İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/812 E. 2025/676 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/812
Karar No
2025/676
Karar Tarihi

T.C. ........ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/812 Esas - 2025/676 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ........ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/812 Esas KARAR NO : 2025/676

...x....................x..... ..x.........xx..........x.......x .....x............x.....................x xxx........xxx.x.x....................x DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 06/12/2024 KARAR TARİHİ : 19/11/2025 KR. YZL. TARİHİ : 19/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili İdare ile ........... Güvenlik Hizmetleri A.Ş. arasında hizmet alım sözleşmesi imzalandığını, hizmet alım işi kapsamında çalıştırılan işçilerden ..........'nun işten çıkartılması üzerine ........ 2.İş Mahkemesinde açtığı dava sonucunda Mahkemenin 12.12.2023 tarih, 2022/428 E.-2023/681 K. sayılı kararı ile hüküm altına alınan alacaklar için ............. 15.İcra Dairesinin 2024/1840 sayılı dosyasıyla icra takibi yapıldığını, müvekkili tarafından icra dosyasına vekalet ücretinden kaynakta kesinti yapılarak 27.642,13-TL ödeme yapıldığını, 2.704,96-TL'nin de vergi dairesine yatırıldığını, hizmet alım işi kapsamında çalıştırılan işçilerden ...........'ün işten çıkartılması üzerine ........ 2.İş Mahkemesinde açtığı dava sonucunda Mahkemenin 01.07.2021 tarih, 2017/506 -2021/603 K. sayılı kararı ile hüküm altına alınan alacaklar için ............. 13.İcra Dairesinin 2021/15420 sayılı dosyasıyla icra takibi yapıldığını, nakit teminat yatırılarak tehiri icra kararı alındığını, BAM 30.H.D. tarafından kesin olarak karar verilmesi üzerine 25.208,99-TL nakdi teminatın yanı sıra bakiye borç miktarı olan 641,89.-TL'nin de ödendiğini, Mahkeme kararları ve mevzuat gereğince ödenmek zorunda kalınan alacak bedellerinin iadesi amacıyla arabulucuya başvurulmuşsa da anlaşma sağlanamadığını, yüklenici şirketle imzalanan Teknik Şartnamenin 14.6 maddesine göre, yüklenicinin yürürlükteki İş Kanunu ve Sosyal Güvenlik mevzuatı hükümlerine göre çalıştıracağı elemanların her türlü özlük haklarını karşılamak zorunda olduğunu, mevzuata göre işçi alınması, işçi çıkarılması, işçi haklarının ödenmesi ve sair konularda tüm sorumluluğun yükleniciye ait olduğunu, davalıların sözleşme, teknik şartname ve Borçlar Kanunu gereğince sorumlu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 56.197,97-TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı süresinin geçtiğini, müvekkili şirket ile davacı idare arasında akdedilen 03.08.2015 tarihli "......... Genel Müdürlüğü ve Birimlerinde Çalıştırılmak Üzere 1192 Özel Güvenlik Personeli Hizmet Alımı İşi" adı altındaki sözleşme kapsamında davacı idare bünyesinde çalıştırılmak üzere 1192 işçi istihdam edildiğini, sözleşme kapsamındaki işin süresi işe başlama tarihinden itibaren 12 ay olmakla birlikte davacı kurum tarafından asgari ücret artışı neden gösterilerek ihale kapsamında çalışan işçilerle kurulan belirli süreli iş sözleşmelerinin müvekkilin iradesi dışında kurum tarafından feshedildiği bu nedenle müvekkili şirketin işçilik alacaklarından sorumlu olmadığını, fesihle işine son verilen işçiler tarafından işçilik alacaklarına ilişkin davalarda hükmedilen alacakların davacı idare tarafından ödendiğini, davacı kurum tarafından müvekkil şirkete hak edişler ödenmediği gibi açılan işçilik alacakları davalarında, davacı kurumun müvekkili şirkete ödenmesi gereken hak edişlerin içerisinden işçilerin alacaklarını ödenmiş olabileceğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 26.maddesine uymayacak şekilde davacı idarenin fesihte bulunması sebebiyle müterafik kusurunun bulunabileceğinin ve rücuen tazmin talebinde bulunamayacağının gözetilmesi gerektiğini, taraflar arasında 08.03.2016 tarihli "Karşılıklı Uzlaşma ve Fesih Protokolü" nün tanzim edildiği, protokolde aşırı ifa güçlüğü sebebiyle sözleşme feshinin zorunlu hale geldiğinin, yüklenicinin o zamana kadar doğan hak edişlerinin ödeneceğinin kabul ve taahhüt edildiğini, fesih karşılıklı mutabakat ile yapılmakla birlikte yüklenici sözleşmeden kaynaklanan edimini yerine getirdiği ve yasak fiil ve davranışları da tespit edilmediği halde idarenin fesih iradesini kullandığını, benzer dosyalarda davacı kurumun işçi adı belirtmeksizin müvekkili şirketin hak ediş ve nakit teminatlarından kesinti yaparak şirketin alacaklarını sıfırladığını, bu nedenle mükerrer talebin söz konusu olduğunu, bu nedenle davacı kurum tarafından dava dışı işçileri ilgilendiren tüm olur yazıları ile ödeme emirlerinin sunulması gerektiğini, davacı kurum tarafından müvekkili şirketin teminat mektuplarından işçilik alacaklarına ilişkin de kesinti yapılmış olduğunu, bu kesintilerin işçilerin isimleri ve dosya numaraları belirtilmeden toplu olarak yapıldığını, davacı İdarenin bünyesinde tutulan tüm muavin defter kayıtlarının tam olarak incelenmesi gerektiğini, 4857 sayılı İş Kanununun 112. maddesine eklenen hükümler gereğince alt işverene rücu edilemeyeceğini, ihale sözleşmesinde kıdem tazminatları ve diğer işçilik alacaklarının alt işverene rücu edilebileceğine ilişkin açık düzenleme bulunmadığını, ilgili yönetmelik gereğince de kıdem tazminatı ödemeleri davacı kurumun sorumluluğunda olduğunu, yıllık izin haklarının kullandırılmasının Kamu İhale Genel Tebliği'nin 78.25 maddesi gereği .........'de olması sebebiyle müvekkil şirketin sorumluluğu bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, sorumluluğun kabul edilmesi halinde sorumluluğun %50 oranında paylaştırılması gerektiğini, avans faizine ve faizin başlangıç tarihine de itiraz ettiklerini belirterek davanın reddini istemiştir. DELİLLER, KABUL VE DEĞERLENDİRME: Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Dava açılmadan evvel arabulucuya müracaat edilmiş olup işbu dava şartı yerine getirilmiştir. Mahkememizce ........ 2. İş Mahkemesi'nin 2022/428 Esas sayılı dosyasının Uyap kayıtları, ........ 2. İş Mahkemesi'nin 2017/506 Esas sayılı dosyasının Uyap kayıtları, ............. 15. İcra Dairesi'nin 2022/428 Esas sayılı dosyasının Uyap kayıtları, ............. 13. İcra Dairesi'nin 2021/15420 Esas sayılı dosyasının Uyap kayıtları, dava dışı işçilerin hizmet dökümleri getirtilerek dosya kapsamına alınmıştır. ........ 2. İş Mahkemesinin 2017/506 E. sayılı dosyası ile dava dışı işçi ........... tarafından ........ Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü ve ........... Güvenlik Hizmetleri A.Ş.(yeni ünvan ............A.Ş.) aleyhine, bir kısım işçilik alacaklarının tahsili talebiyle dava açıldığı, mahkemece verilen kararın istinaf edilmesi üzerine ........ BAM 30.H.D.'nin 06.12.2023 tarih, 2021/3181 E.-2023/4457 K. sayılı ilamı ile kararın kaldırıldığı, "yıllık izin ücreti alacağı talebinin KABULÜ ile brüt 1.421,98 TL'nin 50 TL'sine asıl dava tarihinden, bakiyesinin ıslah tarihi olan 22.04.2020 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, Ulusal Bayram ve Genel Tatil Ücret alacağı talebinin REDDİNE, Fazla çalışma ücreti alacağı talebinin KABULÜ ile brüt 1.095,13 TL'nin 500 TL'sine asıl dava tarihinden, bakiyesinin ıslah tarihi olan 22.04.2020 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine...Kıdem tazminatı talebinin KABULÜ ile brüt 3.351,36 TL'nin iş akdinin fesih tarihi olan 06.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, İhbar tazminatı talebinin KABULÜ ile brüt 3.110,89 TL nin 2000 TL'sine birleşen dava tarihinden, bakiyesinin ıslah tarihi olan 12.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan Müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine...” kesin olarak karar verildiği, yapılan ilamlı icra takibi sonucu ............. 13.İcra Dairesinin 2021/15420 sayılı dosyasında davacı İdare tarafından 30.09.2021 tarihinde 25.208,99.-TL'nin nakdi teminat olarak yatırıldığı, bu teminatın 04.09.2024 tarihinde ödendiği, 06.09.2024 tarihinde de 641,89.-TL tutarında ödeme yapıldığı görülmüştür. ........ 2.İş Mahkemesinin 2022/428 E. sayılı dosyasında dava dışı işçi .......... tarafından ile ........ Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdrlüğü ve ......... Yönetim Yat. Gayr. Dan. A.Ş. (eski ünvanı ........... Güvenlik Hizmetleri A.Ş.) aleyhine, bir kısım işçilik alacaklarının tahsili talebiyle dava açıldığı, ........ 2.İş Mahkemesinin 12.12.2023 tarih, 2022/428 E.-2023/681 K. sayılı kararı ile “...Davanın kısmen kabulü ile Kıdem tazminatı talebinin kabulü ile brüt 4.612,70 TL'nin iş akdinin fesih tarihi olan 27.12.2019 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, İhbar tazminatı talebinin kabulü ile brüt 4.270,09 TL'nin 2000 TL'sine dava tarihinden, bakiyesinin ıslah tarihi olan 08.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak en yüksek banka mevduat faizini geçmemek üzere yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine...” kesin olarak karar verildiği, ............. 15. İcra Dairesinin 2024/1840 Sayılı Dosyasında davacı İdare tarafından 13.03.2024 tarihinde 27.642,13.-TL yatırıldığı, 2.704,96.-TL tutarında da “ödenecek vergi” nedeniyle pay ayrıldığı görülmüştür. Mahkememizce dosya işçi alacakları konusunda uzman hesap bilirkişisine tevdi edilmiş, alınan 01/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda; davacı idare tarafından dava dışı işçilerden ........... için, 30.09.2021 tarihinde 25.208,99-TL'nin icra dosyasına nakdi teminat olarak yatırılmış olduğu, bu teminatın 04.09.2024 tarihinde ödendiği, 06.09.2024 tarihinde de 641,89-TL tutarında bakiye ödeme yapıldığı, bu işçi için yapılan toplam ödemenin 25.850,88-TL olduğu, davacı idare tarafından dava dışı işçilerden .......... için, 13.03.2024 tarihinde 27.642,13- TL'nin icra dosyasına yatırılmış olduğu, 2.704,96.-TL de vergi ödemesi için pay ayrı dosya içeriğinden vergi ödemesinin hangi tarihte yapıldığının belirlenemediği toplam ödemenin 30.347,09-TL olduğu, davacı idare tarafından dava dışı iki işçi için yapılan toplam ödemenin 56.197,97-TL olarak belirlendiği, dava dışı işçiler tarafından işçilik alacaklarına ilişkin açılmış davalarda davacı kurumun yanı sıra davalı şirketin de taraf olduğu, davalı şirket tarafından, davacı kurum ile davalı şirket arasında imzalanmış bulunan hizmet alım sözleşmesinin davacı kurum tarafından sözleşmenin 26.maddesine aykırı olarak feshedildiği, bu nedenle dava dışı işçilerin iş sözleşmelerinin sona ermesinde ve ödeme yapılmasında müterafik kusuru bulunduğu ileri sürülmüşse de dosya içerisinde, taraflar arasındaki sözleşmenin feshine ilişkin belgeler ile fesih sonrası yapıldığı anlaşılan protokolün mevcut olmadığı, dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesinin sona erme şekli, sözleşmenin sona ermesinde ve dava dışı işçilere ödeme yapılmasında davacı kurumun kusuru bulunup bulunmadığı, bu durumun davalı şirketin, işçilik alacaklarından davacı kuruma karşı sorumluluğuna etkisi olup olmadığı hususlarının takdir ve değerlendirmesinin mahkemeye ait bulunduğu, davalı şirketçe, davacı kurum tarafından, dava dışı işçilere yapılan ödemelerin davalı şirketin hak edişleri ve teminatlarından kesildiği, bu ödemelere ilişkin talebin mükerrer olduğu ileri sürülmüşse de dosya içerisinde davacı kurum tarafından davalı şirketin hak ediş ve teminatlarından yapılan kesintiler ile bu kesintiler arasında dava dışı işçilere yapılan dava konusu ödemelerin bulunup bulunmadığının belirlenebileceği bilgi ve belgeler mevcut olmadığı gibi bu belgelerin incelenmesinin de uzmanlık alanı dışında bulunduğu rapor edilmiştir. Taraflar arasındaki ihtilafın; davalı bünyesinde çalışan dava dışı işçiler .......... ile ...........'e davacı tarafından ödenen işçilik alacaklarının rücuen tazminat istemine ilişkin davada davacının alacağının bulunup bulunmadığı, davalının sorumluluğunun olup olmadığı, var ise miktarı, faiz başlangıç tarihi ve türü noktasında toplandığı anlaşılmıştır.

Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.(Yargıtay 15.HD'nin 2021/933-2926 EK sayılı bu mahiyettedir) Yapılan yargılama sonucunda; taraflar arasında 03.08.2015 tarihli hizmet alım sözleşmesinin imzalanmış olup, sözleşmenin 22.maddesinde “...Yüklenicinin sözleşme konusu ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve genel şartnamesinin altıncı bölümünde belirlenmiş olup yüklenici bunları aynen uygulamakla yükümlüdür...", Teknik Şartname'nin 14/6.maddesinde yüklenicinin yürürlükteki iş kanunu ve sosyal güvenlik mevzuatı hükümlerine göre çalıştıracağı elemanların her türlü özlük haklarını karşılamak zorunda olduğu, mevzuata göre işçi alınması, işçi çıkartılması, işçi haklarının ödenmesi ve sair konularda tüm sorumluluğun yükleniciye ait olduğu düzenlemeleri mevcuttur. İncelenen kesinlişmiş iş mahkemesi kararlarında bahsedildiği üzere; dava dışı işçi ..........'nun boşta geçen süre ilavesi ile SGK kayıtları esas alınarak 20.03.2015-06.05.2016 tarihleri arasında toplam 1 yıl 4 ay 3 gün davacı ......... Genel Müdürlüğüne ait işyerinde davalı (eski unvanı ile ........... Güvenlik şirketinin) işçisi olarak ve güvenlik görevlisi olarak çalıştığı, dava dışı işçi ...........'ün 20/03/2015 – 19/06/2015 ve 04/08/2015 – 06/05/2016 tarihleri arasında 2 dönem halinde kesintili olarak toplamda 1 yıl 2 gün davacı ......... Genel Müdürlüğüne ait işyerinde davalı (eski unvanı ile ........... Güvenlik şirketinin) işçisi olarak ve güvenlik görevlisi olarak çalıştığı ve mahkememiz dosyası taraflarının davalı olduğu iş mahkemesi dosyalarında dava dışı işçiler lehine işçilik alacaklarına hükmedildiği, yukarıda değinilen içtihatlar ve sözleşme hükümleri doğrultusunda davacının ödediği işçilik alacaklarını davalıya rücu etme hakkının bulunduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan hesaplama gereği davacının rücu edebileceği toplam tutarın 56.197,97-TL olduğu anlaşıldığından bu tutarın temerrüt tarihi olan ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Her ne kadar davalı tarafça davacı kurum tarafından, dava dışı işçilere yapılan ödemelerin davalı şirketin hak edişleri ve teminatlarından kesildiği, bu ödemelere ilişkin talebin mükerrer olduğu ileri sürülmüşse de davalının iddia ettiği kesintilerin dava dışı işçilerin alacaklarına ilişkin olduğuna dair delil bulunmadığı anlaşıldığından bu yöndeki savunmaları dinlenilmemiştir. Yine davalı tarafça davacı kurum ile davalı şirket arasında imzalanmış bulunan hizmet alım sözleşmesinin davacı kurum tarafından sözleşmenin 26.maddesine aykırı olarak feshedildiği, bu nedenle dava dışı işçilerin iş sözleşmelerinin sona ermesinde ve ödeme yapılmasında müterafik kusuru bulunması sebebiyle rücuen tazminat talebinde bulunmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu ileri sürülmüşse de bu yönde yeterli delil olmadığından bu savunmaları da dinlenilmemiş olup davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın KABULÜ ile; 25.208,99-TL'nin 04/09/2024 tarihinden, 641,89-TL'nin 06/09/2024 tarihinden, 27.642,13-TL'nin 13/03/2024 tarihinden, 2.704,96-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Alınması gerekli karar ve ilam harcı 3.838,88-TL olduğundan peşin alınan 959,73-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.879,15- TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, 3-Zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, 4-Davacı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5-Davacı tarafından yatırılan 1.448,13-TL harç toplamı ile 5.835,00-TL posta, tebligat, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.283,13-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ........ Bölge Adliye Mankemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/11/2025

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/812, K. 2025/676, T. 19.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-812-e-2025-676-k-70a4284e68cd