İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/835 E. 2026/218 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/835
Karar No
2026/218
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/835 Esas KARAR NO : 2026/218

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/10/2024 KARAR TARİHİ : 04/03/2026

Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin ... çalışanı olan ve yurt çapında sektöründe öncü olarak gümrük müşavirlik ve danışmanlık hizmeti veren bir firma olduğunu, davalı firmanın da gümrük müşavirlik hizmetlerini gerçekleştirmek üzere Antalya ... Noterliği ... tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletname(Ek-1) ile görev yapmaya başladığını, davalı tarafça; Gümrük Müşavirliği Hizmet Bedeli, İlave Kalem Hizmet Bedeli, ... ... Evrak Düzenleme Bedeli, Hesap Kullandırım Bedeli, ... ... İlave Hizmet Bedeli, E-Beyanname Alım Hizmet Bedeli ... tarihli ... numaralı fatura, ... ... Evrak Düzenleme Bedeli ... tarihli ... numaralı fatura, ilave Kalem Hizmet Bedeli, Gümrük Müşavirliği Hizmet Bedeli, ... ... Evrak Düzenleme Bedeli, Hesap Kullandırım bedeli, E-Beyanname Alım Hizmet Bedeli ... tarihli ... numaralı fatura, ilave Kalem Hizmet Bedeli, Gümrük Müşavirliği Hizmet Bedeli, Beyanname Formu Matbu Evrak Bedeli, Hesap Kullandırım Bedeli, ... ... Yazısı veya Heyet Hizmet Bedeli, ... ... İlave Hizmet Bedeli içeren ... tarihli ... numaralı fatura, ilave Kalem Hizmet Bedeli, Gümrük Müşavirliği Hizmet Bedeli, ... ... Evrak Düzenleme Bedeli, Hesap Kullandırım Bedeli, E- Beyanname Alım Hizmet Bedeli içeren ... tarihli ... numaralı fatura, Gümrük Mesai Ücreti içeren ... tarihli ... numaralı dekont, ihracat İzin başvurusu içeren ... tarihli ... numaralı dekont, Kaşe Alımı ve ... Ücreti içeren ... tarihli ... numaralı dekont, İhracat İzin Başvurusu içeren ... tarihli ... numaralı dekont, Gümrük Yolluk Ücreti içeren ... tarihli ... numaralı dekont, Gümrük Mesai Ücreti ve Gümrük Yolluk Ücreti içeren ... tarihli ... numaralı dekont, ... Ücreti içeren ... tarihli ... numaralı dekont, Hizmet Bedeli Tarım il Müdürlüğü Kayıt Belgesi, Gümrük Damga Vergisi, Tercüme Ücreti içeren ... tarihli ... numaralı dekont, ... Ücreti içeren ... tarihli ... numaralı dekont bedeli ödenmediğini, aynı zamanda davalı firmaya hangi tarihte ve kime tebliğ edildiğinin de ayrıca gösterildiğini, faturaya yasal süresi içerisinde itiraz edilmemiş olup, faturanın kesinleştiğini, davalı firmaya ödeme yapması için yazı gönderilmesine rağmen borcun ödenmediğini, bunun üzerine davalı firma aleyhine Antalya İcra Dairesi .../... E. sayılı ilamsız icra takibi ile toplamda ...-TL olmak üzere asıl alacak ve işlenmiş faiz alacağı için icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, borçlunun itirazının haksız olduğunu beyanla davanın kabulüyle, takibin Antalya İcra Dairesi .../... E. sayılı dosyası üzerinden devamına, borçlunun borca kısmi itirazının iptaline, takibin devamına, haksız itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin de davalıya tahmiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın, dava dilekçesinde davalı şirketin ödenmemiş borçları olduğunu iddia ettiğini, bir takım faturalar ve dekontlara dayanarak haksız ve hukuki dayanaktan yoksun bir alacak talebinde bulunduğunu, ancak bu iddiaların, ne somut gerçeklere ne de hukuk kurallarına uygun olmadığını, davacının alacak iddialarının HMK’nın ispat yüküne ilişkin kurallarına aykırı olduğunu, davacı tarafın davalı şirkete gümrük müşavirlik hizmetleri sunduğunu iddia ederek fatura ve dekontlar sunduğunu, fatura ve dekontların hizmetin ifa edildiğini ispat etmeyeceğini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 200. Maddesi uyarınca, iddia edilen hizmetlerin ifa edildiğini, yazılı ve kesin delillerle ispatlanması gerektiğini, faturaların tek başına taraflar arasındaki sözleşmenin yerine getirildiğine veya talep edilen alacağın haklı olduğuna dair kesin bir delil teşkil etmeyeceğini, ispat yükü davacı tarafta olduğunu, davalıyı bağlayan bir ilişki ve ifanın gerçekleştiğinin belgeler ile kanıtlanmadığını, hizmetin ifa edilmediği durumlarda davalı şirketin ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını, davalı şirketin süt ürünlerinin ihracatı için davacı şirketle bir sözleşme yaptığını, bu ürünlerin gümrük işlemlerinin eksiksiz tamamlanması ve ihracatın gerçekleştirilmesi konusunda davacıya vekalet verdiğini, ancak davacı tarafın açık kusurları nedeniyle sözleşmenin ifa edilmediğini, süt ürünlerinin ...’deki fabrikadan çıktığının açıkça belgelenmesine rağmen, sağlık sertifikalarının ...’den alınmadığını, ...’da düzenlendiğini, oysa ... gümrüğünün, ürünlerin çıkış yerinden alınan sertifikayı talep ettiğini, ...’dan alınan sertifikaların, uluslararası prosedürlere uygun olmadığından, ürünlerin ... gümrüğünde geçersiz sayıldığını ve geri çevrildiğini, davacı şirketin eksik ve hatalı işlemleri nedeniyle ürünlerin uzun süre tırlarda beklemesine sebep olduğunu, ürünlerin 15 gün boyunca uygun olmayan koşullarda taşındığını ve depolandığını, yaz mevsiminde dış sıcaklığın yüksek olması, ürünlerin bozulmasını hızlandırdığını, tır kapaklarının gümrükte açılması ve uzun süre açık kalmasının ürünlerin bozulmasını kaçınılmaz hale getirdiğini, ilk sağlık sertifikasının yanlış alınması nedeniyle ihracat gerçekleşemediğini, aynı hatalı sürecin tekrar edildiğini ve ikinci bir sağlık sertifikası alındığını, ancak bunin da ürünü ... gümrüğünden geçirmeye yeterli olmadığını, ürünlerin bir kez daha geri döndüğünü, bu sürecin yalnızca davacı tarafın hatalı işlemleri ve prosedürlere uygun olmayan eylemleri nedeniyle yaşandığını, davacı sorumluluklarını özenli bir şekilde yerine getirmiş olsaydı, ürünlerin bozulmadan ve davalı zarar görmeden ihracatın gerçekleşeceğini, kendi ihmaliyle neden olduğu zararların üzerinden davalı şirketten bir bedel talep etmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacı tarafın kusurlu eylemleri nedeniyle davalı şirketin, davacıya verdiği vekaleti geri aldığını ve sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini, Borçlar Kanunu’nun ilgili hükümleri uyarınca, sözleşme yükümlülüklerini ihlal eden tarafın, alacak talebinde bulunamayacağını, beyanla fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla; davacının haksız ve dayanaksız iddialarının reddedilerek davanın tamamen reddine, davacı tarafın kötüniyetli davranışları nedeniyle, %20’den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. Antalya ... Noterliği'ne müzekkere yazılarak gelen cevabi yazı dosyamız arasına alınmıştır. ... Mal Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak gelen cevabi yazı dosyamız arasına alınmıştır. ... Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılarak gelen cevabi yazı dosyamız arasına alınmıştır. Antalya Genel İcra Dairesi'ne müzekkere yazılarak gelen cevabi yazı ile uyap sistem üzerinden .../... Esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır. ... Defterdarlığı ... Kurumlar Vergi Dairesine yazılan müzekkeremize gelen cevabi yazı dosyamız arasına alınmıştır. Antalya Kurumlar Vergi Dairesine yazılan müzekkeremize gelen cevabi yazı dosyamız arasına alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı dosyasına istinaden davalının itirazı nedeniyle İİK 'nın 67. Maddesi gereği itirazın iptali ve icra inkar istemine ilişkindir. Dava konusu Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı dosyası uyap sistem üzerinden celbedilerek dosyamız arasına alınmıştır. Davacının dava şartı arabuluculuk başvuru koşulunu yerine getirdiği görülmüştür. Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının davacı, borçlunun ise davalı olduğu, ... TL fatura alacağı ve ... TL işlemiş faiz alacağının tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya tebliğ edilip, davalı borçlu vekilinin süresinde takibe itirazı nedeniyle takibin durdurulmasına karar verildiği, İİK'nun 67/1 maddesi gereği yasal 1 yıllık süre içerisinde itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce taraflara ticari defter ve belgelerini sunmamaları için süre verilmiş, tarafların ticari defterlerini ibrazı üzerine mali müşavir bilirkişi aracılığı ile defterlerin incelenmesine karar verilmiştir. Davalı defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda bilirkişi ... tarihli raporunda özetle; "davalı tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, ticari defterlerin delil niteliğinde olduğu, davalının kayıtlarına göre davacı tarafa ... TL borçlu olduğu, işlemiş faiz talebinde bulunulsa da, dosya kapsamında takip öncesi temerrüde ilişkin herhangi bir belgenin yer almadığı..." hususlarında görüş bildirdiği anlaşılmıştır. Davacı defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda bilirkişi ... tarihli raporunda özetle; "davacı tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, ticari defterlerin delil niteliğinde olduğu, davalının kayıtlarına göre davacı tarafa ... TL borçlu olduğu, davacı defterlerinde de aynı tutarın borç bakiyesi olarak yer aldığı, taraf defterlerinin birbirini doğruladığı ve alacak tutarı yönünden uyumlu olduğu, işlemiş faiz talebinde bulunulsa da, dosya kapsamında takip öncesi temerrüde ilişkin ya da vade hususunda açık bir sözleşme hükmüne herhangi bir belgenin yer almadığı..." hususlarında görüş bildirdiği anlaşılmıştır. Fatura tek başına bir sözleşme olmayıp akdin ifasını gösteren bir belge niteliğindedir. Faturaya dayalı bir borcun varlığı öncelikle temel borç ilişkisinin varlığına bağlıdır. Faturayı tanzim eden ve tanzim alan arasında böyle bir borç ilişkisinin bulunmadığı hallerde faturanın hukuki sonuç doğurması da söz konusu olmayacaktır. TTK'nın 21/2.maddesine göre, bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde fatura içeriği hakkında itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 03/03/2016 tarih ve 2015/18039 Esas, 2016/3759 Karar sayılı kararı). Kural olarak sözleşmeye konu mal veya hizmeti sözleşmeye uygun olarak yapıp teslim ettiğini ispat külfeti davacıya aittir. Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesi "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." şeklindedir. Davalı şirketin BA formalarında da faturaların kaydedilmesi halinde, içeriği kabul edildiği gibi resmi kuruma bildirilen beyannamenin delil niteliğini de haiz olduğu sabittir. BA/BS formları resmi makama bildirilen belge olup delil niteliğini haizdir. Takibe veya davaya konu faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olması halinde veya davalının bağlı olduğu Vergi Dairesi BA formları ile bildirilmiş olması halinde fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğinin kabulü gerekir. (Y.19. HD. 2015/12329 Esas-2016/6138 Karar ve 2014/11846 Esas ve 15110 Karar sayılı ilamları da bu yöndedir.) Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; Davacı tarafından davalıya hizmet yapılarak takibe konu faturaların düzenlendiği, icra takibinin ise asıl alacak olarak ... TL ve işlemiş faiz olarak ... TL üzerinden başlatıldığı ve bu tutarın ödenmediğinin iddia edildiği anlaşılmıştır. Davacı tarafından faturaya dayalı takip başlatıldığı, mahkememizce de alınan bilirkişi raporu doğrultusunda dava konusu faturaların tarafların defterlerinde kayıtlı olduğu ve davalının ilgili faturaya ilişkin ödeme yapmadığı, iade faturası düzenlenmediği, faturanın her iki tarafın da defter kayıtlarında yer aldığı, defter kayıtlarının birbirleri ile uyumlu olduğu ve her iki tarafın ticari defterlerine göre ... TL alacaklı olduğu anlaşılmaktadır. Tarafların uyumlu ticari defter kayıtlarına göre, davacı tarafından fatura konusu malın/hizmetin teslim edildiği ve bedelinin ödenmediği kanaatine varılarak davalı taraftan ... TL alacağı bulunduğu başlatılan takibe yapılan itirazın iptaline karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın talep ettiği icra inkar tazminatı yönünden yapılan değerlendirmede: Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 20.06.2016 tarih 2016/2941 esas, 2016/10949 karar sayılı ilamında, "Dava konusu icra takibine konu alacak faturaya dayanmaktadır. Dolayısıyla alacak likit, bir başka deyişle bilinebilir, belirlenebilir bir alacaktır. Mahkemece bu husus gözetilerek davacı yararına İİK.nun 67/2 maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği..." şeklinde belirtildiği üzere, hükmolunan alacağın %20'si oranında davacının inkar tazminatı talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Tüm bu nedenlerle aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. Davacı tarafın talep ettiği işlemiş faiz yönünden yapılan değerlendirmede; bu konuda yapılacak değerlendirme temerrüt halinin gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmakta olup, hukuki değerlendirme olduğundan ayrıca bilirkişi raporu alınmamıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 117. (mülga 818 sayılı BK'nın 101/I. md.) maddesine göre sözleşme ilişkisinden kaynaklanan alacaklara temerrüt faizi yürütülebilmesi için alacağın muaccel olması yeterli olmayıp, borçlunun ihtarla temerrüde düşürülmesi gerekir. Ya da aynı maddenin ikinci bendi uyarınca taraflarca ödeme tarihinin kesin olarak belirlenmesi gerekir. Dosyada takip tarihinden önce davalının temerrüde düşürüldüğüne dair herhangi bir ihtara rastlanmamıştır. Faturada vade tarihi de belirlenmemiştir. Davacı tarafından icra takibinden önce davalı temerrüde düşürülmediğinden, davacı icra takibinden önceki dönem için birikmiş faiz isteyemeyecek, ancak icra takip tarihinden yapılan ödeme tarihine kadarki süre için faiz isteyebilecektir. Açıklanan gerekçe ile davacı tarafça takip öncesi davalı taraf temerrüte düşürülmediğinden talebin bu yönden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; 1-Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... sayılı dosyasıyla başlatılan takibe yapılan itirazın ... TL asıl alacak miktarı yönünden İPTALİ ile, takibin bu miktar yönünden DEVAMINA, işlemiş faize ilişkin fazlaya dair talebin reddine, 2-Alacak likit kabul edildiğinden kabul edilen kısım üzerinden %20 oranında hesap edilen ... TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ... TL harçtan peşin olarak yatırılan ... TL harcın mahsubu ile kalan ... TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 4-Davacı tarafça dava açılışta yatırılan ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça yapılan davetiye, posta masrafı, bilirkişi ücreti gideri vb. yargılama gideri toplamı ... TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 6-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Arabuluculuk faaliyeti nedeniyle sarf edilen ... TL'nin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 8-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra taraflara iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı miktar itibariyle kesin olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/03/2026

Katip ... E-imzalı

Hakim ... E-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/835, K. 2026/218, T. 04.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-835-e-2026-218-k-bae484815bbc