İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/126 E. 2026/389 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/126
Karar No
2026/389
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/126 Esas - 2026/389 TÜRK MİLLETİ ADINA Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/126 Esas KARAR NO : 2026/389

DAVA : Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) DAVA TARİHİ : 14/02/2025 KARAR TARİHİ : 21/05/2026 YAZIM TARİHİ : 21/05/2026 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, .... model ... marka aracı garanti kapsamında ikinci el olarak satın almdığını, ancak araç kısa süre içinde tekrarlayan şanzıman arızaları nedeniyle üç kez yetkili servise götürüldüğünü, arızanın giderilmesine yönelik servis işlemleri sonuç vermeyip aynı kusurun tekrarladığını, ayrıca üçüncü onarım için önerilen işlemler aracın değer kaybına yol açacağından müvekkili tarafından kabul edilmediğini, bu süreçte araçla ilgili gizli ayıp iddiasıyla ihtarname çekildiğini, arabuluculuk sürecinin sonuçsuz kaldığını ve bilirkişi raporunda araçta ayıp bulunduğunu, aracın garanti kapsamında gerekli bildirimi zamanında yapmış olmasına rağmen mağduriyetinin giderilmediğini, arızanın araç kullanımına engel oluşturduğunu ve beklenen faydanın sağlanamadığını ileri sürdüğünü, Türk Borçlar Kanunu'nun ilgili maddeleri uyarınca öncelikli olarak ayıplı aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini, bu mümkün değilse aracın iadesiyle bedelinin avans faizi ile birlikte kendisine ödenmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin, HMK'nın 403. maddesine dayanılarak karşı tarafa tebligat yapılmaksızın delil tespiti yapılmasını usule aykırı bularak delil tespiti ve bilirkişi raporunu kabul etmediğini, ayrıca söz konusu aracın şirket tarafından üçüncü kişiye satıldığını, davacının daha sonra aracı devraldığı için husumetin yanlış yöneltildiğini, ayıplı mala ilişkin talebin Türk Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu uyarınca iki yıllık zaman aşımına uğradığını, davalı, seçimlik hakların yalnızca satıcıya yöneltilebileceğini, kendilerinin satış sözleşmesinden doğan bir sorumluluğunun olmadığını ileri sürmekte olduğunu davalı, araçtaki şikayetlerin giderilebilir nitelikte olduğunu, servis kayıtlarında kullanıcı onayı olmadığı için arızanın tam tespit edilemediğini, bu nedenle misliyle değişim koşullarının oluşmadığını, araçtaki kısa devre arızasının çamurluğun sökülmesiyle çözülebileceğini, bunun değer kaybına neden olmayacağını, üretimden kaynaklanan giderilemez bir ayıbın bulunmadığını ifade edildiğini, bu gerekçelerle davanın reddini ve bilirkişi raporunun dikkate alınmamasını talep etmiştir. DELİLLER: -... plakalı araca ilişkin tescil kayıtları, -Yetkili servis kayıtları, -İhtarname, -.... D. İş sayılı dosyası, -Bilirkişi raporu: 19/11/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dava konusu aracın dava dosyasına sunulan fatura örneğinden de sabit olduğu üzere üretici garantisinin 06-01-2023 tarihinde başladığı, teslimat tarihinden itibaren başlayan 2 yıl mekanik, 3 yıl boya ve 12 yıl paslanmazlık garantisi ile koruma altına alındığı, dava konusu olay olan şanzıman arızasının 20.09.2024 ve 25.11.2024 tarihinde olmak araç garanti kapsamındayken 2 kez servise girdiği, yapılan bu onarımlarda ... yedek parça referans numaralı vites teli başlığının 2 kez garanti kapsamında ücretsiz olarak değiştirildiği, ancak sorunun bu onarımlara rağmen devam ettiği, değerlendirme kısmında açıklanan nedenlerle; araç şanzımanını arızalı olmadığı asıl arızanın kök sebebi olarak sol ön çamurluk hattında bulunan sızdırmazlık macun ve yalıtım malzemenden kaynaklı olduğu, yeterli sızdırmazlık olmadığı içeri giren suyun araç tesisatına zarar verdiği, bu nedenle aracın muadili olan malların kullanım amacını karşılamayan, tüketicinin makul olarak beklediği faydaları azaltan ve ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik yönden eksikleri içeren "ayıplı mal" kapsamının olduğu, inceleme konusu aracın ayıplı ve ayıpsız durumları dikkate alınarak yapılan değerlendirmeler neticesinde, davacının aracı almış olduğu aşamada ve tarihte söz konusu ayıpların alıcının olağan bir gözden geçirmesi ile bilinmesinin veya fark edilmesinin mümkün olmaması nedeni ile "gizli ayıp" niteliğinde olduğu, bu ayıbın ise "üretim kaynaklı” olduğu, söz konusu aracın sol çamurluk ve iç davlumbazı sökülerek gerekli su girişi izolasyonunun ardından oksitli soketlerin bulunduğu tesisat parçasının değişimi ile uyuşmazlığa konu ayıbın giderilebileceği görüş ve kanaatine varıldığı, dava konusu ... plakalı ... model ... (...) markalı araç için detayları belirtilen hasar tespitine göre yetkili servis ve piyasa şartlarınca temin edilebilir yedek parça bedeli (A) 177.834,55 TL + 77.000,00 TL İşçilik bedeli (B) müşterek toplamda olay tarihi itibariyle iş bu aracın KDV dahil 305.801,46 TL (A+B) hasar /arıza onarım bedelinin olabileceği, aracın mevcut imalatçı garantisinin 06-01-2023 tarihinde başladığı, teslimat tarihinden itibaren başlayan 2 yıl mekanik, 3 yıl boya ve 12 yıl paslanmazlık garantisi ile koruma altına alındığı, dava konusu olay olan şanzıman arızasının 20.09.2024 ve 25.11.2024 tarihinde olmak araç garanti kapsamındayken 2 kez servise onarım için girdiği, yapılan bu onarımlarda ... yedek parça referans numaralı vites teli başlığının 2 kez garanti kapsamında ücretsiz olarak değiştiği ancak sonun servisçe yapılan onarımlara rağmen halen devam ediyor olmasından kaynaklı 305.801,46 TL (A+B) hasar / arıza onarım bedelinin garanti kapsamında değerlendirilmesinin makul olacağı, olay tarihi itibariyle gün kaybı tutarını hesaplayabilmek için, günlük araç kiralama hizmeti veren üç firma ile görüşüldüğü ve rapor konusu araca muadil bir aracın günlük kira bedellerinin öğrenildiği, bu üç firmanın ortalamasının 2.000,00 TL olduğu tespit edildiği, buna göre rapor konusu araç için motor arıza tarihi itibariyle gün kaybı tutarının yakıt ve amortisman giderleri düşüldükten sonra vergiler dahil: 5 gün x 2.000,00TL = 10.000,00 TL olabileceği, Mahkemenin dava dışı ... adlı şahsa davalı taraf olan ... tarafından 06-01-2023 tarihin kesilen vergiler dahil 747.229.71 TL bedelli faturayı kabul etmesi halinde; değerlendirme kısmında detayları anlatılan ve uygulanan nispi metoda göre; kararlaştırılan bedelden indirimli bedel çıkartılarak 747.229,71 TL - 668.887,42 TL = 78.342,29 TL ayıp nedeni ile yapılabilecek indirim bedeli olarak hesaplandığı belirtilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL: Dava, araç satışında ayıp iddiasına dayalı ayıpsız misli ile değişim terdiden güncel bedelin tahsili talebine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin 01/04/2024 tarihinde ikinci el olarak davalılardan 06/01/2023 ilk tescil tarihli .... plakalı ... model ... marka ticari aracı ikinci el garanti kapsamında satın aldığını, aracın 20/09/2024 tarihinde şanzıman arızası vermesi sebebiyle servise götürüldüğünü, garanti kapsamında değişeceğinin söylendiğini, 23/09/2024'te teslim edildiğini, 25/11/2024 tarihinde aynı arızayı tekrar verdiğini, çekici ile servise götürüldüğünü, 04/12/2024 tarihinde teslim edildiğini, 100 km sonra 09/12/2024 tarihinde tekrar aracın arızalanması sebebiyle servise başvurulduğu, aracın çamurluğunun sökülüp takılması gerektiği söylenince, bunun araçta değer kaybına neden olacağı ve aracın gizli ayıplı olması sebebiyle tamire muvafakat edilmeyip aracın misli ile değişimi için eldeki davanın açıldığı görüldü. Davalılar cevap dilekçesinde husumet, zaman aşımı, aracın ayıplı olmadığı ve davacının aracın tamirini kendisinin muvafakat vermemesi sebebiyle tamiri mümkün olmadığını, bu nedenle davanın reddini talep etmiştir. Türk Borçlar Kanunu'nun 219/1. maddesine göre, satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Türk Ticaret Kanunu'nun 23/1-c maddesine göre ise, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanunu'nun 223. maddesinin ikinci fıkrası uygulanır. Anılan Kanun'un 223/2. maddesine göre ise, alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. Türk Borçlar Kanunu'nun 227. maddesine göre, satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme şeklindeki seçimlik haklardan birini kullanabilir. Ancak alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. Davalılar husumet itirazında bulunmuş ise de ... Otomotiv AŞ'nin aracın satıcısı, ...'nun aracın ithalatçısı olduğu anlaşılmakla, davacının davalılara husumet yöneltmekte haklı olduğu kabul edilmiş, araçtaki ayıbın bilirkişi marifeti ile gizli ayıp olduğunun tespit edilmesiyle de süresinde dava açıldığı kabul edilmiştir. Dava konusu aracın tescil kayıtlarında yapılan sorguda davalı ... tarafından 10/01/2023 tarihinde ...'a, ... tarafından 09/03/2023 tarihinde ...'a, 01/04/2024 tarihinde ... tarafından ...'e, 01/04/2024 tarihinde ... tarafından davacı ...'a satıldığı, trafik tescil kayıtlarından anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamından; karar tarihi itibariyle aracın davacı adına kayıtlı olduğu, aracın davacı tarafça satın alındığı, dava konusu aracı ithal edenin davalı ... şirketi olduğu, davaya konu aracın 2023 yılında trafiğe çıktığı, dava tarihinden önce 3 kez farklı zamanlarda şanzıman arızasına maruz kaldığının davacı tarafça yetkili servise şikayet olarak bildirildiği, her ne kadar yetkili servis tarafından aracın tamir edilip davacıya teslim edildiği bildirilse de aracın çok kısa sürede tekrar arıza verdiği, davacının araçta ayıp ortaya çıktıktan sonra durumu servis görevlilerine bildirdiği ve aracın defaaten servise gittiği, dava konusu araçta meydana gelen arızanın tekrarladığı ve yapılan onarımlarla giderilemediği, şanzıman arızasının oluşumunda sürücü kaynaklı bir hata tespit edilmediği, araçtaki arızanın gizli ayıp olduğu anlaşılmakla; davacının davalılara süresinde ayıp ihbarında bulunduğu, aracın ithalatçısı davalının ayıptan dolayı sorumlu olduğu, araçtaki ayıp imalattan kaynaklı gizli ayıp olup, kullanıcı hatasından kaynaklanmadığı, tespit edilen ve servis tarafından giderilmeyen ayıbın davacının araçtan beklediği performans düzeyini düşürdüğü hatta aracın kullanılamaz hale getirdiği, bu nedenle hakkaniyet kuralları gereğince Türk Borçlar Kanunu'nun 227/4. maddesi uyarınca satılanın ayıpsız benzeriyle değiştirilmesi koşullarının davacı yararına oluştuğu anlaşılmış olup, aracın uzun süredir kullanılıyor olmasının davacıya maddi yükümlülük olarak yükletilemeyeceğinden bu yönde bir indirime gidilemeyeceği anlaşılmakla bilirkişi raporu ile hesaplanan ayıplı halde alıkoyulmasına ilişkin bedel yönünden mahkememizce bir indirim uygulanmamış, buna göre davanın kabulü ile aracın davacı tarafından üzerindeki tüm takyidatlardan ari bir şekilde aracın davalıya iadesine ve dava konusu aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine, aynı marka, model ve özellikte ayıpsız misli ile değiştirilmesi mümkün olmaz ise İİK'nin 24. maddesine göre işlem yapılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın KABULÜNE, ... marka ... model .... tip ... model kamyonet (...) tip aracın misliyle değiştirilmesine, Dava konusu aracın değişim sonrası davalılara iadesine, Bu karar nedeniyle alınması gerekli 51.043,26 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL ile 12.760,82 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 13.376,22 TL harcın mahsubu ile bakiye 37.667,04 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 4.700,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 118.084,46 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan harçlar dahil 29.289,12 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,

Dair, Davacı Vekili Av. .... (e-duruşma), Davalı ... Vekili Av. .... 'in yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/05/2026

Katip .... ¸e-imzalıdır.

Hakim .... ¸e-imzalıdır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/126, K. 2026/389, T. 21.05.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-126-e-2026-389-k-7880d2f66a74