İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/817 E. 2025/1074 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/817
Karar No
2025/1074
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/817 Esas KARAR NO : 2025/1074

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/10/2024 KARAR TARİHİ : 23/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde;Sağlık Bakanlığı'nın 18.10.2024 tarihli yazısında Özel Hastanelerin Açılış Ruhsatının İptaline ilişkin yayınladığı yazı sebebiyle içinde Borçlunun da adı geçen 9 hastanenin iptal edilen ruhsatlarına istinaden dava sonunda müvekkili şirketin alacağı miktarın sonuçsuz kalma ihtimali bulunduğundan, alacaklarının sürüncemede kalmaması açısından borçlunun menkul, gayrimenkul ve 3.şahıslardaki hak ve alacakları üzerine İİK’da ihtiyati haciz için aranan koşullar bulunduğundan ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etme zorunluluğu doğmuş olduğunu, davalıya müvekkili şirkete ait faturalarda belgeleri sunulan ürünler teslim edilmiş olup, faturası da kendisine gönderilmiş olduğu, Fatura içeriğine bakıldığında bütün faturaların altında şirket yetkilisi tarafından teslim alınmış olan imza kaşeler bulunmakta olduğunu, Fatura içeriğine de Davalı tarafından itiraz edilmemiş fakat ödeme işlemi de süresi içerisinde davalı tarafından yapılmamış olduğu, davalı taraf müvekkilin tüm ihtarlarına, ticari örf ve adetlere uyarak mahkemeye gitmeden uzlaşarak meseleye çözümcül yaklaşım göstermesine rağmen borcunu ödememiş olduğundan dolayı kendisi hakkında Bakırköy ...İcra Müdürlüğü’ nün ... E. sayılı dosyası kapsamında takibe geçilmiş olup; davalı tarafından ödeme emrine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edilmiş, ancak icra takip dosyasına konulan faturalarla ilgili herhangi bir açıklama getirmemiş ve ödeme belgesi de sunmamış olduklarını, Faturalarda borç miktarı ve vadeleri açık olduğunu tüm bu nedenlerle mahkemece belirlenecek teminat karşılığında davalı şirket adına kayıtlı banka hesapları, taşınmaz ve taşınırların kaydına tedbir niteliğinde ihtiyati haciz konulmasına, davalarının kabulüne, itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. ARAŞTIRMA; 1-Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden çıkartılarak dosya arasına alınmıştır. İncelendiğinde, davacı ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından, davalı ... Sağlık Hizmetleri ve Ticaret Anonim Şirketi aleyhine başlatılan fatura alacağının tahsili nedenine dayalı ilamsız icra takibi olduğu, takip çıkışının 77.723,25-TL asıl alacak olduğu, davalı (borçlunun) 27/08/2024 tarihinde borca itiraz dilekçesi verdiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır. 2-Bağcılar Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğü'nün 28/10/2024 Tarih, ... sayılı yazısı ile; davalı iş yerine ait tescil ve detay bilgileri, dönem bordrosu getirtilmiştir. 3-Sarıgazi Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 31/10/2024 Tarih, ... Sayılı yazısı ile; davacının 2024 yılı 1., 2., 3., 4., 5., ve 6. aylarına ilişkin BA-BS formları getirtilmiştir. 4-Ali Fuat Cebesoy Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 04/11/2024 Tarih, ... Sayılı yazısı ile; davalının 2024 yılı 1., 2., 3., 4., 5., ve 6. aylarına ilişkin BA-BS formları getirtilmiştir. Mahkememizce SMMM bilirkişisinden rapor aldırılmıştır. 04/06/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda; 1-) Davacının 2024 yılı Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, Ticari defterlerinin HMK 222 mad. gereğince davacı lehine delil niteliğinin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu, 2-) Davalı ... ait ticari defterler inceleme için sunulmamış olduğu, 3-) Davacı ... incelenen ticari defterlerinde, icra takip tarihi olan 16/08/2024 tarihi itibariyle, davacının davalıdan 185.682,86 TL Alacaklı oldukları, icra takip tarihinden sonra 23.09.2024 tarihinde davalı ... tarafından davacı ... 7.602,12 TL tutarlı Fatura düzenlenmesi sonrasında davacının davalıdan 178.080,74 TL Alacaklı oldukları tespit edilmiş olduğu, 4-) Davacı tarafından davalı ... 2024 yılında KDV Hariç Tutarı 168.802,60 TL KDV Dahil Tutarı 185.682,86 TL olan 18 Adet E-Fatura düzenlenmiş olduğu, tarafların BA BS Bildirimleri arasında fark olmadığı, Davacı tarafından davalı ... düzenlenmiş tüm faturaların her iki taraf BA BS Bildirimlerinde görünüyor olduğu tespit edilmiş olduğu, Faturaların üzerinde Teslim Alan imzası olduğu, Teslim alan kişilerin Davalının bağlı olduğu Bağcılar Sosyal Güvenlik Merkez Müdürlüğü tarafından Sayın Mahkemeye 28.10.2024 tarihinde gönderilmiş cevap yazısı ekinde bulunan davalı çalışan listelerinde çalışan olarak görünüyor oldukları, Davalı tarafından Davacı ... icra takip tarihinden sonra 23.09.2024 tarihinde KDV Hariç Tutarı 6.911,02 TL KDV Dahil Tutarı 7.602,12 TL olan 1 Adet E-Fatura düzenlenmiş olduğu, İnceleme sırasında sunulu belgeye göre, Davacı ... tarafından davalı ... toplam tutarı 107.959,61 TL olan 11 Adet E-Fatura için Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... Esas dosyası ile 22.08.2024 tarihinde ayrı bir icra takibi yapılmış olduğu, Davacının icra takip tarihi olan 16/08/2024 tarihi itibariyle kalan alacak tutarının (185.682,86 TL-107.959,61 TL) 77.723,25 TL olduğu, davacı ... tarafından toplam tutarı 77.723,25 TL olan 7 Adet Fatura Alacağı için icra takibi yapılmış olduğu, İcra takip tarihinden sonra davalı tarafından davacı ... 7.602,12 TL Fatura düzenlenmesi sebebiyle davacının 23.09.2024 tarihi itibariyle kalan alacağının (77.723,25 TL-7.602,12 TL) 70.121,13 TL olduğu hesaplanmış olduğu, 5-) Davacı ... lehine karar alınması durumunda, Davacı ...’ın, icra takip tarihi olan 16.08.2024 tarihinden itibaren asıl alacağına işleyecek Yıllık TTK.1530. Madde Temerrüt Faizi talep edebileceğine ilişkin Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, Sonuç ve kanaatine varılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir. Tarafların üzerinde anlaşamadıkları konuların; davacının icra takibindeki tutar kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının icra takibine itirazının haksız olup olmadığı, haksızsa icra inkar tazminatı koşullarının bulunup bulunmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. Mahkememizce icra dosyası, taraflara ait Ba-Bs formları, dosya arasına alınmış, ticari defterler incelenmiş ve diğer tüm deliller toplanmıştır. Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden çıkartılarak dosya arasına alınmıştır. İncelendiğinde, davacı ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından, davalı ... Sağlık Hizmetleri ve Ticaret Anonim Şirketi aleyhine başlatılan fatura alacağının tahsili nedenine dayalı ilamsız icra takibi olduğu, takip çıkışının 77.723,25-TL asıl alacak olduğu, davalı (borçlunun) 27/08/2024 tarihinde borca itiraz dilekçesi verdiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır. 2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı). 6100 sayılı HMK’nın 190/1 maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Yine aynı Yasanın 200/1 maddesi gereğince eldeki davanın değer ve miktar itibariyle yazılı belgeyle ispat edilmesi gerekmektedir. Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir. Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2018 tarih 2018/2696E. 2018/3431K. sayılı ilamı). Türk Ticaret Kanunu faturayı tanımlamış değildir. Ancak kanun faturanın düzenlenmesi hakkında bazı kurallara yer vermiştir. Fatura tanzim edilmesinin öncelikli koşulu, tacirin ticari işletmesi bağlamında mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olmasıdır. Bu koşul, faturanın nitelik itibarıyla sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belge olmasının da gereğidir. Dolayısıyla taraflar arasında bir sözleşme olmadan gönderilen belge, faturanın şekil şartlarını taşısa bile, gerçek anlamda bir fatura olmayıp, öneri (teklif) niteliğinde bir yazıdır. Şüphesiz, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuken geçerli olması gerekir. Bu anlamda batıl bir sözleşmeye dayanılarak gönderilen faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi, fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurmaz. Fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılmasına ilişkin karinenin uygulanması temel borç ilişkisi doğuran bir sözleşmenin varlığı halinde söz konusu olabilir. Taraflar arasında sözleşmenin bulunup bulunmadığı hususu çekişmeli ise, ispat yükü kuralları çerçevesinde öncelikle sözleşmenin varlığı ispat edilmelidir (Özçelik, Volkan; Fatura İçeriğinin Kabul Edilmiş Sayılması, TBB Dergisi 2018 (138), s. 212 vd.). Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2). Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/11/2015 tarih 2015/3302 Esas 2015/12272 Karar sayılı ilamı). Mahkememiz dosyası tarafların ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; "Davacının 2024 yılı Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, Ticari defterlerinin HMK 222 mad. gereğince davacı lehine delil niteliğinin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu, Davalı ... ait ticari defterler inceleme için sunulmamış olduğu, Davacı ... incelenen ticari defterlerinde, icra takip tarihi olan 16/08/2024 tarihi itibariyle, davacının davalıdan 185.682,86 TL Alacaklı oldukları, icra takip tarihinden sonra 23.09.2024 tarihinde davalı ... tarafından davacı ... 7.602,12 TL tutarlı Fatura düzenlenmesi sonrasında davacının davalıdan 178.080,74 TL Alacaklı oldukları tespit edilmiş olduğu, Davacı tarafından davalı ... 2024 yılında KDV Hariç Tutarı 168.802,60 TL KDV Dahil Tutarı 185.682,86 TL olan 18 Adet E-Fatura düzenlenmiş olduğu, tarafların BA BS Bildirimleri arasında fark olmadığı, Davacı tarafından davalı ... düzenlenmiş tüm faturaların her iki taraf BA BS Bildirimlerinde görünüyor olduğu tespit edilmiş olduğu, Faturaların üzerinde Teslim Alan imzası olduğu, Teslim alan kişilerin Davalının bağlı olduğu Bağcılar Sosyal Güvenlik Merkez Müdürlüğü tarafından Sayın Mahkemeye 28.10.2024 tarihinde gönderilmiş cevap yazısı ekinde bulunan davalı çalışan listelerinde çalışan olarak görünüyor oldukları, Davalı tarafından Davacı ... icra takip tarihinden sonra 23.09.2024 tarihinde KDV Hariç Tutarı 6.911,02 TL KDV Dahil Tutarı 7.602,12 TL olan 1 Adet E-Fatura düzenlenmiş olduğu, İnceleme sırasında sunulu belgeye göre, Davacı ... tarafından davalı ... toplam tutarı 107.959,61 TL olan 11 Adet E-Fatura için Bakırköy ....İcra Müdürlüğü ... Esas dosyası ile 22.08.2024 tarihinde ayrı bir icra takibi yapılmış olduğu, Davacının icra takip tarihi olan 16/08/2024 tarihi itibariyle kalan alacak tutarının (185.682,86 TL-107.959,61 TL) 77.723,25 TL olduğu, davacı ... tarafından toplam tutarı 77.723,25 TL olan 7 Adet Fatura Alacağı için icra takibi yapılmış olduğu, İcra takip tarihinden sonra davalı tarafından davacı ... 7.602,12 TL Fatura düzenlenmesi sebebiyle davacının 23.09.2024 tarihi itibariyle kalan alacağının (77.723,25 TL-7.602,12 TL) 70.121,13 TL olduğu hesaplanmış olduğu, Davacı ... lehine karar alınması durumunda, Davacı ...’ın, icra takip tarihi olan 16.08.2024 tarihinden itibaren asıl alacağına işleyecek Yıllık TTK.1530. Madde Temerrüt Faizi talep edebileceğine ilişkin Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu" sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Mahkememizce davalı tarafa ticari defterlerini ibraz etmek üzere usulüne uygun bildirim yapılmasına rağmen davalı tarafın ticari defter ve belgelerini incelemeye esas olmak üzere mahkemeye ibraz etmediği görülmüştür. Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, Mahkememizce rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur. Somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın incelenen ticari defterlerinde alacak kalemlerinin bu defterlerde kaydedilmiş olması tek başına alacağın varlığına veya fatura içeriği mal ve hizmetlerin teslimi konusuna delil oluşturmamaktadır. Ancak, tarafların bağlı oldukları vergi müdürlüklerinden getirtilen BA-BS formalarının birbiri ile uyumlu olduğu, yani davacı tarafından düzenlenen faturaların davalı tarafından BA formu ile vergi dairesine bildirildiği, bu nedenle faturaların davalı tarafından kabul edildiğinin anlaşıldığı, ayrıca faturaların üzerinde teslim alan imzası olduğu, teslim alan kişilerin davalının bağlı olduğu Bağcılar Sosyal Güvenlik Merkez Müdürlüğü tarafından mahkemeye 28.10.2024 tarihinde gönderilmiş cevap yazısı ekinde bulunan davalı çalışan listelerinde çalışan olarak görünüyor oldukları anlaşılmıştır. Mahkememizce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 83. Maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/3 gereğince, ticari defterlerin incelenmesine karar verilmiş ise de usulüne uygun ihtarata rağmen davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği anlaşılmıştır. Yapılan açıklamalar çerçevesinde tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davacı tarafın ticari defterler kayıtları usulüne uygun olduğundan davacı lehine delil vasfı taşıdığı, davalının ticari defterlerini incelemeye sunmadığı, taraflar arasından ticari ilişki bulunduğu, davacının icra takip tarihi olan 16/08/2024 tarihi itibariyle kalan alacak tutarının 77.723,25-TL olduğu, davacı tarafından toplam tutarı 77.723,25-TL olan 7 Adet Fatura Alacağı için icra takibi yapılmış olduğu, icra takip tarihinden sonra, ancak dava tarihinden önce, davalı tarafından davacıya 7.602,12-TL tutarlı fatura düzenlenmesi sebebiyle davacının 23.09.2024 tarihi itibariyle kalan alacağının (77.723,25 TL-7.602,12 TL) 70.121,13-TL olduğu, tarafların BA-BS bildirimlerinin birbiriyle uyumlu olup, fark olmadığı, buna göre davalının takip tarihinden sonra ancak iş bu dava tarihinden önce davacıya düzenlemiş olduğu 7.602,12-TL'nin davacı alacağından mahsup edilmesi gerektiği, sonuç olarak, davacının dava tarihi itibariyle davalıdan 70.121,13-TL alacaklı olduğunu, usulüne uygun tutulmuş defter kayıtlı, teslim alan imzalı faturalar ve tarafların farklılık arz etmeyen BA-BS bildirimleri ile kanıtladığı, davalının ise söz konusu borcu ödediğine ilişin herhangi bir delil ve davacının defter kayıtlarının aksini ispat eden aynı nitelikte ispat gücüne sahip bir delil sunmadığı anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne, Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takibin 70.121,13-TL asıl alacak üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Buna göre, davalı borçlu tarafından fatura ve ticari defter kayıtları ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takibin 70.121,13-TL asıl alacak üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Kabul edilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, 3-Alınması gereken 4.789,97-TL karar harcından daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 938,70-TL peşin harcın indirilmesi ile geriye kalan 3.851,27-TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 938,70-TL peşin harç ve 427,60-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.366,30-TL'nin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 6.775,00-TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre 6.112,41-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geriye kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Arabuluculuk ücreti 3.600,00-TL'nin kabul ret oranına göre 352,08‬-TL'sinin davacıdan, geriye kalan 3.247,92-TL'sinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddedilen tutar üzerinden hesaplanan 7.602,12-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili ve davalı vekilinin (e-duruşma) yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.23/10/2025 Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/817, K. 2025/1074, T. 23.10.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-817-e-2025-1074-k-6f556bf85683