İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/937 E. 2026/448 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/937
- Karar No
- 2026/448
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/937 Esas KARAR NO : 2026/448 DAVA : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İstirdat) DAVA TARİHİ : 27/11/2024 KARAR TARİHİ : 14/05/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İstirdat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, Davacı vekili dava dilekçesinde özetle davacı adına Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... /... sayılı dosyası ile ... tarihinde ... TL asıl alacak ile takip başlatıldığını, haricen davalıya ... tarihinde ... TL ödeme yapıldığını ve davalının bu ödemeyi icra dairesine vekilinin talebi ile ... tarihinde bildirildiğini, davacının daha sonra icra dosyasından tekrar kapak hesabı alarak, ... tarihinde icra borcuna istinaden ... TL ödeme yaptığını, ancak ilk ödenen ... TL tutarın, TBK 100. maddesi gereği faiz ve ferilerin üzerinde olmasına rağmen ana para borcundan düşme hakkına sahip iken davacıdan TBK 100. maddesi gereği fazla tahsilat yapıldığını, konusunda uzman bir bilirkişiden haricen ödeme ve icra dosyasına yapılan ödemelerin TBK 100. maddesi gereği hesaplama yapılarak fazla tahsil edilen ücretin tespiti ile iadesini talep ettiğini beyanla, Antalya Genel İcra Dairesi ... /... sayılı dosyasına ilişkin arabuluculuk müracaat tarihi itibari ile davacıdan fazla tahsil edilen ücretlere ilişkin fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik ... TL iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davanın kısmi dava olarak açılamayacağını, davacının ... tarihli ... TL bedelli senet bedelini ödemediğinden ... tarihinde Antalya Genel İcra Müdürlüğü ... /... (Eski no:Antalya ... . İcra Dairesi ... /... ) sayılı dosyasından takibe geçildiğini, davacının takibin kesinleşmesinin ardından ... tarihinde davalı şirkete haricen ... TL kısmi ödeme yaptığını, yapılan bu ödemenin icra dairesine bildirilerek tahsil harcının ödendiğini, davacının bakiye ... TL dosya borcunu ... tarihinde tahsilat makbuzu ile dosyaya yatırdığını ve dosyanın infazen kapatıldığını, davacının ödemeyi takip kesinleştikten sonra yaptığını, bu haliyle davacının faiz ve giderleri temerrüde düştüğü konusunda uyuşmazlık bulunmadığını, faiz ve gider borçlarını ödemede gecikildiği hallerde alacaklının davacının yapmış olduğu kısmi ödemeyi ana para borcundan mahsup edilmesini kabule mecbur olmadığını, davacının 8 yıl önce yapmış olduğu kısmi ödemeyi gerekçe göstererek huzurdaki davayı ikame etmesinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, davaya konu takipte yapılan kısmi ödemeler ilk olarak faiz alacağından mahsup edildiğini, itirazsız kesinleşen takibine istinaden ödeme yapıp dosya infaz olduktan sonra huzurdaki davayı ikame etmesinin davacının kötü niyetinin ve samimi olmadığının açık göstergesi olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, icra takip dosyasında davacı tarafından yapılan ödemelerin TBK’nın 100. maddesi uyarınca mahsup edilmesi halinde davalı tarafından fazla tahsilat yapıldığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir. Türk Borçlar Kanunun 100.maddesinde; Borçlu, faiz veya giderleri ödemede gecikmemiş ise, kısmen yaptığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahiptir. Aksine anlaşma yapılamaz. Alacaklı, alacağın bir kısmı için kefalet, rehin veya başka bir güvence almış ise, borçlu kısmen yaptığı ödemeyi, güvence altına alınan veya güvencesi daha iyi olan kısma mahsup etme hakkına sahip değildir. Şeklinde düzenlemesi mevcuttur. Dosyanın bilirkişi listesinden resen seçilecek bir nitelikli hesap uzmanı bilirkişisine tevdine karar verilmiş, bilirkişi ... tarihli raporunda özetle;TBK'nun 100. maddesi gereğince borçlunun borcunu ifada gecikmesi halinde yapılan ödemeleri alacaklı, öncelikle faiz ve ferilere mahsup edebilir. İcra takip dosya borcunun bu hükme göre hesaplanmış, sonuçta davacıdan fazla yapılan bir ödemenin tespit edilemediği belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı, Antalya ... . İcra Dairesinin ..../... Esas sayılı icra dosyası, dava ve cevap dilekçesi ile hükme ve denetime elverişli bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; TBK m.100 gereği borçlu, muaccel faiz veya giderleri ödemedikçe yaptığı kısmi ödeme asıl borca mahsup edilemez. Bu düzenleme gereğince yapılan ödemenin öncelikle faiz, gider ve ferilere mahsup edilmesi zorunludur. Somut olayda bilirkişi raporunda da bu yasal düzenleme esas alınarak hesaplama yapılmıştır. Alınan raporun dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerle uyumlu, denetime ve hükme elverişli olduğu değerlendirilmiştir. Davacı taraf her ne kadar yapılan ödemenin doğrudan anaparadan düşülmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de davalı tarafından fazla tahsilat yapıldığını gösterir herhangi bir delil bulunmadığı, bilirkişi raporunda da fazla tahsilat olmadığının tespiti karşısında davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar kanunu uyarınca alınması gerekli ... TL harçtan peşin olarak alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap edilen ... TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ... -TL'nin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 6-Artan kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra taraflara İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili A,,ntalya İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/05/202
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır