İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/794 E. 2025/1161 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/794
Karar No
2025/1161
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/794 KARAR NO : 2025/1161

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/10/2024

DAVA :Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) DAVA TARİHİ : 24/01/2025 KARAR TARİHİ : 23/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan), Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: ASIL DAVADA: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Uzun süredir çok sayıda marka ile ticari faaliyetler yürüten bir şirket olduğunu, dağıtım, lojistik, depolama, ithalat-ihracat ve toptan yönetimi alanlarında faaliyet gösterdiğini, davalı------. ile de ticari ilişki kurulduğunu, bu ilişki kapsamında davacı şirketin mal ve hizmetleri tam, zamanında ve gereği gibi ifa ettiğini, ancak davalı şirketin ödeme yükümlülüklerini yerine getirmediğini ifade ettiğini, müvekkili şirketin davalı şirketin borçlarını kabul ettiğini gösteren, taraflarca kaşe ve imza altına alınan 13.06.2024 tarihli cari hesap mutabakat mektubu bulunduğunu, bu belgeye göre davalı şirketin 1.447.138,16-TL borç bakiyesi olduğunu, bu alacağın tarafların ticari defter ve kayıtlarından da anlaşılacağını, buna rağmen davalının borcunu ödememesi üzerine, öncelikle 14.06.2024 tarihinde ---- Noterliğinin ----- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ödeme talep ettiğini, ancak herhangi bir sonuç alınamadığını ifade ettiğini, akabinde müvekkilinin ---- İcra Müdürlüğü'nün ------- sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlattığını, ödeme emrinin 25.06.2024 tarihinde davalıya tebliğ edildiğini, buna rağmen davalı tarafın 05.07.2024 tarihinde itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalının yaptığı itirazın hem süresinde olmadığını hem de mesnetsiz ve kötü niyetli olduğunu, bu nedenle geçerli bir itirazdan bahsedilemeyeceğini, davacının ayrıca, tarafların tacir sıfatı taşıdığını, ticari iş karinesi gereği söz konusu borcun ticari iş niteliğinde olduğunu, bu nedenle davalının temerrüde düştüğünü ve borca ticari temerrüt faizinin uygulanması gerektiğini açıklayarak davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın likit ve muaccel nitelikte bulunması nedeniyle davalı aleyhine asıl alacağın en az %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini, ayrıca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin iddialarının gerçeğe aykırı olduğunu ve davanın mesnetsiz bulunduğunu, davacı tarafın dayanağını, taraflar arasında mutabakat yapıldığı ve bu mutabakatla borcun kabul edildiği yönündeki beyanlara dayandırdığını, ancak taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin bulunmadığını, müvekkili şirket ile davacı arasında yalnızca dondurma ürünlerinin depolanması ve dağıtımı konusunda bir ticari ilişki bulunduğunu, bu ilişkinin herhangi bir süre ve taahhüt içermediğini, dolayısıyla davacının ileri sürdüğü ciro hedefi ve mutabakat iddialarının kabul edilemeyeceğini, davacının müvekkiline ait ürünleri haksız şekilde elinde tuttuğunu, bu ürünlerin son kullanım tarihi bulunduğunu ve dönemsel satış açısından önem taşıdığını, ayrıca başkaca şirketler için üretilmiş olduğunu ve iade edilmesi gereken ürünler olduğunun altının çizildiğini bu nedenl----Noterliği'nin 19.07.2024 tarihli ihtarnamesi ile ürünlerin iadesinin talep edildiğini, aksi halde mahsup yapılacağının ihtar edildiğini ancak davacının-----Noterliği'nin 25.07.2024 tarihli ihtarnamesiyle karşı cevap vererek ürünleri iade etmeyeceğini, hapis hakkı kullandığını, taahhüt edilmemiş ciro hedeflerinin varlığını ileri sürdüğünü ve ürün listelerini kabul etmediğini bildirdiğini, bu karşı ihtar ile davacının müvekkile ait ürünleri zimmetinde bulundurduğunu kabul ettiğini, yalnızca miktar ve değer den kendi kayıtlarını esas alacağını beyan ettiğini dile getirdiğini, davacının ciro hedefi iddiasının hayali ve gerçeğe aykırı olduğunu, bu konuda herhangi bir yazılı sözleşme veya belge bulunmadığını, müvekkili tarafından bu yönde defaatle ispat talep edilmesine rağmen davacı tarafından herhangi bir delil sunulamadığını, bu nedenle davacının iddialarının dayanaktan yoksun olduğunu, ayrıca davacı tarafından dayanak alınan mutabakatın da kesin sonuç doğurmadığını, zira bu mutabakatın ancak taraflar arasındaki borç-alacak ilişkisinin nihai olarak çözümlenmesi halinde bağlayıcı olabileceğini, davacının ürünleri iade etmemesi sebebiyle mutabakatın geçerliliğini yitirdiğini, davacı tarafından başlatılan icra takibine yapılan itirazın yerinde ve haklı olduğunu, taraflar arasındaki borç- alacak ilişkisinin yargılama ile tespit edilmesi gerektiğini, davacının mevcut olmayan sözleşme ve taahhütlere dayanarak takip başlattığını, bu sebeple davanın reddi gerektiğini savunduğunu, ayrıca müvekkil tarafından ürünlerin aynen iadesi veya bedellerinin tahsili amacıyla ----- Arabuluculuk Bürosu nezdinde ----- sayılı dosya üzerinden arabuluculuk başlatıldığını, sürecin anlaşmazlıkla sonuçlanması halinde dava açılacağını beyan ettiğini, davalı tarafın, davacının haksız şekilde iade etmeyerek müvekkili zarara uğrattığı ürünler nedeniyle cezai bedeller, kaybedilen kâr ve benzeri kalemler yönünden de ayrıca tazminat talep edileceğini, davacının hükümsüz mutabakat ve mevcut olmayan ciro taahhütlü sözleşme iddialarıyla haksız yere alacak talep ettiğini ifade etmiştir. Sonuç olarak, davanın reddine, davacının niyetli kabul edilerek %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.BİRLEŞEN ----ATM'NİN ----- ESAS SAYILI DOSYASINDA; DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında, müvekkil tarafından üretimi gerçekleştirilen ve tamamı son kullanma tarihi içeren dondurma tarzı ürünlerin dağıtımı konusunda yazılı bir sözleşme olmaksızın ticari ilişki kurulduğunu, davalının, müvekkil tarafından sipariş üzerine, sipariş veren firma adına üretimi gerçekleştirilen ürünlerin depolama ve dağıtımını üstlendiğini, bu ilişki çerçevesinde davalıya ürünlerin teslim edildiğini, taraflar arasında oluşturulan ve herhangi bir süre ya da taahhüt içermeyen ilişkinin sonlandırıldığını, müvekkilinin taahhütlerinin teminine yönelik ürünlerin iadesinin talep edildiğini, davalının bu talebe olumsuz karşılık verdiğini, alacaklı olduğu iddiası ile ---- İcra Dairesi'nin ------ sayılı dosyası başlatılan icra takibine konu alacak dışında başkaca alacakları bulunduğu iddiası ile ürünleri teslim etmediğini, ürünlerin teslimi için davalıya---- Noterliği'nin 19.07.2024 tarih ----- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile iade edilmesinin talep edildiğini, davalının, ----. Noterliği'nin 25.07.2024 tarih ------ yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesi ile “ciro hedeflerinin karşılanamadığı, bu sebeple talep edilen ürünlerin teslim edilmeyeceğini, hapis hakkının kullanıldığı, taahhüt edilen ciro hedeflerinin ödenmemesi durumunda yasal yollara müracaat edileceği, aynı zamanda ihtarname ekinde gönderilen müvekkile ait ürün listelerinin kabul edilmediğinin” bildirildiğini, son kullanma tarihi yaklaşmış ve bozulmaya müsait ürünlerin davalı elinden alınarak müvekkile teslimine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkil tarafından üretilmiş ve dağıtılması amacıyla teslim edilmiş bulunan ürünlerin müvekkile aynen iadesine, bu mümkün olmadığı takdirde tespit edilecek güncel ürün bedellerinin ihtarname ile tanınan 3 günlük süre ilavesi ile 28.07.2024 tarihinden itibaren uygulanacak faizi ile birlikte şimdilik 2.065.263,52 TL ürün bedeli alacağı ile 1.000,00 TL kâr ve iş kaybı sebebiyle doğmuş bulunan maddi tazminat alacağının ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle gerek davacının beyanları gerekse de ekinde sunduğu belgelerden müvekkile teslim edilen ürünlerin ispat edilemediğini, müvekkilin, davacıdan olan ve muaccel hale gelen alacağına iyi niyetli çabalarına rağmen kavuşamadığını, bu defa -----Noterliği'nin 14.06.2024 tarih ------- yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ettiğini, ancak olumlu netice alınamadığını, akabinde, 1.447.138,16 TL borç bakiyesi olduğunu gösterir mutabakat mektubu gereğince davacı aleyhine ----- İcra Müdürlüğü'nün ----- sayılı icra dosyasının ikame edildiğini, davacının haksız ve mesnetsiz itirazı ile takibin durmasına sebebiyet verdiğini, söz konusu itirazın iptali davasının -/---- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ------. Sayılı dosyasında görülmeye devam ettiğini, Alacağına kavuşamayan müvekkilin, haklı zilyetliğinde bulunan mülkiyeti davacıya ait olan mal ve ürünlerin üzerinde hapis hakkını kullandığını, müvekkil şirketin alacakları tamamen ödenene kadar iade edilmeyeceği, müvekkilin alacaklarının ödenmemesi ve uhdesinde meydana gelen tüm zarar ve ziyaın tazmin edilmemesi halinde söz konusu ürünlerin yasal mevzuat çerçevesinde cebri icra yoluyla satılacağının davacıya ihtar edildiğini, haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve ispatlanamayan davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Asıl dava, cari hesaba dayalı alacak nedeniyle başlatılan icra takibine yönelik yapılan itirazın iptali istemine, birleşen dava ise malların iadesi talebine ilişkindir.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; asıl davada uyuşmazlığın davacının takip tarihi itibari ile davalıdan muaccel cari hesap alacağının bulunup bulunmadığı, varsa miktarı ile bu kapsamda davacı tarafından alacağın tahsili için başlatılan ----İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı dosyasına davalı tarafın yapmış olduğu itirazın iptalinin gerekip gerekmediği ve icra inkar tazminatı ile kötü niyet tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında, birleşen davada ise davalının hapis hakkını kullanmasının yerinde olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.-----İcra Dairesi ------ Esas sayılı İcra Dosyası UYAP üzerinden celp edilerek dosya içerisine alınıp incelenmiş, ------ Vergi Dairesinden tarafların BA-BS kayıtları celp edilmiş, tarafların ticaret sicil kayıtları dosya içerisine alınmış, 30.08.2025 tarihli bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.İtirazın iptali istemine konu, ---- İcra Dairesi----- Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; 25.06.2024 tarihinde başlatılan takibin alacaklısının mahkememiz dosyası davacısı, borçlunun davalı olduğu; takibin toplam 1.447.138,16-TL asıl alacak ve 6.155,29 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.453.293,45 TL alacağın tahsiline yönelik yapılan icra takibi olduğu; ödeme emrinin borçluya 30/06/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 05/07/2024 tarihli borca ve fer'ilerine yönelik itiraz dilekçesi sunduğu, dilekçenin davacı tarafa tebliğine ilişkin dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığı, davanın 23.10.2024 tarihinde 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 1.453.293,45 TL alacak üzerinden açıldığı anlaşılmıştır. Teknik bilgi gerektirmesi nedeniyle tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde mali müşavir bilirkişi tarafından inceleme yapılmasına karar verilmiş olup, bilirkişi raporu ile; davacı tarafından ibraz edilen 2024 yıllarına ilişkin ticari defterlerin; açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbiri doğruladığı, davalı tarafından ibraz edilen 2024 yılına ilişkin ticari defterlerin; açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbiri doğruladığı, tarafların tacir olduğu ve taraflara arasında ticari ilişkinin bulunduğu, tarafların ticari defter kayıtlarının birbirleriyle uyumlu olduğu ve ayrıca taraflar arasında düzenlenmiş cari hesap mutabakat mektubunun bulunduğu, davalı kayıtlarında davacıya gönderilmiş ürünlerin toplam parasal karşılığının 2.065.263,52 TL olduğu, bu tutarın davalının borcundan mahsup edilip edilmeyeceğinin mahkememizin takdirine bağlı bulunduğu, mahsup edilmesi halinde davalının davacıya karşı bakiye borcunun kalmayacağı, ihtarnamenin borçluya hangi tarihte tebliğ edildiğinin dava dosyasında mevcut olmadığı tespit edilmiş olup takip tarihi olan 25.06.2024 itibarıyla talep edilen 6.155,29 TL faiz tutarının 9451,75 yıllık oran üzerinden 3 günlük gecikmeye tekabül ettiği bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında asıl davada davalı tarafından üretimi gerçekleştirilen dondurma tarzı ürünlerin depolanması ve dağıtımı konusunda yazılı bir sözleşme olmaksızın ticari ilişki kurulduğu, ticari ilişki kapsamında davacının davalıdan 1.447.138,16 TL alacaklı olduğu, davalı bu borcu ödemediği için davacı tarafından davalının kendisine teslim ettiği 2.065.263,52 TL bedelli dondurma tarzı ürünler üzerinde yasal hapis hakkını kullanarak davalıya iade etmediği, davacı tarafından ihtarname ile davalının temerrüde düşürüldüğü kanaatine varılarak asıl davanın kabulü ile; davalının ----İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin takip talebinde belirtilen şartlarla aynen devamına, (birleşen dosyada hapis hakkı kullanılan malların 1.447.138,16 TL'lik kısmı davacıda kalacağından tahsilde tekerrür olmaması kaydıyla) karar verilmiştir.İcra inkar tazminatı yönünden; İİK’nın 67 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmünce; icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada borçlunun kötü niyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı öngörülmüş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlarının bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda değil ise, alacağın likit ve muayyen olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemez.Eldeki dosyada alacak cari hesaptan kaynaklandığından likittir. Bu nedenle davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacak olan 1.447.138,16-TL'nin %20'si üzerinden hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Birleşen -----ATM'nin ------esas sayılı dosyasında açılan davanın kısmen kabulü ile; davacının ürünlerin tamamının iadesi yönündeki talebinin reddi ile; 618.098,36 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; ASIL DAVANIN KABULÜ İLE; 1-Davalının -----İcra Müdürlüğünün ------- Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin takip talebinde belirtilen şartlarla aynen devamına, (birleşen dosyada hapis hakkı kullanılan malların 1.447.138,16 TL'lik kısmı davacıda kalacağından tahsilde tekerrür olmaması kaydıyla) 2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacak olan 1.447.138,16-TL'nin %20'si üzerinden hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli karar harcı 99.274,47-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 17.552,15-TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 81.722,32-TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafça yatırılan 17.552,15-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvuru harcı, 60,80 TL vekalet harcı, 136,00-TL tebligat ve müzekkere gideri, 6.000,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.624,40 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 7-Gerekçeli karar yazım tarihi itibariyle UYAP üzerinden yapılan kontrollerde arabuluculuk faaliyeti yönünden düzenlenmiş sarf kararı bulunmadığı anlaşılmakla arabuluculuk sarf kararının düzenlenmesi halinde TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca arabuluculuk ücretinin (sarf kararı ile belirlenecek tutarın) davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 8-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/2 maddesindeki esaslara göre belirlenen 221.461,08-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, BİRLEŞEN ----- ATM'NİN ------ ESAS SAYILI DOSYASINDA AÇILAN DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; 1-Davacının ürünlerin tamamının iadesi yönündeki talebinin reddi ile; 618.098,36 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gerekli karar harcı 141.078,15-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 35.286,62 TL harcın mahsubu ile bakiye 105.791,53-TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafça yatırılan 35.286,62-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 615,40-TL başvuru harcı, 87,50-TL vekalet harcı, 142,50-TL tebligat ve müzekkere gideri, 8.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.845,40 -TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 2.653,62-TL sinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davanın kabul edilen kısmı için davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/2 maddesindeki esaslara göre belirlenen 98.714,75 nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davanın reddedilen kısmı için davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/2 maddesindeki esaslara göre belirlenen 220.599,34 nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.

Atıf: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/794, K. 2025/1161, T. 23.12.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-794-e-2025-1161-k-969ab3e19973