Bölge Adliye Mahkemesi · Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi 2025/350 E. 2025/478 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/350
- Karar No
- 2025/478
- Karar Tarihi
T.C. ADANA BAM 4. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/350 - 2025/478 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/350 KARAR NO : 2025/478
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/12/2024 NUMARASI : 2024/... 2024/...
DAVACI : ... ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 1 -... VEKİLLERİ : Av. ... Av. BUKET TERCİ DAVALI : 2 -... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Rücuen Tazminat) KARAR TARİHİ : 24/03/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 24/03/2025
Adana 13. Asliye Hukuk Mahkemesi ile Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki olumsuz görev uyuşmazlığının merci tayini yolu ile giderilmesi talebi sonucu Dairemize gelen dosyanın incelenmesinde; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... poliçe numarası ile davacı şirket tarafından sigortalı olan dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın seyir halindeyken 137. Sokakta bulunan rogar kapağına çarpması sonucu sigortalıya 13.380,00 TL hasar ödemesi yapıldığını, söz konusu zarardan davalı kurumların sorumlu bulunduklarını ödemiş oldukları hasar bedelinin davalılardan rücuen tahsiline karar verilmesin talep ve dava etmiştir.
Adana 13. Asliye Hukuk Mahkemesi; "... poliçe numarası ile davacı şirket tarafından sigortalı olan dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın seyir halindeyken .... Sokakta bulunan rogar kapağına çarpması sonucu sigortalıya 13.380,00 TL hasar ödemesi yapıldığını, ödenen bedelin davalı kurumlardan rücuen tahsili talepli iş bu davanın açıldığı, davalı ... Genel Müdürlüğü'nün 2560 sayılı İSKİ Kanunu'nun ek 5 ve geçici 10. maddeleri uyarınca kurulmuş olup, çalışmaları özel hukuk hükümlerine bağlı bulunmakta ve 6102 sayılı TTK'nin 16. maddesince tacir sıfatını haiz olduğu, bu sebeple davanın nispi ticari dava olduğu, her iki davalı arasında bağlantı olduğndan biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyeceği, usul ekonomisi, daha isabetli bir karar verilmesi ve davaların makul bir süre içinde bitirilmesi yükümlüğü açısından, davaların birlikte görülerek uyuşmazlığın daha özel nitelikteki asliye ticaret mahkemesinde sonuçlandırılması gerektiği," gerekçesiyle dosyayı görevli Adana Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmek üzere tevzi bürosuna göndermiştir. Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi; "eldeki davada dava dışı araç maliki şahıs olup araç hususi kullanıma mahsus ve uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Bu tür davalarda görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Dava konusu aracın UYAP kaydına göre kullanım amacı hususi olduğu göz önünde bulundurulduğunda 6102 sayılı TTK'nın 4, 5 ve 11/2. maddelerindeki düzenlemeler nazara alındığında dava dışı sigortalı ile davalılar arasındaki uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olmadığı, diğer yandan nispi ticari dava olma özelliğini de taşımadığı bu nedenle görevli mahkemenin genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi" olduğu gerekçesi ile karşı görevsizlik kararı vererek dosyayı merci tayin talebi ile Dairemize göndermiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dairemizce yapılan istinaf incelemesi neticesinde; Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 1472. maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın haksız fiile sebebiyet veren davalıdan rücuan tahsili isteminden kaynaklanmaktadır. TTK'nın 1472. Maddesinde düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz'i halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücu davası, aslında bir tazminat davası olup, aynı zamanda şahsi nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsi ve rücuu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'i haleftir. Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanuni halefi olacağı, ilke olarak 31/03/1954 gün ve 1953/18 E - 1954/11 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtilmiştir. 17/01/1972 gün ve 1970/2 E. - 1972/1 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da, sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücu davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise o hakka sahip olacağı vurgulanmış; sigorta ettirenin ne hakkı varsa bunların, şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceği; sigortacının, sigorta ettirenin bütün def'ilerini üçüncü şahsa karşı ileri sürebileceği ve Borçlar Kanununun 44. maddesine (TBK m.52) de dayanabileceği; sigorta ettirenin olayda dava hakkı yoksa, sigortacıya da bu yönde bir hakkın intikal etmeyeceği açıklanmıştır. Öte yandan bu tip davalarda görevli mahkeme, davalı ile davacının sigortalısı arasındaki temel ilişki dikkate alınarak belirlenmelidir. Somut olayda; Dava dışı, zarar gören araç malikinin aracının davacı şirkette kasko sigortası ile sigortalanmış olduğu, dosyadaki kayıtlara göre aracın kullanım şeklinin hususi olup, sigortalının da tacir olmadığı, sigortalı ile zarar verdiği iddia olunan davalılar arasındaki temel ilişkinin Borçlar Kanununda düzenlenen haksız fiilden kaynaklandığı, TTK.472.maddesindeki halefiyet kuralı dikkate alındığında davacı şirket ile davalılar arasında sigorta ilişkisinin bulunmadığı, olayda mutlak veya nispi bir ticari davanın bulunmadığı, anlaşılmakla, açılan davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülerek karara bağlanması gerekmektedir (aynı yönde Yargıtay 17.Hukuk Dairesi 2018/5 E. 2018/4524 K.). Tüm bu sebeplerle, Adana 13.Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılarak yargı yeri olarak belirlenmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM/:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Adana 13. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 2-Dosyanın merci tayini talep eden mahkemesine iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 362/1-c maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 24/03/2025
... Başkan ... e-imzalıdır ... Üye ... e-imzalıdır ... Üye ... e-imzalıdır ... Katip ... e-imzalıdır