İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/730 E. 2025/713 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/730
- Karar No
- 2025/713
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO :2024/730 Esas KARAR NO:2025/713
DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:14/11/2024 KARAR TARİHİ:09/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirket ile 22/12/2023 tarihinde toplamda 90 ton bordo bulamacının toplam 10.000.000,00-TL karşılığında Nisan 2024'e kadar teslimi konusunda anlaşıldığını, söz konusu teslimat karşılığında toplam 10.000.000,00-TL bedelli toplam 10 adet çekin teslim edildiğini, kararlaştırılan malların bir kısmının davalı yanca teslim edilmesine karşın bir kısmı ellerinde mevcut olmadığı gerekçesiyle müvekkilinin faaliyeti kapsamında kullanabileceği başkaca ürünlerinde kabul edildiğini ancak eksik kısmın en geç teslim döneme Mart 2024 sonu olmasına karşın aradan geçen süre zarfında teslim edilmediğini, teslim edilmeyen malın TL karşılığının 5.748.562,64-TL olduğunu, teslim edilmeyen malların durumunun davalıyla konuşulurken bu arada davalının .... Asliye Ticaret Mahkemesine müracaat ederek konkordato talebinde bulunduğunu ve mahkemece 2024/... Esas sayılı dosya ile geçici mühlet verdiğini ancak sürecin konkordato talebinin reddedilmesi ile sonuçlandığını ve ilgili kararın 02/10/2024 tarihinde ticaret sicil gazetesinde ilan edildiğini, konkordato süresince feshi mümkün olmayan sözleşmenin davalı yanın hiçbir surette eksik malı teslim etmeyeceğini beyan etmesi üzerine .... Noterliğinin 09/10/2024 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile feshedildiğini ve eksik teslim edilen malların bedeli karşılığı çeklerin iadesinin talep edildiğini, çeklerin tanınan süre içerisinde iade edilmemesi üzerine bu sefer dava şartı arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, müvekkilinin malların teslim edilmemesi nedeniyle mağdur olduğu gibi aynı zamanda vermiş olduğu çeklerin vadesinin yaklaşmasından dolayı zor durumda kalabileceğini, bu nedenlerle davanın kabulü ile teslim edilmeyen mal karşılığı olan 5.748.562,64-TL yönünden borçlu olmadıklarının tespitini, dava konusu çeklerin iptalini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yasaların emredici hükmü gereği davacının dava dilekçesindeki iddia ve beyanlarını ispat ile mükellef olup delillerini sunması gerektiği halde dava dilekçesi içinde davaya konu somut olayı ve taleplerini ispatlayan yeterli belge veya evrakların sunulmadığını, davacının bundan sonra delil listesi sunmasına muvafakatlerinin bulunmadığını, davacı tarafça her ne kadar davaya konu çeklerin avans çeki olduğu iddia edilse de söz konusu çeklerin avans çeki niteliğinde olmadığını, taraflar arasında akdedilen satış sözleşmesine konu malların karşılığı olarak verildiğini, çeklerin avans çeki olduğuna dair davacı tarafın soyut iddialarının açıkça gerçeğe aykırı olduğunu, kabul etmemek kaydıyla bir anlığına olsun çeklerin avans çeki olduğu kabul edilse bile müvekkili şirketin davacı taraftan cari hesap alacağının bulunduğunu, çeklerin avans çeki niteliğinde olduğu düşünülse bile takas mahsup taleplerinin bulunduğunu, bu nedenlerle davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini ve talep etmiştir. .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacılar ... San. ve Tic. A.Ş., Laris Tarım Ürünleri İth. ve Tic. Ltd. Şti. ile ... ve Dış Tic. A.Ş. tarafından 09/05/2024 tarihli konkordato tasdiki davası ikame edildiği, ödeme güçlüğü çekin davacılara konkordato mühleti verilmesi talebinde bulunulduğu, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/.../... Esas, ... Karar sayılı ve 26/09/2024 tarihli gerekçeli kararında davacıların kesin mühlet verilmesi ve konkordatonun tasdiki taleplerinin reddine karar verildiği görülmüştür. Mahkememizin 10/04/2025 tarihli celsesi, 4 nolu ara kararı gereğince, dosyamızda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, bilirkişiler ... 'ün 22/06/2025 tarihli raporunda özetle; ihtarnamenin içeriğinden davalı yanın konkordato talep etmiş ve talebi reddedilmiş olması nedeniyle davacının aralarındaki sözleşmeyi feshettiği anlaşıldığı, mali incelemede ifade edildiği üzere, davalı kayıtlarında alınan çekler hesabı karşılığında alıcılar hesabı kullanıldığı, çek ödemesi kadar fatura düzenlenmemesi, mal teslimi yapılmaması nedeniyle 31.12.2023 tarihinde fazladan yapılan ödeme tutarının alınan sipariş avanslarına aktarıldığı, çekin alındığı tarih 22.12.2023 tarihinde alıcılar hesabına kayıt edildiği, 31.12.2023 tarihinde 120 ticari alacaklar (alıcılar) hesabının ters bakiyesi alınan sipariş avansları hesabına aktarıldığı ve davacı kayıtlarında; verilen çekler hesabında ticari borçlar hesabı kullanıldığı, ödeme tutarının fatura bedelinden fazla olması nedeniyle dönem sonunda 320 Ticari borçlar hesabının ters bakiyesinin 159 verilen sipariş avansları hesaplarına aktarıldığı, düzenleme tarihi 22.12.2023 olan 10 adet dava konusu çeklerin düzenleme tarihinden sonra 2023 yılında 110.446,00 TL mal teslim edildiği, 2024 yılında da 14.05.2024 tarihine kadar kalan 4.567.036,00 TL olmak üzere toplamda 4.677.482,00 TL mal teslimatı yapıldığı anlaşıldığı, yani verilen çeklerin mal henüz teslim alınmamış, siparişi verilmemiş mallar için verildiği, süreç içerisinde teslimat gerçekleştikçe borçtan düşüldüğü anlaşıldığı, bu durumda davacının mali incelemede de belirtildiği üzere, davacıya toplamda 4.677.482,00 TL mal teslimatı yapıldığı, davacının davalıdan 5.322.518,00 TL alacağı bulunduğu sonucuna varıldığı, Davacı kayıtlarında davalıdan fazla ödemeden kaynaklı olarak 5.322.517,98 TL alacaklı olduğu, 2024 yılı defter kayıtlarında davacının dava tarihi itibariyle 5.322.518,01 TL alacaklı olduğu tespit edildiği, 120 Ticari Alacaklar hesabındaki ters bakiye 5.322.518,01 TL davalı kayıtlarında Alınan Sipariş Avansları hesabına aktarıldığı, davalı kayıtlarında davacı tarafından verilen 10 adet 10.000.000,00 TL tutarlı çeklerin ticari alacaklar (alıcılar) hesabında kayıtlı olduğu, çek ödemesinden sonra çek bedeli kadar davalı tarafça fatura edilmemesinden dolayı davalı kayıtlarında davacıya olan borç tutarı ticari alacaklar (alıcılar) hesabından alınan sipariş avansına aktarıldığı, Davalı kayıtlarında; alınan çekler hesabı karşılığında alıcılar hesabı kullanıldığı, çek ödemesi kadar fatura düzenlenmemesi, mal teslimi yapılmaması nedeniyle 31.12.2023 tarihinde fazladan yapılan ödeme tutarının alınan sipariş avanslarına aktarıldığı tespit edildiği, çekin alındığı tarih 22.12.2023 tarihinde alıcılar hesabına kayıt edildiği, 31.12.2023 tarihinde 120 ticari alacaklar(alıcılar) hesabının ters bakiyesi alınan sipariş avansları hesabına aktarıldığı ve davacı kayıtlarında; verilen çeklerin hesabında ticari borçlar hesabı kullanıldığı, ödeme tutarının fatura bedelinden fazla olması nedeniyle dönem sonunda 320 Ticari borçlar hesabının ters bakiyesinin 159 Verilen sipariş avansları hesaplarına aktarıldığı, düzenleme tarihi 22.12.2023 olan 10 adet dava konusu çeklerin düzenleme tarihinden sonra 2023 yılında 110.446,00 TL mal teslim edildiği, 2024 yılında da 14.05.2024 tarihine kadar kalan 4.567.036,00 TL olmak üzere toplamda 4.677.482,00 TL mal teslimatı yapıldığı, davalının davacıya teslim ettiği mal bedelleri düşülünce davacının davalıdan 5.322.518,00 TL alacağı bulunduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Dava, ticari ilişkiden kaynaklanıp teslim edilmeyen malların karşılığı olan 5.748.562,64-TL yönünden borçlu olmadıklarına ilişkin menfi tespit istemine ilişkindir. Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; Dava konusu uyuşmazlık, kambiyo senetlerine dayalı menfi tespit talebi niteliğindedir. Davacı, davalı ile arasındaki ticari ilişki çerçevesinde düzenlediği çeklerin avans çeki niteliğinde olduğunu, davalının sözleşme konusu malları tam olarak teslim etmediğini, bu nedenle teslim edilmeyen mal karşılığı olan 5.748.562,64 TL'den borçlu olmadığının tespitini talep etmektedir. Mahkememizce görevlendirilen bilirkişi heyeti, tarafların 2023 ve 2024 yıllarına ait ticari defterlerini TTK md. 64, 66 ve VUK md. 220-226 hükümleri çerçevesinde incelemiştir. İnceleme sonucunda, her iki tarafın da elektronik defter sisteminde usulüne uygun olarak defter tuttuğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresinde yapıldığı tespit edilmiştir. Bilirkişi raporunda yer alan objektif tespitler şunlardır: Çeklerin Düzenlenme ve Teslimat Kronolojisi: Dava konusu çekler 22.12.2023 tarihinde düzenlenmiş olup, mal teslimatı bu tarihten sonra başlamıştır. İlk teslimat 29.12.2023 tarihinde 110.446,00 TL değerinde olmuş, sonrasında 14.05.2024 tarihine kadar kademeli olarak toplam 4.677.482,00 TL değerinde mal teslimi gerçekleşmiştir. Her iki tarafın ticari defterlerinde çeklerin muhasebeleştirilme şekli incelendiğinde, davalının çekleri ilk olarak "120 Ticari Alacaklar" hesabına kaydettiği, ancak çek bedeli kadar fatura düzenlenmemesi ve mal teslimi yapılmaması nedeniyle 31.12.2023 tarihinde bu tutarı "340 Alınan Sipariş Avansları" hesabına aktardığı tespit edilmiştir. Benzer şekilde davacının da kayıtlarında "159 Verilen Sipariş Avansları" hesabını kullandığı belirlenmiştir. Bilirkişi raporundaki objektif tespitler, davacının iddiasını desteklemektedir. Çeklerin düzenlenme tarihi ile mal teslimatının başlama tarihi arasındaki süre, her iki tarafında ticari defterlerinde avans hesabını kullanması, çeklerin henüz mevcut olmayan bir borç için değil, gelecekte teslim edilecek mallar için avans niteliğinde verildiğini, çekin mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verilmediği, çekin ödeme dışında avans amacıyla verildiğini göstermektedir. Davalının temel savunması olan "çeklerin mevcut borcun ödemesi niteliğinde olduğu" iddiası, HMK md. 222/3 hükmü karşısında kabul edilemez niteliktedir. HMK md. 222/3 uyarınca: "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir." Davalının kendi ticari defterlerinde dava konusu çekleri "Alınan Sipariş Avansları" hesabına aktarması karşısında, mahkemede "çekler mevcut borcun ödemesidir" şeklindeki savunması, kendi defterlerine aykırı bir iddia niteliğindedir. Bu durum HMK md. 222/3 hükmü ile bağdaşmamaktadır. En kritik husus, her iki tarafın ticari defterlerinin davacının 5.322.518,01 TL alacaklı olduğu konusunda tamamen uyuşmasıdır. Davacı kendi defterlerinde davalıdan 5.322.517,98 TL alacaklı olduğunu gösterirken, davalı da kendi defterlerinde davacının 5.322.518,01 TL alacaklı olduğunu kaydetmiştir. Bu uyuşma, HMK md. 222/3'te aranan "aykırılık olmaması" şartını tam olarak karşılamaktadır. Her iki tarafın defterleri de "sipariş avansları" hesabını kullanmış olup, hem hesap niteliği hem de tutar açısından defterler arasında tam bir tutarlılık bulunmaktadır. Bu durumda ticari defterler HMK md. 222/3 uyarınca delil değeri kazanmaktadır. Davalının TBK md. 139 uyarınca ileri sürdüğü takas iddiası da mesnetsizdir. Bilirkişi raporu, her iki tarafın ticari defterlerinin davacının 5.322.518,01 TL alacaklı olduğunu tespit etmiştir. Bu durumda davalının davacıdan herhangi bir alacağı bulunmadığından, takas için gerekli olan karşılıklı alacak durumu mevcut değildir. Davalının HMK md. 119, 194, 318 ve 25'e dayalı usul itirazları yerinde değildir. Davacı dava dilekçesinde iddialarını somutlaştırmış, delillerini usulüne uygun olarak sunmuştur. Bilirkişi incelemesi neticesinde tüm iddiaların objektif verilerle desteklendiği ortaya çıkmıştır. Davalının savunma hakkının kısıtlandığı yönündeki iddiası da kabul edilemez. Davalı cevap dilekçesinde tüm savunmalarını yapmış, bilirkişi incelemesinde de görüşlerini beyan etme imkanı bulmuştur. Bilirkişi raporunda tespit edilen 5.322.518,01 TL tutarı, objektif muhasebe verilerine dayanmaktadır. Bu tutar, davacının çek bedeli toplamından (10.000.000 TL) teslim edilen mal bedeli (4.677.482,00 TL) düşüldükten sonra kalan miktardır ve her ne kadar Davacı, 5.748.562,64 TL talep etmiş ise de; teslim edilen mal tutarı olan 5.322.518,01 TL'ye göre 426.044,63 TL talep yersizdir. Bu değerlendirmeler ışığında, davacının çeklerin avans niteliğinde olduğu yönündeki iddiasının sabit olduğu, davalının savunmalarının hukuki dayanaktan yoksun bulunduğu sonucuna varılmış, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabulü ile; -748.562,64 TL'ye 31.12.2024 tarihinden; -1.000.000 TL'ye 10.01.2025 tarihinden; -1.000.000 TL'ye 15.01.2025 tarihinden; -1.000.000 TL'ye 20.01.2025 tarihinden; -1.000.000 TL'ye 25.01.2025 tarihinden; -573.955,36 TL'ye 31.01.2025 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan istirdadı ile davacıya verilmesine, -426.044,63 TL fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 363.581,20-TL ilam harcından peşin alınan 98.171,08-TL'nin mahsubu ile bakiye 265.410,12-TL ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 98.171,08-TL peşin harç ve 427,60-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 98.598,68-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 542.125,90-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davalı, kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 67.906,70-TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 6-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin kabul-red oranına göre 3.333,19-TL'nin davalıdan, 266,81-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 7-Davacı tarafından yapılan 30.322,50-TL yargılama giderinin red ve kabul durumuna göre takdiren oranlayarak 28.075,20-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine; arda kalan bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen taraflara iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı.09/10/2025
Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır