İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/83 E. 2026/603 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/83
- Karar No
- 2026/603
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/83 Esas KARAR NO : 2026/603
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/02/2024 KARAR TARİHİ : 09/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Şirketi ile davalı ... Şirketi arasında 09.03.2021 tarihinde asfalt tankı imalat ve montaj işleri sözleşmesi imzalandığını, 28.02.2022 tarihinde ise dolum adası çelik konstrüksiyonu, mafsallı dolum kolu, hareketli merdiven ve su kulesi çelik işlerini kapsayan zeyilname ile ek sözleşme yapıldığını, ana sözleşme bedelinin 1.163.692,00 USD artı KDV olarak belirlendiğini, malzeme avansı karşılığında 529.279,36 USD ve 433.046.75 USD tutarlarında teminat senetleri verildiğini, işin 22.06.2022 tarihinde tamamlanarak Ağustos 2022 yılında davalıya teslim edildiğini, ilave işlerle birlikte toplam hak ediş bedelinin KDV dahil 1.799.660,96 USD olduğunu, müvekkilin kesin hesap raporlarını ve faturaları davalıya bildirdiğini, davalı tarafın ödemeleri USD üzerinden yapması gerekirken yapılan TL ödemelerinin fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden hesaplanması gerektiğini, davalı tarafından yapılan 12 adet ödemenin detaylarını ve banka dekontlarını sunduklarını, zeyilname kapsamındaki işler için toplam 1.192.277,37 TL ödeme yapıldığını ancak bakiye 164.760,15 TL tutarının ödenmediğini, davalı tarafın bakiye borcunu ödemediğini, geçici ve kesin kabul işlemlerini yapmadığını, nezdinde tutulan 3.299.383,17 ve 4.032.579,42 TL bedelli iki adet teminat senedini iade etmediğini, ... Arabuluculuk Bürosu'nun ... sayılı dosyasında yapılan başvuruda anlaşma sağlanamadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla asfalt tankı işi için 100,00 USD tutarının ve dolum adası işi için 164.760,15 TL tutarının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faiziyle davalıdan tahsilini, ayrıca davalı nezdindeki iki adet teminat senedinin müvekkile iadesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. TALEP ARTIRIM: Davacı vekili 10/06/2026 tarihli talep artırım dilekçesi ile; bilirkişi raporu doğrultusunda alacak kalemlerinin güncellendiğini, asfalt tankı imalat ve montaj işleri için 334.174,12 USD Amerikan doları tutarındaki alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle tahsilinin gerektiğini, dolum adası çelik konstrüksiyonu, mafsallı dolum kolu, hareketli merdiven ve su kulesi çelik işleri için 164.760,15 TL tutarındaki alacağın yine dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınmasını talep ettiğini, davalı nezdinde bulunan 3.299.383,17 TL ve 4.032.579,42 TL bedelli iki adet teminat senedinin müvekkile iadesinin zorunlu olduğunu, dava açılırken eksik yatırılan harçların tamamlandığını, harca esas değerin 08.02.2024 tarihli T. C. Merkez Bankası efektif satış kuru olan 30.6366 TL üzerinden hesaplandığını, toplamda 10.234.895,185 TL TL değerine ulaşıldığını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini istediğini, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğunu ve 10.06.2026 tarihinde sunulan bu beyanla davanın kabulünü talep etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın alacaklarının tahsili talebiyle açılan davanın reddinin gerektiğini, müvekkil şirket ile davacı taraf arasında iş yapım sözleşmesi akdedildiğini, davacı tarafın sözleşme birim fiyat hükmünü farklı yorumlamaya çalıştığını, sözleşme içeriğinde malzeme temini yönünden döviz ödemesi kararlaştırılmışken işçi maliyeti yönünden kur farkı uygulanmayacağının hüküm altına alındığını, sözleşmede 193.090,57 USD olarak belirlenen miktarın sözleşmenin yüzde 14'üne tekabül ettiğini, sözleşme sonrasında çıkan ek işler yönünden de aynı birim fiyat üzerinden anlaşmaya varıldığını, davacı tarafın ek işler yönünden orantısal sabit kur uygulaması yapmadığını, fiyatlar arasında anlaşmazlık bulunduğunu, sözleşmenin imzası ve ödemelerin yapıldığı süreçte orantısal birim fiyat üzerinden ödemelerin gerçekleştirildiğini, davacı şirket yetkilisi ile yapılan yazışmalarda bu durumun kabul edildiğini, bu hususta tanıklarının bulunduğunu, davacı tarafın sözleşmenin uygulanması süresince kabul edilen hükümleri sözleşmenin sona ermesi sonrasında farklı uygulamaya çalışarak kötü niyetli tutum sergilediğini, sözleşme müzakerelerinde malzeme temininin döviz üzerinden yapılması ve peyderpey gerçekleşmesi nedeniyle kur farkı uygulanmasına karar verildiğini, işçilik maliyetinin ise asgari ücret artışından kaynaklı olduğunu, güncel kur farkı uygulanmasını gerektirir bir durumun bulunmadığını, davacı tarafça kabul edilen ödeme miktarlarının hesaplanmasında işçilik ve malzeme maliyetlerinin ayrı ayrı değerlendirildiğini, davacı şirket yetkilisi ile müvekkil şirket teknik ve mali ekibi arasındaki görüşmelerde bu durumun kabul edildiğini, ihale şartnamelerinde ve ticari teamüllerde işçilik maliyetlerinin sabit kur üzerinden ödendiğini, bu nedenle ticari teamüller hakkında ilgili kurum ve kuruluşlara müzekkere yazılmasını ve emsal sözleşmelerin celbini talep ettiklerini, ihale kapsamında işçilik maliyetinin sözleşmenin yüzde 14'lük kısmına denk geldiğini, sabit kur miktarının orantısal olarak uygulanması gerektiğini, davacı tarafça kur farkı faturası keşide edilmediğini, fatura kesilmediği için ticari defterlere kaydedilmesinin mümkün olmadığını, faturanın tebliğinden itibaren 30 günlük ödeme süresi bulunduğunu, bu nedenle bakiye alacakların muaccel olmadığını, ek işlerden kaynaklı alacakların yüzde 14'lük kısmına sabit kur uygulanması gerektiğini, ek sözleşmede yapılan işlerin işçilik maliyetleri oranının belli olduğunu, sabit kur hesaplamasının buna göre yapılması gerektiğini belirterek davanın reddi ile tüm yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun davetiyeler tebliğ edilmiş olup, tarafların 2020 - 2022 yılı BA - BS formları dosyamız içerisine alınmıştır. ... Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan talimat ile dosya Mali Müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen 23/10/2024 tarihli raporda; GİB ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğü tarafından ortak olarak yayımlanan 1 sıra No.lu Elektronik Defter Genel Tebliği ve GİB tarafından yayımlanan 421 Sayılı VUK Genel Tebliği uyarınca davacının 2021,2022 ve 2023 yılında Defter-i Kebir ve Yevmiye Defterlerinin, elektronik ortamda tutulmasına ilişkin yükümlülüklere tabi olduğu, diğer bir ifade ile E-Defter tuttuğu tarafımdan tespit edilmiştir. 2021,2022 ve 2023 yılları E-defter beraatlarının usulüne uygun olarak verilmiş olduğu tarafımca tespit edilmiştir. Aynı hükümler uyarınca (TTK.64) 2021,2022 ve 2023 Yılları Envanter Defteri kağıt ortamında tutulmuş olup, TTK.64. Maddesi uyarınca 2021,2022 ve 2023 Yılları Envanter Defterinin Açılış Tasdikinin yapıldığının tespit edildiği, incelenen davacı taraf defterlerinde mevcut muhasebe kayıtlarının Genel Kabul Görmüş Muhasebe ilke ve Standartlarına ve Tek Düzen Muhasebe Hesap Planına uygun olarak yapılmış olduğunun tespit edildiği, davacı taraf defter kayıtları itibari ile, davacı taraf ile davalı taraf arasında yapılan iki sözleşmeye ait alacak-ödeme kayıtlarının aynı hesap altında takip edildiği, ... A.Ş. Hesap adı altında kayıt edilmiş olduğu, yabancı para ve Türk Lirası cinsinden farklı para birimleri üzerinden yapılan her iki sözleşmeninde ayrı ayrı hesaplarda izlenmediği, tek hesap altında izlendiği, kur farkı alacağına dair herhangi bir kaydın mevcut olmadığı, davacı taraf defter kayıtları itibari ile davacının davalıdan taraflar arasında mevcut 2 sözleşmeden kaynaklı Toplam 1.972.154.62,00.- TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu, daıvacı taraf defter kayıtlarında davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturalar ve davalı tarafından davacı adına yapılan ödemelerin işbu raporun III.1b bölümündeki görüntülerde mevcut olduğu şekli ile kayıtlı olduğu, davacının hangi sözleşmeden, ne kadar alacağının/borcunun mevcut olduğu; taraflar arasında imza atına alınan sözleşmelerin ve kur farkı hususunun incelenerek bu kapsamda yapılacak hesaplama yapılmasını gerektirmesi ve bahse konu inceleme ve değerlendirmenin uzmanlık alanı dışında olması nedeniyle incelenmediği belirtilmiştir. Dosya nitelikli hesaplama Uzmanı ve Mali Müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen 12/09/2025 tarihli raporda; ... bakımından, davacı tarafından düzenlenen faturaların toplamı ile davalı tarafından yapılan ödemeler karşılaştırıldığında 196.706,46 USD bakiye alacak bulunduğu tespit edilmiştir. Davacı bu kalemin 100,00 USD için faizli tahsilini talep etmiş olup, TBK m.99 ve 3095 sayılı Kanun m.4 uyarınca bakiye alacağını USD olarak talep edebileceği, temerrüt tarihinden itibaren döviz alacaklarına uygulanan faiz oranı üzerinden hesaplama yapılması gerektiği, ... kapsamında düzenlenen TL bazlı faturaların toplamı ile davalı tarafından yapılan TL ödemeler karşılaştırıldığında 164.760,15 TL bakiye alacak bulunduğu, bu alacak için 3095 sayılı Kanun m.2 uyarınca ticari temerrüt faizi uygulanması gerektiği kanaatine ulaşıldığı, davalı nezdinde bulunan 3.299.383,17 TL ve 4.032.579,42 TL bedelli iki teminat senedinin, sözleşme kapsamında yüklenici edimlerinin ifa edilmiş olması ve işin kesin hesapla kapatılmış bulunması karşısında, davacıya iadesinin uygun olacağının değerlendirildiği, davalı şirketin 2020–2023 yıllarına ait ticari defterleri incelenmiş olup, defterlerin açılış tasdiklerinin usulüne uygun yapıldığı, e defter beratlarının Gelir İdaresi Başkanlığı’na yüklendiği ve defter kayıtlarının Vergi Usul Kanunu ile Türk Ticaret Kanunu hükümlerine uygun tutulduğu görülmüştür. HMK m.222 gereğince bu defterler usulüne uygun tutulmuş ticari defterler olarak davalı lehine ve aleyhine delil niteliği taşıdığı, nitekim davalı defterlerindeki muavin hesap bakiyeleri ile sunulan USD hesap ekstresi arasında mutabakat bulunduğu tespit edildiği belirtilmiştir. Dosya yeniden bilirkişilere tevdi edilmiş, düzenlenen 29/04/2026 tarihli ek raporda; taraflar arasında bir eser sözleşmesi ile ilgili sözleşmeye ek olarak bir Zeyilname akdedildiği, ilgili sözleşme ve eki gereğince davacının üstlenmiş olduğu edimleri yerine getirdiği, davalının ücret ödeme borçlarını kısmi olarak yerine getirmediğinin görüldüğü; yapılan malî incelemelerin neticesinde davacının asıl Sözleşme gereğince 334.174,12 USD ile Zeyilname gereğince 164.760,15 TL bakiye alacağının mevcut olduğu; ilgili tutarlar bakımından davalının sorumlu olduğu, davalının ilgili alacak kalemleri bakımından temerrüde bir ihtar ile düşürülmediği, dolayısıyla işbu dava dilekçesinin tebliği ile davalının temerrüde düşmüş olduğu, ilgili borçlar bakımından davacının davalıya vermiş olduğu teminat senetlerinin, davacının edimlerini gereği gibi yerine getirmiş olması sebebiyle davalı tarafından davacıya iade edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Dava; taraflar arasında imzalanan eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili talepli alacak davası olup, taraflar arasında, 09/03/2021 tarihli ...’de bulunan asfalt plent tesisindeki asfalt tanklarının imalatı ve montajının yapılması ile 28/02/2022 tarihli dolum adası çelik konstruksiyonu, mafsallı dolum kolu, hareketli merdiven ve su kulesi çelik işlerinin yapılması hususunda ilave sözleşme bulunduğu, bu kapsamda yapılması gereken işlerin davacı tarafından yapılarak işin nihai olarak 22/06/2022 yılında davalıya teslim edildiği bakımından herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı anlaşılmıştır. Sözleşme, işveren davalı ... A.Ş. ile yüklenici ...Tic. Ltd. ti. arasında 09.03.2021 tarihinde imzalanmış ve yürürlüğe girmiştir. Sözleşmenin konusu, ...’de bulunan asfalt plent tesisindeki asfalt tanklarının imalatı ve montajının yapılması ile ek 28/02/2022 tarihli zeyilname kapsamında dolum adası çelik konstruksiyonu, mafsallı dolum kolu, hareketli merdiven ve su kulesi çelik işlerinin yapımına ilişkindir. İş, sözleşme ekindeki birim fiyatlar üzerinden yürütülmüş ve yüklenici, tüm sarf malzemesi, işçilik, ekipman ve genel giderleri üstlenmiştir . -Yüklenici, sözleşme kapsamında 2 adet 5.000 m³, 1 adet 2.000 m³ ve 1 adet 1.500 m³ kapasiteli asfalt tanklarını ilgili standartlara uygun şekilde imal ve monte etmekle yükümlüdür. Mekanik, elektrik, otomasyon ve inşaat projeleri yüklenici sorumluluğundadır. Tankların temel projeleri işverene sunulacak, sızdırmazlık testleri yapılacak ve kaynakçılar sertifikalı olacaktır. Ayrıca ceketli boru hatları, yağ dönüş hatları, vana ve pompalar yüklenici tarafından sağlanacaktır . -İşin ifasında kullanılacak her türlü malzeme, nakliye, depolama, iş iskelesi, vinç, boya, montaj sonrası temizlik ve moloz atımı yüklenicinin sorumluluğundadır. Boya hasarları aynı kalınlıkta yeniden boyanacak, tüm işler yürürlükteki standartlara uygun yapılacaktır. Yüklenici ayrıca SGK kayıtları yapılmış işçileri çalıştıracak, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini almakla yükümlü olacaktır. ... süresi geçici kabul tarihinden itibaren 12 ay olup, bu süre zarfında malzeme ve işçilik kaynaklı arızalardan yüklenici sorumlu tutulacaktır. -İşveren ise şantiyede gerekli elektrik ve suyu bedelsiz sağ layacak, yükleniciye ofis ve soyunma alanı tahsis edecektir. Yükleniciye, iş in eksiksiz yürütülmesi için gerekli çalışma imkânları tanınacaktır. İşveren, yapılan imalatları denetleme ve kusurlu işlerin düzeltilmesini isteme yetkisine sahiptir . Sözleşmenin bedeli 1.163.692,00 USD olarak belirlenmiştir. Ödemeler, vadeli TL çekleri ile yapılacak, çeklerin vade tarihindeki TCMB efektif satış kuru dikkate alınarak kur farkı uygulanacaktır. Yapılacak hakedişlerden %5 nakit teminat kesintisi ve %70 avans kesintisi yapılacak, kalan tutarın yarısı nakit, yarısı 30 gün vadeli çek ile ödenecektir. Ayrıca yüklenici toplam sözleşme tutarının %10’u oranında kesin teminat verecektir . İşin süresi 140 gün olarak öngörülmüş, sözleşme imzasından itibaren 30 gün içinde malzemelerin sahaya indirilmesi şart koşulmuştur. Hava şartlarından doğan gecikmeler tutanak altına alınarak süreye eklenecek, diğer gecikmeler için ise günlük %0,05 oranında gecikme cezası uygulanacaktır. Sözleşmenin genel çerçevesinin bu şekilde olduğu ve 14 maddeden oluşup ekleriyle birlikte taraflarca imzalanarak yürürlüğe girdiği tespit olunmuştur. Taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında işin yürütülmesi esnasında periyodik olarak hakedişler düzenlenmiş olduğu, yapılan incelemeler sonucunda; - İlk hakediş 30.06.2021 tarihinde tanzim edilmiş olup, 448.541,83 USD tutarındaki imalat bedeli üzerinden %18 KDV hesaplanarak toplam 529.279,36 USD olarak faturalanmıştır . Bu ödeme, iş in baş langıç aşamasında yapılan imalat ve montaj iş lerini karşılamaktadır. Bu ödeme, işin başlangıç aşamasında yapılan imalat ve montaj işlerini karşılamaktadır. /Takip eden dönemde 30.06.2021 tarihli ikinci hakedişin 77.467,66 USD bedelle düzenlendiği, -30.09.2021 tarihli üçüncü hakediş ile 301.338,20 USD tutarındaki iş bedeli üzerinden %18 KDV ile toplam 355.579,08 USD tutarında ödeme yükümlülüğünün doğduğu , aynı tarihli ... numaralı 60.000,00 USD bedelli faturanın da düzenlendiği, - Ayrıca 05.11.2021tarihli fatura ile 391.656,23 USD tutarında ek bir iş kalemi faturalanmış, üzerine %18 KDV ilave edilerek toplam 462.154,35 USD bedel ortaya çıkmıştır . Bu kalem, sözleşme bedeline eklenen ilave imalat veya revize edilen iş kalemlerini göstermektedir. -14.12.2021 tarihinde düzenlenen “ara ödeme” kapsamında ise 40.175,53 USD üzerinden %18 KDV eklenmiş ve 47.407,13 USD tutarında fatura kesilmiştir . Bu ara ödeme, devam eden işlerin finansmanı için yükleniciye yapılmıştır. -27.12.2021 tarihinde düzenlenen altıncı hakedişte 86.466,54 USD bedelli iş kalemi yer almış, %18 KDV ilavesiyle toplam 102.030,52 USD tutarında ödeme çıkmıştır . Bu hakediş, montaj ve tamamlayıcı işlerin bir bölümünün ifasını göstermektedir. -11.04.2022 tarihli yedinci hakediş ile 142.552,90 USD tutarındaki iş bedeli üzerinden %18 KDV (25.659,52 USD) hesaplanmış, ayrıca %5 stopaj (7.127,65 USD) uygulanmıştır. Böylelikle toplam 168.212,42 USD tutarındaki faturanın net ödenecek kısmı 161.084,77 USD olarak belirlenmiştir .- Son olarak 08.06.2023 tarihinde düzenlenen kesin hesap hakedişi ile 38.082,69 USD tutarında kalan iş bedeli faturalanmış, üzerine %18 KDV (6.854,88 USD) eklenerek toplam 44.937,57 USD olarak nihai fatura düzenlenmiştir . Bu fatura ile birlikte iş in tüm imalat ve montaj kalemleri tamamlanmış, sözleşme kesin hesaba bağlanmıştır. Böylece tüm hakedişler ve ara ödemeler dikkate alındığında, işin başlangıcından 2023 yılına kadar toplam bedelin kademeli olarak kısmen davalı tarafından ödendiği, her bir aşamanın işverenin onayıyla hakedişe bağlandığı ve yüklenici tarafından taahhüt edilen işlerin tamamlanarak teslim edildiği bilirkişi incelemesi neticesinde anlaşılmıştır. Dosyada bulunan taraflar arasındaki yazışmalarda, sözleşmede 193.090,57 USD tutarındaki bedel için 7,3270 TL kurunun sabitlendiği hususu teyit edilmektedir. Ancak bununla birlikte dosya kapsamında esas uyuşmazlığın; işçilik maliyetlerinin hesaplanmasında kur farkı uygulanıp uygulanmayacağı ile bunun sonradan çıkan ek işlemler açısından da uygulanıp uygulanmayacağı noktasında toplanmaktadır. Bu kapsamda davalı vekilince; ana sözleşme kapsamında işçilik maliyetinin toplam iş maliyetine oranının %14 lük kısmını oluşturmasına karşılık ek işler bakımından bu %14 lük oranın esas alınarak işçilik maliyetlerinin sabit kur üzerinden hesap edilmesi gerektiğini savunmaktadır. Taraflar arasında ilerleşen süreçte bu uyuşmazlığın ödemelerde mutabakat sağlanarak kesilmesinin uygun olacağının kararlaştırıldığı anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan BA/BS formları incelendiğ inde, her iki ş irketin beyanlarının karşılıklı ve uyumlu olduğu bilirkişiler tarafından tespit edilmiştir. Sonuç olarak 2021 ve 2022 dönemleri için incelenen BA/BS Formları arasında tutarsızlık olmadığı, her iki tarafın da aynı tutarları karşılıklı olarak bildirdiği anlaşılmaktadır. Bu durum, ticari işlemlerin muhasebeleştirilmesi ve vergiye yansıtılması bakımından tarafların kayıtlarının uyumlu olduğunu ortaya koymaktadır. Bunun yanında, 2023 yılında döviz karşılığ ı bulunmayan iki ayrı faturanın daha mevcut olduğu görülmüştür. Bunlardan ilki 08.06.2023 tarihli 1.143.647,66 TL, diğeri ise aynı tarihli 213.389,86 TL tutarındadır. Bu faturaların da davacının BS bildirimlerinde yer almadığı anlaşılmaktadır. Sonuç itibarıyla, toplamda 639.692,93 TL + 1.143.647,66 TL + 213.389,86 TL olmak üzere 1.996.730,45 TL tutarında üç faturanın davacının resmi kayıtlarında uyumsuzluk yarattığı görülmekle beraber davalı tarafça sunulan usb içerisindeki defterlerde davacının alacağının 1.972.154,62 TL olduğu nazara alındığında taraflar arasında işlemler ile ilgili tam mutabakatın olduğu bilirkişi raporu ile açıklanmıştır. Bu hali ile, taraflar ticari defter kayıtları ile BA BS formlarının birbiri ile uyumlu olduğu anlaşılmakla; taraflar arasında teslim edildiği hususunda uyuşmazlık bulunmayanişler bakımından, toplam USD maliyetin 1.895.541,19 USD TL maliyetin ise 1.357.037,52 TL olduğu; davalı tarafından yapılan USD ödemelerinin 1.559.367,07 USD TL ödemelerin ise 1.192.277,37 TL olduğu tespit edilmiş olup, netice itibarı ile davacının ( 1.895.541,19 USD - 1.559.367,07 USD =) 334.174,12 USD ile (1.357.037,52 TL -1.192.277,37 TL =) 164.760,15 TL alacağının bulunduğu mahkemece kabul edilmiştir. Dava dilekçesi ile alacak talebinin yanında taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davacı tarafından davalıya verilen 3.299.383,17 TL ve 4.032.579,42 TL bedelli teminat senetlerinin iadesi de talep edilmiş olmakla; dosya kapsamında alacağa dayanak olan, edimlerin ifası ile işin davalıya teslimi noktasında herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığından ve davalının bu talebe ilişkin herhangi bir itirazı da bulunmadığı gözetilerek, ilgili senetlerin teminat fonksiyonu kalmadığı kanaati ile neticede senetlerin davacıya iadesine karar vermek gerekmiştir. Davacı vekilince alacak talebine temerrüt tarihinden itibaren en yüksek faizin uygulanması talep edilmiş olmakla birlikte, dosya kapsamında davalının dava tarihinden evvel temerrüde düşürüldüğüne dair herhangi bir delil bulunmadığından, netice itibarı ile, dava dilekçesindeki talep olan 100,00 USD ile 164.760,15 TL bakımından dava tarihinden; bakiye bedel için ise ıslah harcının yatırıldığı tarihten itibaren işleyecek faiz ile birlikte, neticede davanın kabulüne dair aşağıdaki hali ile karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile, 334.174,12 USD nin, 100,00 USD kısmına dava tarihinden, 334.074,12 USD kısmına ise ıslah tarihi olan 26/06/2026 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa 4/a maddesi uyarınca USD faizi uygulanmak sureti ile davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, -164.760,15 TL'nin dava tarihinden itibaren ticari faizi uygulanarak davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, -Davacı tarafından verilerek, davalı nezdinde bulunan 3.299.383,17 TL ve 4.032.579,42 TL bedelli teminat senetlerinin davacıya İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 1.065.802,59 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 392.028,28 TL harcın mahsubu ile bakiye 673.774,31 TL harcın Davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 1.182.048,78-TL nisbi vekalet ücretinin Davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 2.865,84 TL peşin/nisbi harcı, 125.577,62 TL tamamlama harcı, 263.584,82 TL ıslah harcı, 36.000,00 TL bilirkişi ödemeleri, 635,00 TL tebligat+posta+diğer masraflar, olmak üzere toplam 428.663,28 TL yargılama giderinin Davalıdan alınarak Davacıya verilmesine, 5-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davalılardan müteselsilen alınarak Hazine adına gelir kaydına, 6-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/09/2026
Başkan ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Katip ¸e-imzalıdır