İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/840 E. 2025/217 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/840
- Karar No
- 2025/217
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA" GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : KARAR NO :
HAKİM : KATİP :
DAVACILAR : 1 2 VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; müvekkillerinin çocuğu ...'nun 26/05/2024 tarihinde ...'un kullandığı araçla geçirdiği tek taraflı trafik kazasında hayatını kaybettiğini, söz konusu kazada davalı sigorta şirketinin sigortalı aracın sürücüsü ...'un asli ve tam kusurlu bulunduğunu, Konya Cumhuriyet Başsavcılığı ve Adli Tıp Raporlarına göre ...'nun ölüm sebebinin davaya konu trafik kazası olduğunu, bu nedenle . Asliye Ceza Mahkemesince kamu davası açıldığını, kazaya karışan aracın davalı sigorta şirketinin sigortalısı olması nedeniyle sigorta şirketine başvurulduğunu, ancak herhangi bir sonucun alınamadığını, müvekkillerinin evlatlarını kaybettikleri için maddi ve manevi zarara uğradığını, bu nedenle sigorta şirketi aleyhine destekten yoksun kalma tazminatı talep ettiklerini, ancak davacılara hiçbir ödeme yapılmadığını, arabuluculuk süresinde herhangi bir anlaşmanın sağlanamadığını, izah olunan nedenlerle fazlaya ilişkin talep, dava, ıslah ve bedel artırım taleplerinin saklı kalması kaydıyla; trafik kazasında oğullarını kaybeden müvekkillerinin, belirsiz alacak davası kapsamında destekten yoksun kalma tazminat tutarlarının davalı sigorta şirketinden haksız fiilin gerçekleştiği tarih olan 26.05.2024 tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özet olarak; 26/05/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasında müvekkil sigorta şirketine ait ... plakalı araçla bir kaza meydana geldiği, yolcu ...'nun yaralandığı, kazaya dair ATK'dan kusur raporu alınmasını, kazanın oluşumunda müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, müteveffanın ölümü ile trafik kazası arasında illiyet bağının bağı olup olmadığının tespit edilmesini, eksik evrak nedeniyle yapılan başvurunun zamanında yapılmadığını ve temerrüte düşülmediğini, savcılıktan soruşma ve kovuşturma dosyasının celbi ve uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının tespitini, davanın haksız ve mesnetsiz olduğu iddiası ile davanın reddi ve vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Konya Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün, Selçuklu İlçe Emniyet Müdürlüğünün, Konya Cumhuriyet Başsavcılığının kazaya ilişkin soruşturma dosyası ve Konya . Asliye Ceza Mahkemesinin dosyası, dosyamız arasına alınmış ve incelenmiştir. 13/01/2025 tarihli bilirkişi raporu ile; ... plakalı otomobil sürücüsü ...'un 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52. maddesinin b bendinde belirtilen “Sürücüler, hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadırlar.” kuralı ihlal ettiğinden %100 (YÜZDE YÜZ) oranında asli kusurlu olduğu, kazanın meydana gelmesinde başka kişi, kurum yada kuruluşun kural ihlalinin (kusurunun) bulunmadığı, 6754 Sayılı Bilirkişilik Kanunu 3/2 ve Bilirkişilik Yönetmeliği 55/4 ve T.C. ADALET BAKANLIĞI Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü Bilirkişilik Daire Başkanlığı tarafından yayımlanan “ Bilirkişilerin Uyacağı Rehber İlkeler ve Bilirkişi Raporlarında Bulunması Gereken Standartlar” 27. Maddesi uyarınca raporlarda hukuki nitelendirme ve değerlendirme yapılmaması ve kusurluluk konusunda değerlendirme yapılmaması hükümlerine karşın; Mahkemenizin yapmış olduğu görevlendirmede kusur durumlarının belirlenmesi istenildiğinden raporumda kusur oranları tespit edilmiştir. 31/01/2025 tarihli bilirkişi raporu ile; Pmf1931 Yaşam Tablosuna göre; poliçe limitinden kalan 1.800.000,00 TL içinde davacı ... için 770.725,88 TL destekten yoksun kalma tazminatı, davacı ... için 728.892,80 TL destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere toplam 1.499.618,68 TL, Trh2010 Yaşam Tablosuna göre; Poliçe Limitinden kalan 1.800.000,00TL içinde davacı ... için 1.039.871,95 TL destekten yoksun kalma tazminatı davacı ... için 760.128,05TL destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere toplam 1.800.000,00 TL, Poliçe Limiti dışında kalan davacı ... için 116.027,81TL destekten yoksun kalma tazminatı davacı ... için 84.814,26TL destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere toplam 200.842,07 TL hesaplanan tazminat tutarları Pmf1931 ve Trh 2010 Yaşam Tabloları esas alınarak, Yargıtay kararlarında belirlediği çerçeveye uygun olan yaklaşımla tespit edilmiştir. Davacı vekilinin 13/02/2025 tarihli ıslah dilekçesiyle; Fazlaya ilişkin dava talep ve ıslah hakları saklı kalmak kaydıyla; dava açarken müvekkili ... için 50.000,00 TL, ... için 50.000,00 TL talep edildiği, bilirkişi raporuna göre ... için 1.039.871,95 TL, ... için 760.128,05 TL destekten yoksun kalma zararı hesaplandığı, müddeabihi ... için 989.871,95 TL ... için 710.128,05 TL ve her ikisi için toplam 1.700.000,00 TL daha arttırarak toplam 1.800.000,00 TL’nin davalı sigorta şirketine başvuru tarihi olan 28.06.2024 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere en yüksek avans faizi ile birlikte davacıdan tahsilini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, tazminat isteminden ibarettir. Bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında, zarar görenlerin zararından, 6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesi uyarınca araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 85. Maddesi uyarınca araç işleteni ve şartları varsa teşebbüs sahibi ve 2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesi uyarınca sigortacı müştereken ve müteselsilen sorumludur. Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır. Yine bu tür davalarda 2918 sayılı KTK'nın 97. Maddesi uyarınca, zarar görenin dava açmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapması gerekmekte olup bu husus sonradan giderilmesi de mümkün olmayan dava şartlarındandır. Ayrıca yazılı başvurudan hemen sonra dava açılması mümkün olmayıp 15 günlük sürenin dolmasından sonra dava açılabilecektir. Sigorta kuruluşu kendisine yapılan yazılı başvuruya karşı 15 gün içinde cevap vermek ve 2918 sayılı KTK'nın 99. Maddesine göre 8 iş günü içinde de tazminatı ödemek zorundadır. Sekiz iş günü içinde sorumlu olduğu tazminatı ödemeyen sigortacı 9. gün itibariyle temerrüde düşecektir. Hak sahipleri tarafından talep edilebilecek tazminatlar ise 2918 sayılı KTK'nın 90. Maddesi uyarınca 2918 sayılı KTK ile 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümleri uygulanacaktır. Somut olayda davacı davaya konu trafik kazası neticesinde vefat eden ...'nun desteğinden yoksun kaldığını iddia ederek maddi tazminat isteminde bulunmuştur. Davaya konu 26/05/2024 tarihli trafik kazası sonucu ...'nun vefat ettiği anlaşılmıştır. Kaza sonrasında görevli kolluk tarafından tanzim edilen kaza tespit tutanağı ile, trafik kazasının oluşmasında ...'un tam kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Mahkememizce tanzim ettirilen 31/05/2025 tarihli bilirkişi raporu ile de ...'un tam kusurlu olduğu belirlenmiştir. Mahkememizce alınan 31/05/2025 tarihli bilirkişi raporundaki tespitlerin dosya kapsamına ve olayın oluş şekline uygun olması nedeniyle, davaya konu trafik kazasının oluşmasında ...'un tam kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Davacılar desteğin anne ve babası olup, kural olarak davacılar ile müteveffa arasında desteklik ilişkisinin bulunduğu kabul edilmelidir. Davalı tarafça bu karinenin aksi usulünce ispatlanamadığından davacılar ile müteveffa arasında desteklik ilişkisi bulunduğu kabul edilmiştir. 31/01/2025 tarihli bilirkişi raporu ile; Müteveffa ...'nun hak sahipleri için 26/05/2024 tarihinde meydana gelen kaza nedeni ile destekten yoksun kalma tazminatının hesaplamasında davacı ... için 1.155.899,76 TL Destekten yoksun kalma tazminat hesaplandığı, diğer davacı ... için 844.942,31 TL Destekten yoksun kalma tazminat hesaplandığı hesaplanan tazminat tutarları Trh2010 Yaşam tablosu esas alınarak hesaplandığı anlaşılmış yapılan hesaplama yargıtay kararlarına uygun olduğundan bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır. 6098 sayılı TBK'nın 52. Maddesine göre; Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir. Anılan yasal düzenlemede de belirtildiği üzere zarar görenin zararın oluşmasında ya da zararın artmasında bir ihmali varsa bu hususun tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerekir. Bir başka deyişle zararın oluşumunda zarar görenin de müterafik kusurunun bulunması halinde tazminattan indirim yapılması gerekmektedir. Müterafik kusurun dikkate alınması için bu yönde yapılan bir savunmaya gerek olmayıp Mahkemece müterafik kusurun resen dikkate alınması gerekmektedir. Nitekim bu husus Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında da vurgulanmıştır. Ayrıca müterafik kusur indirimi nedeniyle kısmen reddedilen tutar üzerinden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmeyeceği noktasında da duraksama bulunmamaktadır. Somut olayda, desteğin kaza esnasında emniyet kemerinin takılı olup olmadığı konusunda kaza tespit tutanağında bir belirleme bulunmamaktadır. Yine ceza dosyası içeriğinde de bu yönde herhangi bir tespit bulunmamaktadır. Bu nedenle, hesaplanan tutardan müterafik kusur indirimi yapılamayacağı kabul edilmiştir. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davaya konu trafik kazasının oluşmasında sigortalı araç sürücüsü ...'un tam kusurlu olduğu, davalının kazaya karışan aracın ZMM sigortacısı olduğu, anılan yasal düzenlemelere istinaden davalının oluşan zarardan sorumlu olduğu, kaza neticesinde destek ...'nun öldüğü, davacılar ile ... arasında desteklik ilişkisinin mevcut olduğu, ölüm nedeniyle davacıların bu destekten mahrum kaldığı anlaşıldığından davacının davasının taleple bağlı kalınarak kabulüne karar vermek gerekmiştir. 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-18. maddesine göre de, "özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." Yargıtay . HD’nin 29/09/2021 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadında da açıklandığı üzere, "Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise, özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz." Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması, davalı sürücünün ise zorunlu arabuluculuk uygulamasına tabi olmaması nedeniyle, 13/06/2023 tarihli arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir. 6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmemesine rağmen, trafik kazalarında arabuluculuğun zorunlu olup olmadığı konusunda farklı yargı kararları olması nedeniyle hakkaniyet gereği, bu giderlerin yargılama gideri olarak değerlendirilerek kabul/ret oranına göre taraflara yükletilmesi gerektiği sonucuna varılmış ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacıların Davasının Kabulü İle; 1- 1.039.871,95 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 26/07/2024 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalıdan tahsili ile davacı ...'ya ödenmesine, 2- 760.128,05 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 26/07/2024 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalıdan tahsili ile davacı ...'ya ödenmesine, 3-Alınması gereken 122.958,00 TL harçtan, peşin ve ıslahla birlikte alınan 6.233,95 TL harcın mahsubu ile bakiye 116.724,05 TL eksik harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.800 TL. yargılama giderinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 5-Davacı ... tarafından yapılan 6.233,95 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacı ...'ya verilmesine, 6-Davacı ... tarafından yapılan 427,60 TL harç gideri ve 8.082,00 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 8.509,60 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı ...'ya verilmesine, 7-Kendisini vekille temsil ettiren davacılar için, A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve taktir olunan 258.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 8-Davacı ... tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde kendisine iadesine, Dair ; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. 5. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.27/03/2025
Katip Hakim e-imzalıdır e-imzalıdır