İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/182 E. 2026/504 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/182
Karar No
2026/504
Karar Tarihi

T.C. ........... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/182 Esas - 2026/504 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ........... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2026/182 Esas KARAR NO : 2026/504 .................. .......................... .............................. ...................................... .............................................. ...................................................... ............................................................ DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/03/2026 KARAR TARİHİ : 17/06/2026 KR. YZL. TARİHİ : 20/06/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ..........'a ait kızı ............'ın sevk ve idaresindeki .............plakalı araç ile 22.11.2025 tarihinde saat 13:00 sularında ........... ili, Yenimahalle ilçesi, Saray mevkiinde seyir halindeyken, ...'ın sevk ve idaresindeki ......... plakalı aracın, müvekkilinin aracına arkadan çarpmak suretiyle maddi hasarlı bir trafik kazasının meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, kazanın oluşumunda müvekkiline atfedilecek herhangi bir kusur bulunmamakta olup, karşı taraf sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunu, kazaya sebebiyet veren ......... plakalı aracın, kaza tarihi itibarıyla davalı ............. Türk Sigorta Şirketi nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası bulunduğunu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu gereğince davalı sigorta şirketi, sigortalısının üçüncü kişilere verdiği zararları poliçe limiti dahilinde karşılamakla yükümlü olduğunu, bu kapsamda müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybı zararının da davalı şirketin sorumluluğu altında olduğunu, dava açılmadan evvel davalı sigorta şirketine ve arabulucuya başvurulduğunu beyanla, davanın kabulüne, belirsiz alacak davası olarak açılan işbu dava neticesinde, yargılama sırasında bilirkişi marifetiyle tespit edilecek olan araç değer kaybı tazminatının, davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğü 25.12.2025 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından maddi hasar ödemesi yapılarak sorumluluğun sona erdiğini, davayı kabul etmemekle birlikte, sigortalı araç sürücüsünün davacı tarafın sigortalısına karşı herhangi bir kusuru bulunmadığını, nitekim işbu hususun dosya kapsamında sabit olduğunu, huzurdaki davaya konu kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığından davanın reddini talep ettiklerini, davacının kısmi dava açmasında hukuki yararı bulunmadığını, aracın tamirinin ekonomik olmadığının tespiti halinde araca değer kaybı hesabı yapılamayacağını, davayı kabul manasında olmamak üzere, müvekkili kurum temerrüde de düşmediğinden faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini, ticari faiz talebinin tamamen haksız olduğunu beyanla, davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden aleyhlerine hüküm kurulmamasını talep etmiştir. Dava, tazminat istemine ilişkindir.

Davacı vekili Uyap sistemi üzerinden mahkememize sunduğu 17/06/2026 tarihli dilekçesi ile, davadan tarafların anlaşması neticesinde feragat ettiklerini bu doğrultuda karar verilmesini talep etmiştir. Dosyaya sunulan vekaletname incelendiğinde feragat yetkisini içerdiği görülmüştür. HMK'nın 307 ve devamı maddelerinde düzenlenen feragat davaya son veren, davacının talebi sonucunda kısmen veya tamamen vazgeçmesi olup hüküm ifade etmesi davalı veya mahkemenin kabulüne bağlı olmayan taraf işlemidir.

Hüküm kesinleşinceye dek her zaman yapılabilen feragat, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. Feragat kesin hüküm gibi sonuç doğurur ve dilekçeyle yahut yargılama sırasında sözlü olarak yapılabilir. Feragat beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir. Vekilin, davadan feragat edebilmesi için, vekaletnamede buna ilişkin özel yetki bulunması gerekir. Davadan feragat, mahkemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır. Yine anlaşmazlık, feragat nedeniyle ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. Şayet feragat edilmiş olmasından dolayı, davalı tarafın yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden genel kurallardan farklı uygulamayı gerektiren davacı lehine bir beyanı olduğu takdirde bu beyana göre işlem yapılmalıdır. HMK'nun 312. maddesinde; "Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir. (2) Davalı, davanın açılmasına kendi hâl ve davranışıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmez." düzenlemesi mevcuttur. Somut olayda, davacı vekilinin 17/06/2026 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini beyan ettiği ve vekaletnamede davayı sonuçlandırma yetkisinin olduğu anlaşılmakla; HMK 307. ve müteakip maddeleri gereğince feragat kesin hükmün tüm neticelerini yapıldığı anda gösterdiği ve davacı vekilinin feragatinin davanın reddi ile davayı sonuçlandırdığı anlaşılmakla feragat nedeni ile davanın reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: 1-Davanın feragat nedeniyle reddine, 2-Davadan feragat ilk celseden sonra vuku bulduğundan, Harçlar Kanununun 22. maddesi gereğince 244,00-TL harcın kabulü ile bakiye 488,00-TL harcın kararın kesinleşmesine müteakip talebi halinde davacıya iadesine, 3-Zorunlu arabuluculuk gideri olan 6.000,00-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, 4-Davalı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 50,00-TL'nin davacıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısım var ise karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, tarafların yokluğunda kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ........... Bölge Adliye Mankemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/06/2026 10:57:58

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/182, K. 2026/504, T. 17.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-182-e-2026-504-k-72c660794549