İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/1199 E. 2026/23 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1199
- Karar No
- 2026/23
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/1199 Esas KARAR NO : 2026/23
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/12/2025 KARAR TARİHİ : 15/01/2026 K. YAZIM TARİHİ : 15/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafça, müvekkili aleyhine Bakırköy .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, iş bu icra dosyasında ödeme emri müvekkiline henüz tebliğ edilmediğini ancak Uyap Vatandaş Portal sisteminden tesadüfen görülmüş olmakla müvekkili tarafından haricen öğrenildiğini, ancak müvekkilinin, icra dosyasına konu senede ilişkin olarak davalı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkili tarafından 31.08.2025, 30.09.2025 ve 30.10.2025 vade tarihli 3 adet aynı tutarlı bonoyu keşide edildiğini, davalıya verildiğini, davalı ...'in serbest muhasebeci mali müşavir olarak müvekkili ...'un yetkilisi olduğu ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin (Vergi No: ...) ticari defterleri ile ilgilendiğini, Nisan 2025 itibari ile şirket ile ... arasındaki hizmet sözleşmesinin sona erdiğini, işbu dava konusu ve takibe konu edilen bonolar müvekkili ... tarafından davalı ...'e çok daha önceki tarihlerde SMM defter takip ücretinin teminatı olarak verildiğini, davalı ...'e hak kazandığı ödemelerin tamamı yapılmış olmasına rağmen ve Nisan 2025 itibariyle hizmet ilişkisi sona ermiş olmasına rağmen davalı tarafından işbu bonolar takibe konulduğunu, davalının açıkça haksız ve kötü niyetle hareket ettiğini, müvekkilinin teminatı şahsı adına verdiğini, müvekkilinin şirketin herhangi bir borcundan sorumlu olmadığını, şahıs olarak ise karşı taraf ile herhangi bir ilişkisi ve borcu bulunmadığımı, davalı yanın, teminat olarak verilmiş ve geçerliliği kalmayan bonoları kullanarak müvekkili aleyhine icra takibi başlatması açıkça haksız ve kötü niyetli olduğunu, İİK madde 72 kapsamında, takip sonrası menfi tespit davası usulü uyarınca Bakırköy .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası güncel kapak hesabına belirnenen tutar taraflarınca icra müdürlüğüne yatırılacağını, mahkemeye depo edilecek, mahkemece belirtilen miktarda, teminat karşılığında takibin durdurulmasını ve hacizlerin kaldırılması kararı verilmesini ayrıca ve icra dosyasına yatırılan tutarın davalıya ödenmemesi hususunda ihtiyati tedbir talepleri bulunduğunu beyanla müvekkilinin davalı alacaklıya borçlu olmadığının tespitini, davalıdan alınacak olan, %20 den aşağı olmamak üzere, kötü niyet tazminatının tarafımıza ödetilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.Her ne kadar menfi tespit talepli iş bu dava mahkememizde ikame olunmuş ise de; 6100 sayılı HMK'nın 114/1. Md. de dava şartları tahdidi olarak sayıldıktan sonra 2.fıkrada "Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." denilmiştir. HMK'nun 115 nci maddesinde ise " (1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.(2) Mahkeme,dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder." şeklinde düzenleme yapılmıştır. 7155 sayılı Kanun'un 20. md ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen 5/A md ile bu Ka- nun'un 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın öden- mesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş ol- ması dava şartı olarak belirtilmiş,Asliye Ticaret Mahkemeleri'nde görülecek olan bazı davalarda,dava açılmadan önce arabulucuya baş vurulması dava şartı hâline getirilmiştir. Yine 7155 sayılı Yasa ile değişik 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanu- nu'nun 18/A maddesi hükmünde "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine ek- lemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden redde- dileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklinde düzenleme yapılmıştır. Davacının menfi tespit talebiyle açtığı işbu davada; dava konusunun bir miktar paraya ilişkin olduğu, davacı tarafın dava açmadan önce arabulucuya başvurduğuna ilişkin herhangi bir belge sunmadığı, 7155 Sayılı yasa ile değişik 6102 Sayılı TTK'nun 5/A ve aynı sayılı yasa ile değişik 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesinin birinci fıkrası uyarınca arabuluculuğa başvurulmasına ilişkin dava şartı noksanın noksan olduğu tespit edilmekle davanın usulden reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-HMK 114/2 ve 115/2 md gereğince,arabulucuya başvuruya ilişkin dava şartının noklanıdğı nedeniyle DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan ve tahsili gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 3.162,89 TL nispi harçtan mahsubu ile Hazine'ye irat kaydına, bakiye 2.430,89 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından sarf olunan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafça sarf olunmuş yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar tesisine yer olmadığına, Sarf olunmayan delil/gider avanslarının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine dair,
Tarafların yokluğunda 5235 Sayılı Kanun'un geçici 2. maddesine göre Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmi Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 341 ila 360. md hükümleri gereğince mahkememize veya aynı sıfatta başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/01/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır