İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/1226 E. 2025/1421 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1226
- Karar No
- 2025/1421
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/1226 Esas KARAR NO : 2025/1421
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 22/12/2025 KARAR TARİHİ : 25/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/01/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili sigorta şirketi tarafından sigortalı .....'e ait iş yerinin ..... poliçe no’lu İşyeri Paket Sigorta Poliçesi kapsamında 14.09.2024 - 14.09.2025 tarihleri arası dönem için sigortalandığını, sigortalının riziko adresinin İkitelli .... Mah. Sefaköy...... Blok Cad. ..... Sanayi 17. Blok Apt. No:34 Daire No:23 Başakşehir/İSTANBUL olduğunu, 08.05.2025 tarihinde davalının ..... Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren elektrik birimi tarafından 34–36 nolu binalar cephesinde yürütülen altyapı çalışmaları sırasında, gerekli özen ve dikkat yükümlülüğüne aykırı şekilde yapılan kazı esnasında ana su tesisat borusunun patlatıldığını, bu patlama sonucu kontrolsüz biçimde akan suyun sigortalıya ait işyerine sirayet ettiğini, meydana gelen su sızıntısı nedeniyle sigortalı işyerinde bina ve dekorasyon unsurlarının, makine ve teçhizatların, demirbaşlar ile emtia üzerinde dahili su hasarının oluştuğunu, işyerinde ciddi maddi zarar meydana geldiğini, söz konusu zararın tamamen davalı idarenin kusurlu ve ihmalkâr çalışması neticesinde ortaya çıktığını, müvekkili şirket tarafından sigortalı iş yerinde oluşan hasar için 07.07.2025 tarihinde 266.501,25 TL tazminat ödemesi yapıldığını, müvekkili şirketin yapılan ödeme ile TTK md.1472 uyarınca zarara sebebiyet veren ve zarardan sorumlu olanlardan sigortalısına halef olarak rücu hakkını elde ettiğini, 6102 sayılı TTK md.1472-1481 uyarınca müvekkili şirketin ödemiş olduğu hasar bedelini, sorumlulardan talep etme hakkına sahip olduğunu, davalı kurumun hasarın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğundan, meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu iddia ederek; davanın kabulüne, müvekkili şirket tarafından ödenen 266.501,25-TL hasar tazminatının 07.07.2025 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile beraber davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; işyeri paket sigorta poliçesine dayalı olarak dava dışı sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1. maddesinde; "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." hükmü yer almaktadır. HMK 114/1.c maddesi uyarınca "Mahkemenin görevli olması" dava şartlarından olup, HMK 138 maddesi dikkate alınarak dava şartlarının öncelikle karara bağlanması gerekmektedir. HMK 115. maddesinde ise "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir..." düzenlemesi yer almaktadır. HMK'nın 1.maddesine göre görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir. Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Yargıtay ..... Hukuk Dairesinin ..... esas ..... karar sayılı Bölge Adliye Mahkemeleri kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine dair kararında; "4562 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi uyarınca OSB'ler özel hukuk tüzel kişisidir. Bununla birlikte 6102 sayılı Kanun'un 11 inci maddesindeki tanıma göre esnaf işletmeleri için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı amaçlayan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız bir şekilde yürütüldüğü işletmeleri işletmedikleri için aynı Kanun'un 16 ncı maddesi uyarınca tacir olarak kabul edilmeleri mümkün değildir. Öte yandan OSB'lerin ticaret şirketi olduğu yönünde herhangi bir yasal düzenleme de bulunmamaktadır. Bu sebeple OSB'lerin taraf olduğu davalarda diğer taraf tacir olsun ya da olmasın, uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmadığı hâllerde yargılamanın asliye hukuk mahkemelerinde görülmesi gerektiği kanaatine varılmıştır." şeklinde hüküm kurulmuştur.
Somut olayda dosya kapsamında yapılan değerlendirmede; davanın, davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısının ".... Mah. ..... 17. Blok Cad. Sefaköy Sanayi 17. Blok Apt. No:34 Daire No:23 Başakşehir/İstanbul" adresinde bulunan iş yerinde 08/05/2025 tarihinde İkitelli Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren elektrik birimi tarafından yapılan alt yapı çalışmaları sırasında meydana gelen tesisat borusu patlaması ile yaşanan su sızıntısı sonucu 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 1472/1. maddesi uyarınca, dava dışı sigortalısına ödenen tazminatın davalıdan tahsiline yönelik rücuen tazminat davası olduğu, TTK'nın 1472/1. maddesinde düzenlenen halefiyetin yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğinde olduğu, bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan davanın esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açıldığı, sigorta ettirenin ne hakkı varsa bunların, şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceği; Yargıtay ..... Hukuk Daresi'nin ..... Esas.-.....Karar. Sayılı Bölge Adliye Mahkemeleri kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine dair kararında OSB'lerin taraf olduğu davalarda diğer taraf tacir olsun ya da olmasın, uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmadığı hâllerde Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu belirtildiğinden ve dava mutlak ticari dava olmadığından, bağlayıcı olan işbu Yargıtay ...... Hukuk Daresi'nin ...... Esas.-..... Karar Sayılı içtihat gereğince davaya bakmakla mahkememizin görevli olmaması, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde, dosyanın ve eklerinin görevli mahkeme olan BAKIRKÖY NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde, dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine, 4- 6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 2. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde, dava dosyasının re'sen ele alınarak, açılmamış sayılmasına karar verilmesine, bu hususun taraflara ihtaratına, (Gerekçeli hükmün tebliği ile ihtaratına) 5- 6100 Sayılı HMK nın 331/2.nci maddesi 1. cümlesi uyarınca, bu dava dosyasına ilişkin harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemede değerlendirilmesine, 6- Dava dosyasının kesinleşmesi üzerine, iki (2) haftalık yasal süre içerisinde, taraflardan herhangi birinin, ilgili mahkemeye dava dosyasının gönderilmesini talep etmemesi halinde, ilgili dava dosyasının mahkeme Yazı İşleri Müdürü tarafından mahkeme hakiminin önüne getirilmesine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde tarafların/vekillerinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/12/2025
Katip ..... Hakim .....