İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/924 E. 2026/826 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/924
- Karar No
- 2026/826
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/924 Esas - 2026/826 T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2026/924 Esas KARAR NO : 2026/826
HAKİM : KATİP :
DAVACILAR : 1- ... - 2- VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : ... VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 28/08/2025 KARAR TARİHİ : 18/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 24/09/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; 28.10.2024 tarihinde saat 12.40 sularında Hakan Palaslıoğlu sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın yasak yerden dönüş yapması neticesinde müvekkil ...'nın ablası ... yönetimindeki ... plakalı araca çarptığını, kaza tespit tutanağı ve soruşturma dosyası bilirkişi raporuna göre davalı Hakan Palaslıoğlu'nun asli kusurlu, müvekkilin ise kusursuz olduğunun belirlendiğini, çarpmanın etkisiyle müvekkilin göğüs ve kol bölgesinden ağır yaralandığını, Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tedavi gördüğünü, vücudunda kalıcı izler ve ezilmeler oluştuğunu, kaza sonrası eğitim hayatının kesintiye uğradığını ve kişisel öz bakımını yapmakta zorlandığını, ... plakalı aracın davalı ... Sigorta Anonim Şirketi nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalı sigorta şirketinin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca geçici ve sürekli iş göremezlik, tedavi giderleri ve ekonomik kayıplardan sorumlu olduğunu, müvekkilin hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığını ve maluliyet oranının tespiti gerektiğini, 06.12.2024 tarihinde başlatılan arabuluculuk sürecinin 24.01.2025 tarihinde anlaşamama ile sonuçlandığını, müvekkilin yaşadığı travma, psikolojik çöküntü ve vücut bütünlüğünün bozulması nedeniyle davalı Hakan Palaslıoğlu ve araç maliki Yerli Elektronik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin manevi tazminat ile sorumlu olduğunu, müvekkilin adli yardım talebinin kabul edilmesi gerektiğini, belirsiz alacak davası niteliğinde şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın, 10,00 TL sürekli iş göremezlik, 740,00 TL geçici iş göremezlik, 150,00 TL tedavi gideri ve 100,00 TL bakıcı masrafı kalemlerinden oluştuğunu, ayrıca 40.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekilinin cevap dilekçesinden özetle; davacı tarafın 28.10.2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde yaralandığını iddia ederek geçici ve sürekli iş gücü kaybı ile tedavi gideri talebiyle açtığı davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, dava öncesinde müvekkil şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadığını, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca dava şartı olan yazılı başvuru zorunluluğunun yerine getirilmediğini, bu nedenle davanın öncelikle usulden reddi gerektiğini, ... plakalı aracın müvekkil şirket nezdinde 05.02.2024-23.01.2025 tarihleri arasında zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olduğunu, sorumluluğun sigortalının kusuru oranında ve poliçe limitleri ile sınırlı bulunduğunu, manevi tazminatın poliçe kapsamı dışında kaldığını, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsü Hakan Palaslıoğlu'nun kusurunun bulunmadığını, kusur tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesi gerektiğini, davacının kaza sırasında emniyet kemerini takmaması nedeniyle müterafik kusurlu olduğunu, bu hususun tazminat miktarından indirim yapılmasını gerektirdiğini, davacının maluliyetinin Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkındaki yönetmeliğe uygun olarak tespit edilmesi gerektiğini, müvekkil şirket tarafından alınan medikal raporda davacıda herhangi bir maluliyet oluşmadığının belirlendiğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderlerinin tedavi gideri kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, 6111 sayılı yasa ile tedavi giderlerinden doğan sorumluluğun Sosyal Güvenlik Kurumu'na geçtiğini, bu nedenle söz konusu taleplerin reddinin zorunlu olduğunu, sürekli sakatlık tazminatı hesaplamasında vergilendirilmiş gelir belgelenemediği takdirde asgari ücretin esas alınması gerektiğini, kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesi talebinin haksız olduğunu, müvekkil şirketin temerrüde düşmediğini, davanın açılmasına sebebiyet verilmediğinden yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacaklarını belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın haksız fiil nedenine dayalı maddi (bakıcı gideri, tedavi gideri, geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik) manevi tazminat alacağı talebinin haklı olup olmadığına ilişkindir. Mahkememizin 2025/754 Esas sayılı dosyasının 17/09/2026 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararı ile davalı ... Sigorta Anonim Şirketi yönünden tefrik edilerek mahkememizin yukarıda belirtilen 2026/924 Esasına kaydı yapılmıştır. Esas ve birleşen dosya Davacıları vekilinin UYAP üzerinden sunduğu 28/07/2026 tarihli dilekçesinde özetle; davalı ... Sigorta Anonim Şirketi yönünden esas ve birleşen dava bakımından davadan feragat ettiklerini, diğer davalılar yönünden devam ettiklerini, HMK 307.maddesi kapsamında işlem yapılmasını talep etmiştir. Davacı vekili 16/07/2026 tarihli duruşmada; " sigorta şirketi yönünden feragat ettik, diğer davalılar yönünden davamız devam etmektedir, eksik hususlar giderilsin dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun feragate ilişkin 307 ve devamındaki maddelerine göre; feragat, davacının, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmaksızın talep sonucundan kayıtsız-şartsız vazgeçmesidir. Hükmün kesinleşmesine kadar yapılabilen feragat, kesin hüküm gibi sonuç doğurur. Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Yukarıda yazılı yasal düzenlemeye göre; davanın, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikteki davalardan olduğu, davacı vekilinin talep sonucundan kayıtsız, şartsız ve tamamen vazgeçtiği, feragat sebebiyle davacı tarafın davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerinden sorumlu olduğu ancak davacının feragat beyanının haklardan feragat mahiyetinde olmadığı, sulh nedeniyle olduğu, sulh gereği davalı sigorta şirketinin haksızlığını kabul ettiği görülerek harç ve arabuluculuk ücretinin davalı sigorta şirketinden alınarak hazineye irat kaydına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-HMK'nın 307-312. maddeleri uyarınca davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Alınması gereken 732,00-TL başvuru harcının davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama harç ve giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Davalı tarafından yapılmış bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda bir karar verilmesine ve davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.700,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.18/09/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır