İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/860 E. 2026/192 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/860
- Karar No
- 2026/192
- Karar Tarihi
T.C. .......... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/860 Esas - 2026/192 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. .......... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/860 Esas KARAR NO : 2026/192
..................x ......x..............x ............x............x ....x..............x..........x ..........x..............x.........x DAVA : İflas (Kambiyo Senetlerine Mahsus Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 174)) DAVA TARİHİ : 18/12/2024 KARAR TARİHİ : 04/03/2026 KARAR Y. TARİHİ : 13/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan İflas (Kambiyo Senetlerine Mahsus Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 174)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacılar vekili dava dilekçesi ile özetle; Davalılar ve dava dışı .............. Holding Anonim Şirketi tarafından müvekkil lehine 10.000.000,00 TL bedelli 02.01.2024 tanzim ve 31.10.2024 vade tarihli kambiyo senedi düzenlendiğini, Senedin vadesinde ödenmemesi üzerine yasal süresi içerisinde 04.11.2024 tarihinde Ödememe protestosu düzenlenmiş ve davalılara gönderilmiş olduğunu, Senet bedelinin ödenmemesi nedeniyle .......... 5. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/74623 Esas sayılı dosyası üzerinden senet bedelinin tahsili amacıyla Kambiyo Senetlerine ( Çek, Poliçe Ve Emre Muharrer Senet ) Mahsus İflas Yolu İle Takip başlatılmış olup, davalılar ve dava dışı .............. Holding Anonim Şirketi'ne ödeme emri E-tebligat yoluyla gönderildiği ve 26.11.2024 tarihinde tebligat yapıldığı, Davalı-borçlular vekili tarafından 29.11.2024 tarihinde "Müvekkillerin takip konusu ile ilgili herhangi bir borcu bulunmamaktadır. Belirtilen nedenlerle borcun tamamına, faiz oranına, ,işlemiş faize itiraz ediyoruz." denilmek suretiyle söz konusu takibe haksız ve yersiz olarak itiraz edildiği, İtiraz neticesinde .......... 5. Genel İcra Müdürlüğü tarafından 29.11.2024 tarihli karar tensip tutanağı ile takibin durdurulmasına karar verildiği, .......... 5. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/74623 Esas sayılı dosyasında haksız ve hukuka aykırı olarak yapılan itirazın kaldırılmasına, Davalıların iflasına karar verilmesine, müvekkilin menfaatini korumaya yönelik gerekli tedbirlerin alınmasını talep ve dava etmiştir
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davacı tarafın zorunlu arabuluculuk başvurusu yapmadan davasını açtığını, açılan dava İtirazın kaldırılması ve iflas davası olup, sonuç olarak bir para alacağı davası olduğunu, müvekkillerinin iflasına karar verilebilmesi için itirazın kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, itirazın kaldırılması usulü genel hükümlere göre olacağından arabuluculuk başvurusu yapılması zorunlu olduğunu, Arabuluculuk başvurusu yapılmadan açılan bu davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının dava dilekçesinde 10.000.000,00 TL bedelli 02.01.2024 tanzim ve 31.10.2024 vade tarihli senede dayalı olarak .......... 5. Genel İcra Müdürlüğü 2024/74623 Esas sayılı dosyasında iflas takibi başlattıklarını, iflas ödeme emri tebliğ edildiğini, iflas ödeme emrine itiraz edildiğini ve itirazın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, itirazın kaldırılmasını ve müvekkillerinin iflasına karar verilmesini talep ettiğini, itirazın kaldırılmasına karar verilebilmesi için davalının senede dayalı alacağı, senedin hangi borcun sebebi olduğunu, ticari ilişkiyi ispat etmesi gerektiğini, senedin vasfına, senedin mahiyetine ve imzaya herhangi bir itiraz olmaması borcun kabul edildiği anlamına gelmediğini, davacı tarafın iddiasını ispat etmesi gerektiğini, davacı taraf icra dosyasından iflas ödeme emri gönderdiğini ve taraflarınca iflas ödeme emrine itiraz edildiğini Mahkemece yapılması gereken öncelikle ödeme emrine yapılan itirazın kaldırılması, sonrasında iflas ilanlarının yapılması olduğunu, itirazın kaldırılmasına karar verilmeden, taraflarına dosya borcunun ödenmesi konusunda depo bedeli hesaplanıp bildiriline kadar iflas ile ilgili herhangi bir işlem yapılmaması gerektiğini beyan ederek davanın reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderinin karşı tarafa yükletimesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davacı vekili 04/03/2026 tarihli feragat dilekçesi ile, müvekkilinin talebi doğrultusunda davadan feragat ettiklerini, feragat beyanları doğrultusunda hüküm kurulmasını talep etmiştir. Davalı vekili 04/03/2026 tarihli dilekçesi ile, davacı tarafın davadan feragat ettiğini, taraflarınca vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi bulunmadığını bildirmiştir. Davacı yanın vekaletnamesi incelenmiş, davacı vekilinin feragat yetkisi bulunduğu anlaşılmıştır. HMK'nın 307 ve devamı maddelerinde düzenlenen feragat davaya son veren, davacının talebi sonucunda kısmen veya tamamen vazgeçmesi olup hüküm ifade etmesi davalı veya mahkemenin kabulüne bağlı olmayan taraf işlemidir. Hüküm kesinleşinceye dek her zaman yapılabilen feragat, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. Feragat kesin hüküm gibi sonuç doğurur ve dilekçeyle yahut yargılama sırasında sözlü olarak yapılabilir. Feragat beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir. Vekilin, davadan feragat edebilmesi için, vekaletnamede buna ilişkin özel yetki bulunması gerekir. Davadan feragat, mahkemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır. Yine anlaşmazlık, feragat nedeniyle ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. Şayet feragat edilmiş olmasından dolayı, davalı tarafın yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden genel kurallardan farklı uygulamayı gerektiren davacı lehine bir beyanı olduğu takdirde bu beyana göre işlem yapılmalıdır. HMK'nun 312. maddesinde; "Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir. (2) Davalı, davanın açılmasına kendi hâl ve davranışıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmez." düzenlemesi mevcuttur. Dosyada yapılan incelemede; davacı vekilinin 04/03/2026 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini beyan ettiği ve vekaletnamede davayı sonuçlandırma yetkisinin olduğu anlaşılmakla; HMK 307. ve müteakip maddeleri gereğince feragat kesin hükmün tüm neticelerini yapıldığı anda gösterdiği ve davacı vekilinin feragatinin davanın reddi ile davayı sonuçlandırdığı anlaşılmakla feragat nedeni ile davanın reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntılı gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Feragat nedeni ile DAVANIN REDDİNE, 2-Davadan feragat ilk celseden sonra vuku bulduğundan, Harçlar kanununun 22. maddesi gereğince harcın 488,00-TL olarak kabulü ile dava açılırken ödenen 427,60 TL harçtan mahsubu ile bakiye 60,40 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Taraf beyanları doğrultusunda lehe vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 4-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde HMK 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu tarafların yokluklarında verilen kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içinde .......... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 04/03/2026