İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/1154 E. 2026/586 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1154
- Karar No
- 2026/586
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/1154 Esas KARAR NO : 2026/586 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/12/2025 KARAR TARİHİ : 25/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Davalı hakkında ---------İcra Müdürlüğü’nün ---------- esas sayılı dosyasıyla ilamsız takip yapılmış olduğunu, davalının kendisine tebliğ edilen ödeme emrine süresi içerisinde haksız olarak itirazda bulunduğunu, davalının sırf kendisine yapılan takibi uzatmak amacıyla yapmış olduğu bu itirazının iptaline karar verilmesini, davalının, müvekkilinden nakliye hizmeti aldığını ve söz konusu hizmetin yerine getirilmesine rağmen hizmet bedelinin 56.840,00 TL davalı tarafından ödenmediğini, davalı şirketin nakliye bedelini ödememesi üzerine; 25.09.2025 tarihinde ----------İcra Müdürlüğü’nün ----------- esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine başlandığını, davalının, icra takibine başlandıktan 1 gün sonra 26.09.2025 tarihinde müvekkilinin banka hesabına fatura bedeli olan 56.840,00 TL ödeme yaptığını; faiz, icra masrafı ve vekalet ücretine ilişkin herhangi bir ödemede bulunmadığını, takipten sonra ödeme yapan davalı tarafın, 17.10.2025 tarihinde ise takip dosyasına sunduğu dilekçe ile borca itiraz ettiğini, davalı tarafın, icra takibinin başlatıldığı 25.09.2025 tarihinden sonra (26.09.2025) takip konusu alacağını ödemesinin, müvekkilinin alacağının gerçek olduğunu ve icra takibinde ki haklılığını açıkça gösterdiğini, davalı tarafın kötüniyetli olarak itirazda bulunduğunu, davalı tarafın, takip tarihi itibariyle borçlu olmasını bilmesi ve yalnızca anaparaya ilişkin borç ödemesini 26.09.2025 tarihinde yapmasına rağmen borca itiraz etmesinin kötüniyetli olduğunu, zira davalı tarafın; icra takibinden kaynaklı vekalet ücreti ve takip masrafları ile takip tarihinden itibaren işleyen faiz borcunun halen devam ettiğini, dava konusu uyuşmazlıkla ilgili arabuluculuk görüşmesi yapıldığını ve fakat anlaşılamadığını, açıklanan nedenlerle davalının haksız itirazının iptali istemiyle mahkemeye başvuru zorunluluğunun doğduğunu, İ.İ.K 67/2 uyarınca davalının itirazı haksız olduğundan takip konusu alacağın % 20’sinden aşağı olmamak üzere davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ettiklerini, sunulan sebeplerle dava dilekçelerinin davalıya tebliği ile duruşma icrasına, davalının haksız ve yersiz itirazlarının iptali ile takibin faiz, vekalet ücreti ve takip masrafları açısından devamını, davalının itirazının haksız olması nedeniyle İ.İ.K 67/2 uyarınca icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, arabuluculuk ücreti, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesi yönünde karar verilmesini arz ve talep etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete, ----------İcra Müdürlüğü’nün ----------- esas sayılı dosyasıyla haksız şekilde ilamsız takip yapıldığını, müvekkili şirket tarafından ilgili icra takibine süresi içinde itiraz edildiğini, müvekkili şirket tarafından, davacıya fatura bedellerinin ödendiğini, müvekkilinin davalıdan nakliye hizmeti aldığını ve söz konusu hizmet sonrası ödemesini yerine getirdiğini, buna rağmen haksız şekilde davalı tarafından icra takibi başlatıldığını, müvekkili ile davacı arasında yazılı bir nakliye sözleşmesinin olmadığını, bu nedenle de taraflar arasında nakliye ücretinin ödemesinin ne zaman yapılacağı ya da ne zaman muaccel olacağının belirli olmadığını, özetle vadesi gelmemiş muaccel olmamış alacağın icraya konulması nedeniyle müvekkili şirketin feri icra giderlerinden sorumluluğunun doğmadığını, müvekkili şirkete de gönderilmiş herhangi bir ihtarnamenin bulunmadığını, bu nedenle müvekkilinin yapmış olduğu ödemenin yanında doğduğu iddia olunan icra dosya masrafı ve avukatlık ücretinin ödenmesi konusunda müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili şirket tarafından yapılan ödemenin; icra takibinden de, ödeme emrinin müvekkiline tebliğden de önce olduğunu, ödemesi icra takibinden önce yapılmış borca ilişkin olarak icra takibinin ferilerinin müvekkili tarafından ödenmesinin talep edilmesinin yerinde olmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, arz ve izah edilen nedenler ile, davanın dava şartı noksanlığından usulden reddini, Mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili hakkında açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının esastan reddini, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi yönünde karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın nakliye hizmeti nedeniyle düzenlenen fatura bedellerinden kaynaklı açılan itirazın iptali davasına ilişkin olduğu görülmüştür.Somut olayda, davacı 56.840,00 TL asıl alacağın, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faizi yürütülerek tümünün masraf ve vekalet ücreti ile birlikte, kısmi ödeme halinde BK 100. madde uygulanarak borçludan tahsili talebinde bulunmuş olup, takip tarihinden yani 23.09.2025 tarihinden sonra ve ödeme emri tebliğ edilmeden yani 22.10.2025 tarihinden önce davalı taraf 26.09.2025 tarihinde asıl alacağı ödemiştir. Davalı borçlu takip başlatılmasına neden olduğundan, ödeme emrinin tebliğinden önce borcu ödemesi, icra gider ve icra vekalet ücretinden sorumsuzluğu sonucunu doğurmayacaktır. Yargıtay HGK kararı ve ---------- Sayılı kararında belirtildiği üzere, bu durumda mahkemece yapılacak iş; davacının asıl alacak tutarına yönelik bir davası olmadığından bu hususta karar verilmemesi, icra takibinde alacağın fer'ileri olarak istenen talepler yerine getirilmediğinden ve o talepler bakımından itirazın iptaline karar verilmedikçe yerine getirilmesi de mümkün olmadığından icra harç ve masrafları ile icra vekalet ücretine yönelik itirazın iptali ile takibin bu yönler bakımından devamına karar verilmesinden ibaret olmalıdır. Bu nedenle mahkememizce icra harç ve masrafları ile icra vekalet ücreti yönünden hesaplama yapılmayarak bu talepler yönünden takibe yönelik itirazın iptali ile takibin devamına, icra harç ve masrafları ile icra vekalet ücreti şeklindeki feri taleplere ilişkin hesaplamaların kararın infaz aşamasında icra müdürlüğünce yapılacak kapak hesabıyla yerine getirilmesine karar verilmiştir. Tarafların dosya hesabına yönelik şikayet hakları saklı kalmak üzere tahsil harcının alınıp alınmayacağı, icra vekalet ücretinin miktarı icra dairesince belirlenecektir. Ayrıca alacağın fer'ileri ve icra giderleri dışında bakiye alacak miktarı olmayıp, somut olayda davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına esas alınabilecek matrah bulunmadığından, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddedilmesi gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle açılan davanın kabulü ile icra harç ve masrafları ile icra vekalet ücreti yönünden davalının ---------- İcra müdürlüğünün ----------- esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının iptaline, takibin icra harç, vekalet ücreti ve icra masrafları yönünden devamına, TBK'nın 100. Maddesi gereği icra harç ve masrafları ile icra vekalet ücreti şeklindeki feri taleplere ilişkin hesaplamaların kararın infaz aşamasında icra müdürlüğünce yapılacak kapak hesabıyla yerine getirilmesine, ayrıca davacı vekilinin icra inkar tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine karar vermek gerekmiştir . Mahkememizin 25.06.2026 tarihli --------- Esas ---------- Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de 1 nolu hüküm fıkrasında sehven davanın kısmen kabulüne şeklinde yazılmış olup bu husus maddi hatadan kaynaklandığından gerekçeli kararın altına tashih şerhi eklenmiştir.
H.Ü.K.Ü.M: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle, 1-Davanın kısmen KABULÜNE, İcra harç ve masrafları ile icra vekalet ücreti yönünden davalının --------- İcra müdürlüğünün --------- esas sayılı takip dosyasına vaki İTİRAZININ İPTALİNE, takibin icra harç, vekalet ücreti ve icra masrafları yönünden devamına, TBK'nın 100. Maddesi gereği icra harç ve masrafları ile icra vekalet ücreti şeklindeki feri taleplere ilişkin hesaplamaların kararın infaz aşamasında icra müdürlüğünce yapılacak kapak hesabıyla yerine getirilmesine, 2-Davacı vekilinin icra inkar tazminatı talebinin şartları oluşmadığından REDDİNE, 3-Harçlar Yasasına göre alınması gereken 781,35 TL karar ve ilam harcının başlangıçta alınan 615,40 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye kalan 165,95 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Yargılama sırasında davacı tarafın yapmış olduğu 615,40 TL peşin harç, 615,40 TL başvuru harcı, 87,90 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere bakiye toplam 1.318,70 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Yargılama sırasında davalı tarafın yapmış olduğu masraf bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Yargılama sırasında davacı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 11.438,41 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 4.600,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 8-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafın yokluğunda, miktar itibari ile kesin olmak üzere açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/06/2026
Tashih Şerhi Mahkememizin 25/06/2026 tarihli,-------- Esas - ----------- Karar sayılı kararının 1 nolu hüküm fırkasında, "Açılan davanın Kabulüne ..." yazılması gerekirken sehven "Açılan davanın Kısmen KABULÜNE" şeklinde yazıldığı anlaşıldığından ve bu hususun maddi hatadan kaynaklanıp mahkememizce her resen düzeltilebileceği kanaatine varılarak; Mahkememizin 25/06/2026 tarihli, --------- Esas - --------- karar sayılı kararının 1 nolu hüküm fırkasının yukarıda belirtilen kısmının "Açılan davanın Kabulüne ..." olarak tashihen düzeltilmesine karar verildi. 16/07/2026