İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/787 E. 2025/1067 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/787
- Karar No
- 2025/1067
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/787 Esas KARAR NO : 2025/1067 Karar
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 08/10/2024 KARAR TARİHİ : 25/12/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, TALEP: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; ... Gıda Mad. San. Ve Tic. Ltd. Şti.nin 40 yıldan uzun süredir ticaretin, sanayi ve üretimin içinde olup ortalama 350 ton/ gün buğday işleme, un üretme kapasitesine sahip fabrikası ile ülkenin en büyük perakende zincirlerine ürün tedarik eden 35 ülkeye ihracat yapan sektöründe gerek bölgesel gerekse ulusal anlamda tanınan saygın bir firma olduğunu, taraflar aralarında kurdukları ticari ilişki çerçevesinde Davacının ürettiği Ürünlerin davalıya satışı ve teslimi gerçekleştiğini, tarafların 07/05/2021 tarihinden bu ... 15/05/2024 tarihine kadar düzenli bir biçimde ticari alış / veriş yapmış olduklarını, iş bu yıllar zarfında tarafların yaklaşık 8.300.000 TL meblağına ulaşan ticari faaliyet yürütmüşlerse de bakiye kalan meblağı davalı / borçlu ödemekten imtina ettiğini, satıma konu unlar ekseriyetle davalının gösterdiği adres olan; ... Mh. ... Sk.no:23/a Süleymanpaşa/ Tekirdağ adresine teslim edildiğini, davacı firma, davalı ile aralarında kurdukları sözleşme şartlarına eksiksiz riayet etmiş, tüm edimlerini yerine getirmiş, davalı ise faturaları teslim aldıkları halde faturalara yada münderecatına 8 gün içinde itiraz etmediğini, davalı firmanın davacı şirketin ürünlerini teslim aldığı irsaliyelerle açıkla bellidir ve ürünleri ve faturaları teslim aldığı halde davacıya bakiye kalan ve icra takibine konu olan ödemeleri yapmadığını, davacının standartlara uygun ürettiği ürünlerin davalıya teslim edildiğini, ürünlerin teslimi yada kalitesi veya ayıbı konusunda da taraflar arasından herhangi bir ihtilaf olmadığını, davalının davacıya olan bakiye borçlarını ödemediğini, aleyhine başlatılan icra takibine haksız ve kötüniyetle itiraz etmiş Arabuluculuk görüşmelerinden ise sonuç alınamamış olduğunu, davacının davalı aleyhine Bakırköy .... İcra Dairesi ... Esas Sayılı Sayılı dosya ile takibe geçmiş ilgili takibe itiraz edildiğini, davacı tarafça davalı aleyhine Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Zorunlu Arabuluculuk Başvurunda bulunulmuş Bakırköy Arabuluculuk Bürosu Büro Dosya Numarası : ... Arabuluculuk Numarası: ... olup Arabuluculuk görüşmeleri 23/09/2024 tarihli son tutanakla sabit olduğu üzere “….taraflar müzakereler sonunda anlaşmaya varamamışlardır…” şeklinde arabuluculuk görüşmelerinin tamamlandığını, görüldüğü üzere davacı tarafından ürünler davalıya teslim edilmiş olup bakiye bedel tahsil edilmediğini, davalının alacağın ödenmiş olduğunu ispat yükü altında olduğunu, davalının müvekkilinin mal satışından kaynaklanan “LİKİT” alacağı olan dava konusu borcu ödemeyi geciktirmek ve bu süreçte takibin ve haciz işlemlerinin durdurulmasını sağlamak adına kötüniyetli olarak itirazda bulunmuş olup itirazın iptaline ve takibin devamına işleyecek ticari temerrüd faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istediklerini, kaldı ki; müvekkilinin alacaklı olduğu icra takibinde davacı yararına inkar tazminatına hükmedilmesi için borçlunun kötüniyetli olmasının da şart olmadığını, borçlunun haksız olan itirazının iptaline ve takibin devamına, borçlu aleyhine ticari temerrüd faizi yürütülmesine, davalı /borçlunun % 20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, ihtiyati haciz taleplerinin kabulü ile muhik tazminat mukabilinde ihtiyati haciz kararı verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa teşmiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı taraf cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu faturalara ilişkin malları müvekkilinin teslim almadığını, davacı tarafından dosyaya sunulan irsaliye faturalarda yer alan imzaların müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin ticari defterleri incelendiğinde de davacı tarafın faturaya konu herhangi bir alacağı olmadığının görüleceğini, kaldı ki faturayı kabul etmemekle birlikte icra takibinde icra takibinden önceki döneme ilişkin talep edilen faiz de hukuka uygun olmadığını, faiz talep edilebilmesi için faturanın tebliği yeterli olmamakta ayrıca ödeme talebinin ihtar edilmesi gerektiğini beyan ederek, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır. Dava, hukuki niteliği itibariyle, ticari ilişki nedeni ile düzenlenen faturaya dayalı başlatılmış olan icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. Bakırköy Arabuluculuk Dairesinin ... numaralı dosyasında; 23/09/2024 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı. Dosya kapsamında bulunan Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 1.058.861,07-TL asıl alacak, 114.182,94-TL faiz olmak üzere toplam 1.173.044,01-TL alacak için 05/08/2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borcun sebebi olarak faturanın gösterildiği, davalı tarafından 04/09/2024 tarihinde ödeme emrine, borca , faiz oranını, işlemiş işleyecek faizlere ve her türlü feriilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı görülmüştür. Uyuşmazlık, Davacının takip ve dava tarihi itibariyle takibe konu faturalar nedeni ile alacaklı olup olmadığı, tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği temerrüt tarihinin , uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve toplam alacağın ne olduğu, icra-inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplandığı tespit edildi. Mahkememizce davalının ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması amacıyla Tekirdağ adresinde mahallinde inceleme yapılmasına karar verilerek dosyanın bilirkişiye verildiği, bilirkişi tarafından hazırlanan 04/06/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; " Rapor içerisinde yapılan açıklamalar muvacehesinde, dosyaya mübrez belge, bilgi, takip dosyası, Davacı ... Ait İncelenen ticari defteri ile yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; Dava Konusunun; Taraflar arasında bulunan ticari ilişkiden kaynaklı davacının İtirazın iptali talebinden ibaret olduğu, Davacı tarafından davalı yanan kesilen faturaların E-Arşiv Portalından Davalı ... gönderildiği davalı tarafından itiraz edilmediğinin görüldüğü, bu hususta takdirin mahkemeye ait olduğu, taraflar arasında ticari ilişkinin 2023-2024 yılına ait olduğu, Davacı tarafın ticari Defter ve belgelerinde 2023-2024 yıllarında 8.288.825,981L fatura kestiği, davalı tarafın bu faturalara istinaden davacı ... 7.229.964,91L'lik, ödemelerin yapıldığı, mahkemece Müzekkere ile Talep Edilen Davalı Tarafa ait 2024 yılına BA Formlarında davacı tarafından kesilen faturaları beyan edildiği davalı taraf kanuni süresinde itiraz edilmediği, Faturaların davalı ... e-arşiv portalı üzerinden teslim edildiği, davalı ... faturaya takip öncesi itirazının olmadığı, davacının takip dayanağı alacağına esas fatura münderecatındaki Hizmetinin davalının bilgisi dahilinde olduğu kanaatinin hasıl olduğu, Davalı Vekilinin Dava Dilekçesinde belirtilen “... Mah ... Sok ... Apt No:32 K5 Daire 17 Süleymaniyye /Tekirdağ adresine 03.06.2025 tarihinde Saat 12:00'de gidilmiş ancak ...'ın belirtilen adreste bulunmadığı, Komşulara sorulduğunda tanımadıklarının beyan edildiği, bu hususta da takdirin mahkemeye ait olduğu, sonuç olarak Mahkemenin talebi doğrultusunda bilirkişi raporu İle ibraz edilen bilgi ve belgelerin yeniden incelenmesi ve değerlendirilmesi sonucunda kök rapordaki görüşleri aynen geçerli olduğunun değerlendirildiği, Davacı ... davalıdan kaydı olarak 1.058.861,07TL tutarında Alacaklı olduğu, Faiz talep edeceği hasıl olacak olursa davacı tarafın davalı taraftan 114.182,94TL faiz talep edebileceği Sonuç ve kanaatine varılmış olup takdirin mahkemeye ait olduğu," sonuç ve kanaate varılmıştır. 18/09/2025 tarihli duruşmada davalı vekiline, ticari defter ve belgelerini sunması için 1 haftalık kesin süre verilmesine, verilen kesin süreye uyulmadığı takdirde bu delile başvurmaktan vazgeçmiş sayılacağının ihtarına karar verilmiş, davalı vekilince kesin süreye uyulduğunda defterlerinin incelenmesi için dosyanın ek rapor alınmak üzere bilirkişiye tevdiine karar verilmiş, bilirkişi tarafından sunulan 14/11/2025 tarihli ek bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; "Rapor içerisinde yapılan açıklamalar muvacehesinde, dosyaya mübrez belge, bilgi, takip dosyası, Davacı ... Ait İncelenen ticari defteri ile yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; Davacı tarafından davalı yanan kesilen faturaların E-Arşiv Portalından Davalı ... gönderildiği davalı tarafından itiraz edilmediğinin görüldüğü, bu hususta takdirin mahkemeye ait olduğu, Taraflar arasında ticari ilişkinin 2023-2024 yılına ait olduğu, Davacı tarafın ticari Defter ve belgelerinde 2023-2024 yıllarında 8.288.825,981L fatura kestiği, davalı tarafın bu faturalara istinaden davacı ... 7.229.964,91L'lik, ödemelerin yapıldığı, mahkemece Müzekkere ile Talep Edilen Davalı Tarafa ait 2024 yılına BA Formlarında davacı tarafından kesilen faturaları beyan edildiği davalı taraf kanuni süresinde itiraz Faturaların davalı ... e-arşiv portalı üzerinden teslim edildiği, davalı ... faturaya takip öncesi itirazının olmadığı, davacının takip dayanağı alacağına esas fatura münderecatındaki Hizmetinin davalının bilgisi dahilinde olduğu kanaati hasıl olduğu, neticeten davacı ... davalıdan kaydı olarak 1.058.861.07TL tutarında Alacaklı olduğu, alacağın cari hesaba dayanması sebebiyle borçluyu temerrüde düşürücü bir ihtar bulunmadığından davacının takipten önce işlemiş faizde bulunamayacağı nın değerlendirildiği, ancak mahkemenizce davacı tarafın "Kapalı faturada gecikme faizi, ödemenin vadesinde yapılmaması durumunda alacaklı tarafından uygulanır" ve TIK 1530/4 MD Hükmü Gereğince Faiz talep edeceği hasıl olacak olursa davacı tarafın davalı taraftan 114.182,94TL faiz talep edebileceği Sonuç ve kanaatine varıldığı, takdirin mahkemeye ait olduğu, " sonuç ve kanaate varılmıştır. Faturaya konu malların teslimi hukuki bir işlem olup, ancak TMK'nın 6 ve HMK'nın 190, 200 maddeleri gereği yazılı delillerle ispat edilebilir. Davacı yasal delillerle teslim olgusunu ispat etmelidir., Fatura, sözleşmenin kurulması aşaması ile ilgili bir belge olmayıp, sözleşmenin ifa safhasıyla ilgilidir. Bir başka ifadeyle fatura edimlerin ifası aşamasında düzenlenerek edimlerin içeriğini gösterir. Dolayısıyla Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesinin ikinci fıkrası gereğince itiraz edilmeyerek kabul edildiği varsayılan fatura içeriği de sözleşmesinin ifasına ilişkin hususlar hakkında olmalıdır. Faturanın itiraz edilmeyerek kabul edilmiş sayılmasına ilişkin düzenleme niteliği itibarıyla kanunî bir karinedir. Ayrıca aksine bir düzenleme olmaması nedeniyle de, adi (aksi ispat edilebilir) kanunî karinedir Bu nedenle ispat yükünün yer değiştirmesi mümkün olmaz. Kanunî bir karineye dayanan taraf, karine temelini ispat ettikten sonra (faturaya itiraz edilmediğini), karine sonucu (fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması) ortaya çıkar. Bu karinenin aksi ise, fatura muhatabı tarafından iddia ve ispat edilebilir. Fatura muhatabının bu faaliyeti bir asıl ispat faaliyetidir. TTK'nın 21/2.maddesine göre, bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde fatura içeriği hakkında itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Davalı borçlunun uzun süre sonra iade faturası düzenlemesi özellikle bu faturanın karşı tarafın defterlerine kaydedilmemiş olması da bu olguyu değiştirmez. Bu durumda borçlu taraf, faturayı ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını, malın teslim edilmediğini veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin 22/07/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirildikten sonraki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." şeklindedir. "...Mahkemece, yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, takip dayanağı faturalardan yalnızca birinin davalı tarafından form BA belgeleriyle vergi dairesine bildirildiği, bu nedenle söz konusu faturanın ve fatura içeriği malzemenin teslim edildiğinin kabulü gerektiği, diğer faturalar 5.000 TL altında olduğundan bildirime tabi olmadığı, davacı tarafından sunulan kargo teslim fişlerinin faturalar ve faturalarda yazılı malzemelerin davalıya teslim edildiğini kanıtlamadığı, davacının kendi defterinde kayıtlı olmasının da alacağın varlığını göstermediği, davalının ödemeye ilişkin sunduğu dekontların söz konusu faturaya ilişkin olduğuna yönelik kayıt olmadığı, bu konuda davacıya yemin de teklif etmediği, davalı takip öncesi temerrüte düşürülmediğinden davacının işlemiş faiz de talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın teslim edildiği ispat edilen fatura yönünden kısmen kabulü ile itirazın 6.651,52 TL yönünden iptaline, likit olan alacağın %20’si oranında tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA.." T.C. Yargıtay .... Hukuk Dairesi, 25.10.2018 Tarih, ... Esas, ... Karar. "...Diğer taraftan, her iki taraf tacir olup HMK 222. maddesi gereğince bilirkişi incelemeleri sonucunda tutmakla yükümlü oldukları ticari defter ve kayıtların usul ve yasaya uygun olduğu ve delil vasfını taşıdığı tespit edilmiştir. Gerek davacı, gerekse davalının ticari defter ve kayıtlarında takip konusu fatura ve fatura alacağı yer aldığı gibi davalı şirkete ait BA Formunda fatura konusu alacağın bildirilmiş olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda, davacının takibe konu etmiş olduğu faturadan dolayı alacak iddiasını usul ve yasaya uygun olan delillerle ispat ettiğinin kabulü neticesinde verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiştir..." T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi, 10.10.2024 Tarih, ... Esas, ... Karar. Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; ispat yükünün davacı üzerinde olması ve bilirkişi deliline dayanması nedeni ile tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş, davalıya meşruhatlı tebligatta, ibraz süresi ve ibrazdan kaçınmanın sonuçları da ihtarı ile birlikte inceleme gün ve saati usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen davalı defterlerini ibrazdan kaçınmıştır. Yapılan itirazlar dikkate alınarak 18/09/2025 tarihli duruşma 2 numaralı ara karar gereğince süre verilmiş ise de süresinde defterleri sunulmamış ve yerinde inceleme de yapılamamıştır. Ticari defterlerin delil olma durumlarına ilişkin hukuki düzenlemeler TTK ve HMK’da olmak üzere iki ayrı kanunla belirlenmiştir. Kişinin kendi ürettiği delili kendi lehine kullanamama durumunun özel bir istisnası olan ticari defterlerin delil fonksiyonu, HMK m. 222 ile sınırları ve koşulları sıkı sıkıya belirlenmiştir. Maddenin birinci ve ikinci fıkrasında ticari defterlerin delil olmasına ilişkin genel şartları, üçüncü fıkrasında lehe delil olması için gereken şartları, dördüncü fıkrasında aleyhe delil olabilmesi için gereken şartları ve son fıkrasında ise delilin hasredilmesi olarak nitelendirilen ayrıksı durum ele alınmıştır. Bilirkişi raporunda, davacının usulüne uygun ticari defterlerine göre Bilirkişi raporunda davacının usulüne uygun ticari defterlerine göre 1.058.861,07-TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Takibe konu bu faturaların davalıya tebliğ edildiği, TTK madde 21/2 uyarıca davalının faturalara itirazına rastlanılmadığı da rapor da tespit edilmiştir. Her iki tarafında tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafında ticari defterlerine işlenmesi gereken ticari işten kaynaklanıyor olduğuna şüphe bulunmamaktadır.7251 Sayılı Kanun’la değişik HMK m. 222/3 hükmü ise HMK m. 222’nin uygulandığı tüm uyuşmazlıklar açısından ticari defterleri ibrazdan kaçınmanın sonucunu açıkça düzenlemektedir. Buna göre, tacirin ticari defterlerini ibraz etmemesi ve karşı taraf defterlerinin aksini kesin delille de ispat edememesi halinde, ispat mübrez defterlerdeki kayıtlar yönünde gerçekleşeceği kabul edildiğinden davacının ticari defter ve kayıtları ile tarafların 023 dönemlerinde VD karşılaştırılması BA-BS lerini eşleştikleri, davalı tarafından form BA belgeleriyle vergi dairesine bildirildiği, bu nedenle söz konusu faturanın ve fatura içeriği malzemenin teslim edildiğinin kabulü gerektiğinden davacının davasını ispat ettiği anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacının takip talebine konu ettiği takip tarihine kadar işlemiş faiz alacağına ilişkin talebi bakımından; TTK'nın 1530. madde başlığı ''Ticari hükümlerle yasaklanmış işlemler ile mal ve hizmet tedarikinde geç ödemenin sonuçları" şeklindedir. TTK'nın 1530/7 maddesinin uygulanabilmesi için taraflar arasında mal ve hizmet tedariki sözleşmesi olması gerekir. Somut olayda taraflar arasında ticari ilişki satım sözleşmesi olmakla birlite TTK'nın 1530. maddesi anlamında bir tedarik ilişkisinin mevcudiyeti kanıtlanmadığından, TTK'nın 1530/7 maddesinde öngörülen faiz oranlarının uygulanması da mümkün değildir. Kaldı ki dosya içerisinde TBK'nın 117. maddesi uyarınca, takip öncesi borçlunun temerrüte düşürüldüğüne ilişkin bir kanıt da bulunmadığından takip öncesi işlemiş faiz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. İİK'nın 67/2. maddesine göre itirazın iptali davasında, alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için hükmün usulüne uygun yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içerisinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gerekir. Davacının ticari defterleri ve faturalar ile belirlenen alacağın likit olduğu ve İİK'nın 67/2. maddesinde belirlenen icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu anlaşıldığından kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; Davanın İİK'nın 67/1.maddesi uyarınca KISMEN KABULÜNE, 1-Bakırıköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı ilamsız icra takibine davalı tarafından yöneltilmiş olan itirazın kısmen iptali ile asıl alacak olan 1.058.861,07-TL üzerinden takibin devamına, asıl alacak tutarına icra takip tarihinden itibaren davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2.maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, TBK'nın 117. maddesi uyarınca, takip öncesi borçlunun temerrüte düşürüldüğüne ilişkin bir kanıt bulunmadığından takip öncesi işlemiş faiz talebinin reddine, 2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca, kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan 211.772,21-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 72.330,80-TL ilam harcın davacı tarafından yatırılan 20.032,66-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 52.298,14-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvuru harcı, 20.032,66-TL peşin nispi harç, 60,80-TL vekalet harcı, olmak üzere toplam 20.521,06-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 5.217,00-TL toplam yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında 4.709,39-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına) 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin rabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında 3.249,72-TLsinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 350,28-TL sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 8-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen olunan 164.829,16-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Davalının kendisini vekille temsil ettiği anlaşılmakla, davanın reddedilen miktar dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden davalıya verilmesine, 9-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/12/2025
Katip ... ¸e-imzalı
Hakim ... ¸e-imzalı