İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/797 E. 2025/978 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/797
Karar No
2025/978
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/797 KARAR NO : 2025/978

DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 05/11/2024 KARAR TARİHİ : 12/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket tarafından, davalı borçlu firmaya taşıma hizmeti verilmiş olup, işbu taşıma hizmetine istinaden fatura düzenlendiğini, Müvekkil şirket tarafından davalı tarafa verilen taşıma hizmeti eksiksiz olarak yerine getirildiğini Ancak davalı borçlu tarafından navlun (taşıma) ücretine istinaden düzenlenen 18.12.2023 tarihli ----- sıra numaralı 6.850 Euro bedelli faturaya ilişkin borç ödenmediğini bu sebeple, müvekkil şirket tarafından ---İcra Müdürlüğü'nün----- sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, Müvekkil şirket ile davalı muhtelif emtiaların ------ merkezli ------ firmasına 6.850,00 Euro navlun ücreti karşılığında taşınması konusunda anlaştıklarını davalı yan, hem basiretli bir tacirden beklenen özen yükümlülüğünü ihlal etmiş hem de dürüstlük kurallarına aykırı hareket ettiğini, davalının takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının takibe konu alacak üzerinden %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

SAVUNMA Davalı yan kendisine usulüne uygun yapılan tebliğe rağmen davacının dava dilekçesine cevap vermemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle----İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir. İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır. İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır. b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır. c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu-----İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi tarafından alınan raporda özetle; Dava konusu, taraflar arasında bulunan ticari ilişki kapsamında davacı tarafından davalı adına taşımacılık hizmeti karşılığı düzenlenen 18.12.2023 tarihli, ------ numaralı, “Navlun Ücreti” açıklamalı, 6.850,00 EUR tutarlı takibe konu faturadan kaynaklı oluşan toplam 6.850,00 EUR tutarındaki cari hesap bakiye alacağının davalı yandan tahsili amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, davacının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64/3 maddesi ve Vergi Usul Kanunu'nun 182. maddesi uyarınca tutulması zorunlu olan defterlerinin, 2023 yılı itibarıyla E-Defter uygulamasına geçmiş olduğu, bu uygulamada, yalnızca Envanter Defteri'nin noter onayına tabi olduğu ve davacının 2023, 2024 yılları envanter defteri açılış onayının yasal süreler içinde yapıldığı, ayrıca davacı 2023 ve 2024 yılında E- Defter kullanıcısı olarak tuttuğu elektronik defterlerin beratlarını yasal süreler içinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine başarıyla yüklenmiş ve onaylandığı, 2023, 2024 yıllarına ait beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlandığı görülmekle sahibi lehine delil olma vasfının mahkememizin takdirinde olduğu, Davacının ticari defterleri incelendiğinde, davacı tarafından davalı şirket adına düzenlenen ve cari hesap alacağını oluşturan 18.12.2023 tarihli, ------ numaralı, “Navlun Ücreti” açıklamalı, 6.850,00 EUR tutarlı takibe konu faturanın davacı muhasebe kayıtlarında işlendiği ve tüm işlemlerin ------ hesap kodu altında kayda alındığı, bu işlemler neticesinde davacının söz konusu faturadan kaynaklı takip tarihi (29.07.2024) itibariyle davalıdan 6.850,00 EUR (245.856,09 TL) tutarında cari hesap bakiye alacaklı olduğu, Davalı yan 08.09.2025 günü saat 11:00'da mahkemeniz duruşma salonunda yapılan incelemeye katılmamış, ticari defter ve belge ibraz etmediği, Tarafların incelenen 2023 yılı karşılaştırmalı BS/BA bildirimleri incelendiğinde takibe konu 18.12.2023 tarihli, ------ numaralı, “Navlun Ücreti” açıklamalı, 6.850,00 EUR tutarlı faturanın davacı ve davalı tarafından Maliye'ye bildiriminin yapıldığı ve birebir uyumlu olduğu, Davacı tarafından davalı adına düzenlenen takibe konu faturanın E-Fatura şeklinde usulüne uygun olarak düzenlendiği, Dosya kapsamındaki inceleme neticesinde, davacı tarafından düzenlenen 18.12.2023 tarihli, ------ numaralı, 6.850,00 EUR tutarlı takibe konu faturanın davacının yasal ticari defterlerine kaydedildiği, fatura içeriğinin “Navlun Ücreti”ne ilişkin olduğu, faturanın e-fatura sistemi üzerinden davalıya gönderildiği ve davalı tarafından kabul edildiğinin görüldüğü, ayrıca davalının takipten önce yasal süre içerisinde herhangi bir itirazda bulunmadığı, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturanın davalının bilgisi ve kabulü dahilinde olduğu, davacı tarafından davalı şirket adına düzenlenen ve cari hesap alacağını oluşturan 18.12.2023 tarihli, ----- numaralı, “Navlun Ücreti” açıklamalı, 6.850,00 EUR tutarlı takibe konu faturanın davacının ticari defter ve kayıtlarına işlendiği, bu işlemler neticesinde davacının söz konusu faturadan kaynaklı olarak takip tarihi 29.07.2024 itibariyle davalıdan 6.850,00 EUR tutarında cari hesap bakiye alacaklı olduğu, Davacının davalı ile uluslararası karayolu ile eşya taşıma sözleşmesi gereği gördüğü taşıma işinden dolayı, sözleşmeye uygun olarak taşımayı tamamladığı, CMR taşıma senedine göre tam ve eksiksiz teslim ile tamamlanan taşımadan dolayı 6.850 EURO alacaklı olduğu, Davalının ödeme, sulh, ibra, takas gibi bir savunma ileri sürmeksizin soyut borca itirazı ile takibin durdurulduğu, Davacının alacağının likit ve muaccel taşıma faturasına dayanan navlun alacağı olduğu, hususları beyan ve rapor edilmiştir. Davalı tarafın defterlerinin incelenmesi için mahkememizce talimat yazıldığı ancak davalının ticari defterlerini mahkemeye ibraz etmediği anlaşılmıştır. Somut olayda davalı tarafın davayı takip etmediği, usulüne uygun tebligata rağmen ticari defterlerini incelenmek üzere sunmadığı, davacı tarafın ticari defterlerini incelenmek üzere sunduğu ve davacı tarafın defterlerine göre davalıdan alacaklı olduğu, HMK 222/3. Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde)yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde). Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmünün düzenlediği, hüküm doğrultusunda davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi durumunda davacı yanın ticari defterlerinin lehine delil olacağı değerlendirilmiştir.Somut olayda alacağın varlığının değerlendirilmesi için tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiştir. Davalı tarafın defterlerini sunmaması karşısında davacının ticari defterlerinin lehine delil olacağı anlaşıldığından yapılan yargılama ve taşıma senedi incelenmekle davaya konu faturalar muhtevası yurtdışı taşıma hizmetinin davacı tarafından davalıya ifasının gerçekleştiği, davacının davalıdan fatura bedellerini talep edebileceği kanaati ile davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KABULÜNE, 1-Davalının ----. İcra Müdürlüğünün -------- Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin aynen devamına, 2-Kabulüne karar verilen alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK'nın 67/2.maddesi uyarınca, takibe konu alacağın takip tarihindeki TL karşılığı üzerinden takdiren %20 oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine 3-Karar harcı 17.533,09 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 4,384,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 13.149,09 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 4.384,00 TL peşin harç olmak üzere toplam 4.811,60 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine 5-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam15.087,50 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 9-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair davacı vekiline (e- duruşma sistemi üzerinden) davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ------ Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/797, K. 2025/978, T. 12.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-797-e-2025-978-k-181e0579f540