İlk Derece Mahkemesi · Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/46 E. 2025/220 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/46
Karar No
2025/220
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA" GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO :

HAKİM : KATİP :

DAVACILAR : 1- 2- ... - VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; 08/07/2023 tarihinde, ...' nin sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile ...' ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın, Kulu ... kavşağında çarpışması neticesinde; davalı sigorta şirketine ... poliçe numarası ile sigortalı ... plaka sayılı araçta yolcu olarak bulunan müvekkillerinin kızı ... öldüğünü, bu kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kızı ...' ın hiçbir kusuru veya dahli bulunmadığını, müvekkilinin murisi öldüğünde henüz 28 yaşında olup, Danimarka' da öğretmenlik yapmakta olduğunu ayrıca sosyal sorumluluk dahilinde yabancı öğrencilerinin bulunduğu bir okulda gönüllü dil eğitmenliği yaptığını, çalışmasının neticesinde müvekkilinin aylık geliri 30,000,00 Danimarka kronunun üstünde olduğunu, Müteveffa Hacer, geliri ile müvekkillerine önemli ölçüde maddi destek sunduğunu, Müvekkillerinin, murisin ölümü sonucunda desteğinden yoksun kaldığını, murisin geride kalan annesi Naciye ev hanımı babası Battal ise emekli olup, emekli aylığı dışında hiçbir gelir kaynağına sahip olmadığını, meydana gelen kaza sonucunda tüm aile büyük ekonomik sıkıntıya düşerek mağdur olduğunu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85. Maddesinde “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” hükmü bulunduğunu, beyan etmiş, davalı taraf, 01/07/2022 tarihin itibaren uygulanacak " Asgari Sigorta Teminatları " kapsamında müvekkillerine karşı sigorta limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, İlgili kanun hükmü uyarınca 25/08/2022 tarihinde davalı sigorta şirketine talep yazısı gönderilmiş ve fakat taleplerinin davalı sigorta şirketi tarafından sonuçsuz bırakıldığını, bilahare ... sayılı Arabuluculuk dosyası ile arabulucuya müracaat edilmiş, ancak davalı anlaşamayacağını beyan ile arabuluculuk taleplerini de ret ettiğini, açıklanan nedenlerle, büyük mağduriyet yaşayan müvekkillerinin bu mağduriyetlerinin giderilebilmesi amacıyla mahkemize başvurmak zorunluluğu hasıl olduğunu, müvekkillerinden ... için 1,000,00 TL, ... için 1,000,00 TL. olmak üzere şimdilik 2,000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek mevduata yüklenen en yüksek faiz ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özet olarak; 08/07/2022 tarihinde, müvekkil ... Sigorta A.Ş.'nin ... no.lu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile sigortaladığı, dava dışı olan ...'nin maliki ve sürücüsü olduğu ... plakalı araç ile, ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ve ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması neticesinde üç taraflı maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, kaza neticesinde ... plakalı araçta yolcu konumunda olan ... vefat ettiğini, kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili olan şirket nezdinde 19/02/2022-19/02/2023 tarihlerini kapsayan Zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olduğunu, şirketin sorumluluğunun poliçe teminatı ve sigortalı araç sürücülerinin kusuru oranı ile sınırlı olduğunu, bedeni zarar halinde maddi tazminat talepleri şahıs başına geçerli olan teminat limiti ile sınırlı olduğunu, kusur durumunu konusunda uzman kişi ve kurumlarca tespiti için dosyanın adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesi'ne gönderilmesini talep ettiklerini, Karayolları Trafik Kanunu'nda ve genel şartlarda yapılan değişikliğin dikkate alınması gerektiğini, başvuranların SGK‘dan ve Aile Sosyal Politikalar Bakanlığı’ndan gelir sağlayıp sağlamadığının tespiti gerektiğini, davacının kaza tarihinden itibaren ticari faiz talebinin hukuka aykırı olduğunu, sigortalı aracın gerçek kişiye ait bir araç olmakla kabul etmemekle birlikte ancak yasal faize hükmedilebileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır. 30/09/2024 tarihli ATK raporunda özetle;"Sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile düz yönde seyir halinde iken 50 km/h hız limitinin olduğu olay mahalli kavşağa müteyakkız şekilde yaklaşması, karşı yön bölümünden sola manevra ile hareket alanına giren Sürücü ... yönetimindeki otomobile karşı zamanında etkin biçimde tedbir alması gerekirken bu hususlara uymadan kontrolsüzce yaklaştığı kavşak mahallinde hareket alanına giren otomobil ile çarpıştığı olayda tali kusurludur. Sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile seyir halinde iken olay mahalli kavşağa geldiğinde sola manevra ile karşı yön bölümüne girmeden evvel karşı yön bölümüne dair gerekli kontrolleri sağlaması, kavşağa karşı yönden düz istikametten seyir ile gelen sürücü ... yönetimindeki otomobile ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken bu hususlara uymayarak karşı yön bölümüne dair gerekli-yeterli kontrolleri sağlamadan yaptığı sola manevra ile karşı yön bölümünden düz istikamette gelen Sürücü ... yönetimindeki otomobilin hareket alanını kapattığı anlaşılmakla meydana gelen olayda asli kusurludur. Sürücü ... sevk ve idaresindeki kamyon ile olay mahalli kavşakta ... yönüne geçmek için duraklama halinde iken kavşak mahallinde meydana gelen çarpışma sonrasında savrulan ... plaka sayılı aracın kamyonun ön kısımlarına çarpması sonucu meydana gelen olayda atfı kabil kusuru bulunmamaktadır. Sonuç olarak; Sürücü ...’ın %30 (yüzde otuz) oranında kusurlu olduğu, Sürücü ...'nin %70 (yüzde yetmiş) oranında kusurlu olduğu, Sürücü ...'ın kusursuz olduğu" tespit edilmiştir. 18/11/2024 tarihli raporda özetle; "Delillerin, hukuki yorum, irdeleme ve nihai kararın takdiri Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi’ne ait olmak üzere; 08.07.2022 günü meydana gelen trafik kazasında yaralan ve medikal tedavi görmekte iken 20.07.2022 tarihinde vefat eden ...’ın; TRH-2010 Erkek/Kadın Mortalite Tablosuna göre yapılan hesaplama sonucu; Babası ...’ın Destekten Yoksun Kalma Tazminatının ; 413.315,12 ¨ Annesi ...’ın Destekten Yoksun Kalma Tazminatının ; 586.684,88 ¨ PMF-1931 Yaşama Tablosuna göre yapılan hesaplama sonucu; Babası ...’ın Destekten Yoksun Kalma Tazminatının ; 469.252,16 ¨ Annesi ...’ın Destekten Yoksun Kalma Tazminatının ; 505.509,18 ¨ olduğu" tespit edilmiştir. Davacılar vekilinin 28/012025 tarihli ıslah dilekçesinde özetle;" Islah talebimizin kabulü ile 2,000,00 TL olan dava değerinin; ... için 410,000,00 TL artırılarak 411,000,00 TL ye ... için 587,000,00 TL artırarak 588,000,00 TL ye çıkarılmasına, İşbu alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsiline" karar verilmesini talep etmiştir. TOPLANAN DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, tazminat isteminden ibarettir. Bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında, zarar görenlerin zararından, 6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesi uyarınca araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 85. Maddesi uyarınca araç işleteni ve şartları varsa teşebbüs sahibi ve 2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesi uyarınca sigortacı müştereken ve müteselsilen sorumludur. Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır. Yine bu tür davalarda 2918 sayılı KTK'nın 97. Maddesi uyarınca, zarar görenin dava açmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapması gerekmekte olup bu husus sonradan giderilmesi de mümkün olmayan dava şartlarındandır. Ayrıca yazılı başvurudan hemen sonra dava açılması mümkün olmayıp 15 günlük sürenin dolmasından sonra dava açılabilecektir. Sigorta kuruluşu kendisine yapılan yazılı başvuruya karşı 15 gün içinde cevap vermek ve 2918 sayılı KTK'nın 99. Maddesine göre 8 iş günü içinde de tazminatı ödemek zorundadır. Sekiz iş günü içinde sorumlu olduğu tazminatı ödemeyen sigortacı 9. gün itibariyle temerrüde düşecektir. Hak sahipleri tarafından talep edilebilecek tazminatlar ise 2918 sayılı KTK'nın 90. Maddesi uyarınca 2918 sayılı KTK ile 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümleri uygulanacaktır. Somut olayda davacıların davaya konu trafik kazası neticesinde vefat eden ...'ın desteğinden yoksun kaldığını iddia ederek maddi tazminat isteminde bulunmuştur. Davaya konu 08/07/2023 tarihli trafik kazası sonucu ...'ın vefat ettiği anlaşılmıştır. Kaza sonrasında görevli kolluk tarafından kaza tespit tutanağı tutulduğu tespit edilmiştir. Mahkememizce tanzim ettirilen 30/09/2024 tarihli bilirkişi raporu ile Sürücü ...’ın %30 (yüzde otuz) oranında kusurlu, Sürücü ...'nin %70 (yüzde yetmiş) oranında kusurlu olduğu, Sürücü ...'ın kusursuz olduğu belirlenmiştir. Mahkememizce alınan 30/09/2024 tarihli bilirkişi raporundaki tespitlerin dosya kapsamına ve olayın oluş şekline uygun olması nedeniyle, davaya konu trafik kazasının oluşmasında sürücü ...’ın %30 (yüzde otuz) oranında kusurlu olduğu, Sürücü ...'nin %70 (yüzde yetmiş) oranında kusurlu olduğu, Sürücü ...'ın kusursuz olduğu kabul edilmiştir. Davacılar desteğin anne ve babası olup, kural olarak davacılar ile müteveffa arasında desteklik ilişkisinin bulunduğu kabul edilmelidir. Davalı tarafça bu karinenin aksi usulünce ispatlanamadığından davacılar ile müteveffa arasında desteklik ilişkisi bulunduğu kabul edilmiştir. 18/11/2024 tarihli raporda özetle; "Delillerin, hukuki yorum, irdeleme ve nihai kararın takdiri Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne ait olmak üzere; 08.07.2022 günü meydana gelen trafik kazasında yaralan ve medikal tedavi görmekte iken 20.07.2022 tarihinde vefat eden ...’ın; TRH-2010 Erkek/Kadın Mortalite Tablosuna göre yapılan hesaplama sonucu; Babası ...’ın Destekten Yoksun Kalma Tazminatının ; 413.315,12 ¨ Annesi ...’ın Destekten Yoksun Kalma Tazminatının ; 586.684,88 ¨ PMF-1931 Yaşama Tablosuna göre yapılan hesaplama sonucu; Babası ...’ın Destekten Yoksun Kalma Tazminatının ; 469.252,16 ¨ Annesi ...’ın Destekten Yoksun Kalma Tazminatının ; 505.509,18 ¨ olduğu" tespit edilmiştir. 18/11/2024 tarihli bilirkişi raporu ile; Müteveffa ...'ın hak sahipleri için 08/07/2023 tarihinde meydana gelen kaza nedeni ile destekten yoksun kalma tazminatının hesaplamasında davacı ... için 586.684,88 TL Destekten yoksun kalma tazminat hesaplandığı, diğer davacı ... için 413.315,12 TL Destekten yoksun kalma tazminat hesaplandığı hesaplanan tazminat tutarları Trh2010 Yaşam tablosu esas alınarak hesaplandığı anlaşılmış yapılan hesaplama yargıtay kararlarına uygun olduğundan bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır. 6098 sayılı TBK'nın 52. Maddesine göre; Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir. Anılan yasal düzenlemede de belirtildiği üzere zarar görenin zararın oluşmasında ya da zararın artmasında bir ihmali varsa bu hususun tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerekir. Bir başka deyişle zararın oluşumunda zarar görenin de müterafik kusurunun bulunması halinde tazminattan indirim yapılması gerekmektedir. Müterafik kusurun dikkate alınması için bu yönde yapılan bir savunmaya gerek olmayıp Mahkemece müterafik kusurun resen dikkate alınması gerekmektedir. Nitekim bu husus Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında da vurgulanmıştır. Ayrıca müterafik kusur indirimi nedeniyle kısmen reddedilen tutar üzerinden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmeyeceği noktasında da duraksama bulunmamaktadır. Somut olayda, desteğin kaza esnasında emniyet kemerinin takılı olup olmadığı konusunda kaza tespit tutanağında bir belirleme bulunmamaktadır. Yine ceza dosyası içeriğinde de bu yönde herhangi bir tespit bulunmamaktadır. Bu nedenle, hesaplanan tutardan müterafik kusur indirimi yapılamayacağı kabul edilmiştir. Davacıların desteğinin kaza anında araçta yolcu olarak bulunduğu, araç ruhsat bilgilerine göre aracın yolcu kapasitesinin sürücü dahil 5 kişi olduğu ve kaza sırasında da araçta sürücü dahil 5 yetişkin kişi olduğu diğerlerinin yetişkin olmadığı anlaşıldığından istiap haddinin aşılması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılamayacağı kabul edilmiştir. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK’nin 51.maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hatır taşımasından ya da kullanmadan söz edebilmek için yaralanan ya da ölen karşılıksız taşınmış olmalıdır. Taşınan veya kullananın yararının söz konusu olduğu durumda hatır taşıması ilişkisi gündeme geleceğinden işletenin sorumluluğu genel hükümlere göre değerlendirilecek ve tazminattan indirim yapılacaktır. Bu bakımdan hatır taşıma ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma ya da kullanmanın kimin çıkar ve yararına olduğunun saptanması önemlidir. Yarar ekonomik olabileceği gibi, ortak toplumsal değerleri de ilgilendirebilir. Ayrıca ahlaki ödev kapsamında kalan taşımaların hatır taşınması niteliğinde olmayacağının da belirtilmesinde fayda vardır. Nitekim Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında da bu husus vurgulanmıştır. Hatır taşıması indiriminin resen dikkate alınması mümkün olmayıp taşımanın hatır taşıması olduğu yönünde bir savunmanın bulunması gerekmektedir. Ayrıca bu savunma sadece ileri sürenler yönünden etkisini gösterecek olup, yasal süresi içinde hatır taşıması definde bulunmayanlar yönünden bu indirimin yapılması mümkün değildir. (Emsal için bknz. Yargıtay . Hukuk Dairesi ... E ... K ve ... E ... K ) Hatır taşıması yönünden bir başka önemli husus ise bu indirimden sadece hatır taşıması yapan sürücü, işleten ve bu aracın sigortacısı yararlanacaktır. Karşı aracın sürücü işleten ve sigortacısının bu indirimden yararlanma olanağı bulunmamaktadır.(Yargıtay . HD.nin 28/05/2015 gün ve ... E. ... K.) Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamına göre; Genel ilke olarak araçta yolcu olarak taşınan kişinin akrabalık ve iş ilişkisi gibi haller dışında hatır için taşındığı kabul edilmektedir. Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamına göre ise; Somut olayda, davalı vekili, davacıların desteğinin sigortalı araçta hatır için taşındığı savunmasında bulunarak, bu sebeple tazminattan indirim yapılmasını talep etmiş; İtiraz Hakem Heyeti tarafından, hatır taşıması yapıldığına dair herhangi bir belge ya da bilgi mevcut olmadığı gerekçesiyle kanıtlanamayan hatır taşımasına yönelik itirazın reddine karar verilmiştir. İstanbul . Asliye Ceza Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasında sürücü sorgusunda yolcu ... ’ ün çocukluk arkadaşı olduğunu ifade etmiştir. Buna göre, davacıların desteği ile araç sürücüsünün arkadaş oldukları ceza soruşturması kapsamında alınan ifadelerde beyan edilmiştir. Araçtaki kişilerin araçta bulunma sebepleri konusunda ifadelerde somut veri bulunmamakla birlikte, taşımanın ticari amaçla (davacı tarafından bir bedel ödenerek) ya da sürücünün bir işinin görülmesi maksadıyla yapıldığına dair de veri yoktur. Sürücü ile arkadaş olan desteğin taşımada bir yararı olduğu ve karine olarak davacı yararına hatır taşıması bulunduğunun kabulü hayatın olağan akışına uygun görünmektedir. Bu nedenle de; karineden yararlanan ve taşımanın hatır için yapıldığını savunan davalı taraf ispatla mükellef olmayıp, hatır taşıması bulunmadığını ispat yükünün davacı yanda olduğu gözetilerek değerlendirme yapılması gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi doğru olmamıştır. Somut olayda, davacıların desteği kazaya karışan araçta yolcu olup, davacı ile araç sürücüsünün akraba oldukları anlaşılmıştır . Bu nedenlerle hatır taşımasından dolayı indirim yapılmamıştır. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davaya konu trafik kazasının oluşmasında sigortalı araç sürücüsü ...'nin kusurlu olduğu, davalının kazaya karışan aracın ZMM sigortacısı olduğu, anılan yasal düzenlemelere istinaden davalının oluşan zarardan sorumlu olduğu, kaza neticesinde destek ...'ın öldüğü, davacılar ile ... arasında desteklik ilişkisinin mevcut olduğu, ölüm nedeniyle davacıların bu destekten mahrum kaldığı anlaşıldığından davacının davasının taleple bağlı kalınarak kabulüne karar vermek gerekmiştir. 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-18. maddesine göre de, "özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." Yargıtay . HD’nin 29/09/2021 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadında da açıklandığı üzere, "Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise, özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz." Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması, davalı sürücünün ise zorunlu arabuluculuk uygulamasına tabi olmaması nedeniyle, 13/06/2023 tarihli arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir. 6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmemesine rağmen, trafik kazalarında arabuluculuğun zorunlu olup olmadığı konusunda farklı yargı kararları olması nedeniyle hakkaniyet gereği, bu giderlerin yargılama gideri olarak değerlendirilerek kabul/ret oranına göre taraflara yükletilmesi gerektiği sonucuna varılmış ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacıların Davasının KABULÜ ile; 1-08/07/2022 tarihinde trafik kazası sonucu davacı ...'ın desteğini kaybetmesi nedeniyle, 411.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davalı sigorta şirketinin olay tarihi itibariyle geçerli olan kaza başına ölüm ve sakatlık teminat klozu limiti ile sınırlı olarak, davalı ... Sigorta Şirketinden 10/09/2022 den itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte alınarak davacı ...'a VERİLMESİNE, 2-08/07/2022 tarihinde trafik kazası sonucu davacı ...'ın desteğini kaybetmesi nedeniyle, 588.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davalı sigorta şirketinin olay tarihi itibariyle geçerli olan kaza başına ölüm ve sakatlık teminat klozu limiti ile sınırlı olarak, davalı ... Sigorta Şirketinden 10/09/2022 den itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte alınarak davacı ...'a VERİLMESİNE, 3-Alınması gereken 68.241,69 TL karar ve ilam harcından, peşin ve tamamlama harcı ile birlikte alınan 17.296,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 50.944,84 TL eksik harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.200 TL. yargılama giderinin, davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 5-Davacı ... tarafından yapılan 17.296,85 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, 6-Davacı ... tarafından 269,85 TL harç gideri ve 8.336,03 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 8.605,88 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı ...'a VERİLMESİNE, 7-Davacı ... kendini vekille temsil ettiğinden , A.A.Ü.T'ne göre tayin ve taktir olunan 65.650,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...'a VERİLMESİNE, 8-Davacı ... kendini vekille temsil ettiğinden , A.A.Ü.T'ne göre tayin ve taktir olunan 92.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...'a VERİLMESİNE, 9-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, Dair ; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 27/03/2025

Katip Hakim

Atıf: Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/46, K. 2025/220, T. 28.03.2025, www.arakarar.com/karar/konya-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-46-e-2025-220-k-f3e0c3a13b4a