İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/1021 E. 2026/343 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/1021
Karar No
2026/343
Karar Tarihi

T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2025/1021 Esas - 2026/343 T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/1021 Esas KARAR NO : 2026/343 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/12/2025 KARAR TARİHİ : 15/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 20/04/2026 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirket ile davalı arasında 08/04/2025 tarihinde, davalının ...'daki Çimento Öğütme ve Paketleme Tesisi için ... Server Odası otomatik gazlı söndürme ve ... panolarına yangın söndürme sistemlerinin temini, montajı ve devreye alınması işine ilişkin sözleşme imzalandığını, müvekkilinin sözleşme kapsamındaki edimlerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, bu hizmetler karşılığında 25/04/2025 tarihli 210.000,00 TL ve 14/05/2025 tarihli 76.884,00 TL bedelli iki adet fatura düzenlediğini, davalının bu faturalara itiraz etmeksizin bedellerini ödemediğini, bu sebeple ... ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattıklarını, davalının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazı üzerine takibin durduğunu, dava şartı arabuluculuk sürecinden de sonuç alınamadığını belirterek, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına ve alacağın %20'si oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının HMK'nın 194. maddesi uyarınca somutlaştırma yükümlülüğünü yerine getirmediğini ve dava dilekçesi ekinde delillerini sunmadığını, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak ise taraflar arasındaki 08/04/2025 tarihli sözleşmenin 6.1. maddesi uyarınca ödemenin "Kabul Tutanağı" düzenlenmesini müteakip yapılacağının kararlaştırıldığını, ancak davacının sözleşmeden doğan borcunu gereği gibi ifa etmemesi, kurulumun kusurlu ve sistemin ayıplı olması nedeniyle bu tutanağın düzenlenmediğini ve ödeme koşullarının oluşmadığını, davacıya kurulumdaki kusurların (tüplerin sabitlenmemesi, alarmın rastgele çalışması, eğitim verilmemesi, 21/05/2025 tarihinde sistemin sebepsizce boşalması gibi) defalarca bildirildiğini ve bu hususların ... 40. Noterliği'nin 18/06/2025 tarih ve 8398 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile de ihtar edildiğini, sözleşme gereği gibi ifa edilmediğinden fatura düzenlenemeyeceğini ve faturaya itiraz edilmemesinin borcu kabul anlamına gelmeyeceğini, davacının takibinde haksız ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, davanın reddi ile davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini savunmuştur. DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, ... ... Esas sayılı takip dosyası, taraflar arasında imzalanan 08/04/2025 tarihli "Yangın Söndürme Sistemlerinin Temin ve Montajına İlişkin Sözleşme", ... .... .... numaralı faturalar, tarafların ticari defter ve kayıtları, 25/02/2026 tarihinde yapılan keşif, mahkememizce hükme esas alınan 13/03/2026 tarihli bilirkişi kurulu raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasında 08/04/2025 tarihinde yangın söndürme sistemlerinin temini ve montajına ilişkin sözleşme imzalandığı, davacı tarafından işin yapıldığı iddiasıyla 210.000,00 TL ve 76.884,00 TL bedelli faturalar düzenlendiği, bedellerin ödenmemesi üzerine ... ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalının süresinde borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğu, davacı vekilinin sözleşme konusu işi eksiksiz ve kusursuz olarak yerine getirdiğini, davalının itirazının haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkâr tazminatı talep ederek bu davayı açtığı, davalı vekilinin ise, işin ayıplı ve eksik yapıldığını, sözleşmede öngörülen ve ödemenin ön şartı olan "Kabul Tutanağı"nın düzenlenmediğini, bu nedenle borcun muaccel olmadığını savunarak davanın reddini ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istediği görülmüştür. İİK'nın ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur." ve 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır. İcra dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklının 286.884,00 TL asıl alacak ve 9.057,15 TL işlemiş faizinin tahsili amacı ile ... ... Esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibine başladığı, örnek 7 ödeme emrinin borçluya 28/06/2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin İİK'nın 62/1. maddesinde düzenlenen yedi günlük süresi içerisinde, takibi öğrenmesi üzerine 25/06/2025 tarihinde icra dairesine başvurarak, borca, faize ve ferilerine itiraz ettiği, İİK'nın 66/1. maddesi gereğince itiraz üzerine icra takibinin durduğu, davacı alacaklının İİK'nın 67/1. maddesinde gösterilen bir senelik süre içerisinde 09/12/2025 tarihinde davalı borçlunun itirazının iptali için bu davayı açtığı görülmektedir. Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Yüklenicinin temel borcu, eseri sözleşmeye, fen ve sanata uygun, ayıpsız bir şekilde meydana getirerek teslim etmek; iş sahibinin temel borcu ise kararlaştırılan bedeli ödemektir. TTK'nın 21/2. maddesi uyarınca, "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." Bu hüküm, faturanın içeriğindeki bilgilere (malın cinsi, miktarı, fiyatı vb.) ilişkin bir karine teşkil etmekle birlikte, tek başına temel borç ilişkisinin varlığını veya malın/hizmetin ayıpsız olarak teslim edildiğini ispatlamaz. Ancak, faturanın ticari defterlere kaydedilmesi ve süresinde itiraz edilmemesi, alacaklı lehine güçlü bir delil teşkil eder. Mahkememizce 25/02/2026 tarihinde yapılan keşif sonrası alınan, Avukat ve Nitelikli Hesap Uzmanı Gülen Jale Karakaş ile Makine Mühendisi ve Mekanik Tesisat Uzmanı Rasih Yakakayı'dan oluşan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 13/03/2026 tarihli raporda, taraflar arasındaki 08/04/2025 tarihli sözleşmenin eser sözleşmesi niteliğinde olduğu, sözleşmede ödeme için "Kabul Tutanağı" düzenlenmesi şart koşulmuşsa da, tarafların işin teslimi ve sonrasında imzaladıkları "Dolum ve Bakım Sözleşmesi" başlıklı belgelerin içeriği itibarıyla işin çalışır vaziyette teslim alındığını ve eksikliklerin giderildiğini teyit ettiğini, bu belgelerin davalı tarafından itirazsız imzalanmasının sözleşmedeki "Kabul Tutanağı" şartının zımnen değiştirildiği ve yerine getirildiği anlamına geldiğini, davacı tarafından düzenlenen 210.000,00 TL ve 76.884,00 TL bedelli faturalara TTK'nın 21/2. maddesindeki sekiz günlük sürede itiraz edilmediği gibi, faturaların her iki tarafın vergi dairesi kayıtlarında (Ba-Bs formları) da yer aldığının görüldüğünü, bu nedenlerle faturaların kesinleştiğini, davalının en temel ayıp iddiası olan 21/05/2025 tarihinde server odasındaki tüpün sebepsiz yere boşalması olayının, yerinde yapılan incelemede sistemin bir kusurundan değil, server odasının havalandırma, soğutma ve antistatik zemin gibi gerekliliklerden yoksun olması, ortamdaki toz partiküllerinin dedektör tarafından "yalancı yangın senaryosu" olarak algılanmasından kaynaklandığını, bu durumun sorumluluğunun uygun ortamı sağlamayan davalıya ait olduğunu, davacının imalatında, montajında veya sistemin çalışmasında herhangi bir eksiklik, kusur veya ayıp tespit edilemediğini, bu doğrultuda davacının fatura bedelleri olan toplam 286.884,00 TL'yi talep etmekte haklı olduğunu, ancak davalının icra takibinden önce temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faiz talep edilemeyeceğini, davalının itirazı haksız olmakla birlikte uyuşmazlığın yargılamayı gerektirmesi nedeniyle davacı lehine icra inkâr tazminatı koşullarının oluştuğunu, davalı lehine kötü niyet tazminatı koşullarının ise bulunmadığını bildirdikleri görülmüştür. Davacı vekili 23/03/2026 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde, raporun iddialarını tümüyle doğruladığını, sistemde bir ayıp bulunmadığının, gaz boşalma olayının davalının kusurundan kaynaklandığının, faturaların kesinleştiğinin ve davalının ayıp ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediğinin tespit edildiğini, alacağın likit olması nedeniyle icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek rapor doğrultusunda davanın kabulünü talep etmiştir. Davalı vekili 06/04/2026 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde, bilirkişi kurulunun HMK'nın 267. maddesine aykırı olarak iki kişiden oluştuğunu, bilirkişilerin hukuki değerlendirme yaparak yetkilerini aştığını, davacının süresinden sonra sunduğu delillerin rapora esas alındığını, bu nedenlerle raporun hükme esas alınamayacağını, esasa ilişkin olarak ise "Dolum ve Bakım Sözleşmesi" başlıklı belgelerin sözleşmede aranan "Kabul Tutanağı" yerine geçemeyeceğini, faturaların kayda alınmasının borcun varlığına karine teşkil etmeyeceğini, sistemin toz ve güneş ışığı gibi sıradan çevresel koşullardan etkilenerek boşalmasının başlı başına ayıplı olduğunu gösterdiğini, eğer ortam koşulları uygun değilse kurulumu yapan davacının bu hususta uyarıda bulunma yükümlülüğü olduğunu ileri sürerek rapora itiraz etmiş ve dosyanın yeni bir bilirkişi heyetine tevdiini talep etmiştir. Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, ... ... .... .... Esas sayılı takip dosyası, taraflar arasında imzalanan 08/04/2025 tarihli sözleşme, takip dayanağı faturalar, tarafların ticari defterleri, 25/02/2026 tarihinde yapılan keşif ve mahkememizce dosya kapsamına uygun, ayrıntılı ve gerekçeli görülerek hükme esas alınan 13/03/2026 tarihli bilirkişi kurulu raporu ve tüm dosya kapsamına göre; Taraflar arasında "Yangın Söndürme Sistemlerinin Temin ve Montajı" işine ilişkin eser sözleşmesi imzalandığı, davacının bu sözleşme kapsamında davalıya 210.000,00 TL ve 76.884,00 TL bedelli iki adet fatura düzenlediği ve bedellerinin ödenmemesi üzerine icra takibi başlattığı, davalının ise işin ayıplı olduğu ve sözleşmede öngörülen "Kabul Tutanağı" düzenlenmediği için borcun muaccel olmadığı gerekçesiyle takibe itiraz ettiği, uyuşmazlığın davacının edimini sözleşmeye uygun ifa edip etmediği ve alacağın istenebilir olup olmadığı noktalarında toplandığı, mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda, davacının montaj ve kurulum işlemlerinde herhangi bir kusurunun bulunmadığı, davalının en önemli ayıp iddiası olan sistemin kendiliğinden boşalması hadisesinin, sistemin kurulu olduğu server odasının gerekli teknik şartları (havalandırma, tozdan arındırma vb.) taşımamasından kaynaklandığı ve bu durumun sorumluluğunun davalıya ait olduğunun tespit edildiği, yine sözleşmede öngörülen "Kabul Tutanağı"nın düzenlenmemiş olmasına karşın, tarafların işin teslimi ve bakımı aşamalarında imzaladıkları ve sistemin çalışır durumda olduğunu teyit eden belgelerin varlığı karşısında bu şekil şartının eksikliğinin ödemeye engel teşkil etmeyeceği, nitekim faturalara TTK'da öngörülen sürede itiraz edilmediği gibi tarafların ticari kayıtlarına da intikal ettirildiği, bu suretle davacının takip konusu yaptığı toplam 286.884,00 TL asıl alacağının ispatlandığı, davalının bu alacağa yönelik itirazının haksız olduğu, davalı vekilinin bilirkişi raporuna yönelik, heyetin iki kişiden oluştuğu ve hukuki değerlendirme yaptığı yönündeki itirazlarının, uyuşmazlığın hem teknik hem de hukuki boyutunun bulunması nedeniyle farklı uzmanlık alanlarına sahip bilirkişilerden rapor alınmasının yerinde olduğu ve rapordaki hukuki atıfların hakimin takdir yetkisini ortadan kaldıran nitelikte olmayıp, teknik tespitleri destekleyici açıklamalar mahiyetinde olduğu anlaşıldığından yerinde görülmediği, bu nedenlerle davalının asıl alacağa yönelik itirazının iptaline karar vermek gerektiği, davacının icra takibinde talep ettiği işlemiş faiz yönünden ise, davalının takipten önce temerrüde düşürüldüğü ispatlanamadığından bu talebin reddi gerektiği, davacının icra inkâr tazminatı talebi yönünden ise, davalının ayıplı ifa savunmasının varlığı ve bu iddianın ancak yargılama ve bilirkişi incelemesi ile açıklığa kavuşturulabilmesi karşısında, alacağın İİK'nın 67/2. maddesi anlamında likit (belirlenebilir) olmadığı anlaşıldığından, davacının icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar vermek gerektiği, aynı şekilde davalının kötü niyet tazminatı talebinin de koşulları oluşmadığından reddi gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabulü ile, davalı borçlunun ... ... esas sayılı icra takibine yaptığı 25/06/2025 tarihli İTİRAZININ 286.844,00 TL'lik asıl alacak üzerinden İPTALİ ile takibin 286.844,00 TL asıl alacak yönünden DEVAMINA, takipten sonra asıl alacağa 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesinde belirtilen şekilde değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, takip tarihine kadar işleyen faize itirazın iptali isteminin reddine, 2-Dava eser sözleşmesinden kaynaklanmakla, İİK'nun 67/2. maddesi uyarınca dava konusu alacak likit olmadığından, varlığı ile miktarının tespiti yargılamayı gerektirmekle davacı vekilinin icra inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Kabul edilen 286.844,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 19.594,31 TL karar ve ilam harcından 3.574,23 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 16.020,08 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 3.574,23 TL peşin harç, 87,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 4.277,13 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacının karşıladığı 85,00 TL yazışma gideri, 16.000,00 TL bilirkişi ücreti, 5.188,00 TL keşif harcı olmak üzere toplam 21.273,00 TL yargılama giderinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 20.619,07 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 653,93 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 141,40 TL'sinin davacıdan, 4.458,60 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 286.844,00 TL üzerinden takdir edilen 45.895,04 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 9.097,15 TL üzerinden takdir edilen 9.097,15 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/04/2026

¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/1021, K. 2026/343, T. 15.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-1021-e-2026-343-k-b91dbf57e892