İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/681 E. 2025/907 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/681
Karar No
2025/907
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/681 Esas KARAR NO : 2025/907 İstanbul .... İcra Dairesi : ...

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/07/2024 KARAR TARİHİ : 20/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/11/2025 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi özetle; Müvekkilinin davalıya, ... Marka ... Model Kolonoskopi cihazı tamir ve bakım bedeli karşılığı 26.12.2023 tarihli ... fatura numaralı, 47.477,82 TL bedelli faturayı kestiğini, müvekkilinin ... Cihazlar İth. İhr. Tic. Ltd. Şti'nin faturada açık bilgileri yer alan ürünlerinin alınması ve kolonoskopi makinesinin tamirat ve bakımı neticesinde cari hesap ekstrelerinden ve faturalardan davalının müvekkiline borçlu olduğunun açıkça görülmekte olduğunu, müvekkilinden satın alınıp ücreti ödenmeyen ürünlerin ve müvekkilinin yaptığı tamirat işlemi sebebiyle kesilen faturanın bedelinin davalı tarafça ödenmemesi sebebiyle müvekkilinin zarara uğradığını, müvekkilinin davalından alacağının tahsili amacıyla İstanbul .... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası ile davalı tarafa toplam cari alacak olan 64.910,64-TL için ilamsız icra takibi başlatıldığını, dava konusu ilamsız icra takibinin 15.05.2024 tarihinde başlatılmış olduğunu, ödeme emrinin borçluya 04.06.2024 tarihinde tebliğ edildiğini, 11.06.2024 tarihinde davalı tarafından borcu olmadığı gerekçesiyle borca, faize ve borcun tüm ferilerine itiraz edildiğini ve itiraz neticesinde icra dosyasının durdurulduğunu, alacağın davacıya ödenmesi için başlatılan İstanbul .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına kötü niyetli ve haksız itirazı ile icra takibinin durmasına neden olan davalı aleyhine, itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı usulüne uygun meşruhatlı davetiyeye rağmen davaya cevap vermemiştir. DELİLLER : İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası, Esenler Vergi Dairesi, Şişli Vergi Dairesi yazı cevabı, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, Başlatılan İstanbul .... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Davalı vekili icra dosyasına yapmış olduğu itirazında; müvekkilinin takip alacaklısı olduğunu bildiren yana hiçbir borcu bulunmadığını dava açılması halinde diğer itiraz ve beyanda bulunma hakları saklı tutarak takibe, yetkiye, borcun tamamına, faize ve fer’ilerine itiraz ettiklerini beyan etmiştir. İstanbul .... İcra Dairesi’nün ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 64.910,64 TL asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Bilirkişi 20.05.2025 havale tarihli raporunda; Dosya kapsamında yapılan incelemede; Tarafların sadece 2023 yılında 2 adet fatura içeriği ürün için iş ilişkisinde bulunmuşl olduklarını ve davalı adına düzenlenen 2 adet satış faturasından kaynaklanan alacağı için davacı yanca huzurdaki davaya konu satış faturaları keşide edilmiş, sırasıyla davacı tarafından 3886 ve 3883 nolu yevmiye no ile yasal defterlerine kaydedilmiş olduğunu, davacı her ne kadar davaloya hizmetin verildiğine ilişkin belge ibraz etmemişse de; https://... adresinde yapılan incelemede davalının da e-fatura kullanıcısı olduğu ve faturaların kendisine elektronik olarak tebliğ edildiğinin anlaşıldığını, B formlarında inceleme yapıldığında; 25.01.2021 tarihinde 31375 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No:396)'nde değişiklik yapılmasına dair tebliğ (Sıra No: 523) ile 01.07.2021 tarihinden itibaren uygulanmak üzere, e-Belge (e-Fatura ve e-Arşiv Fatura) olarak düzenlenen belgeler, Form BA ve Form BS bildirimlerine dâhil edilmeyeceğine karar verildiğini, Davacı tarafından davalı adına keşide edilmiş olan faturaların (39.564,85+14527,35) 54.092,20.-TL (KDV hariç) davalı B formunda da e-belge olarak yer aldığı, yani elektronik olarak sistemden faturaların beyana tabi olmaksızın B formunda yer aldığının anlaşıldığını, davalı B formlarında ise iade faturasına rastlanılmadığını, diğer yandan davalının inceleme günü defter ve belge ibraz etmediği gibi, inceleme talebinde de bulunmamış olduğunu, iddialara cevap vermediğini, bu konuda örnek olarak; HMK 222/2 ve HMK 222/4 maddeleri ve İSTANBUL BAM .... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ...- ... yargı kararı örnek gösterilebileceğini, dolayısıyla defter ve belge ibraz etmeyen davalının davacı defter ve belgelerine riayet etmesi takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğunu, rapor içeriğinde yapılan değerlendirmeler, dosyada sunulan bilgi ve belgelerle sınırlı olarak yapılan tespit ve incelemeler neticesinde: davacı ile davalı arasında yapılmış yazılı bir sözleşmeye rastlanılmadığını, davacı yanca ibraz edilen yasal defterlerin e-defter olduğu ve süresi içinde defter beratlarının Maliye bakanlığı’na verilmiş olduğunun görüldüğünü, sahibi lehine delil olma özelliğine haiz olduğunun değerlendirildiğini, davalı yanca iddialara cevap verilmediği gibi, defter ve belge de ibraz edilmemiş olduğunu, davacı yanca davalı adına keşide edilen 2 adet faturanın e-fatura olduğunu, davalının da e-fatura mükellefi olduğu, davalı adına keşide edilmiş olan faturalara itiraz edilmediği ve/veya iade faturası düzenlenmediğini, fatura içeriklerinin davacı ve davalı iş kolu ile uyumlu olduğunu, davacı defter ve kayıtlarına göre takip tarihi olan 15.05.2024 tarihinde davalının 64.910,64.-TL (B) olduğu ve borca yönelik ödeme yapılmadığının görüldüğünü, bildirmiştir. İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, icra dosyası, bilirkişi raporu ve ek raporu içeriğine göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4) Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2). İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3). Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır". (Yargıtay 15.H.D. 2016/2310 Esas, 2017/2537 Karar sayılı kararı)

İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre; eldeki davanın mahiyeti gereği mahkememizce tarafların dayandıkları ticari defterlerin incelenmesine ilişkin ara karar kurulduğu ve ancak belirlenen gün ve saatte davalı tarafın ticari defterlerini incelenmek üzere ibraz etmediği, davalı usulune uygun yapılan tebligata rağmen ticari defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçınmış olup ticari defterlere delil olarak dayanan davacının usulüne uygun ve alacağın kaynağını oluşturan kayıtları içeren ticari defterlerinin lehine delil teşkil ettiği, incelenen ticari defterlerine göre davacının, davalıdan 64.910,64.-TL alacaklı olduğu anlaşılmış olup, davacı yanca davalı adına keşide edilen 2 adet faturanın e-fatura olduğu ve davalının da e-fatura mükellefi olduğu, davalı adına keşide edilmiş olan faturalara itiraz edilmediği ve/veya iade faturası düzenlenmediği, fatura içeriklerinin davacı ve davalı iş kolu ile uyumlu olduğu, ticari defter ve kayıtların kesin delil olarak kabul edildiği hususu göz önüne alındığında, dava konusu edilen alacak yönünden davalı tarafın defter ve belge ibraz etmeyerek HMK m. 222/3 hükmü gereği davacı tarafın defterlerinde yer alan kayıtları kabul etmiş sayılması gerekeceği sonuç ve kanaati ile davanın kabulüne dair karar vermek gerekmiştir. Dava, İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup,hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen miktarın % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine karar verilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile, davalının İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin aynı koşullar ile devamına, 2-Hükmedilen dava konusu asıl alacağın %20'si üzerinden hesap edilen 12.982,12 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3-Alınması gerekli 4.434,05 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 783,97 TL harcın mahsubuyla bakiye 3.650,08 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 783,97 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.211,57 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 6.862,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-AAÜT gereğince hesap edilen 30.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 8-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı. 20/10/2025

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/681, K. 2025/907, T. 20.10.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-681-e-2025-907-k-7d2724e313bd