İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/1226 E. 2025/1038 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1226
- Karar No
- 2025/1038
- Karar Tarihi
T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/1226 Esas
KARAR NO : 2025/1038
DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 19/12/2025
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
İDDİA VE SAVUNMA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Müvekkilin 08.03.2024 tarihinde, "..." adlı internet sitesinde 136 BİN KM.DE olduğu belirtilerek satışa sunulan, ... şasi numaralı, .... plaka sayılı, ... marka/tipteki aracı, 520.000 TL bedelle satın aldığını, her ne kadar, satış sözleşmesinde satış bedelinin 360.000-TL olduğu yazılı ise de, gerçek satış bedelinin 520.000-TL olduğunu, FAST işlemleriyle paranın hızlı aktarılması amacıyla müvekkilinin ödemeyi aynı gün ve saatlerde 5 farklı transfer işleminde gerçekleştirdiğini, müvekkil aracı satın alırken ekspertize soktuğunu, ekspertiz raporunda da aracın km sinin 136.657 olarak davalı tarafından belirtildiğini, davaya konu aracın, müvekkilime satışı gerçekleşmeden önceki bir tarihte kilometre sayacına bir veya birden fazla kez müdahale edildiği anlaşılmış olduğu, satıştan sonra, aracını periyodik muayeneye... istasyonuna götüren müvekkilinin, davaya konu aracın kilometresinin düşürüldüğünü görevliden öğrendiğini, araç muayene raporunda 'hafif kusur' olarak kayda geçtiğini, ardından araç km kaydını sorgulayan müvekkil aracın 30/09/2017 tarihinde 159.865 KM.de 28/09/2019 tarihinde 288.983, 27/10/2021 tarihinde 345.125 KM.de, müvekkile satılmadan 6 ay önce 27/10/2023 tarihinde 397.856 KM.de iken muayene işlemlerinin yapıldığını öğrendiğini, davaya konu aracın, müvekkiline satışından evvel, kilometre sayacına en az 1 kez müdahale edilerek, gerçekte olduğu kilometreden daha aşağı bir kilometreye düşürüldüğü ve gizli ayıplı olarak müvekkiline satıldığını belirterek öncelikle delil tespiti talebinin kabulü ile, tensip ile belirlenecek bir günde araç üzerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, davanın kabulü ile, davaya konu ... şasi numaralı aracın gizli ayıplı olarak müvekkilime satılmış olması sebebiyle, şimdilik 1.000TL olmak üzere, satış bedelinde yapılması gereken indirim tutarının tespiti ve satış tarihi olan 08.03.2024 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini" talep ve dava etmiştir.
Davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmemiştir.
DAVA:
Dava, satım sözleşmesine konu malın ayıplı olduğu iddiası ile satım bedelinden indirim yapılmasına ilişkin alacak isteğine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’de ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nin 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır.
Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacının satım sözleşmesine konu malın ayıplı olduğu iddiası ile satım bedelinden indirim yapılmasına ilişkin alacak istemi ile eldeki davayı açtığı, satım ve hizmet sözleşmesinden kaynaklanan somut uyuşmazlıkta mutlak ticari davanın varlığından bahsedilemeyeceği gibi, satım sözleşmesine konu aracın hususi araç olduğu ve davacı tarafından davalıya karşı ileri sürülen talep ve talebin dayanağı olan maddi olgular bakımından her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğmuş olması şartı gerçekleşmediğinden davanın nisbi ticari dava olarak kabulüne de olanak bulunmadığı, bu durumda davaya bakma görevinin genel görevli asliye hukuk mahkemesine ait olduğu, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca görev hususunun dava şartı olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının dava dilekçesinin 6100 sayılı HMK'nun 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
Görevli mahkemenin İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olması nedeniyle mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-6100 sayılı HMK'nın 331/2. maddesi uyarınca dosyanın görevli İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi halinde, yargılama harç ve giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine; aksi durumda resen dosyanın ele alınarak yargılama giderleri hususunda bir karar verilmesine,
3-6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi uyarınca görevsizlik kararına karşı taraflarca kanun yoluna başvurulmaması durumunda kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İZMİR NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE, tarafların belirtilen süre içerisinde mahkememize başvurmaması durumunda DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin taraflara ihtarına ( İHTARAT YAPILMADI),
Dair tarafların yokluğunda verilen kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile ya da tarafların bulundukları yer Asliye Ticaret Mahkemesi vasıtasıyla mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi.23/12/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı