşme yapma fırsatının kaçırılması, sözleşmeden doğan borçların yerine getirilmesi için yapılan giderler, borçlunun temerrüde düştüğüne ilişkin ihtarname masrafları, dönülen sözleşmenin tasfiyesi ile ilgili harcamalar ve borcun ifa edilmemesi nedeniyle alacaklının 3. kişilerle yaptığı sözleşmelerde doğan edimleri yerine getirmemesi nedeniyle bu kişilere ödemek zorunda kalacağı tazminatların menfi zararın kapsamında yer aldığını, sözleşmeden dönme halinde tarafların karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtularak, daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebildiklerini, müvekkilin öncelikle sözleşme şartlarına göre yapmış olduğu 230.000-TL'lik ödemenin iadesini talep ettiğini, bunun yanında müvekkil şirketin, davalıya güvenerek aralarında işbu sözleşmeyi yapması nedeniyle, başka bir şirket ile sözleşme yapma fırsatını kaçırarak zarara uğradığından söz konusu zararının tazminini de talep ettiğini, davalının söz konusu makine şasesini sözleşmedeki esaslara uyarak süresi içerisinde bitirip teslim etmiş olsaydı, müvekkil şirketin üretimden kazanç kaybına uğramayacağını, davalının edimini yerine getirmediğinden müvekkil şirketin alternatif makine temini konusunda başka bir şirketten aldığı teklifi de mahkemeye sunduğunu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi'nin ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin benzer konulardaki emsal kararlarının da iddialarını destekler nitelikte olduğunu belirterek, davalı tarafından işin sözleşmeye uygun olarak teslim edilmemesi nedeniyle müvekkilin yaptığı ödeme olan 230.000-TL'nin ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsiline, HMK.'nın 107. maddesi kapsamında belirsiz alacak olarak 10.000,00-TL menfi zararın ve kazanç kaybının ticari temerrüt faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili; davacı ve müvekkili şirket arasında 06.05.2024 tarihli Teknik Şartname Rev.1 ve 07.05.2024 tarihli 326.000,00-TL + KDV bedelli teklif doğrultusunda..... Makine Şasesi üretim ve kurulumu için anlaşmaya varıldığını, toplam bedelin 391.200,00-TL olduğunu, sözleşme şartlarına göre 275.000,00-TL peşin ve 116.000,00-TL iş tesliminde ödenmek üzere anlaşıldığını, davacının 230.000,00-TL ödeme yaparak kendi edim yükümlülüğünü eksik yerine getirdiğini, davacının kendi yükümlülüklerini yerine getirmeden müvekkili şirketi temerrüde düşürmesinin söz konusu olmadığını, bu sebeple müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini, davacının iddia ettiği kazanç kaybının soyut varsayımlara dayalı olduğunu ve maddi olarak kanıtlanmadığını, zararın miktarı, gerçekleşme şekli ve doğrudan davalının eyleminden kaynaklandığının açıkça ortaya konulması gerektiğini, davacının zarar hesabına ilişkin sunduğu verilerin tek taraflı beyanlardan ibaret olduğunu, iddia edilen üretim kaybının somut belge, rapor veya teknik tespit ile desteklenmediğini, zarar olduğu varsayılan döneme ilişkin üretim planları, vardiya çizelgeleri, stok durumu ve satış kayıtları sunulmadığını, davacı tarafından sunulan alternatif makine teklif belgesinin yalnızca bir fiyat önerisi olduğunu ve zarar hesaplamasında kullanılamayacağını belirterek, öncelikli olarak dosyanın Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine, devamında da haksız ve hukuka aykırı olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, taraflar arasında düzenlenen sözleşme kapsamında davalı yanın sözleşmeye uygun olarak işin teslim edilmemesi iddiasına dayalı sözleşmeden dönme sonucu ödeme ediminin iadesi ile menfi zararın ve kazanç kaybının tahsili istemine ilişkindir. 13/01/2026 tarihli oturuma davacının/vekilinin talep evrakı göndererek e duruşma talep ettiği, e duruşma talebinin sistem üzerinden e duruşma talep ekranından gönderilmesi gerektiği ancak bu şekilde bir talebin bulunmadığı yalnızca talep evrakı ile e duruşma talebinin kabul edilemeyeceği anlaşılmakla, geçerli bir mazeret bildirmeksizin katılmadığı görülmüş olup dosyanın takipsiz bırakılması sebebiyle HMK'nun 150. maddesi uyarınca dosya işlemden kaldırılmıştır. Davanın süresi içerisinde yenilenmesi üzerine, yeni duruşma günü belirlenerek taraflara tebliğ edilmiştir. Usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen 02/06/2026 tarihli oturuma davacının/vekilinin geçerli bir mazeret bildirmeksizin katılmadığı, davalı vekilinin ise mazeret talebinin reddine karar verildiği görülmüş olup dosya ikinci kez takipsiz bırakılmıştır. Davanın; 7101 sayılı Yasa'nın 61.maddesi ile değişik TTK nın 4/2 maddesi uyarınca miktar itibariyle basit yargılamaya tabi olması karşısında, HMK'nun 320/4. maddesi uyarınca, davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-Alınması gereken 732,00TL karar ve ilam harcının peşin alınan 4.098,60TL harçtan mahsubu ile artan 3.366,60TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.833,33TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 4-Davalının kendisini vekil ile temsil ettiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT madde 7/1 uyarınca 22.500,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 02/06/2026
Katip .... e-imzalıç Hakim ..... e-imzalı