İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/1124 E. 2025/1316 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/1124
Karar No
2025/1316
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/1124 Esas KARAR NO : 2025/1316

DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 05/12/2025 KARAR TARİHİ : 09/12/2025 YAZIM TARİHİ : 09/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; 06.02.2022 tarihinde, ..... ’in işleteni, ..... ’in sürücüsü olduğu ..... plakalı kamyonet ile, müvekkili ..... ’nun işleteni, müvekkil ..... ’nun sürücüsü olduğu ..... plakalı otomobilin karıştığı trafik kazası neticesinde, .... plakalı araçta maddi hasar meydana geldiğini, hasar gören ..... plakalı aracın kasko sigortacısı .... Sigorta Anonim Şirketi tarafından sigortalısına toplam 280.000,00-TL ödeme yapıldığını, akabinde kazaya karışan ..... plakalı kamyonetin Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı .... Sigorta A.Ş.’den 50.000,00-TL rücuen tahsil edildiğini, kalan 230.000,00-TL için ..... Sigorta A.Ş. tarafından müvekkilleri aleyhine Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ..... E. sayılı dosyası ile rücuen tazminat davası açıldığını, işbu dava neticesinde davanın kabulüne karar verildiğini, akabinde ..... Sigorta Anonim Şirketi tarafından müvekkilleri aleyhine Gaziosmanpaşa İcra Dairesi .... E. Sayılı ilamlı icra takibi başlatılmış olup 09.05.2025 tarihinde müvekkiller .... Sigorta A.Ş. ile sulh olmuş ve 250.000,00-TL ödeme yapıldığını, ödeme dekontları ve sulh protokolünün ekte sunulduğunu, kaza tarihini kapsar şekilde, davacı araca ilişkin olarak davalı ..... Sigorta A.Ş. nezdinde ..... numaralı kasko sigorta poliçesi düzenlenmiş olduğunu, söz konusu poliçe kaza tarihinde yürürlükte ve geçerli olduğunu, meydana gelen zarar; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1401 ve devamı maddeleri, TTK m. 1427, 1430 ve 1472 hükümleri ile Kasko Sigortası Genel Şartları gereğince açıkça teminat kapsamında olduğunu, müvekkilleri tarafından üçüncü kişiye yapılan ödeme ile birlikte, 6102 sayılı TTK m. 1472 uyarınca rizikonun gerçekleşmesi sonucu sigorta tazminatı talep hakkı, ayrıca 6098 sayılı TBK m. 61 ve devamı gereğince rücu hakkı doğduğunu, bu kapsamda davalı sigorta şirketine başvurulmuş olmasına rağmen, poliçe teminatı içinde kalan zarar bedelinin haksız ve hukuka aykırı şekilde bugüne kadar ödenmediğini, TTK m. 1427 ve m. 1430 hükümleri uyarınca rizikonun gerçekleşmesiyle birlikte sigortacının tazminat ödeme borcu muaccel hâle geldiğini, davalı sigorta şirketinin yükümlülüğünü yerine getirmemesi, sözleşmeye, emredici yasa hükümlerine ve dürüstlük kuralına açıkça aykırı olduğunu, davalı sigorta şirketinin hukuka aykırı tutumu nedeniyle müvekkiller ödemiş olduğu 250.000,00-TL (..... Sigorta A.Ş. Teminat Limiti Kapsamında) zarara katlanmak zorunda kaldığını, kendi malvarlıklarından üçüncü kişiye ödeme yaptığını, bu zarar, poliçe limiti kapsamında 65.000,00-TL asıl alacak + 76.253,48-TL fer’ileri olmak üzere toplam 141.253,48-TL’nin davalıdan rücuen tahsil edilmesi gerektiğini belirterek davacı vekili davanın kabulünü, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Mahkememizce yapılan değerlendirmede; dava, trafik kazası nedeniyle 3. kişiye ödeme yapan davacıların, söz konusu ödeme nedeniyle kendi kasko sigortacısı olan davalı ..... Sigorta Anonim Şirketi'nden kasko sigorta poliçesi kapsamında ödenen bedelin rücuen tahsili istemine ilişkindir. Dava konusu uyuşmazlığa ilişkin öncelikle görev yönünden değerlendirme yapılması gerekmiştir. HMK'nin 114/1- maddesi hükmü uyarınca, görev dava şartlarından olup, HMK'nin 115/1 maddesi uyarınca, mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır, taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler ve aynı maddenin 2. fıkrasına göre mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir, ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir, bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. Göreve ilişkin dava şartı yokluğu sonradan giderilebilecek nitelikte olmayıp, göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 2. maddesinde Kanun'un kapsamı "Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar." şeklinde açıklanmıştır. Aynı yasanın 3. maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, satıcı, kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder. 6502 sayılı Kanunun 73. maddesi bu Kanun'un uygulanması ile ilgili her türlü uyuşmazlığa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Bunun yanında yasanın 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer yasalarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu yasanın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir. Ancak bir hukuki işlemin sadece 6502 sayılı yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici diğerinin satıcı/sağlayıcı olması gerekir. Somut olayda; davacının isteminin dayanağının kasko poliçesi olması, dava konusu aracın davalı sigorta şirketine kasko sigortası ile sigortalanması hususları birlikte değerlendirildiklerinde yukarıdaki yasa hükümlerine göre dava konu uyuşmazlıkta davacının tüketici ve taraflar arasındaki ilişkinin tüketici işlemi olduğu sonucuna varılmaktadır. Bu durumda göreve ilişkin yasal düzenlemeler karşısında davaya bakmak görevinin Tüketici Mahkemesine ait olduğu anlaşıldığından, davanın görev dava şartı yokluğundan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK'nin 114/1-c ve 115/2 maddeleri hükmü gereğince göreve ilişkin dava şartı yokluğundan davanın USULDEN REDDİNE, Görevli mahkemenin BAKIRKÖY TÜKETİCİ MAHKEMESİ OLDUĞUNA, 2-Karar kesinleştikten sonra iki hafta içinde talep halinde dosyanın görevli BAKIRKÖY TÜKETİCİ MAHKEMESİNE gönderilmesine, 3-Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususlarının görevli Mahkemece değerlendirilmesine, 4-HMK'nın 20/1. maddesi gereğince süresinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse davanın açılmamış sayılması yönünde karar verilmesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yasa yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda karar verildi 09/12/2025 Katip ..... e-imzalıdır Hakim ..... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/1124, K. 2025/1316, T. 09.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-1124-e-2025-1316-k-f9b4ec86a995