İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/887 E. 2025/678 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/887
- Karar No
- 2025/678
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/887 Esas - 2025/678 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/887 Esas KARAR NO : 2025/678
... DAVA : Alacak ( Hizmet Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) DAVA TARİHİ : 26/12/2024 KARAR TARİHİ : 02/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ TALEBİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; müvekkili şirket ile davalılar .... iş ortaklığı arasında imzalanan ... ihale kayıt numaralı sözleşme kapsamında taahhuk ettirilen damga vergisi 817.653,00TL ve vergi zıyaı cezasına ilişkin ihbarnamenin iptali talebiyle ... Karar sayılı kararı ile davanın reddine kararı verildiğini karara istinaden ... içeriği 817.653,00TL vergi aslı, 1.222.391,24TL gecikme faizi ve 3.720,00TL karar harcı olan iki numaralı vergi ihbarnamesinin 18/06/2024 tarihinde müvekkili şirkete tebliğ edildiğini buna bağlı olarak toplam 2.043.764,24TL'nin 26/07/2024 tarihinde ödendiğini, müvekkili ile davalılar iş ortaklığı arasında imzalanan sözleşmede ihaleden doğacak karar pulunun isteklilerce teklif fiyata dahil edileceğinin açık bir şekilde karara bağlandığı ve imza altına alındığından bahisle müvekkili şirket tarafından ödenen 2.043.764,24TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALI ...CEVABI: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davada rücuen alacak koşullarının oluşmadığını, taraflar arasında imzalanan sözleşme ve eki idari şartname ile vergilerden müvekkili şirketin sorumlu olacağını, rücuen alacak davasına konu sözleşme imzalanması öncesine ait ihale süreci aşamasında alınan ihale kararı damga vergisinin ise mükellefi ve sorumlusunun davacı olduğunu, sözleşme ve eki idari şartname maddelerinde açık ve kesin bir şekilde hangi vergilerin taraflarca ödenmesi gerektiğinin belirtilmediği sadece sözleşmeye ait damga vergisinin yüklenici tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığını, vergi mahkemesi kararının kesinleşmediğinden bahisle davanın reddini, vergi mahkemesi kararının bekletici mesele yapılmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. DAVALI ...CEVABI: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... dosyada verilen kararın kesinleşmediğini, davanın derdestlik nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesini, yüklenici şirketin damga vergisinden herhangi bir sorumluluğu olmadığını ve tespit edildiğini , davacı tarafından müvekkili adına... hesap dönemine ilişkin resen tarh edilen damga vergisinin .... kayıt numaralı..... kapsamında doğan karar pulu damga vergisinin imzalanan sözleşme uyarınca ihalenin yüklenicisi olan müvekkili şirket tarafından ödendiğini, daha sonra düzeltme-şikayet başvurusu kapsamında iade alındığını sonra davacı şirkete resen tarhiyat yapıldığını ortada iadeyi gerektiren mahkeme kararı bulunmadığını yüklenici iş ortaklığının sürekli damga vergisi muafiyeti bulunmasa bile söz konusu vergiyi daha önce ödemiş olması nedeniyle ihalenin tarafı olmakla damga vergisine ilişkin sorumluluğunun bulunduğunu, vergi mahkemesi kararında da ihale kararı damga vergisinin ödenmesinde davacı şirketin sorumlu olduğu hususunun açıkça belirtildiğini ve bu nedenle müvekkili şirketin ortağı olduğu iş ortaklığı tarafından ödenmiş ise de vergilendirme hataları kapsamında uygulanan 213 sayılı VUK düzeltme ve şikayet hükümleri kapsamında yapılan başvuru sonucunda iade edilmesinin de son derece isabetli olduğunun belirtildiğini, Danıştay 9. Dairesinin yerleşik uygulamaları da ihale kararı damga vergisinin ödenmesinde sorumluluğun yüklenici firmada ait olduğu yönünde olduğundan bahisle öncelikle davanın derdestlik itirazı nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine, ... kararının bekletici mesele yapılmasını, davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE DEĞERLENDİRME: Davanın rücuen alacak davası niteliğinde olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki ihtilaf taraflar arasında imzalanan sözleşmelere istinaden davacı tarafından ödenen damga vergisi ve karar pulu ücretlerinden davalının sorumlu olup olmadığı , sorumlu ise sorumlu olduğu miktarın ne kadar olduğu hususlarında toplanmaktadır. Taraflar arasında akdedilen sözleşme, vergi ceza ihbarnamesi, ödenen vergi ve faizine dair ödeme belgeleri dosya arasına alınmıştır. Taraflar arasında 09/03/2018 tarihinde ... ihale sayılı ihaleye istinaden ... Lojistik üs binası işine ilişkin sözleşme imzalanmıştır. ... vergi kimlik numaralı mükellef olan Davacı adına 817.653,00 TL damga vergisi , 1.222.391,24TL gecikme faizi , 3.720,00TL yargı harçları olmak üzere toplam 2.043.764,24 İhale Karar Damga Vergileri tarh ve tahakkuk ettirilmiş, 26/07/2024 tarihinde davacı tarafından ödenmiştir. 488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 1. Md. sinde; bu kanuna ekli 1 sayılı tabloda yazılı kâğıtların damga vergisine tâbi olduğu, 3.Md.sinde Damga vergisinin mükellefinin kağıtlım imza edenler olduğu, resmi dairelerle kişiler arasındaki işlemlere ait damga vergisinin kişilerce Ödeneceği, Damga Vergisi Kanununa ekli l sayılı tablonun Kararlar ve Mazbatalar başlıklı II.bölümünün 2. Md.sinde ; “İhale Kanunlarına tabi olan veya olmayan resmi daire ve kamu tüzel kişiliğine haiz kurumlann her türlü ihale kararlarının..” damga vergisine tabi olduğu hükümleri çerçevesinde; İhale kararım alan Davacı .... 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun ekinde yer alan 1 ve II sayılı cetvellerde genel ve özel bütçe kapsamında kamu idaresi olarak sayılmadığı için 488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 8. Md.sinde belirtilen “resmi daire” kapsamında olmayıp damga vergisinden muafiyeti bulunmaması nedeniyle sözleşme öncesi alınan ihale kararına ilişkin Damga Vergisinin mükellefinin davacı olduğu, taraflar arasında imzalanan her 2 sözleşmenin 7. Md.sinde ; “Taahhüdün yerine getirilmesine ilişkin her türlü vergi, resim, harç, yapı kullanım izin belgesi vb. giderler ile ulaşım, sözleşme kapsamındaki her türlü sigorta giderleri sözleşme bedeline dahil olmayıp idare tarafından yükleniciye ödenir" düzenlemesine yer verildiği; Kamu İhale Genel Tebliğinin Sözleşme Giderleri ve Genel Giderler başlıklı 78.30. Md.sin'de; “ İhale ve sözleşmeye ilişkin damga vergileri Kamu İhale Kurumu payı ve noter masrafları gibi sözleşme giderleri ve genel giderler teklif bileşeni olarak kabul edilir." hükmü çerçevesinde sözleşmenin imzalandığı esnada davacıya ait kanuni mükellefiyetin davalı tarafça yerine getirileceğine ilişkin bir anlaşma yapılması durumunda sözleşme ilişkisinden kaynaklı olarak davacı adına tarh ve tahakkuk ettirilen Damga Vergisinin davalıdan talep edilebileceği görüş ve kanaati bildirilmiştir. 488 sayılı damga vergisi kanununun 3.maddesinde, damga vergisinin mükellefinin kağıtları imza edenler olduğu, resmi daireler ile kişiler arasındaki işlemlere ait kağıtların damga vergisini kişilerin ödeyeceği belirtilmiştir. Kanuna ekli (1) sayılı tablonun "II.karararlar ve mazbatalar" başlıklı bölümünün 2.fıkrasında, ihale kanunlarına tabi olan veya resmi daire ve kamu tüzel kişiliğe haiz kurumların hertürlü ihale kararlarının nispi damga vergisine tabi tutulacağı hükme bağlanmıştır. Bunun yanında davacı kurum 233 sayılı KHK'de yer verilen resmi daireler arasında sayılmadığı gibi kendi ana statüsü 3.maddesinde de kurumun bir resmi daire olmadığı, bir iktisadi devlet teşekkülü olduğu belirtilmiştir. Özetlenen söz konusu mevzuat hükümleri gözetildiğinde sözleşme öncesi alınan ihale kararına ilişkin olarak ödenen damga vergisinden dolayı mükellefin davacı kurum olduğu açıktır. Sözleşmenin imzalanması sırasında davacıya ait kanuni yükümlülüğün davalı tarafından yerine getirileceğine dair bir anlaşma yapılması mümkün olup bu yönde bir anlaşmanın varlığı halinde sözleşme ilişkisine dayalı olarak davacının ödediği damga vergisini davalıdan talep etme hakkı bulunabilecektir. TBK.19.maddeye göre "bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradeleri esas alınır." TBK.13.maddede "kanunda yazılı şekilde yapılması öngörülen bir sözleşmenin değiştirilmesinde de yazılı şekle uyulması zorunludur. Ancak, sözleşme metni ile çelişmeyen tamamlayıcı yan hükümler bu kuralın dışındadır." düzenlemeleri mevcuttur. Söz konusu hükümler gözetildiğinde öncelikle tarafların gerçek iradelerinin tespiti ve yazılı yapılan sözleşmeye rağmen tarafların yan hükümler yönünden (sözleşme öncesi ihale damga vergisinin kim tarafından ödeneceği) yönünden sözlü anlaşmaya varıp varmadıklarının belirlenmesi gerekmektedir. Kamu ihale genel tebliğinin 78.30. maddesinde ihale ve sözleşmeye ilişkin damga vergilerinin teklif veren firmaya ait olduğu düzenlenmiştir. Davacı kurum adına sözleşme imzalayan kişilerin bu tebliğ ile bağlı oldukları ortadadır. Yine ihale öncesi birim fiyat teklif mektubunda teklif fiyatına dahil edilen tüm masrafların dikkate alınarak teklif verildiği anlaşılmaktadır. Yukarıda anlatılan süreç dikkate alındığında davacı kurum adına sözleşme imzalanırken kurum adına hareket edenlerin ihale damga vergisininde davalı tarafından ödenmesi gerektiğini bildirdikleri ve davalı adına hareket edenlerin de bunu kabul ettikleri ortadadır. Davalı tarafça damga vergisi ödenmesi sonrasında sözleşmenin imza edileceği bildirildiği için öncelikle vergi dairesine giderek ihale damga vergisini ödemiş sonrasında sözleşme imzalanmış ve sözleşme imzalandıktan sonra mükellefin davacı idare olduğu iddiası ile idari yargıda dava açmıştır. Taraflar arasındaki hukuki ilişkinin oluş şekli bu şekilde belirlendikten sonra mahkememizce davacı ile davalı arasında imzalanan sözleşme ve eki şartnamelerde açık bir hüküm olmasa dahi sözleşme imzalanmadan önce, ihale teklif mektubu, kamu ihale genel tebliği hükümleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde ihale damga vergisinin davalı tarafça ödeneceği konusunda tarafların sözlü olarak anlaştıkları ve bu anlaşmanın TBK.13/1 maddesi uyarınca mümkün olduğu sonucuna varılmış, davacının esas itibariyle kendi üzerinde olan ihale öncesi damga vergisi ödeme yükümlülüğünü sözlü varılan anlaşma gereği davalılara yansıttığı ve bu haliyle ödenen damga vergisini davalılardan talep edebileceği anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. ( ..... HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulü ile 2.043.764,24TL nin ödeme tarihi olan 26/07/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine , 2-Alınması gereken 139.609,53TL harçtan dava açılırken peşin yatırılan 34.902,39TL'nin mahsubu ile eksik yatırıldığı anlaşılan 104.707,14TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3- Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 34.902,39TL peşin harç, 427,60TL başvurma harcı, 16 e tebliğat ücreti 165,00TL , 1 dosya kapağı 25,00TL olmak üzere toplam 35.519,99TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. maddesi uyarınca taktir edilen 284.814,07TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, 5-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine, Dair, davacı vekili ve davalılar vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren .... Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen oy birliği ile karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/10/2025
....