İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/708 E. 2025/778 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/708
Karar No
2025/778
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/708 Esas KARAR NO:2025/778

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:22/11/2024 KARAR TARİHİ:19/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ;Müvekkilinin sürdürmekte olduğu elektronik ticaret faaliyeti kapsamında pek çok tedarikçi/satıcı ile çalışmakta ve “...” adı verilen birçok satıcıya karşılıklı olarak imzalanan “... Satıcı Üyelik Sözleşmesi” hükümleri gereği AVM’de kiralanan “mağaza” veya “Pazar yeri” mantığından hareketle www.....com internet sitesinden satış faaliyeti yapılmasına aracılık ettiğini,davalı ile aralarında sözleşme yapıldığını, davalının müvekkili şirkete ait olan internet sitesinde satış gerçekleştirdiğini, davalı firmanın müvekkiline borçlu olduğundan icra takibi başlattığını, ancak davalının kötü niyetli olarak hiçbir borcu olmadığından bahisle itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, haksız olarak yapılan itirazın iptali için işbu davayı açtıklarını, açılan davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı tarafından dosyaya cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLER VE GEREKÇE : Dava; .... İcra Dairesi'nin 2023/... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine davalı yanın itirazının haklı olup olmadığı hususlarına ilişkindir. Mahkememizce dava konusu ....İcra Dairesi'nin 2023/... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ... ... davalı ... aleyhine 13/11/2023 tarihinde 214.205,36 cari hesap alacağı, 28.630,00 TL zarar alacağı, 18.693,00 TL faiz alacağı olmak üzere toplam 261.528,36 TL üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, davalının yasal süresi içerisinde takibe, borca itirazı ile takibin durduğu ve taraflar arasında anlaşma sağlanamadığına dair arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği akabinde iş bu davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. ... Vergi Dairesi, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevapları dosyamız arasına alınmıştır. Bilirkişi ... 02/06/2025 tarihli raporunda '' Taraflara ait ticari defterlerin tetkik edilerek, davacı şirket tarafından tahakkuk ettirilen faturanın usulüne uygun olup olmadığı, davacının icra takibinde talep ettiği alacağının bulunup bulunmadığı varsa miktarı ve temerrüt durumu ile faturaların TTK 21. maddesi kapsamında değerlendirme yapılması yönünde verilen görevlendirme çerçevesinde; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü 06.12.2024 tarih, 140545 sayılı yazısına göre; davalı ...’ın 09.08.2017 tarihinden itibaren ...-5 sicil numarası, ... ticari unvanı ile Gerçek kişi tacir kaydının olduğu, ... Vergi Dairesi 10.12.2024 tarih, ... sayılı yazısına göre; davalı ...’ın 16.01.2023 tarihinden itibaren Radyo Tv, Posta yoluyla veya İnternet üzerinden yapılan perakende ticaret üzerine faaliyet göstermek ve ticari kazanç elde etmek amacıyla mükellefiyet tesis ettirmesine rağmen vergi dairesine herhangi bir beyanname vermediği, Defter bilgilerinin görüntülenmesi formuna göre; 2023 ve 2024 yılında herhangi bir defter tasdik işleminin yapılmadığı, ayrıca davalının vergi dairesine verilmiş herhangi Ba-Bs formunun bulunmadığı, Davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve cari hesap konusu yapılan 6.733,68.-TL tutarlı 2 faturaların e- arşiv faturası olduğu ve taraflar arasında akdedilen sözleşme gereği davalıya ait ...@gmail.com e-posta adresine tebliğ edildiği, Davalının, davacı şirkete ait internet sitesi üzerinden gerçekleştirdiği satışlardan dolayı, davacı tarafından üstlenilen ve 3. Kişilere (tüketicilere) ödenen (268.148,10-60.676,42) 207.471,68.-TL tutardan dolayı taraflar arasından akdedilen sözleşmenin 6. Maddesi gereği davalıya rücu edebileceği, Davacı şirket 2023 Yılında Ticari defterlerini TTK 64/3 hükümlerine uygun bir şekilde e- defter uygulaması ile tuttuğu, dönem beratlarını zamanında sisteme yüklediği, envanter defteri noter açılış tasdiklerinin zamanında yaptırdığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı davacı şirkete ait 2023 Yılı ticari defterlerin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil ettiği, Davacı ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre; 01.03.2023-03.03.2023 tarihlerin arasında davalının davacıdan 60.676,42.-TL alacağı olduğu, davacı şirketin davalıya 30.09.2023 tarih, ... numaralı 1.999,98.-TL bedelli, 07.10.2023 tarih ... numaralı 4.733,70.-TL bedelli olmak üzere toplam 6.733,68.-TL tutarında 2 adet fatura düzenlediği ve 6.733,68.-TL tutarın, davalı hesabına borç kaydedildiği, ayrıca davalının internet sitesi üzerinden gerçekleştirdiği satışlardan dolayı taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 6. Maddesi gereği, 04.10.2023- 31.10.2023 tarihleri arasında 3. Kişilerden tahsil edilen 268.148,10.-TL tutarın, 3. Kişilere davacı şirket tarafından ödendiği ve davalı hesabına 268.148,10.-TL borç kaydedildiği, bu ticari iş ve işlemler neticesinde; (davalı adına düzenlenen faturalar+sözleşmenin 6. Maddesi gereği davalı adına 3.Kişilere ödenen tutarlar-davalının alacakları) (6.733,68+268.148,10-60.676,42) davacı şirketin davalıdan 31.10.2023 tarihinden itibaren 214.205,36.-TL cari hesap alacağının olduğu, 30.04.2025 Tarihli duruşma tutanağının 4. Bendinde taraflara 23.05.2025 inceleme gününde ticari defterlerini ibraz etmesi aksi halde ibrazdan kaçınmış sayılacağının ve HMK 222/3 maddesi gereğince karşı tarafın eksiksiz ve usulüne uygun tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış, birbirini doğrulayan defter kayıtlarının karşı taraf lehine delil olarak kabul edileceği hususu ile talep edildiği halde yerinde inceleme yapılabileceğinin ihtarının yapıldığı, ihtarın davalıya 05.05.2025 tarihinde tebliğ edildiği, davalının, ihtara rağmen defter ve belgelerini inceleme ibraz etmediği gibi yerinde inceleme talebi de olmadığı, vergi dairesi kayıtlarına göre de; davalının, 2023 yılında herhangi bir ticari defter tasdik ettirmediği, Taraflar arasında akdedilmiş sözleşmede, borcun ifa edileceği muayyen bir gün belirlenmediği, davacı şirketin, davalı borçluya muaccel hale gelen borcunu ödemesi yönünde herhangi bir ihtarının olmadığı yine takip ve ödeme emrinde faiz türü ve oranının belirtilmediği, davacının davayı asıl alacak üzerinden harçlandırarak açtığı, belirlenen vakıada; Yüce Mahkemeniz tarafından, davacının takip talebinde davalı adına tahakkuk ettirdiği faiz talebinin kabulü halinde; davacı cari hesap ekstresinde belirtilen vade tarihleri ile ödeme emri tarihi arasındaki değişen oranlarda hesaplanan ticari avans faizinin 4.658,33.-TL olabileceği ve yine Yargıtay içtihatları doğrultusunda davacı cari hesap ekstresinde belirtilen vade tarihleri ile ödeme emri tarihi arasındaki yasal faiz oranında hesaplanan faizinin 1.218,11.-TL olabileceği (Bkz: 5.7 Temerrüdün oluşumu ve temerrüt faizi hesaplamaları) Tüm bu nedenlerle; Davalı tarafından; .... İcra Dairesi 2023/... Esas Sayılı dosyasına edilen itirazın, 13.11.2024 ödeme emri tarihinden itibaren, 214.205,36.- TL asıl alacak, tahakkuk eden faiz, talep edilen ceza tutarı, icra inkar tazminatı, takip tarihinden sonra uygulanacak faiz türü ile ilgili hukuki değerlendirmelerin Yüce Mahkemenize ait olduğu, sonucuna ulaşılmıştır. Sekiz sayfa bir nüshadan ibaret bilirkişi raporu; hukuki tavsif ve takdir Yüce Mahkemenize ait olmak üzere, saygıyla arz olunur.02.06.2025'' şeklinde görüşte bulunmuştur. Huzurdaki davada; davacı tarafça .... İcra Dairesinin 2023/... Esas sayılı takip dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine 214.205,36-TL fatura alacağından kaynaklı ilamsız takip başlatıldığı takibe itiraz edilmesi nedeniyle eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Davacı şirket elektronik ticaret ("e-ticaret") sektöründe faaliyet göstermekte olup, tüketicilere www.....com internet adresi üzerinden çevrimiçi ("online") alışveriş yapma imkanı sunmaktadır. Bu site üzerinden doğrudan davacı şirket tarafından satılan ürünler olduğu gibi, davacı şirket ile anlaşma yapan, davacı şirketten bağımsız üçüncü kişilerce (tedarikçilerce ) de ürün ve hizmet satışı yapılmaktadır. Şirketin "malın teslimatı" ile alakalı olanlar hariç bütün operasyonu online olarak gerçekleştirilmekte olup, fiziksel bir mağazası olmadığı anlaşılmaktadır. ....com üzerinden satış yapmak isteyen satıcılar, davacı şirkete başvuru yapmakta, başvuru ile birlikte satıcılar ile anlaşılan komisyonlar üzerinden sözleşme imzalandığı taraflar arasında bu hususta ticari ilişki bulunduğu anlaşılmıştır. İcra takibine konu edilen cari hesap alacağı bakımından davacının alacaklı olup olmadığının tespiti babında taraf ticari defter ve belgeleri, ilgili vergi dairelerinden tarafların BA/BS formları celp edilerek taraf delilleri üzerinde mali müşavir bilirkişice inceleme yaptırılarak rapor tanzim edilmesi istenilmiştir. Kural olarak fatura, yalnız başına ticari davalarda da delil olarak kullanılamaz. Ancak faturaların sözleşmenin ifa aşamasına ilişkin olması nedeniyle bu özelliği gereğince TTK 21/2. Maddesi gereği ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır'' bu düzenlemeye göre bir sözleşmenin ifası sırasında sözleşmeden sonra düzenlenen faturanın tebliğ tarihinden itibaren 8 gün içerisinde itiraz edilmemesi halinde fatura içeriği kabul edilmiş sayılır. TTK m.21/2'e göre fatura içeriğinin kabul edilmesine ilişkin karinenin gönderen lehine gerçekleşebilmesi için öncelikle faturanın düzenleyen tarafından karşı tarafa gönderilmesi gerekir. TTK m.21/2'e göre faturanın ne şekilde gönderileceğine dair bir düzenleme yer almamaktadır. TTK 18. Maddesinde de buna ilişkin bir düzenleme yoktur. Bu sebeple faturanın herhangi bir şekilde karşı tarafa ulaştırılması yeterlidir. Faturanın karşı tarafa gönderilip gönderilmediği hususunda uyuşmazlık çıkması halinde faturayı gönderdiğini ispat yükü HMK'nın 190. Maddesi gereğince faturayı düzenleyen tarafa aittir. (Doç. Dr. Levent Börü, ... Bam 3. HD Başkanı İlker Koçyiğit, Ticari Dava, Adalet Yayınevi, 2. Bası, ...-2021 sf. 1022-1040) Tacir sıfatını haiz olmanın bir takım sonuçları bulunmaktadır. TTK 18/2. Maddesine göre her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etme yükümlülüğü vardır. Nitekim TTK 21/2. Maddesi de tacir sıfatına sahip olmanın getirdiği hak ve yükümlülüklere ilişkin olup fatura alacağına dayalı olarak ikame edilen somut uyuşmazlıkta doğrudan uygulanması gerekir. Davalı tarafın defter ve kayıtlarının incelenmesi için verilen kesin süreye rağmen kayıt ve belgelerin bilirkişi incelemesi için temin edilmediği, bilirkişi marifetiyle incelenen defter ve kayıtlar, ba-bs formları, taraflar arasındaki sözleşme, davacı tarafça ibraz edilen cari hesap ekstresine göre takibe konu cari hesap alacağı hususunda 01.03.2023-03.03.2023 tarihleri arasında davalının davacıdan 60.676,42-TL alacağı olduğu, davacı şirketin davalıya ... numaralı 1.999,98-TL bedelli, 07.10.2023 tarih ... numaralı 4.733,70-TL bedelli olmak üzere toplam 6.733,68-TL tutarın, davalı hesabına borç kaydedildiği, ayrıca davalının İnternet sitesi üzerinden gerçekleştirdiği satışlardan dolayı taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 6. Maddesi gereğince, 04.10.2023-31.10.2023 tarihleri arasında 3. Kişilerden tahsil edilen 268.148,10-TL tutarın 3. Kişilere davacı şirket tarafından ödendiği anlaşılmakla davalının davacıdan olan alacaklarının mahsubu ile 214.205,36-TL cari hesap alacağının bulunduğu, faturaların tetkikine göre de davacının icra takibine konu ettiği alacağının bulunduğunun ispat olunduğu, davalı tarafça faturalara itiraz edilmediği, davalının davacıya icra takibine konu cari hesap nedeniyle tespit edilen değer 214.205,36-TL borcunu ödediğini ileri sürmediği ve ispat olunmadığı, dosya içerisinde mübrez tüm deliller, ba/bs formları taraf ticari defter ve belgeleri ve yeterli incelemeyi ihtiva eden hükme esas alınabilecek yeterlilikte görülen bilirkişi raporlarıyla da tespit olunduğu üzere icra takibine konu faturalara dayalı alacak bakımından davalının davacıya borçlu olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiştir. İcra inkar tazminatı talebi bakımından ise alacağın fatura alacağına dayalı olması nedeniyle likid olduğu, haksız itiraz nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği anlaşılmakla asıl alacak miktarının %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile; .... İcra Dairesinin 2023/... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 214.205,36-TL asıl alacak üzerinden devamına ve takip tarihinden sonra işletilecek faiz oranının avans faizi olması suretiyle uygulanmasına, 2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK 67/2. Maddesi uyarınca takdiren asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 42.841,07-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 14.632,37 TL karar-ilam harcından, davacı tarafından peşin yatırılan 2.350,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 12.281,97 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 2.350,40 TL peşin harç ve 427,60 TL Başvuru harcı olmak üzere toplam 2.778,00 TL harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 5-Dava tam kabul ile sonuçlandığından, davacı tarafından yapılan 6.640,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, 7-Dava tam kabul ile sonuçlandığından davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yerolmadığına, 8-Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve istek halinde ilgili tarafa iadesine, 9-Devletçe karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin, davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, HMK'nın 341/1 ve 345/1. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 19/11/2025

Katip ... E-imza

Hakim ... E-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/708, K. 2025/778, T. 19.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-708-e-2025-778-k-9b9318fceab7